Ahmet Muhip Dıranas'ın o meşhur şiirini bilmeyenimiz azdır, yani ismini. Ben isminden başka bir şeyini hatırlamıyorum. "Ne şirin komşumuzdun sen Fahriye abla..." diye gidiyordu. Sonra büyüyünce, internet de bilgiyi elimizin altına kadar getirince biraz daha araştırdım ki şiiri iyi ki o yıllarda ezberlememişim dedim.Yıldırım Demirören, FB ve GS camiasına bu şiiri söylettirir oldu tekrardan. Onca eleştiriyorlar adamı ama sanata katkıları yadsınamaz düzeyde. 2004 yılında başkanlığa geldiğinden beri geçen dört sezonda Şampiyonluklar FB-GS-FB-GS şeklinde dağıldı ve Beşiktaş'ın diğer kulüplerle arasında bariz bir uçurum ortaya çıkmaya başladı. Her anlamda yaşanan bu gerilemeye Demirören'in çareyi kendisi dışında herkeste araması da bu kötü gidişatı hızlandırdı. Teknik adam tercihleri, arkasında duramadığı çıkışları, yanlış transfer politikalarıyla rakipleri açısından "iyi bir komşu" olarak nitelendirilmek için her şeyi yaptı. Hattâ Trabzonspor'un son dönemlerdeki en büyük Fiyaskolarından olan Tomas Jun'u elden çıkartmak için fellik fellik takım aradığı bu dönemde İyi oyuncu alma komşu al mantığından hareketle Trabzonspor'a da bir güzellik yapmışlığı vardı.E böyle komşuya ne denir? "Ne güzel komşumuzdun sen Yıldırım abi" denir, şükredilir.




Juan y Fer Said,
Hello,
Besiktas needs new players and especially a goalkeeper and more defensive players.
Regards,
http://saqueneutral.blogspot.com/
(a blog about sport in English and Español)
Posted on 30 Aralık 2008 13:30
CezaSahası Said,
I think besiktas needs a new president. turkish football and administration mentality is totally different.So, first of all, they needs a "real president." it's easy to buy new players.
Posted on 30 Aralık 2008 22:34