28 Haz 2009

Galatasaray'ın Transfer Politikası

Takımlarımızın futbolcu transferini halâ beceremediğini, varolan planlamanın kısa süreli ve günü kurtarmak adına yaptığını defalarca bu platformdan dile getirmiştik. Avrupa'nın dev kulüplerinden Barcelona, Real, Man.U, İnter ve Milan'ın bu kadar popüler olmasının birinci unsuru kazandığı ve istikrarlı hale getirdiği başarılarıdır. Global anlamda başarısız ve silik görüntü çizen takımlar unutulmaya kaybolmaya ve hatta yokolmaya mahkumdur.Başarının en büyük kriterleri şüphesiz güçlü kulüp ekonomisi,istikrar ve hedefleri doğru belirlemekle alakalıdır. Ülkemizde bir Barca, Milan ve United yok, bunu söylemek içinde kahin olmaya gerek yok. Bu doğrultuda yeni sezon hazırlıklarına başlayan takımlarımızın sergilemiş olduğu mantalite geçmiş yıllarda olduğu gibi yine büyük bir hayal kırıklığı. Kısır çelişkiler, taraftara oynama merakları yine ''ayağını yorganına göre uzat'' deyimini unutmalarına sebeb oluyor. Transfer piyasasının yükselmesi, şuan bu işin direksiyonunda olan Fenerbahçe'de dahil olmak üzere tüm kulüplere zarar ve maddi anlamda büyük bir sorumluluk yüklüyor. İşin kaymağını yiyen oyuncular, menejerler ve basın ortalığı kızıştırmaya devam ediyor. Son günlerin popüler hadisesi Mehmet Topuz olayı 2 büyük kulübü karşı karşıya getirmiş ve fiyatların tavan yapmasına sebeb olmuştu. Nedir bu işin felsefesi? Avrupa'lı kimi takımların başarıyla hayata geçirdiği, bizimse sadece bir peri masalı gibi dinlediğimiz hikaye. Onlarda olup bizde olmayan şey nedirki? Kimisinin inşaatçı, kimisinin otelci, kimisinin tekstilci olduğu takım idarecilerimi yoksa?
Hazır yeni sezon hazırlıkları demişken, geçen yılın büyük hayal kırıklıklarından biri olan Galatasaray'a ayıralım bu postu. 2007-2008 sezonunda Hakan Şükür ve arkadaşlarının büyük bir dayanışma örneği gösterip kazandığı şampiyonluktan, şimdilerde geriye hiç birşey kalmadı. Skibbe, Feldkamp, Cevat hoca derken bu sezon takımı totalci Frank Rijkaard'a emanet etti Adnan Polat. Ülkeye gelişi taraflı tarafsız tüm kesimler tarafından taktir edildi Hollanda'lının. Barcelona'da başarılı geçen 5 senenin ardından Galatasaray'ı neden tercih ettiğiyse halâ büyük bir soru işareti bende. Avrupa'nın dev kulüplerinin bir çoğunda yaşanılan teknik direktör değişimlerinde Rijkaard es geçilmiş, ya da Cruff gibi akıl hocaları mı bulunamamıştı. Adnan Polat, Haydun Üstünel ve Adnan Sezgin üçlüsünün geçen yılkı uyumusuzluğu Galatasaray'a pahalıya patlamış sezonu istemediği noktada bitirmesini sağlamıştı. Bu yıl dümene geçen Haldun Üstünel an itibariyle hiçte fena işlere imza atmıyor. Basında geçen isimler Galatasaray'ın aradığı kurtarıcılar olabilir. Potansiyelli yerli oyuncuların yanına takımı bir üst seviyeye çıkaracak yabancı oyuncular adapte edilirse, yeni sezon Galatasaray için harika olabilir.

Kaleci sorununu Leo Franco'yla çözmüş gözüken Galatasaray, bu transferle beni hayal kırıklığına uğrattı açıkçası. Taffarel, Mondragon'la uzun süre kaleci sıkıntısı çekmeyen, geçen yıl kiraladığı Morgan'ı uzun süre cebeleşen Galatasaray Leo'yla bu sıkıntıları aşarmı açıkçası büyük bir soru işareti. Bir kaleci için 32 yaş pek önemsenmez, tecrübeli ve istikrarlı olduğu taktirde. Son yılında La Liga ve Şampiyonlar Liginde 39 maça çıkıp 55 gol kalesinde gören Leo, bu sezon başarılı bir performans ortaya koydu açıkçası. Her ne kadar bu transfer bende olumsuz bir izlenim bıraksada 1998'de La Liga'ya gelip aralıksız olarak 11 sezon geçiren bir kaleciye haksızlık yapmamak lazım. Haksızlık demişken ülkenin yerli en iyi kalecilerinden olan Aykut ve Orkun'u nuda unutmamak lazım. Büyük umutlarla Galatasaray'a gelip bir türlü beklenen patlamayı yapamayan Aykut için belkide en kritik sezon. Transfer döneminin ilk günlerinde gitti, gidiyor haberleri sıklıkla basına yansımıştı. Onunda artık kendini toparlaması ve futbola tekrar konsantre olması gerekiyor. Fiziği ve atletik yetenekleriyle bir kalecide olması gereken bir çok özelliği bünyesinde barındıran Aykut'un Leo'dan formayı alması Milli Takımda düzenli bir şekilde yer almasınıda sağlayacaktır. Kaleden yavaş yavaş defans hattına geçelim ve ideal 11'de oynamasını ön gördüğümüz 4'lünün Sabri-Servet-Gökhan-Hakan Balta kurgusuna geçelim. Bu isimler Galatasaray hariçinde Milli takımda da aşina olduğumuz isimler. Muhmetel Servet transferinde yabancı bir stoper ihtiyaçı doğacak ki, bu da büyük ihtimal topu arkadan iyi oyuna sokan ve kesici bir oyuncu olacak. Frank Rijkaard'ın total futboldan vazgeçmeyeceğine göre, Marquez tarzı bir oyuncuya katti suretle ihtiyaçı olacak. Gelen yabancıya da büyük bir ihtimâlle sağlam bir Emre Güngör ekürülük yapacak. Olası rotasyona göre Emre'yi tecrübeli Emre Aşık, Semih Kaya ve Murat Akça takip edecek. Defans kurgusunda en büyük eksiklik Sabri'nin mevkisinde şüphesiz. Uğur'un eski performansına ne zaman kavuşacağını kestirmek güç. Genç Serkan Kurtuluş'un da bu mevkinin ağırlığını kaldıramayacağını söylersek transferin öncelikli mevkisi defansın sağı olarak belirginleşiyor. Sol tarafta adeta bir istikrar abidesi haline gelen Hakan Balta'nın olması o bölgeyi direk geçmemizi sağlıyor. Hele onu yedekleyen Alparslan ve Volkan'ın varlığıyla o tarafı Galatasaray'ın sağlama aldığının resmidir.

Bol alternatifli orta sahaya gelelim şimdide. Elde olan malzemeyle 4-4-2, 4-1-3-2, 4-1-4-1 ve daha fazla kombinasyonlarda oynayacak oyuncu zenginliği mecvud. Defansın sağına yapılacak muhtemel bir yabancı transferinde, orta sahasının sağı için Sabri, Aydın, Kewell isimleri öne çıkıyor. Göbekte Topal, Ayhan ve Barış üçlüsüne, sakatlıktan çıkan Linderot'da eklediğinde bu mevkininde bir hayli kalabalık ve alternatifli olduğunu söyleyebiliriz. Bu mevkide Frank Rijkaard'ın 1 kesici ve topu oyuna iyi sokan adamla oynayaçağını tahmin ediyorum. En ideal ikili şuan itibariyle Topal-Ayhan onu yedekleyecek diğer isimlerse Barış ve Linderot ikilisi. Genç Mehmet'in takımda kaldığınıda varsayarsak 18'e girmek bile bir hayli zor olacak bu oyuncular için. Kanat varyasyonlarında Kewell ve Arda'nın oynuyacağı aşikar. Geçen yıl bu isimler mevki konusunda bir hayli sıkıntı çekmişti aslında. Arda'nın sol şeritteki performansı sağ tarafa geçince adete törpileniyordu keze aynı şeyler Kewell içinde geçerli. Belkide transfer politikasını bu düşünceyle şekillendirmek ve sağ uç ve forvet arkası oynuyabilecek bir oyuncu bu bölgeye yerleştirmek gerekecek. Ya da en ideali olan sol çizgiye Kewell'ı, forvet arkasınada Arda'yı yerleştirmek en mantıklısı olacak. Ama her halükarda orta sahanın sağına bir oyuncu daha düşünmek gerekecek. Bu günlerde tırım tırım takım arayan Pennant bu bölge için düşünülebilir mesela. Bu mevkii için Galatasaray'lıların aklındaki en büyük isimse kuşkusuz Hamit Altıntop.

Ve bana göre en arızalı yer olan Forvet hattı. Baros'un geçen yıl kariyerinin en skorer yılını geçirdiğini unutmamak lazım. Benzer bir performans sergilemesi onun ligi ne kadar ciddiye alacağıyla doğru orantılı. Eğer kendini ligin üstünde görür, salına salına oynarsa Galatasaray bu yıl çok sıkıntı çekebilir o bölgede. Ümit Karan'ın ayrılmasıyla Nonda, Baros, Yaser ve Serkan o mevkide oynayan isimler. Baros'un 1. isim olduğu açık, partneriyse mevcud kadrodan Nonda olarak gözüküyor. Oyun tarzı olarak Nonda'nın iyi bir bitirici ama bir o kadarda ağır olduğunu bildiğimiz için lig, avrupa ve fostis'i kaldıracak kapasitede olmadığına inanıyorum. Galatasaray kurmaylarıda böyle düşünüyorki bir forvet arayışı hummalı bir biçimde devam ediyor. Yaser ve Serkan'ın bu bölgede fazla şans bulamayacakları açık. Baros'un yanına hava toplarına hakim, sırtı dönük oynayabilecek bir isim kazandırılırsa bu yıl Galatasaray oldukça fazla gol sevinçi yaşayabilir. Morientes tarzı bir oyuncu Baros'un yanına çuk gibi oturur bence.

Özel olarak etüd edilmesi gereken Lincoln'den bahsetmek bile istemiyorum açıkçası. Bu kadar sorunlu ve başına buyruk bir profesyöne olamaz heralde. Geçtiğimiz yıllarda buna benzer bir çok olayı vardı Brezilya'lının. Yine, yeni, yeniden aynı gariplikler yaşanıyor. Galatasaray taraftarınında bu durumdan iyice sıkıldığını ve artık oyuncuya gönül koyduğunu biliyoruz. Galatasaray için en hayırlı olan bu oyuncuyla yolları ayırmaktır an itibariyle. Meira'yı Zenit'e yollayan, yönetim Lincoln konusunda da az çok demeden bir karar vermesi gerekiyor. 32 yaşında futbolu bırakıp, ülkemde tatil yapaçağım diyen bir adamdan ne bekleyebiliriz ki zaten?

Velhasıl... Ülkenin en alternatifli türk oyuncularına sahip olan Galatasaray'da aynı durum yabancılar için geçerli değil. Elde Leo, Kewell ve Baros var. Durumundan en ufak bir fikrimizin olmadığı Linderot, son bir şans verilen Nonda ve problem adam Lincoln'le yollar ayrılır yerlerine Frank Rijkaard'ın felsefesini kavrayabilecek yabancı oyuncular transfer edilirse önümüzdeki yıl şampiyonluğun en önemli adayı Galatasaray olur. Defansa, orta sağının sağına ve forvete yabancı transferi benim reçetem. Önümüzdeki günler bütün bu soruların cevaplarını bulmasını sağlayacak, bekleyelim görelim...
.

7 Yorum:

Adsız dedi ki...

Iyi bir analiz ama eksikler var.Ozgurcan ozcani bence yabana atma.Gecen seneki perfonmansi onu barosun arkasindan 2. Adam yapabilir.Ayrica bursasporda mucadelesini hayranlikla izledigim mustafa sarp da orta sahada cok iyi bir arternatif.

Defans hattida bence orta sahanin perfonmasina gore farklilik gostericek gibi cunku hakan,servet ve gokan gercekten yavas adamlar yumusak bir orta sahayla beraber cok buyuk sikinti cekeriz gibi geliyor.Ayrica total futbol icinde bu 3 lu buyuk problem.

Saygilar

Caglar ozdundar

CezaSahası dedi ki...

Çağlar Özgürcan konusunda açıkçası bazı soru işaretlerim var. Muhtemel bir yabancı oyuncunun o bölgeye monte edilmesi düşünüldüğünde Özgürcan'ın fazla forma şansı bulacağına inanmıyorum.

Mustafa konusunda bende sana katılıyorum, orta sahanın çeşitlenmesi açısından iyi bir transfer. Yalnız o bölgede oynayan oyuncuların fazlalığı Sarp'ı tribünlere gönderebilir.

Zamane Futbol dedi ki...

Mustafanın bu ortasahada keseceği tek adam mehmet güvendir. onun haricinde yazılanlara katılıyorum

Burçin Baygül dedi ki...

ellerine sağlık, güzel analiz olmuş. ama ideol kadro 12 kişi olmuş

CezaSahası dedi ki...

ideal kadro 12?

Burçin Baygül dedi ki...

leo franco
sabri, servet, gökhan, hakan, balta
topal, ayhan (1 kesici ve topu oyuna iyi sokan adamla)
kewell, arda, pennant
baros, morientes tarzı forvet

12 etti

CezaSahası dedi ki...

yazıyı yazarken 11 ya da senin deyiminle 12 oluşturma gibi bir gayem yoktu, sadece kurguladığım isimleri yazdım.