9 Şub 2009

Analiz

Gündeme dair bir kaç not düşelim... Devre arasında son yıllarda transfer adına en hareketsiz, tartışmalar adına son derece hararetli geçti. Lig Tv mikrafonlarından ''Beşiktaş'ın kadrosu yeterli'' diyen Mustafa Denizli'den, Kalli'nin esaretindeki Skibbe'ye, Kulübede uyuyan Aragones'e kadar bir çok odak noktası var.

İlk olarak Beşiktaş'ı analiz edelim. Son yılların tartışmasız en hovarda takımıdır, gelenin gidenin haddi hesabı yok. Sportif kadronun bu kadar değişime uğramasına karşın, yönetim kanadında oldukça istikrarlı bir tablo gözüküyor. Son günlerin moda teknik direktör kurumlarından Lig Tv'nin iş bulduğu son hoca'dır sanırım Mustafa Denizli, o günlerde sık sık kullandığı kadro yeterliliği takımın başına gelince yerini başka düşüncelere bıraktı. Ara transferde Beşiktaş'ın harcadığı transfer ücreti minumum 10 Milyon € ve her geçen gün kötüye giden bir futbol anlayışı. 26. haftada herşeyi göreceğiz demişti Mustafa Hoca, acaba sen görecekmisin hocam demek geliyor içimden.

Fenerbahçe kanadında aslında sezon başından beri aynı sorunlar yaşanıyor. Transferde yalnış hamleler, bol sıfırlı anlaşmalar başta Aziz Yıldırım olmak üzere tüm görev başındakileri köşeye kadar sıkıştırmış durumda. Bu sezon yaşanılan hayal kırıklığını tekrar tekrar anlatmaya gerek yok. Tartışmasız en maliyetli kadronun bu sezon yaşadığı tek olumlu şey, uzun yıllardır kazanamadıkları Türkiye Kupasında yarı finale kalmasıdır. Şampiyonlar Liginden sonra Süper Ligde elden kaçmak üzere. Bir zamanlar Beşiktaş T.D olan Scala'nın ''Antremanlarda uyuyor'' denilerek sözleşmesi fes edilmişti. Bir benzer uygulamada Aragones için yapılsa fena olmayacak.

Ve Galatasaray... Adnan x 2, Kalli, Skibbe derken tam bir cadı kazanı haline gelmiş durumda. Geçen sezon kazanılan mücizevi şampiyonluktan sonra, akıl almaz stratejik hatalar yapan yönetim kanadı, bu sezon şampiyon olamazsa bence bir mücizeyi daha gerçekleştirmiş olacak. Tartışmasız ligin en derin ve en alternatifli kadrosuna, birden fazla teknik direktöre sahip olması avantajın yanında dezavantajı da getirmiş durumda. Sportif açıdan sezon bana göre tam bir hayal kırıklığı. Şampiyonlar Liginden elenmenin ardından, Türkiye Kupasında gelen kayıp başta Skibbe'yi ve oyuncuları büyük bir bunalımın içine itmiştir. Görünen o ki yıllardır konuşulan ''Anadolu Devrimi'' büyük takımların kötü olmasıyla gerçekleşecek gibi.

Trabzonspor ve Sivasspor için geniş bir post atacağım. Çünki sezonun bahsedilmesi gereken en önemli unsurlarıdır.

1 Yorum:

Bhut_Jolokia dedi ki...

beşiktaş'tan kimse memnun değil.bobo oynatılmıyor,takım bir türlü istenen verimi sağlayamıyor.mustafa denizli'nin umut dolu açıklamaları trabzonspor maçından sonra da süreceki bakalım ama trabzon beşiktaş'a kaybetmez diyorum.

galatasaray bir türlü doğru hocayı bulamadı.gerets belki iyiydi fakat ona da şans tanınmadı.skibbe'nin uzun süreli kalacağını sanmıyorum.zaten hoca bulamadıkları için takımın başında.ben yinede takım ligde kötü gitsede avrupada galatasaray'dan umutluyum.eğer bordeaux geçilirse yol açık gibi duruyor..

bu arada yeni adresim http://9onbes.blogspot.com/