5 Şub 2009

Kaçan Balık Büyük Olur

Aylardır tartışmaların en alevli yaşandığı, tarafların birbirine rest çektiği olaylardan biriydi Mesut'un hangi milli takımda oynayacağı. Beklenen oldu ve Mesut ecdadını değil, doğduğu toprakları seçti. Hedef göstermek, eleştirmek ve daha fazlasını yapmak oluşan bu tabloda imkan dahilinde. Alman milli takımı ve Türk milli takımının popüleritesi bu kararda önemli rol oynadı bence. Mesut'un orda doğması, oranın kültürünü alması ve hayatını orda yaşamasıda kararın alınmasındaki başrol unsurlardır. Mantık olarak buraya kadar herşey Mesut'un istediği gibi. Gelelim Türk Milli takımına ve saygıdeğer kurmaylarına... Milli takım formasını pazarlık konusu yapmam ilkesiyle hareket eden bir teknik kadromuz var, bu karar onlar için doğru olabilir ama bu ülke takımına gönül verenler için doğru demek değildir. Mesut'a A Milli Takım'da ilk 11 garantisi vermek, sanırım sportif açıdan kötü bir karar değildir. Malik Fathi, Serdar Taşçı, Gökhan İnler ve diğerleri elimizden kaçan değerlerdir hiç şüphesiz... Oyuncuları kazanmak adına politikalar güdülmesi gerekirken, onlarla horozlanan bir ekibimizin olması, sanırım herkezi rahatsız etmiştir. TFF'nin gurbetçi oyuncuların tasarrufunu Milli takım kurmaylarına değilde, kendi bünyesinde değerlendirmesi gerekmektedir. Yazıyı yazarken bile kaçan değerlere yanar bir haldeyim. Umarım Mesut bu kervanın son yolcusu olmuştur.

3 Yorum:

aşkın dedi ki...

İnsan biraz olsun Hamit'in performansından feyz alır, bu çocukların peşine düşer.
Maaş maaş dediler %1oo zam da yaptırdılar aha daha bir çocuğu kazandıramadı takıma.Bunu da yapmıyorsan neye yararsın?Medyaya, yalakalara, güce - mazideki başarılara tapanlara müstehaktır bu vurdumduymaz, burnundan kıl aldırmayan sözde teknik kadro.

CezaSahası dedi ki...

eyvallah.. aynen öle

Bhut_Jolokia dedi ki...

Şimdide Gökhan Töre'nin peşinde Almanlar.Umarım Gökhan'ı da kaçırmayız Mesut gibi...