Aranıyor! Fatih Terim

Young Boys, Fenerbahçe, Sergen, Aykut



Karaman' ın Koyunu Sonra Çıkar Oyunu

Colman' ın Veron' dan Neyi Eksik

Mevlana & Trabzonspor
Şu transfer döneminde Trabzonspor yönetiminin sergilediği garip tavırlar, Şenol hocanın akîl davranma çabası içerisinde yaşadığı zor durumlar, Umut Bulut'un daha sezon başlamadan artan eleştirilerde asıl hedefin aslında kendisi olmadığını elbette düşünmemesi, ve 2010-2011 sezonu... Allah encamını hayretsin. Hayretsin derken...Şenol Güneş Sonunda Patladı!
Yeni sezon öncesi hazırlıklarını Holllanda' nın Tegelen kasabasında sürdüren Trabzonspor' da Yönetim' in hala bir forvet transferine imza atamaması üzerine Şenol Güneş adeta küplere bindi..Son derece mülayim, mütevazi ve soğukkanlı bir mizaca sahip olduğu bilinen kurt hocanın Trabzonspor asbaşkanı Hayrettin Hacısalihoğlu ile girmiş olduğu diyalog ise basına aşağıdaki şekilde yansıdı..
"Hayrettin ağbi artık burama kadar geldi. Hadi şimdiye kadar ne dediyseniz eyvallah çektik ama efendilik de bir yere kadar yani"
"Anladım hocam biraz sakin ol. Taraftarın gazına da gelme bu kadar. İkinci hafta Fenerbahçe' yi yenelim herşey güllük gülistanlık olur"
"İyi de abi şimdiye dek 3 tane dişli takımla oynadık tek gol atamadık. Bu sene de Umut' un, Teofilo' nun ayağına kalırsak işimiz yaş"
"Niye ki? Elinde daha TOS7 var ya?"
"Neyse abi. Ben diyeceğimi dedim, benden söylemesi. Olan size olur. En kötü ihtimal ben giderim, iki üç sene sonra beşinci kez gene gelirim ama siz gittiniz mi dönüşünüz olmaz daha. Ona göre"
"Buradaki işimiz bittikten sonra çağırsalar da gelmeyiz zaten Şenolum. Sen rahat ol, işine yoğunlaş. Hadi hayırlı çalışmalar"
Takımına Göre Skor
Hollanda' da yeni sezon hazırlıklarını sürdüren Trabzonspor' un hazırlık maçlarında kelimenin tam anlamıyla rakiplerinin konumlarına göre performans gösterdiğini söyleyebiliriz sanırım. Oynamış olduğumuz toplam 4 hazırlık maçında Almanya' nın 5 nci lig takımları olan Wegberg Beeck ve Fortuna Köln takımlarını 5-0 yenerken kendi ülkelerinin 1 nci lig takımları olan Porto ve S. Liege' e ise 1-0 lık skorlar ile mağlup olduk..Hazırlık maçları her ne kadar lig hakkında çok da tutarlı bir kanı oluşturmaya yetmese de dişli rakiplere karşı gol bulmakta zorlanan bir takım görüntüsü verdiğimiz kesin. Gerçi yıllardır kronikleşen santrfor ihtiyacımızın giderilmesi konusunda Yönetim' in çalışmalarını da takip ediyoruz diğer yandan. Makukula, Pantelic, Cavenaghi derken şimdi de Başkan' ın ortalığa ipuçlarını yollayıp durduğu gizemli bir santrfor düşmüş gündeme. En geç hafta sonuna kadar kampa yetiştirileceği söylentileri de ilave..
Merakla ve bir o kadar da ümitle bekliyoruz haberleri..
Issiar Dia Transferi Üzerine

Röportaj: Ömer Toprak (SC Freiburg)
Bugünkü konugumuz Almanya Birinci Futbol Ligi´nde forma giyen cok önemli bir isim.SC Freiburg´un 1989 dogumlu Türk stoperi Ömer Toprak.Ömer: Merhaba, ben tesekkür ediyorum röportajdan dolayi.Toplam 4 kardesiz ve en kücügü benim ! Sivasliyiz.
Soru: Ailen futbola baslama ve devam ettirme konusunda destek oldumu sana?
Soru: Örnek aldigin bir futbol var mi? Varsa kim ve neden o futbolcu?
Soru: Turkcell Süper Lig maclarini takip ediyormusun? Sence Türkiye Birinci Ligi nasil bir lig? Yani İtalya'yı sert savunmasıyla, Almanya'yı dolu tribünlerle, İngiltere'yi etkili kanat oyunlarıyla, Fransa'yı berabere biten maçlarla ve İspanya'yı Messi ile tanımlayabiliyorsak Türkiye Süper Ligi'ni en iyi tanımlayacak kavram nedir?Soru: Kazadan sonra hayata bakis acin degistimi? Degistiyse ne degisti mesela?
Soru: Bundan sonraki hedefin ne?
Soru: En sevdigin yemek hangisi?
Soru: Ne tür müzik dinlemeyi seversin?
Juan Pablo Pino Hakkında Her Şey
Carlos Valderrama... Bir Kolombiya Efsanesi... 90, 94 ve 98 Dünya Kupaları'nda Kolombiya adına forma giymiş, 111 kez giydiği millî formayla 11 gole imza atmış, Fifa'nın "Yaşayan en iyi 125 futbolcusu" arasına girmeyi başarmış, Kolombiya'nın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu olarak gösterilen bir isim. Bu yazıdaki yeri ve önemi ise Pino ile kıyaslanmış olması. En azından kariyerinin çıkış noktasında...
Çoğu Kolombiyalı Avrupa'ya Arjantin himayesinde yelken açar. Bu onların hem zihinsel, hem de fiziksel olarak Avrupa futboluna adapte olabilmeleri için oldukça önemli.Gerek Arjantin'deki antrenman sahaları, gerek profesyonellik algısı, gerek oynanan ligin kalitesi, Kolombiya yerel futboluyla kıyaslanamayacak derecede idi. Kolombiya madenlerinin işlendiği yerdi Arjantin... Bir nevi atölye, ve burada oynayan futbolcular stajyer yıldız gibiydiler. Pino, bu mühim stajı görmeden Fransa'ya gidince, ki kendisini Boca Juniors da istemişti, doğal olarak bazı problemler yaşadı Fransa'da. Fransa da muhteşem tesislere, antreman sahalarına sahip. Bu noktada bir sıkıntı yok, fakat Fransa Ligiyle Arjantin ligi arasındaki fark, bir Arjantin takımıyla Fransa takımının Pino'dan beklentileri arasındaki fark ortaya bazı sorunlar çıkartıyor. Pino da profesyonellik ahlakından nasiplenmemiş olması nedeniyle mental olarak bu süreci atlatamadı. Monaco'daki ilk yılı hayal kırıklıklarıyla geçti. Dönemin Monaco teknik direktörü Laurent Banide kendisine şans veriyordu. Fakat Pino, sahaya çıkabildiği maçlarda bekleneni vermekten uzak kalınca soru işaretleri de beraberinde gelmeye başladı. Valderrama'ya benzetilen Pino gitti, yerine Montano'ya benzetilen Pino geldi. Johnnier Montaño ki 15 yaşında Kolombiya Millî takımının formasını giymiş, 16 yaşında Martin Palermo'nun 3 penaltı kaçırdığı ve 3-0 Kolombiya lehine biten karşılaşmada takımı adına 3. golü kaydetmiş bir futbolcuydu. Kolombiya futbolunun "en büyük yıldız" adayıydı 90'ların sonunda. Sonrası mı? Montano bu sezon Konyaspor formasını terletecek.
Monaco'da geçirdiği ilk sezonunda, daha doğrusu yarım sezonun sonunda 8 resmî maçta toplam 249 dakika oynayabilmişti. Sezon bittiğinde Monaco Banide ile sözleşme yenilemek yerine Ricardo Gomes'le anlaştı. Kendisi de bir Güney Amerikalı olan Gomes, Pino'nun takımda kalacağını söylediğinde Kolombiyalı rahat bir nefes alıyordu. Gomes'in, Pino ile ilgili çok da çarpıcı tespitleri vardı: "Pino Profesyonel olmanın ne demek olduğunu hâlen bilmiyor. Sokakta arkadaşlarıyla maç oynadığını zannediyor sanırım. Takım oyunuyla ilgili en ufak bir fikri bile yok, defansif oyun, çalışkanlık, taktik anlayış... Hiç bir fikri yok. Fakat yine de topu aldığında muhteşem bir yeteneğe sahip... Her iki ayağıyla da çok iyi şut çekebiliyor. Birebirde durdurulması imkansız. "
Monaco'ya dönersek, Pino'nun bu çıkışı takımına pek yansımadı. Monaco, o sezon ligi -4 averajla 11. sırada bitirince Teknik Direktör Ricardo Gomes ile yollar ayrıldı. Monaco yeni sezona Guy Lacombe önderliğinde giriyordu. Rennes takımında oynattığı futbolla dikkatleri çeken Lacombe, genç oyuncularla da oldukça iyi bir iletişime sahipti. Altyapı kökenli bir antrenör olması ve gençlere önem vermesi, onun tercih edilmesindeki etkenlerden biriydi. Fakat sezon başlar başlamaz Pino ile aralarında bir problem olduğu ortaya çıktı. Ligin ilk 2 maçında ilk 11'de başladı ve 179 dakika sahada kaldı. Fakat 2. maçta (90 dakika oynamıştı) Nancy karşısında aldıkları ağır mağlubiyet sonrası takımda bazı dengeler değişmeye başladı. Lacombe Pino'yu 1 ay boyunca kadroya dahi almadı. "Profesyonel futbolcu olmak zordur, herkes başaramaz." Diyordu Lacombe bir röportajda, ve bu sözlerin doğrudan hedefinin Pino olduğu gayet açıktı. Kerim Bulut´tan Boleslav´da Süper Baslangic !
Avustralya Profesyonel Birinci Ligi "A-League" kulübü Sydney FC´nin PAF Takimi´ndan sürpriz bir sekilde Cek Cumhuriyeti Birinci Ligi "Gambrinus Liga" Kulübü FK Mlada Boleslav´a transfer olan 1992 dogumlu Türk forvet Kerim Bulut (resimde soldaki futbolcu), yeni takimi adina ciktigi ilk lig macinda hem golle bulustu, hem de büyük begeni topladi.Cek Cumhuruyeti Birinci Ligi´nin ilk haftasinda FK Usti nad Labem deplasmanina giden Mlada Boleslav, rakibi karsisinda 26´inci dakikada 1-0 öne gecti ve ilk yari da bu sonucla sona erdi. Maca ilk onbirde baslayan yetenekli gencimiz, ikinci yarida da maca devam eden oyunculardan oldu.
61 yasindaki antrenörü Karel Stanner´in bu güvenini bosa cikarmayan Kerim, 57´inci dakikada sahneye cikarak, kaleci ile karsi karsiya kaldi ve yanindaki defans oyuncusuna ragmen topu aglarla bulusturup durumu 2-0 yapti.
81 dakika sahada kalan ve yeni takimi adina ilk resmi macina cikan Avustralya dogumlu Türk forvet, böylece ligdeki ilk golüne kavusurken cok iyi bir baslangic yapmis oldu.
1,86 metre boyundaki Kerim, gecen sezonu Sydney FC PAF Takimi´nda gecirmis ve toplam 12 gol kaydetmisti.
Avustralya´da son dönemlerde yetisen en yetenekli futbolculardan biri olarak gösterilen Kerim Bulut, dogdugu ülkenin U16, U17 ve son olarak da U18 Milli Takimlari´nda forma giyiyordu.
Bir kac gün önce ilk kez U18 Milli Takimi´mizdan davet alan Kerim, kulübünün hazirlik dönemi dolayisiyla izin vermemesinden ötürü ulusal takimimizin kampina gidememisti.
Hayalinin bir gün Ingiltere´de Premier League´de forma giymek oldugunu söyleyen Kerim, en büyük dileklerinden birinin de bir gün Türkiye´ye transfer olup Süper Lig´de yer almak oldugunu belirtti.
Teofilo Patlamaya Hazır!

Daha üzerinden üç ay geçmedi Sadri Başkan’ ın Teofilo hakkında yapmış olduğu demeçin üzerinden. O demeçte geçen sezonun ortasında Kolombiya’ dan transfer edilen ve sezonu 0 (yazıyla sıfır) gol ile tamamlayan Teofilo’ nun gelecek sezon patlama yapacağına olan inancını dile getirmişti..
Gerçi patlamadan kasıt, patlamanın şiddetiyle ilintili olarak göreceli de olabilir. Zira kimine göre bir sezonda 10 gol atması da, kimine göreyse sezonu 30 golle kapaması da patlama olarak tabir edilebilir..
Ancak yukarıdaki fotoya bakılacak olursa Teofilo’ nun iyiden iyiye şişerek patlama yapma olasılığını da aklına getiriyor insan. Geçen sezon özellikle bendenizin her fırsatta hantallığından ve olağanüstü ağırlığından şikayet edip durduğu Teofilo’ nun son antrenman görüntüsünde ortaya çıkan göbeğindeki şişkinlik Sadri Şener’ i en azından şu "patlama" konusunda haklı çıkaracak gibi gözüküyor!
Biz gene "hayırlısı" diyelim..
Denge, Sizsiniz

Trabzonspor’un resmî sitesi, geçenlerde lisanslı bir futbolcusuyla ilgili garip bir sıfat içeren bir haber yayınladı. Bu haberde, Teofilo’nun “Dengesiz” hareketlerde bulunduğu, diğer bir deyişle dengesiz olduğu vurgusu vardı. Sebebi de Schengen vizesini almamış, pasaport süresini uzatmamış olması. Ortada bir sorumsuzluk olduğu muhakkak ve bu sorumsuzluk tek taraflı değildi. Yönetiminde Almanya Fahri Konsolosu birini barındıran bir kulüp içinde hele... Bunun adı rezalet. Son dönemlerde sebepli sebepsiz çalışanların kellesini almayı adet hâline getirmiş bir kulüpten topu saha içinde gerekli pasları alamayan Teofilo'ya atmak yerine bir özeleştiri yapmasını beklerdim. Fakat özeleştiri Trabzonspor yönetiminin haram saydığı kelimelerden. Her ne olursa olsun, sergilenen tavır, resmî ağızdan kullanılan ifadeler düşündürücü. Denge… Şöyle geçmişe doğru ufak bir tur yapalım, dengemizi kaybetmeden geri dönebilecek miyiz acaba?
-Avni Aker’in durumu. Yönetim, stadyumun üzerini 2009-2010 sezonu öncesi kapatacağını söylemişti.
Stadyumun durumu ortada.
-“Yattara sakat değil.” İhsan Alioğlu
Kayserispor maçının ilk yarım saatini tamamlayamaz Yattara, yapılan kontrollerde ayağında gizli kırık tespit edilir. Fakat Trabzonspor Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Alioğlu, onun sakat olmadığı, ve oynatılması gerektiği düşüncesindedir. Hugo Broos o meşhur sözü söyler: Bazen körlere yol göstermek gerekir…
-Dünyaca Ünlü bir hoca ile anlaşacağız.
-Ersun Yanal, 2008/2009 sezonunun bitimine 5 hafta kala görevinden istifa eder. Ahmet Özen yönetiminde sezonu tamamlayan Trabzonspor’da teknik direktör adaylığı için önce Samet Aybaba düşünülür. Hatta kendisiyle anlaşılır. Fakat gelen tepkiler üzerine yönetim çark eder. Ve Sadri Şener yukarıdaki ünlü sözünü söyler. Sonuç: Takımın başına Hugo Broos getirilir.
-Kadromuz yeterli
Takımın kadrosu, futbol dilinde bas bas bağırıp takımın forvet ihtiyacını gözler önüne sererken, ve Trabzonspor koskoca sezona yalnızca 2 forvetle başlarken… Daha sonra durumda bir gariplik olduğu sezilir ve sonuç: Diğer takımların ne kadar forveti varsa bizim de o kadar forvetimiz olacak. Forvet sayımızı dörde çıkarmayı düşünüyoruz.
-Fatih Tekke devre arasında gelecek.
Taraftar bir takıntı halini almış bu beklentiyle kendi kendine acı vermekte, takım üzerinde de gereksiz stres yaratmaktadır. Yönetimeyse tepkililerdir. Derken, 2009/2010 yaz transfer sezonunun bitmesine sayılı saatler kala, “Fatih Tekke’yi düşünmüyoruz” açıklamasını yapmış olmalarına rağmen son bir atak gelir Yönetimden… Gûya her konuda anlaşılır Fatih’le, Zenit bırakmaz. Fakat devre arasında bu iş kesin olacaktır. Sonuç: Fatih Tekke Rubin Kazan’da…
-Rigobert Song, takımın ahengini bozduğu için kadro dışında bırakılır.
Çok değil, bir hafta içinde Rigobert Song, sıkıntılı bir dönemden geçen takımı toparlaması, birliği sağlaması için takım kaptanlığına getirilir.
-Golcü Kampa Yetiştirilecek.
2009/2010’un kazananlarından Trabzonspor yönetimi, yeni sezon transfer çalışmalarıyla ilgili kısa ve en net açıklamayı yapıyor. Sonuç: Teofilo, sezon başlamadan Junior kampına yetişebilir.
-Kaliteli bir golcü alacağız.
Aynı sezonun sonrasında yapılmış bir başka açıklama. Sonuç: Gereksiz yere yükseltilen beklentiler, ve şimdi “30 yaşın altında kaliteli bir ismin ancak tek bacağını getirebiliriz.” Açıklaması…
Okuyun
- 41 Dilde Anında Çeviri
- Sepet Topu
- İzlandik
- Ali Ece
- Anadoludan Futbol
- Artemio Franchi
- Chao Grey
- Edison Nascimento
- Extensor
- Flying Dutchman
- Futbol Ekstra
- Jesus Almeyda
- Klasik Futbol
- Lambuja
- MixBasket
- Objektifanatik
- Ortaya Karışık
- SeyyahelFakir
- Sportif Cumleler
- Stereo Cipolla
- Stereotypeball
- TukreSoccer


















