27 Ara 2008

Haçlılardan Özür Diliyorum

Biraz futbol dışına çıkıp son dönemlerde tartışma yaratan bir hadise hakkında yazdığım bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Mâlum, son dönemde bir özür furyası başladı. Bizde kendi penceremizden gördüklerimizi aktaralım dedik. Buyrun;

Haçlılardan Özür Diliyorum!

Çok şık olacak çok! yıllar yılı o adamların kanlarıyla sulanmış bir coğrafyada onları yok sayarak yaşadık! bin bir umutla, sefalet içerisinde geldikleri bu topraklarda bir nebze huzura kavuşmak için neler yapmadılar ki! kimisi alman, kimi fransız, kimisi ingiliz, envai çeşit memleketin kahraman evlatları! onlara doğru yolu gösteren papalarının izinde kendilerine vaadedilmiş kutsal toprakları ele geçirmek için hangi cefalara katlanmadılar ki! ah ki ah! bu nasıl büyük bir felakettir dostlar, anlatmaya kelimeler kifayetsiz kalıyor! biz bu masum insancıklara neler yapmışız geçmişte? geçtikleri yollardaki su kuyularını zehirlemişiz. baskınlar yapmış canciğazlarına kastetmişiz! yapılır mı ulan bu! adamlar ta anasının gözünden kalkıp topraklarımıza turistik gezi formatlı bir sefer düzenliyor, bizse adamları nasıl karşılıyoruz! kim bilir kaç ocağı söndürdük böyle. kim bilir kaç masum gencin kanına girdik, kaç taze gelini kocasız, kaç yavrucağı babasız bıraktık! frederik barbarossa isimli dost canlısı imparator sırf barış getirebilmek için geldiği bu topraklarda hunharca boğuldu! hem de bir nehir tarafından!! düşünebiliyor musunuz dostlarım! bir nehir... ne kadar nefretle, hınçla yoğrulmuş bir coğrafyamız var ki, nehirler bile masum insanların canına kastedip vahşileşiyor hükümranlığımız altında! halbuki o nehir düşman bildiğimiz güzel insanların kontrolünde olsa barbaros'u boğmak bir tarafa, onu alır, yılların yorgunluğunu ve kirini üzerinden atması için ilahi bir duş yaptırırdı. ama gelin görün ki kader, ağlarını ördü mü örüyor.

hele o arslan yürekli richard yok mu, o yeleleri rüzgârlarda parıldayan, aslan yüreğinin içinde iyi huylu, yumuşak bir kalp barındıran o adaletli hükümdar! selahaddin denen canînin ona çadırında neler yaptığını resmî tarih açıklamaz! ah o resmî tarih yok mu! arslan yürekli richard'cığımın başına gelenleri anlatsam kaldıramazsınız. o dürüstlük timsali asil hükümdar, soy, sop ne bulsa kıran bu canîlerin elinden kurtulduktan sonra çok değişmiş, kendini iyiden iyiye dîne vermiş, rahibe olmuştur. bunu da yazmaz resmî tarih! yazamaz! ama işte benim bu kalbim kaldıramıyor bu yapılanları. bunca yıl nasıl dayandığımı ben bile bilmiyorum. 1915'den tam 1100 önce cereyan eden bu elim olaylar zinciri için o insanlardan özür dileme vaktimiz gelmedi mi? evet! sesinizi duyabiliyorum. come on everybody!

0 Yorum: