Sonraları TRT3'ün aracılığında kendisiyle yüzyüze tanışmamız gerçekleşti. Hep "inşallah iyi bir oyuncudur" diye hayal ederdim. Her futbolseverin başına gelmiştir, özellikle yeni nesil CM fanatiklerinin, Oyunda favori oyuncularının reel hayattaki performanslarını, oyun stilini merak ederler. Hayallerimin gerçek olduğunu söyleyebilirim. Aslında bana hiç bir faydası yoktu bu adamın iyi bir futbolcu olup olmamasının... Ama ismi Le Tissier olan bir adam iyi bir futbolcu olmalıydı.(Hele ki lakabı Le God ise!)
Le Tissier 14 ekim 1968'de, Manş denizinde, Fransa'ya yakın bir ada olan Guernsey'de doğuyor. İsmi de bu yüzden İngilizden çok Fransız ismini andırıyor. Futbola da bu ada'nın takımı Vale Recreation kulübünde başlıyor. Takımıyla çıktıkları bir turda Southampton'un dikkatini çekiyor ve 1985 yılında da Southampton'un genç takımına katılıyor. ve 1986 ekiminde de futbolu bırakana kadar ayrılmayacağı Southampton'la ilk profesyonel sözleşmesini imzalıyor.
Düzenli olarak forma giymeye başladığı 1990 sezonundan itibaren ne denli bir oyuncu olduğunu kanıtlayan Le Tissier, Leicester'a karşı kariyerinin ilk Hat Trick'ini yapar. Ve genç yaşına rağmen kulübün penaltıcısı olur.Kullandığı süper frikiklerle de adını duyurmaya başlar. 20 gol kaydeder o sezon.Yılın En iyi Southampton oyuncusu seçilir. Ve tabii Ligin en iyi genç oyuncusu... Ödülünü bir başka Southampton Efsanesi Terry Paine'nin elinden alır.Kulüp de o sezon ligi 7. Sırada bitirir.
Saints taraftarları onun tekniğine, attığı gollere hayrandır. Ama Le Tissier'i efsane yapan bir diğer unsur da futbolun modern yıllarında eşi benzeri olmayan forma aşkı ve takımına olan bağlılığı. Kariyeri boyunca bir çok defa büyük kulüplerden transfer teklifleri almasına rağmen o hep Southampton'u seçmiştir. Trajik bir Helikopter kazasında hayatını Kaybeden eski Chelsea başkanı Matthew Harding onu Stanford Bridge'e getirmek için rekor bir teklif sunar. Ancak Le Tissier kulübünde kalmayı tercih eder. A.C. Milan da kendisini transfer etmek istemiştir. Ama cevap yine aynıdır.
100. Premier League golünü 1 Nisan 2000'de Sunderland ağlarına göndererek Premire League'de 100 golü geçen ilk ve tek Orta Saha oyuncusu olur. Tüm başarılarına ve yeteneklerine rağmen İngiltere millî takımının formasını yalnızca 8 kez giyer. Paul Gascoigne, bu konuda Le Tissier'e haksızlık yapıldığını düşündüğünü söyler. Ancak durum değişmez. (Chelsea hocası iken reddettiği Glen Hoddle kendisini Millî takıma almayan ve bu nedenle eleştirilen isimlerin başındadır.)
Baldırındaki ve dizindeki kronik sakatlıklar yüzünden yavaş yavaş formunu kaybeder. Yavaş yavaş artık bir efsanenin daha sonu gelmektedir. Son sürprizini Arsenal'e yapar ve The Dell Stadında oynanan 3-2 biten maçta maçı Saints'e getiren muhteşem bir voleye imza atar. 2002 martında jübilesini açıklar. Ve İngiliz futbol tarihinin en görkemli jübile karşılaşmalarından biri kendisi için düzenlenir. 32.000 Southampton taraftarı LeGod dedikleri bu bayrak adamı uğurlamak için oradadır. Southampton, İngiltere All-Star takımıyla karşılaşır. Alan Shearer, Kevin Keegan, Peter Beardsley, Chris Waddle, Paul Gascoigne, Ian Wright gibi isimler Le Tissier'i yalnız bırakmazlar.İlk yarı İngiltere All-Star forması giyen Matt, İkinci yarı Saints formasını son kez giyer. Maç bittikten sonra Stadyumdaki büyük ekranda Le Tissier'in muhteşem golleri, Frank Sinatra'nın My Way şarkısı eşliğinde sunulur.
Bir orta saha oyuncusu olmasına rağmen Southampton formasıyla çıktığı 443 lig maçında 162 gole imza atan Le Tissier, muhteşem bir tekniğe sahipti. İzlediğim maçlarda attığı golleri hâlen hayranlıkla anarım. O dönem premier ligdeki kale ağları gol çizgisine daha yakındı ve kalelerin doksan denilen noktalarında uç noktası kale arkalarına bakan bir üçgen demir yer alıyordu. Attığı kimi goller bu sebeple aynı zamanda "Basket" de sayılabilirdi. Uzak köşelere gönderdiği muhteşem füzeleri, enfes aşırtma golleri, topa olan hakimiyeti ve pas yeteneğiyle Hem ingiliz futbolunun, hem de futbolseverlerin unutulmazları arasında yer alan bu Çirkin Kral'ı saygıyla selamlıyor ve youtube'a girebilenlerinizi unutulmaz golleriyle başbaşa bırakıyorum.Kariyer toplamı
540 maç, 209 gol
(48 penaltı, yalnızca 1 penaltı kaçırmıştır)
3 Yorum:
böyle kulübüne bağlı adamları seviyorum işte.eprformansı orta saha oyuncusuna göre müthiş
Onun o şarapçı sıfatını görenler yaptıklarına bir türlü inanamıyordu. Hem orta saha oyuncusu, hem şarapçıya benziyordu. Ama... aması var işte :-)
kariyeri gibi golleride muhteşemmiş 'Lö Tisiye' abimizin :D
Yorum Gönder