Premier Ligde haftanın derbi niteliği taşıyan karşılaşmasıydı. Beklenenleri karşılama adına fenada geçmedi maç. Hafta arasından Anarthosis'i 1-0 yenen Chelsea bu maça müzmin sakatları Ballack, Essien, Drogba ve Joe Cole’dan yoksun çıktı. Bu dörlüden en çok kimin eksikliğini hissediyor derseniz Essien'i tek geçerim. Mikel felan yalan oluyor onun yokluğunda. Liverpool cephesinde ise, takımın en önemli 2 silahından biri (Gerrard), ki bence en önemlisi Fernando Torres yoktu. Maçın başka bir noktasıda puanların eşit, galibin lider olacağıydı.Genelde bir orta sahada mücadelesi şeklinde geçti karşılaşma. Xabi Alonso’nun ayağından çıkan füze, Bosingwa’ya çarpınca kırmızılar adına yukardaki kareyi meydana getirdi. Deco'nun oyuna ağırlığını koymasıda sonuçu degiştiremedi ilk yarı. Liverpool ikinci yarıda, oyunu o kadar güzel kitledi ki, Scolarinin tüm hamleleri havada kaldı. Di Santo ve Deco Maviler adına sahanın en iyisiydi bence. İlk mağlubiyet ve kaçan liderlik Abromoviç'in canını bir hayli sıkmış olmalı. Liverpool adına rüya gibi bir sezon geçiyor. Uzun yıllar sonra istikrarlı başladılar lige ve iyide gidiyorlar. Bakalım senelerin özlemi Rafa'nın önderliğinde Kırmızıların olacak mı? (Umarım)
Chelsea: Cech, Bosingwa, Carvalho, Terry, A. Cole, Mikel, Kalou, Deco, Lampard, Malouda, Anelka
Liverpool: Reina, Arbeloa, Carragher, Agger, Aurelio, Alonso, Mascherano, Kuyt, Gerrard, Riera(Gol), Keane
***
Tottenham Hotspur’un başında ilk maçına çıkan Harry Redknapp, açılışı Bolton’a 2 golle yaptı. Açıkçası bu takımın burda olması futbol mantığı ve izahıyla anlatılacak gibi değil.Eksik olan tek şey belkide 1 galibiyetti onuda bugün elde ettiler. Bundan sonra Spurs için iyi bir ivme yakalama zamanı.
Liverpool: Reina, Arbeloa, Carragher, Agger, Aurelio, Alonso, Mascherano, Kuyt, Gerrard, Riera(Gol), Keane
***
Tottenham Hotspur’un başında ilk maçına çıkan Harry Redknapp, açılışı Bolton’a 2 golle yaptı. Açıkçası bu takımın burda olması futbol mantığı ve izahıyla anlatılacak gibi değil.Eksik olan tek şey belkide 1 galibiyetti onuda bugün elde ettiler. Bundan sonra Spurs için iyi bir ivme yakalama zamanı.
Son yıllarında ölçeğine göre en büyük aşamayı yapmış takımıdır tüm Avrupa'da Villarreal. Kasaba takımı gibi ifadelerle küçümsenen bu tip takımlar ve yöneticileri harika dersler veriyorlar mesela. Bir kasabada 50 bin kişi yaşayacak ve 20 bin kişinin kombinesi olacak inanılmaz bir olay. Neyse biz maça dönelim ŞL'de haftayı sıkıntılıda olsa galibiyetle kapatan Villarreal, Barcelona yenilgisinden sonra irtifa kaybeden ve derbide son dakikayla sarsılan Atletico Madrid'i El Madrigalde konuk etti.2-0 öne geçmiş olmasına rağmen, Banega'nın atılmasıyla sendeleyen Atletico yediği şok gollerle karşılaşmadan 1 puanı 83 ve 85. dakikada attığı gollerle kurtardı. Aslında bu maçların analizide yapılmaz. Harika başlıyorsun maça 1 kırmızı kart 4-2 oluyor maç. Bu takım psikolojiside cok ilginç, golü yedikten sonra drogi durumdaki boksörlü andırıyorlar. Kendine gelene kadar 4 tane yiyorsun.
Villarreal: Diego López, Venta, Godín, Gonzalo, Capdevila; Bruno, Senna, Pires (Mati Fernández, m.81), Cazorla (Cani, m.70); Rossi, Llorente.
Atlético de Madrid: Leo Franco, Seitaridis (Antonio López, m.46), Heitinga, Domínguez, Pernía; Assuncao (Raúl García, m.60), Maniche (De Las Cuevas, m.76), Simao, Ever; Maxi Rodríguez y Forlán.
Goller: 0-1 Simao, 0-2 Forlán, 1-2 Senna, 2-2 Llorente, 3-2 Gonzalo, 4-2 Rossi, 4-3 Simao, 4-4 Raúl García
0 Yorum:
Yorum Gönder