Kasım 2008 içindeki 82 yayından en yeni 46 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
Kasım 2008 içindeki 82 yayından en yeni 46 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

Engel Mi ?

22:38 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Herkez onlara engelli der, özürlü der, saçma ifadeler kullanır, ama görüldü ki insanların fiziksel durumunun ne olduğu değil, hayata nasıl sıkıca sarıldıkları önemli olan. Galatasaray Tekerlekli Basketbol takımı Kıtalararası şampiyonasında, oynadığı tüm maçlarını kazanarak şampiyon oldu. Kelimeler yetersiz. Hepiniz Aslansınız ! Türkiye sizinle gurur duyuyor.




Çöküş

19:56 Yazar: Akay 0 Yorum
Maçın devre arasını zor getirdim.. Galatasaray - Hacettepe maçından bahsediyorum.. Ömrümde izlediğim en çapsız, en başarısız futbolu oynuyor Galatasaray. Hani Lucescu zamanında şikayet ediyorduk " çok zevksiz oluyor maçlar böyle defans yapılır mı bütün maç boyunca " diye.. Ama bu Skibbe ondan da beter çıktı. Lucescu zamanında hiç değilse maçları kazanıyordu 1 - 0 da olsa. Şimdiye kadar doğru düzgün oyun kuramayan , kondüsyonu düşük, ayağında top tutmaktan aciz bu denli bir 11le bu maça kadar karşılaşmamıştım. 45 dakikanın 30 dakikası beni her hafta uyutuyorsa bir takım, sorun sadece oynayanlarda olamaz elbete. Bir başka parantez de Servet'e açmak istiyorum. Yahu arkadaş sen daha 3 gün önce aynı hatadan top kaptırmışsın gol yemişiz hala niye çalıma giriyorsun?? Vur şu topu adam gibi taça sen de strese girme biz de girmeyelim.

Dedim ya maçın ilk yarısı bitti ben de yazmaya başladım.. Sonucunu bilmeden yapılan eleştiriler bunlar. Benim anlamadığım Hacettepe'ye de tek forvetle çıkılmaz ki arkadaş. Yani gören de Juventus'la oynuyorsun sanacak. Bu oynanan çapsız futbolla Galatasaray 10 tane gol atsa ne olur , 20 tane gol atsa ne olur?? Çözümü de kısa vadede gözükmüyor ne yazık ki.. Vah benim Avrupa Fatihim vah...




Real Kabus

01:49 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Sakatlıklar adına sezonun 3 şanssız takımından biri olan Real, geçen hafta Barca'dan 1 puanı koparan Getafe'den 3 gol yiyerek haftayı puansız kapattı. Casillas'ın da kötü gününde olması mağlubiyette önemli rol oynarken, Schuster'inde koltuğu artık sallanmaktan çıkıp çatırdamaya başladı. Ara transferde Calderon'un 2 genç oyuncu alacağız açıklaması, moralleri bozuk olan oyuncu kadrosunu iyice demorelize etmiş durumda. Real'de seçim öncesi tansiyon yüksek, takımında kötü gitmesi Calderon'un başını bir hayli ağrıtacak.




FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası 2008

04:11 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum



Part I


FIFA Dünya Kulüpler Şampiyonası önümüzdeki ay Japonya'da başlayacak. Kupaya Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Man. United, Asya Sampiyonlar Ligi Şampiyonu Gamba Osaka, Afrika Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Al-Ahly, Concacaf şampiyonu Pachuca, Copa Libertadores Şampiyonu LDU Quito, OFC Şampiyonlar Ligi Şampiyonu Waitakere United ve Adelaide United katılıyor.

Kupanın daha önceki şampiyonları 2000 yılında Corinthians, 2005'te Sao Paulo, 2006'da Internacional ve 2007'de AC Milan olmuştu. Bu sene kupanın en büyük favorisi hiç kuşkusuz United. Alex Ferguson'un kupayı ne kadar çok istediğini biliyoruz . 2000 yılında United bu kupaya katılmış ve madara olarak Ada'ya dönmüştü. Para ödüllerinide işin içine katınca kıran kırana bir kupa olacağı kesin.




Transfer Yapmak Bir Sanattır #1

03:44 Yazar: Cezasahasi 8 Yorum

Transferde Avrupa'nın en iyi tüccarlarından biridir Porto. ''Transfer yapmak bir sanattır'' postundan sonra, son 5-6 yılda neler yaptıklarına bakarken gözüme ilginç isimler çıktı. 2000'li yıllarla başlayan sportif başarının yanında, ekonomik anlamda inanılmaz bonservis bedelleri kazanan Porto, elinden kaçırdığı 2 büyük balığa diğer örneklere göre düşük bonservisle satmanın sıkıntısını kuşkusuz yaşıyordur.

04/05 sezonunda Santos'tan 8 Milyon Euro'ya transfer edilen Diego'yu, 06/07 sezonunda 6 Milyon Euro'ya Bremen'e satarak kendi adına büyük bir kayıp yaşamıştır. Kayıp diyorum çünki Porto'da oynadığı futbolla prim yapamayıp, transfer olduğu takımda harikalar yaratan Diego'nun şuanki marketing değeri 23 Milyon Euro. Buna elden kaçan ilk büyük balık diyebiliriz.

İkinci örneğimizde 04/05 sezonunda São Paulo'dan 1.875.000 Milyon Euroya transfer edilen Luis Fabiano. Sao Paulo kariyerinde harikalar yaratıp, soluğu Porto'da alan Brezilya'lı istediği oyunu bir türlü sergiliyemeyip, İspanya'nın yolunu tutanlardan. Porto'nun bu transferden kazandığı ücret 3 Milyon €. Fabiano gibi üst düzey oyuncu için komik bir rakam. Şuan ki marketing değeri ise 22 Milyon €.


Bu transferler aslında biraz araştırmanın ardından çıkan ender kötü örnekler. Transfer konusunda bu kadar az hata yapan Porto'nun 2000'li yıllarda yaşamış olduğu Uefa ve Şampiyonlar ligi şampiyonluklarının en büyük anahtarı durumunda. Kötü örneklerden birazda iyi ve kârlı transferlere gelelim. Dudak uçuklatacak bonservis bedelleri ile Porto bu alanda rakipsiz. Bazı transferler şöyle...

Jardel: Galatasaray / 16 Milyon Dolar
Maniche: Dinamo Moskova / 16 Milyon Euro
Ricardo Carvalho: Chelsea / 30 Milyon Euro
Deco: Barcelona / 21 Milyon Euro
Pepe: Real Madrid / 30 Milyon Euro
Paulo Ferreira: Chelsea / 13 Milyon Euro
Bosingwa: Chelsea / 25 Milyon Euro
Anderson: Manchester United / 31.500.000 Euro
Quaresma: İnter / 18.6 Milyon Euro

Porto'nun senelik kazandığı ve harcadığı transfer ücretleri ise:

2004 - 2005 Sezonu / Harcadığı: 40.925.000 € - Kazandığı: 98.900.000 €
2005 - 2006 Sezonu / Harcadığı: 22.770.000 € - Kazandığı: 37.500.000 €
2006 - 2007 Sezonu / Harcadığı: 4.900.000 € - Kazandığı: 9.825.000 €
2007 - 2008 Sezonu / Harcadığı: 17.620.000 € - Kazandığı: 69.000.000 €
2008 - 2009 Sezonu / Harcadığı: 29.900.000 € - Kazandığı: 50.250.000 €

Rakamlar ve değerler transfermarkt.de sitesinden alınmıştır. Artık söze gerek yok, rakamlar başarının ne denli büyük ve etkili olduğunu gösteriyor. Darısı bizim takımlarımızın başına diyerek '' Transfer yapmak bir sanattır '' ile noktalıyorum.




Seha Baba ...

04:03 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Futbolun olmazsa olmazıdır tribündeki seyirci... Hele birde söylenen marşlar ve tazahuratlar vardır ki, güzelliği ikiye katlarlar. Eskiler söylermiş biz yetişemedik tabi, ''bir baba hindi'', "Çat çat cici bey, çat çat cici bey, okey okey", "Hakeme de maşallah, “Ooo ooo ooo ooo ooo ooo gelin olur inşallah... Ooo ooo ooo ooo ooo ooo '' , “Arabacı Hakkı yuh Hakkı, arabacı Hakkı yuh Hakkı...” gibi esprili, hoş ve fair play'a uygun tezahuratlar. Resimdeki abimiz bu sloganların sahibi Seha Baba. Bir tezahurat daha var, oda Arog'ta canlandırılan '' dim dik '' Fragmanı görünce, kayıtsız kalamadım. Eskiye özlem oldu bir bakıma... gerçi yaşımızda genç ama, kötü içerikli kitlesel hareketlerden usandık artık onun duyarlılığı sanırım.








Soru - Cevap

03:52 Yazar: Cezasahasi 2 Yorum

Emre Tilev: Yardımcılarınızın gönderilmesinden sonra göreve Feldkamp getirildi. Görevi bırakmayı düşünüyormusunuz ? (terkedilişten sonra Galatasaray'ın oynadığı futbola sallar)

Skibbe: Çok aptalca bir soru (yayını terkeder)

Bir soruda tüm futbol severler adına ben sormak istiyorum.

CezaSahası: Ertem Şener'le siz maçları anlatırken, insanları çıldırttığınızın farkındamısın?

...




Transfer Yapmak Bir Sanattır

03:03 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Hep demişimdir ''Transfer yapmak bir sanattır'' diye. Bugun oynanan Galatasaray - Metalist maçını seyrederken, (bu arada spikere bir kez daha gıcık oldum belirteyim) Jaja Jackson hakkında bir anektot aktardı spiker. Maliyeti'nin 400 bin $/€ olduğunu ve kulüp başkanının onun için kapıyı 20 milyon €'dan açtığından bahsediyordu. İki takımın maliyetleri arasındaki uçurumu da buna katınca, transferin gerçekten bir sanattan farkının olmadığını bir kez daha anladım.

Dünya'da aldıkları ve sattıklarını göz önüne aldığımızda, açık ara 2 takım ön plana çarpıyor. Biri Fransız Lyon bir diğeride Portekiz'in fenomeni haline gelen Porto. Bu işler bu kadar zormu? Binlerce kulübün içinden neden istikrarlı bir şekilde bu ekipler avrupa pazarına onlarca oyuncu gönderiyor. Oyuncu transferleriyle başa güreşen takımların Porto'nun yada Lyon'un scoutlarını alması daha mantıklı gelmiyormu kulağa... Aslında iş kulüplerin profesyönel olguya bakış acılarıyla orantılı.

İlk örnek kulübün sportif başarıdan çok, ekonomik anlamda güçlenmesini düşünen İlhan Cavcav bakış acısı. Bir diğeride sportif başarının önemini vurgulayan, astronomik rakamlarla transfer yapan Aziz Yıldırım bakış acısı. Yani ekonomisi küçük kulüpler bulacak, yetiştirecek ve servis edecek, ekonomisi büyük kulüplerse parayı basıp düdüğü çalacak.




Fenerbahçe - Beşiktaş

15:41 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Hafta sonu oynanacak kritik derbide, Beşiktaş taraftarına 2 bin 525 bilet ayrılırken, maçta görev yapacak resmi güvenlik görevlisi 2 bin 650, özel güvenlik görevlisi ise 525 olarak açıklandı. Yorumsuz.

Derbiye dair dip notlar verelim biraz. Beşiktaş 25 puanla lig 2.si , Fenerbahçe 20 puanla lig 6.'sı. İki takım arasında oynanan son 5 maçta Fenerbahçe 4 galibiyet alırken , 1 maçta berabere bitti. iddaa tahmini gibi oldu ama, oynanan son 3 maç üst, 2 maç ise alt bitmiş. Kendimi birden Murat Özarı sandım :)




Acıdımı?

00:37 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Maç öncesi basın toplantısın da Panathinaikos'u küçümser tavırları ile Yunan'lılardan büyük tepki alan Jose, bu akşamki mağlubiyetten sonraki surat ifadesi. Büyük lokma yut büyük söz söyleme demişler...




Nereden Nereye !

21:00 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Nereden nereye... Hedefler o kadar büyüktü ki, önce Avrupa Şampiyonu takımın hocası getirildi, sonra La Liga'nın gol kralı. Geçen sene yarı finalin kapısından dönen takım bu sene sadece 1 eksikle, grupta 5 maçta sonuncu sırada. Tribünlerin Gökhan Gönül tezahuratının yanında Fenerbahçe adına söylenecek bir bir şey yok. Lugano'nun yokluğunda kafasına göre takılan Yasin, her pozisyona gülen Carlos ve İnomoto kılıklı Josico... Fenerbahçe'nin dün geceki halinden bir demet, gerisini anlatmak bile istemiyorum. Sezon başında yapılan yalnış tercihler ve yalnış transfer politikası bu sene kendisinden çok şey beklenen takımımı Kadıköy'ün çimlerine gömdü. Şampiyonlar Ligine el fatiha diyerek, Uefa kupasına dönüyoruz. Tabi Kiev'de bir süpriz olursa.




Anelka'lı Puma Reklamı

21:33 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum




Minsk

21:23 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Bate - R.Madrid maçının oynacağı stadyumdan bir enstantane





Arsenal Top 10

16:30 Yazar: Cezasahasi 2 Yorum

Ara transfer döneminde takımın üstündeki kara bulutları dağıtmak isteyen Wenger'in transferdeki rotası belli olmuş Ada basınına göre. Liste'de Arda Turan'da bulunuyor. Bir başka dikkat çekici nokta ise, ismi konuşulan isimlerin bir çoğunun 25 ve üstünde olması. Liste'deki diğer isimler.

Matthew Upson (West Ham, 29)
Sylvain Distin (Portsmouth, 30)
Micah Richards (Manchester City, 20)
Gareth Barry (Aston Villa England, 27)
Arda Turan (Galatasaray, 21)
Yaya Toure (Barcelona, 25)
Vincenzo Iaquinta (Juventus, 28)
Mamadou Niang (Marseille, 29)
Miroslav Klose (Bayern Munich, 30)
Lukas Podolski (Bayern Munich, 23)




Transfer Kazanı

15:41 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

İspanya'nın Galatasaray'ıdır bence, sakatlıklar konusunda tabi... Sezona iyi başlayan Real'de çözülmeler sakatlıkların artmasıyla orantılı oldu. Kadroda yer alan oyuncuların hemen hemen hepsinin sakatlanması, 2 maça üst üste aynı kadroyla çıkamama dezavantajını da getirdi. Robben, De La Red ve son olarakta Ruud'un sezonu kapatmaları Real adına tam bir kabus oldu. Ara transfer dönemi için kabarık bir liste var İspanyol basınında, bakalım şapkadan kim çıkacak. Real'in başarısın da ve başarısızlığın da ara dönemdeki transfer politikası önemli olacak. Gelecek bir kaç yıldız, uzun süredir bekledikleri Şampiyonlar Ligi için kuşkusuz çok önemli olacak.




-6

22:04 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Juve yarın oynayacağı Zenit maçı için Rusya semalarında... Malum Rusya havası adamı yatağa düşürür hal böyle olunca, Juveliler yüksek komuflaja bürünmüşler. Deplasmanlar zordur hele böyle soğuk olursa. Zenit için bu durum bir avantaja dönüşecek mi, Madrid Bate karşısında puan kaybedecek mi? bunlar hep muallak. Gerçek olan tek şey havanın insanı bu hale sokması. Isıtmalı formalar istiyoruz üşümesin çocuklar.




Halef & Selef

21:16 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Gallas'ın kaptan olması başta Arsenal efsanelerini, daha sonrada Ada basınını uzun süre meşgul etmişti. Bir çoğuna göre, Gallas'ın liderlik vasıflarının olmaması ve takıma yeni katılan bir oyuncu olmasıydı sorun. Wenger başta bu iddialara sert çıksada tükürdüğünü yalamak zorunda kaldı. Soyunma odasında başta genç oyunculara olmak üzere umursamaz davranışlar karşısında çileden çıkan Gallas bunun diyetini önce kaptanlıkla, daha sonra City maçındaki kadro dışıyla ödemişti. Şuan Ada'da konuşulan bir başka konuda Gallas'ın Arsenal kariyerinin son bulacağı. Zaten yaş 31, Wenger'inde bu yaştaki futbolculara kıl olduğunu varsayarsak, senaryo çok olumlu.

Gallas'tan boşalan kaptanlık görevine ise takımın en eskisi olan Fabregas getirildi. Sezon öncesi sık sık ismi transfer piyasasında gezen İspanyol oyuncuyu Arsenal'e bağlayan bir hamle olduğunun ön görüsündeyim. Malum Arsenal'de başta Wenger ve oyuncular diken üstünde, hal böyle olunca Fabregas'a bu sorumluluğu vermek takımda kaybolan havayı yerine getirebilir. Wenger'ın geç kalmış kararı Arsenal'den bir hayli şey götürdüğü kesin.




Lider Boca !

20:41 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Sezona ezeli rakini River gibi kötü giren Boca'da geç gelen liderliğin sevinci yaşanıyor. Son oynadıkları 7 karşılaşmanın 6'sından galip ayrılan Boca ligin son 3 haftasına lider olarak girdi. Şampiyonluk umutlarını bir çoğuna göre çimlere gömen Boca, Pedro Pompilio'nun ölümünden sonra biraz daha konsantre olmuş gözüküyor. Eğer şampiyonluk gelirse, kime armağan edileceği belli.

Bir kaç sözde Palermo'nun eksikliğinde piyasaya çıkan Viatri için söylemek lazım. Newells Old Boys karşısında yaptığı hat-trickten sonra kendini ispatlayan genç oyuncu, River, San Martin, Rosario ve Estudiantes maçlarında attığı gollerle, muhtemel şampiyonlukta en büyük paya sahip oyunculardan biri olacak. Geçenlerde Viatri için bir soruşturma başlatılmış, bir berberden makas ve saç spreyi çaldığı iddia edilmişti. Yer Arjantin olunca, olaylarda garip oluyor açıkcası.




Messi'siz Barca

20:15 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Barca son puan kaybını ligin 2. haftasında Racing Santander'le berabere kalarak yaşamıştı. Messi'nin önderliğinde öyle bir seri yakaladılar ki, önüne gelenle dalga geçtiler. Serinin dün gece Getafe maçıyla son bulmasında en büyük etken kuşkusuz Messi'nin eksikliğiydi. İspanyol medyasıda Messi'nin eksikliğindeki Barca'nın puan kaybına '' Messi kadar başına taş düşsün '' diyerek, tek adam eksenli bir takım olduğuna dem vurmuşlar.




Hakan ...

19:37 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Bir zamanlar Türk futbolunun içindeydi, gol atar olay olurdu, atamaz olay olurdu. Birilerinin adamı denildi, önüne gelen salladı durdu. Nihayet bir kısım insanın beklediği oldu ve kral futbol kariyerine noktayı koydu. Türk futbolunun marka değeri taşıyan, yaptığı söylediği günlerce konuşulan bir futbolcuydu Hakan. Galatasaray'a gelişi, uzun seneler camia'nın içinde olmasında hep bir cemaat bağlantısı aradı, söylendi , yazdıldı. Attığı gollerden çok kaçırdıkları konuşuldu. Azmı kaçırıyordu bu adam ? yok tabiki vardı ayağında bir anormallik. Bana göre ayağındaki anormallik, bazıları tarafından beyninde de var denildi yıllarca. Nihayetlendi bu kavga sonunda Hakan'da artık tv'de yorumculuk yapıyor.

Şimdide tartışma konusu, Hakan'ın çıktığı kanalın reyting alamaması, kimse Hakan'ı seyretmedi demeye başlandı. Yakında da diğer yorumcularla kıyaslanacak, söylediklerini eleştirecekler ve futbol oynarken olduğu gibi bu seferde yorumcu olarak üstünden prim yapacaklar. İşin zor Hakan, evinde otursan, bu seferde neden oturuyorsun diyecekler.




Lig Liderleri

20:35 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum





Stuttgart Markus Babbel'e Emanet

20:07 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Bundesliga'da istikrarsız bir görüntü sergileyen Stuttgart, üst üste 5. mağlubiyetini alınca teknik direktör Veh'e kapıyı gösterdi. 14 hafta sonunda 11. sırada yer alan Stuttgart'ta aslında sezon başından beri sorunlar yaşanıyordu. Veh'ten boşalan koltuğa ise yardımcılarından eski Liverpool'lu Markus Babbel getirildi.

Stuttgart geçen sene ligi 6. bitirmiş ve Uefa kupasına katılmaya hak kazanmıştı. Uefa gruplarında kritik Sampdoria maçı öncesi Babbel durumu bu tecrübesizlikle toparlayacağını hiç sanmıyorum.

2006-2007 Bundesliga şampiyonluğundan sonra irtifa kaybeden Stuttgart'ta kayıp bir yıl olacak gibi. Golcü Gomez'in sık sık transfer piyasasında yer alması, Lehmann'ın formsuzluğu, sakatlıktan çıkan Khedira'nın istenildiği gibi dönmemesi ve Yıldıray'dan gelen ard arda sakatlıklar bu sene Stuttgart'ın istikrarsızlığını ispatlar nitelikte. Bu arada Bundesliga'da görevden ayrılan 2. teknik adam olduğunuda belirtelim. Belki birileri görürde kendilerini ayıplarlar.





0 - 0

22:49 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Hafta sonunu iple çeken futbol severleri hayal kırıklığına uğratan bir cumartesiydi. Süper Lig'de Galatasaray ve Fenerbahçe, İngiltere'de Liverpool, United ve Chelsea günü 0-0'lık skorlarla kapatan takımlardı.

Süper Lig'de Trabzonspor yarın ki maçını kazanırsa Galatasaray'a 8, Fenerbahçe'ye 9 puanlık bir avantaj sağlayacak ki buda yeni kurulmuş bir takım için harika bir puantaj. İstanbul'un 2 büyüğünün bu seneki deplasman karnelerine baktığımız zaman oynadıkları 12 deplasman maçında sadece 2 galibiyet aldığını görüyoruz ki, bu son yıllarda bir ilk. Anadolu takımlarının yükselişinden mi bu skorlar? pek sanmıyorum... Her horoz kendi çöplüğünde öter derler ya, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın bu durumu tamamen bu söze uygun şekilde. Aragones 1 puana sevindiği haftada acaba skibbe'de memnun mu? yok onlar memnunsa ben pek memnun değilim. Şuan deplasmanda en çok maç kazanan takım, aynı zamanda liginde lideri konumunda. Demekki bu seneki fark deplasmanda daha iyi konsantre olan takım tarafından nihayetlenecek.

Premier Lig'deki kafa takımlarının hepsi bir birine nazire yaparcasına, maçları başladıkları gibi bitirdi. Chelsea ve Liverpool kendi sahasında, United ise Villa deplasmanında hovardalık yaptılar. Puan tablosuna bakıldığında lider ve üçüncünün arasında 8 puanlık bir fark var. Sanırım bu seneki adaylar 2'ye düştü Premier ligde.




FIFA Konfederasyonlar Kupası 2009

21:10 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

2009 FIFA Konfederasyonlar Kupası grupları belli oldu. Güney Afrika'da 14 Haziran - 28 Haziran arasında düzenlenecek olan turnuvaya kıtalarında şampiyon olan ülkelerin haricinde Dünya Kupasını düzenleyecek Güney Afrika ve son dünya şampiyonu İtalya mücadele edecek A grubunda İspanya zorlanmadan gruptan çıkar bence. B grubundan Brezilya ve İtalya favori. Ufukta İspanya - Brezilya finali gözüküyor aslında. son performanslarına bakıldığında harika maç olur, bizim senaryomuz tutarsa.


Group A
Güney Afrika
Irak
Yeni Zelenda
İspanya

Group B
Amerika
Italya
Brezilya
Mısır



İskoç İşi

23:48 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

“En iyileri İspanyollar ve Fransızlar. İngilizler de kötü değiller. Ancak İskoçların ve İrlandalıların büyük problemleri var ve yetiştikleri mantaliteyi değiştirmeleri lazım. Bunu biliyorum çünkü ben de bu şekilde yetiştim, çöp yiyip, çöp içerek.”

Bu sözler Sunderland manejeri Roy Keane'e ait. Hani Anadolu'dan İstanbul'un 3 büyük takımına gelen oyuncular için kullanırız ya bu tür söylemler. Parayı buldu, karıya kıza takıldı, gece hayatı onu bitirdi gibi, yaşantısına dikkat etmiyor vs vs vs... Dünya futbolunun NBA'i olarak kabul edilen Premier Lig'te barınmak istiyorsan hem yaşantına, hemde işine konsantre olacaksın. 12 sene United formasını giyen Roy, özellikle vatandaşlarını uyarmış. Ben yaptım siz yapmayın demiş.

Hazır söz Roy'dan açılmışken ona dair bişeyler söylemek lazım. Hemen hemen tüm kariyerinde asi, kavgacı ve fair play ruhundan uzak bir profesyoneldi. Oyuncular eğer onu örnek alıyorlarsa, gerçekten kendilerne iyi bakmaları lazım. Hem sahada top oynayacaksın, hemde çamur yapacaksın yüksek kondisyon ister bu tür işler. Gerçi bu adamı ne kadar kaale alabilirsin ki? Premier Lig'de bir takımın başında görevlisin, ağzından çıkan söze dikkat edeceksin. Oyuncuların daha iyi olması için teşvik ediyorsun ama bir yandan batırıyorsun.. M.United forması giyerken kendisine küfür eden taraftarlara Cantona'nın attığı gibi uçan tekme atmak istiyorum diyen adamlar ne beklersin..




Bilet

16:37 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum

6 Kasım 2002'de oynanan Fenerbahçe-Galatasaray derbisi belkide ezeli rekabetin en sansasyönel maçıydı. Hal böyle olunca parlak fikirli bir Fenerbahçe taraftarı o maça ait bilet'i bir internet sitesi üstünden satışa çıkarmış. Bilet'e biçilen fiyat ise 100.000 YTL.

Ekonomik krizden ötürü, bu anlamlı bileti satışa çıkarıyorum diye de eklemiş. Bakalım bilet ne kadara alıcı bulacak.




Tv'de Bu Hafta (21-24 Kasım)

15:45 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

21 Kasım Cuma
21:30 Karlsruher - Borussia Dortmund / 24
22:30 Rio Ave - Leixoes / Spormax

22 Kasım Cumartesi
13:00 Kayseri Erciyesspor - Boluspor / D Spor
15:00 Ankaragücü - Fenerbahçe / Lig Tv
17:00 Manchester City - Arsenal / Spormax
19:00 Ankaraspor - Galatasaray / Lig Tv
21.00 Real Madrid - Recreativo Huelva / NtvSpor
21.30 İnter - Juventus / Ntv
23.00 Sevilla - Valencia / Ntvspor

23 Kasım Pazar

13:00 Sakaryaspor - Malatyaspor / D Spor
15:00 Trabzonspor - Sivasspor / Lig Tv
15:30 Tottenham - Blackburn / Spormax
18.00 Numancia - Atletico Madrid / Ntvspor
18:00 Sunderland - West Ham United / Spormax
19:00 Beşiktaş - Eskişehirspor / Lig Tv
20.00 Barcelona - Getafe / Ntvspor
21:00 Vasco de Gama - Sao Paulo / Spormax
01.30 San Lorenzo - Lanus / NtvSpor

24 Kasım Pazartesi
20:00 Kasımpaşa - Altay / D Spor
22:00 Wigan - Everton / Spormax



Hayal Ürünü

23:18 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Malum perşembe akşamı eşraf tv karşısında ''Kurtlar Vadisi'' ni seyrediyor. Dizinin başında olaylar ve kurumlar tamamen hayal ürünüdür diyor ya, bende yazımı tamamen hayal ürünüdür diyerek açıyorum. Futbolun selameti açısından sümen altı bir sürü bilgi ve anektot vardır. Herkez görevli olduğu süre zarfında bunları saklar, görev süresinin sonunda ise ''konuşursam Türkiye karışır'' derler. Bu tip demeçleri sık sık sizlerde gerek yazılı, gerekse görsel medyada defalarca gördünüz, okudunuz...

Geçen hafta bir internet sitesi ve bir tv programı, pazartesi gününden derbinin hakemini telafuz etmiş, akıllarda soru işaretleri bırakmıştı. Aslında seyrederken duyumlardan ve hayal ürününden başka bişey değildir desemde, acaba sorusu aklıma gelmedi değil. Gazetecilerin istibarat konusunda pek sıkıntıları yoktur. Nede olsa her oluşumun içinde muhakkak bir catlak ses vardır. Bu olayında bundan pek bir farkı yok esasında. Tabi derbinin hakemi açıklandığın da, günler öncesinde söylenen isimle aynıydı. Gazetecilik mi, bilgi sızdırmamı olay açık aslında.

Hakem atamalarında bu tür ön görüler ilk mi? aslında değil bundan öncesi de var, sonrası da olacak. Yani hakemler için stres pazartesi gününden başlıyor. Genelde hakemlerin atanacağı maçlar 3-4 gün önceden ilgili kişiye tebliğ edilir ve psikolojik açıdan hazırlanması sağlanır. Basın ayağı ise daha sonradan işe dahil olur. Bu sıralama son günlerde hiçte hesaplandığı gibi ilerlemiyor ne yazık ki.

Olayların son perdesi hafta sonu oynanacak Ankaragücü-Fenerbahçe karşılaşması öncesi yaşandı. Karşılaşmanın hakeminin günler öncesinden telafuz edilmesi Ankaragücü cephesini rahatsız etmiş olacak ki, önce TFF'ye daha sonra da karşılaşmanın hakemi Halis Özkahya'yı arayarak karşılaşma öncesi kaygılarını ifade etmişler. Tabi olay patlak verince hem karşılaşmanın hakemi değişti, hemde ilgili kişiler ceza kuruluna sevk edildi. Peki ya bu isimleri önceden bilenler yada, bu isimleri dışarı sızdıranlar ne zaman cezalandırılacak açıkçası çok merak ediyorum. Maç bu tansiyona gelince bu maçın hakemine kolaylıklar diliyorum. Çünkü şansa ve duaya çok ihtiyaçı olacak.





Fatura Kesildi

14:59 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Daha önce bu konuyla ilgili bir post atmıştım. Marsilya maçında çıkan olaylardan ötürü UEFA Atletico Madrid'e ceza vermiş, ama yürürlüğe sokamamıştı. Gerekli itirazları da göz önüne alan Uefa, bu maça dair cezayı kesti ve ispanyollara 1 maç seyircisiz oynama ve 75 bin euro ceza kesti. Cezanın şeklini değilde, cezanın verildiği günlere rastlayan 2 Liverpool maçına değinmek istiyorum. Calderon'da bariz hakem hatalarıyla 3 puan yerine 1 puanla yetinmişti Atletico, İngiltere'deki maçta ise son dakikalara 0-1 üstünlükle giren Atletico'yu yine bir hakem trajedisi 3 puandan etmiş, ve Atletico & Uefa arasındaki gerginlik üst seviyeye çıkmıştı.

Maçın İsveçli hakemi Martin Hansson, verdiği garip penaltı sonrası ölüm tehditleri almış, ve hakemliği bırakmayı düşünüyorum diye açıklamalar yapmıştı. Bundan 3 yıl önce yine bir İsveçli olan Anders Frisk Chelsea - Barcelona maçından sonra tehditler yüzünden hakemliği bırakmıştı. Frisk hakkında söylenenler geçmişte kaldı ama, Hansson hakemliği bıraksa hiç fena olmaz. Kendisi benim gözümde tetikçidir çünkü. Atletico'da Marsilya maçının dietini kaybedilen 4 puan + 1 maç seyircisiz + 75 bin Euro ile ödemiş oldu.




Susturucu

12:15 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Sakarya'nın yetiştirdiği değerlerden biri Tuncay. Çıkış noktasından beri büyük bir hassasiyetle izledim onun gelişimini. Sakarya günlerinde ona güvenen Çoşkun hocası vardı. Pekte uzun soluklu olmadı zaten o günleri, hemen sıyrılıp İstanbul'un yolunu tuttu. Kimisi onun için tutunamaz, yetenekleri sınırlı desede, hergün üstüne koyarak ilerledi bu yolda. Türk futboluna ''Tuncay ruhu'' gibi kavramlar da kazandırdı. Hırsı ve takıma kazandırdıklarında bakıldığında, örneklerinin çoğalmasını istediğimiz cinsten bir adam. Dün oynanan milli maçta, tek kelimeyle harika oynadı, sakatlıktan bir oyuncunun bu kadar formda çıkması aslında onun bu işi ne kadar sevdiğini de ortaya çıkarıyor. Attığı goller, tekke variydi... bütün kariyeri boyunca son vuruşlarda sıkıntı çeken bir oyuncudan, son vuruş ustasına doğru ilerlemesi, onu örnek alan oyunculara çok anlamlı bir mesaj oldu.




Juve'nin Yeni Mabedi

20:13 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum



Lippi'nin Tercihi

15:05 Yazar: Cezasahasi 3 Yorum

İtalyan milli takımı açıklandığında tüm dünyanın şaşırdığı nokta Del Piero'nun kadroda olmamasıydı. Bir bakıma Ersun Yanal - Hakan Şükür & Fatih Terim - Fatih Tekke olayları gibi. Son haftalarda gerek sakatlıktan gerekse form durumundan, eski performansına ulaşamayan Camorenesi'yi kadroya alan Lippi, onun hiç bir yerde oynamaması durumunda bile kadroya alacağını ve her zaman kendi takımında yer bulacağını açıklamıştı. Yani Emre vakası gibi. Bazı teknik direktörlerin takıntılı oyuncuları vardır. İyi yada kötü, her zaman ilk alternatifleri onlar olur. Bize benzer olaylar İtalya'da da döndüğü için bu çarpıcı örneği vermek istedim. Lippi'nin açıklamalarında yerini alan bir başka isim ise Roma'nın orta saha oyuncusu, De Rossi olmuş. Eğer onu kadroya almasaydım kesin beni döverdi demiş. Şimdi bizim oyuncularımızda teknik direktörünü dövmesin, cümle aleme rezil oluruz.




Türkiye Kupası & Fa Cup 2008-2009

14:11 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum




Çok mu komik?

02:26 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
-Fatih Tekke'nin milli takımda oynamak için pazarlık yaptığı doğru mu?
-Ben bu tür iddialara gülüp geçiyorum. Sizin de aynısını yapıp ikinci soruya geçmenizi bekliyorum.

Türk Millî Takımının başındaki bir insanın, kendisine yöneltilen, son dönemlerde gündemi oldukça meşgul eden soruya verdiği cevaba bakın. Aslında bu soru, "Fatih Tekke'yi neden millî takıma almıyorsunuz" şeklinde olmalıydı ya, neyse. Cevap vermek istese siz Fatih Terim'e bir şey sormasanız da o, kendi söylemek istedikleriyle paralel bir soru sorulmuşcasına cevaplar vermeyi, daha doğrusu konuşmayı sever.

Gülüp geçiyormuş bu tip şeylere hazret... Bakın şu işe... Bu tür spekülasyonlara böyle amiyane cevaplar verip soru işaretlerini çoğaltırsan insanlar da bu tip şeyler düşünmeye, nedenini bir türlü anlayamadıkları şeyleri kendilerince yorumlamaya başlar. Siz bu soru işaretlerini, ve komik bulduğunuz iddiaları yokedecek açıklamaları yapacak kişi olarak bu iddialara gülüp geçerseniz, insanlar da bu tip şeyler düşünüp size bol bol küfür eder. Ki bu en az, sizin bu tip sorulara gülüp geçmeniz kadar doğaldır. Ben çevremde insanların bu soruyu birbirlerine sorduklarını görüyorum. Gülüp geçmek yerine, sövüp geçiyorlar. Fatih Terim'in bu cevabına müteakip ben de aynısını yapıyor ve evet, ikinci soruya geçiyorum:

Çok mu komik?!




Güzel Hareketler Bunlar

00:37 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum




Fatih Tekke

15:36 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum

Yine millî takımda yok... Ve pek alışık olmadığımız şekilde bu sefer basından çatlak sesler çıkmaya başladı. Bu adam niçin millî takıma alınmıyor? Soyunma odasında yaşandığı iddia edilen o diyalogsa eğer problem bundan böyle o takımın göğsünde ay yıldızlı forma görmek istemiyorum. Fatih Terim'in en orjinal bulduğu yüz jestini koyalım o formaya arma diye, olsun bitsin.Bana göre Fatih Tekke'nin suçu istanbul takımlarından birinde oynamamış olmasıdır. Kimileri onun millî forma altında gol atabildiği takımların "dandik" takımlar olduğu vurgulanıp onun millî takım için yetersiz olduğu iddia ediliyor.Saçmalık.

Çok iyi hatırlıyorum. Hakan millî takımın "üstüne gidilmemesi gereken duygusal çocuğu" iken, hiç kimse onun milli takım için yetersiz biri olduğuna, gol attığı takımların San marino, Malta, İzlanda, Bulgaristan olduğuna bakmıyordu. Gerçi gol de atamıyordu ya, koskoca bir senede 1-2 gol attığı olmuştu. 22 yaşında millî takım forması giymeye başlamıştı Hakan... Ve formsuz da olsa, ölüyor da olsa en beceriksiz halleriyle o formayı giymişti.

Fatih 20 yaşında milli takım aday kadrosuna çağırılmış, ayağı kırıldığı için forma giyememişti. o zamanlar Altay'da kiralıktı. Kendisi eski formunu 2-3 sene sonra yakalamasına karşın asla milli takım için düşünülmemişti. Yetenekleri ortada olmasına rağmen kendisine sahip çıkan, "duygusal, agresif" ya da herneyse öyle kabullenip formayı giymesinde ısrar eden kimsecikleri yoktu. Fatih Trabzon'da doğmuştu. Ve yolu İstanbul'a düşmeyen her futbolcumuz gibi hep biraz öksüz, biraz yetim olmuştu. Trabzonspor'da ikinci baharını yaşarken ve Tüm türkiye tarafından hayranlıkla, biraz da gıptayla izlenirken dahi milli takıma alınışı sorgulandı, o formayı giymesi en doğal hakkıyken yani.. Hep şu soruyu sormuşumdur, Fatih'in de bir dönem cemaat bağlantıları olmuştu. acaba o yanlış cemaate mi mensuptu?

Fatih yurtdışına giderken bile sorgulandı. Rusya'ya gidilir miydi? Rusya da lig miydi? Gitti, şampiyonluk yaşadı. yetmedi, Uefa kupasını kaldırdı. o da yetmedi, Süper Kupayı kaldırdı. Tüm bu başarıları yabancı bir takımda yaşayan ilk türk futbolcusu o olmuştu. Üstelik Uefa kupası finalinin en değerli oyuncusu seçilerek...Fatih tüm bunları başarırken Euro 2008 kadroları açıklanmıştı ve kendisine sürpriz bir şekilde yer yoktu! Halı sahalarda izlediğimiz bir başka büyük futbolcu, fransızların en büyük futbolcularından michel platini bile "bu adam milli takımda yok! hayret!" diyordu maç sonrasında... Yapılabilecek başka ne vardı ki? milli takım forması giymek için yapılması gereken başka ne vardı? Bunları hakan ağabeyinden öğrenmesi gerekiyordu ama yapmamıştı işte.Basın suskun, yalaka medya payına düşeni almanın pişkinliğinde, gurbette ayyıldızı en iyi şekilde temsil eden bu sürmeneli uşak da her zamankinden daha yalnızdı.

Fatih bu sezon kulüpler bazındaki en büyük organizasyon olan Şampiyonlar Liginde gol atan tek türk futbolcusu...Ligde de geniş kadrosu nedeniyle takımında sürekli rotasyon değişmesine rağmen takımının en golcü oyuncusu. Millî takımda mı? Hayır. Acaba doğru cemaate mensup olsaydı, tüm yetersizliğine(!) ve gol attığı takımların dandik takımlar olmasına rağmen arkasında koca bir destek, kolunda da bir kaptanlık bandı olur muydu?




Alayınıza Gider

00:16 Yazar: Cezasahasi 2 Yorum


1986... West Ham - Newcastle karşılaşması... Bir defans oyuncusu olan Alvin Martin ve ingilizler için unutulmaz bir maç olarak kayıtlara geçiyor. Martin, 8-1 biten karşılaşmada hat-trick yapıyor. Elbette hat-trick yapan ilk defans oyuncusu Martin değil. Martin'in özelliği gollerin üçünü de farklı kalecilere atmış olması. Önce Newcastle'ın as kalecisi Martin Thomas'ı mağlup eden Martin daha sonra Chris Hedworth ve Peter Beardsley'i de geçerek bu tarihi olaya imzasını atıyor.



Robert Earnshaw

00:10 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

En iyi golcüler sorusu sorulduğunda alacağınız cevapların yanında asla alamayacağınız cevaplar da var. Earnshaw alamayacağınız cevapların içinde. Ama kendisi Premier Lig'in tüm klasmanlarında ve kupa maçlarında gol atan yegâne futbolcu. Tabii bir de millî takımlarda. Tüm bu ilginç istatistiklere Zambia asıllı bir galli olarak imza atması da ayrı bir ilginçlik...



Krizin Getirisi

14:29 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Küresel krizin etkileri bu seferde Portekiz Ligi’n de hortladı. Gelir gider dengesinin bozulması başta ekonomisi küçük klüpleri vuracaktı zaten, öylede oldu. Portekiz liginde 8. sırada bulunan Amadora, sezon başından beri futbolculara ödeme yapmıyordu. Oyuncularda bu durum karşısında tepkisini koyarak 10 ve 11. haftada oynanacak karşılaşmalara çıkmama kararı almışlar. Acaba Amadora'lı taraflarlarda Paf takımla çıkın diye baskı yapıyorlarmıdır yöneticilerine merak ettim.

Futbolcu Sendikasından yapılan açıklamaya göre oyuncuların maaşlarının en kısa zamanda ödenmesi gerektiğini, yoksa ligin bu şartlar altında sıkıntılı geçeceğini söylemişler. Amadora 10. haftada Pacos'la, 11. haftada Sporting ile karşılaşacaktı. Paralar ödenmesse bu maçların akıbetleri 3-0 ile tescil edilebilir. Belkide ileri bir tarihe ertelenir, bakalım Amadora'lı oyuncular verdikleri ultimatomla istediklerini elde edebileceklermi? Aynı akıbet geçen sene Denizlispor'da olmuş, ve bir çok oyuncu yüksek cezalar almıştı. Ceza almayanlarda kapı dışarı edilmişti. Her iki olayı baz alırsak çıkacak kararı merakla bekliyorum.




Milli Takım Kadroları

21:54 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

A Milli Takım

Kaleciler: Volkan Demirel (Fenerbahçe), Cenk Gönen (Denizlispor)

Savunma: Gökhan Gönül (Fenerbahçe), Sabri Sarıoğlu (Galatasaray), Ceyhun Gülselam (Trabzonspor), Eren Güngör (Kayserispor), Gökhan Zan (Beşiktaş), Hakan Kadir Balta (Galatasaray)

Orta Saha: Serkan Balcı (Trabzonspor), Kazım Kazım (Fenerbahçe), Ayhan Akman (Galatasaray), Mehmet Aurelio (Real Betis), Nuri Şahin (Borussia Dortmund), Tuncay Şanlı (Middlesbrough), Arda Turan (Galatasaray), Caner Erkin (CSKA Moskova)

Forvet: Halil Altıntop (Schalke 04), Sinan Kaloğlu (Bochum), Semih Şentürk (Fenerbahçe), Mehmet Yıldız (Sivasspor)

Ümit Milli Takım

Kaleciler: Zeki Ayvaz (Trabzonspor), Gökhan Değirmenci (Altay), Fehmi Mert Günok (Fenerbahçe), Ferhat Kaplan (Dardanelspor)

Savunma: Tuncay Acar (Wehen Wiesbaden), Uğur Arslan Kuru (Düzcespor), Erkan Reşmen (Çorumspor), Uygar Rıza Arslan (Kastamonuspor), Yunus Emre Haliloğlu (Pazarspor), Ümit Kale (Kayseri Erciyesspor), Serdar Kesimal (FC Köln), Soner Örnek, İsmail Köybaşı (Gaziantepspor), Koray Şanlı (Akçaabat Sebatspor), Mesut Yılmaz (Çaykur Rizespor), Barış Serbest (Pursaklarspor), Özkan Uçar (Türk Telekomspor)

Orta Saha: Yiğit İsmail Gökoğlan, Fatih Mustafa Baydemir (Manisaspor), Emrah İnanç (BUGSAŞ Spor), Bülent Kalecikli (Keçiörengücü), Sefa Aksoy (Samsunspor), Seçkin Getbay (Gençlerbirliği), Mahmut Temür (FC Köln), Çağrı Yarkın (Çaykur Rizespor), Lokman Ayyıldız (Kırıkkalespor), Süleyman Çelikyurt (Wolfsburg), Hasan Ali Kaldırım (Kaiserslautern)

Forvet: Hakan Akman (Samsunspor), Fatih Arat (Antalyaspor), Ömer Şişmanoğlu (St. Pauli), Yasin Yeter (Hacettepe), Çağlar Yıldızer (Etimesgut Şekerspor), Tayfur Emre Yılmaz (Sivasspor)




Garip İşler

18:27 Yazar: Cezasahasi 2 Yorum

Fatih Terim'in ikinci döneminden beri Galatasaray formasını giyen, oynadığı futboldan çok hakemlere ve rakip takım oyuncularına yaptığı anlamsız hareketlerle tanıdık onu. Zaman zaman gençliğine verilip affedildi. Zaman zaman bir daha olmasın diyerek geçiştirildi. Kalli zamanında ipi çekilip, yalvar yakar bu takımda tekrar kaldı. Kimden bahsettiğimi gayet iyi biliyorsunuz. Profesyonel oyuncuların, ve bu işten ekmeğini kazananların, külhan beyliği yapacağı yer yeşil çimler değildir. Taraftara ve camialara şirin gözükmek için, maçlar da herkeze saldıran tipler zaman içersinde, yanaştıkları tribünler tarafından dışlanmıştır. Örnek; Bülent Korkmaz'a saldıran, Fatih Akyel.

Son oynanan Galatasaray-Kayserispor maçında yine bu tip işler oldu. Kim suçlu, kim haklı bunun yorumunu yapmayacağım. Rakiplerine saldırarak, hakemleri küçümsüyerek kart gören oyuncuların işidir yine bu. Türk futbolunun içinde yer alan şuanki aktörlerin belkide en çok tartışılacak yönleridir centilmenlik. Ergün Penbe ve Tuncay Şanlı gibi oyuncuların ligteki sayıları azalınca, meydan külhan beylerine kaldı. Son oynanan derbide mesela Galatasaray'lı oyuncuların gördüğü kartların yarısı itirazdan geldi. Yönetimler bu durumda ne yapıyor? Ufak bir ceza, hadi devam koçum. Kazanılan galibiyet sonrası verilen abartılı primler zaten bu cezaları amorti ediyor.

Türkiye-İsviçre maçından sonra saha dışı olaylar olmuş ve semeresini ağır cezalarla ödemiştik. Herkes cezanın adeletsiz olduğunu tartıştı durdu. Hiç kendi yaptığımıza bakmadık, hatayı hep başkasında aradık mesela. Sezon öncesi Beşiktaş'ın kampında kaptanlar birbirine girdi, kısa süreli kadro dışı ve para cezasıyla kurtardılar işi. Benzer olaylar İngiltere'de yaşanmış ve fedarasyon bu kulüp ve sahışlara ağır cezalar verilmiştir. Caydırıcılık unsurunun akıllı hamlelerle gücünü koruması, bu tip oyuncuları frenliyor kuşkusuz.




Gol Sevinci

15:38 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Dün gece oynanan Carling Cup mücadelesinden bu kare. 27. dakikada takımını 1-0 öne geçiren Drogba gol sevinci yaşarken, Burnley taraftarının bozuk para yağmuruna maruz kalmış. Hemen karşı bir atakla bozuk paraları tribüne iade eden Drogba, bununlada yetinmeyip resimdeki hareketi yapmış. Maç sonundaki açıklaması ise "Bozuk parayı kalabalığa geri fırlatarak büyük bir hata yaptım. Yaralanan birisi varsa özür diliyorum" demiş. Kardeşim üst düzey oyuncusun, tükürdüğünü yalayacağına, bu tür işlere girme olsun bitsin. The Fa'dan Drogba'ya ceza gelmesi muhtemel. Buna en çok somurtkan yüz Anelka sevinmiştir heralde.




Lig Değerleri

15:05 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Takımlar - Oyuncu Sayısı -Euro
  • Galatasaray - 31 - 116.700.000
  • Fenerbahçe - 27 - 106.500.000
  • Beşiktaş - 23 - 76.850.000
  • Trabzonspor - 24 - 52.700.000
  • Ankaraspor - 28 - 36.200.000
  • Kayserispor - 31 - 35.950.000
  • Sivasspor - 25 - 33.800.000
  • İstanbul B.Bld. - 27 - 33.700.000
  • Konyaspor - 27 - 29.550.000
  • Ankaragücü - 30 - 25.800.000
  • Bursaspor - 26 - 25.050.000
  • Eskişehirspor - 30 - 24.800.000
  • Gençlerbirliği - 25 - 24.200.000
  • Kocaelispor - 24 - 24.100.000
  • Gaziantepspor - 26 - 21.650.000
  • Hacettepe - 28 - 21.550.000
  • Denizlispor - 31 - 20.650.000
  • Antalyaspor - 33 - 18.125.000
Toplam 727.875.000

Takım Sayısı - Oyuncu Sayısı - Euro
  • Premier League - 20 - 561 - 2.973.075.000
  • La Liga - 20 - 509 - 2.484.200.000
  • Serie A - 20 - 571 - 2.299.925.000
  • Bundesliga - 18 - 498 - 1.499.575.000
  • Ligue 1 - 20 - 575 - 1.294.800.000
  • Turkcell Süper Lig - 18 - 496 - 727.875.000
  • Premier Liga - 16 - 391 - 672.600.000
  • Eredivisie - 18 - 483 - 568.200.000
  • SuperLiga - 16 - 435 - 561.400.000
  • Super League - 16 - 456 - 482.475.000



Kupa Kabusları

01:07 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Gelişen futbolun sancılarından biridir maç takviminin sıkışıklığı. Hedefe oynayan kulüplerin yıllık ortalama maç sayıları 50 ile 70 arasında seyrediyor. Buda bazı kulvarları angarya durumuna çıkarıyor. En büyük örneği Fenerbahçe'nin 20 küsür yıldır Türkiye Kupasını alamamasıdır. Avrupa genelinde kulüplerin bu maçlara bakış açıları, kadroya giremeyen oyuncuların ısınma turlarını atması gibi görülür. Arsen Wenger'in Lig ve Kupa maçlarındaki 11'leri farklıdır mesela. Aynı şey Geçtiğimiz yıllarda Valencia'da da görülmüştü. La Liga'da kaleyi Canizares korurken, UEFA Kupasında kale Palop'a emanet edilirdi. Belkide futbolumuza son günlerde giren ''rotasyon'' kelimesinin kökeni bu yoğun maç trafinin getirisidir.

Mesela İngiltere'de; Premier Lig'de 38, Carling Cup ve FA Cup'ta hedefe göre minimum 10 maç oynuyor kulüpler. Bunlara birde avrupa kupalarını eklersek sayı 60'lara kadar uzanıyor. Sistemin getirisi futbolcuları robotlaştırırken, bazı kulvarlarında önemli ve az önemli diye ayrılmasına neden olunuyor. Bir oyuncunun ŞL'ye konsantrasyonu ile Carling Cup'a konsantrasyonu hiç bir zaman aynı değildir mesela. Ülkemizde de Türkiye kupasında benzer süprizler yaşanmıştır.

Hal böyle olunca geçen hafta ve bu hafta oynanan ulusal kupalarda özellikle Şampiyonlar Liginde mücadele eden ekiplerin döküldüğünü gördük. İspanya'da Real Madrid ve Villarreal, İngiltere'de Chelsea ve Liverpool... Büyük kulüplerin bu tür kupalara angarya olarak bakması sanırım uzun bir süre daha devam edecek. Aradan sıyrılanlarda o senenin şanslı kulüpleri olacaklar.




Gamba Osaka Asya Şampiyonu

21:52 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Asya Şampiyonlar Ligi finalinde Adelaide United'ı 3-0 ve 2-0 'lık sonuçlarla yenen Gamba Osaka 2008 Asya Şampiyonu oldu. Karşılaşmanın gollerini 4 ve 14. dakikalarda Lucas Severino'dan geldi. Gamba finale çıkarken geçen sezonun Asya Kupası şampiyonu Urawa Red Diamond'u, Adelaide United'sa Zico'nun çalıştırdığı Bunyodkor takımını elemişti. Bu sonuçla Gamba Dünya kulüpler kupasında yer almayada hak kazandı.




Premier Lig'de Şike İddiaları

15:19 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

Futbol ekonomisinin büyümesi, bahislerin alıp başını gitmesi başından beri futbola hep zarar vermiştir. Yakın geçmişte ortaya çıkan Sebat-Kayseri maçını hatırlarsınız. Kulaktan kulağa yayınlan diğer şike olaylarıda cabası. Futbolun olduğu her yerde bir şike belirtisi vardır aslında. Kulüp takımlarının kısa vadeli hedeflere ulaşmak için başvurduğu bu tür çirkin eylemler bu seferde İngiltere Premier Ligi'ne sıçradı. İngiliz polisinin bulduğu kanıtlar premier lig'de yolsuzluk ve rüşvetin iyice kabardığınıda ortaya çıkardı. Heran yeni davalar ve şok dosyalar önümüze çıkarsa şaşırmamalıyız yani.

Transfer ve ödemeler konusunda 8 kişinin ifadesine başvurmuş İngiliz polisi, bunların içinde en çarpıcı örnek Amdy Foye transferiyle Harry Redknapp ve eski Portmouth başkanı. Hepsi bu kadarda değil. Sahtekarlık ve dolandırıcığın yanında birde şikeli maçların olduğu söyleniyor. 2001, 2006 ve 2007 yılında toplam 5 karşılaşmayla ilgili incelemeninde yer aldığı davada oldukça ''karmaşık'' ifadeside kullanılıyor.

Davalarda kişiler suçlu bulunursa, FA'nın ve İngiliz mahkemelerinin vereceği cezalar kuşkusuz oldukça ağır olacak. İtalya'da yaşanan benzer şike olaylarında Juve küme düşürülmüş, ismi geçen diğer kulüplere ağır cezalar verilmişti.