Geçen sezon Trabzonspor kadrosunda onun yerine bu sezon için düşünülen Razundara Tjikuzu olsaydı Trabzonspor’un şampiyonluk kutlamaları hâlen devam ediyor olurdu. Ama yoktu. Trabzonspor taraftarının (kimi taraftarlar farketmese de) ömründen ömür götüren bir oyuncu oldu Hüseyin, yaptıkları ve yapamadıklarıyla... Ve, büyük bir taraftar kitlesi için Trabzonspor'un kurtulmasında sık sık zikredilen diğer etkenler kadar önemli olduğuna inanılan bir rüya gerçek oluyor sonunda: Hüseyin Çimşir takımdan ayrılıyor ve artık Trabzonspor taraftarının, en azından saha içinde hayıflanması gereken daha az mevki kalıyor. Ama saha dışında hâlâ hayıflanmasına sebebiyet veren Hüseyin haberleri var. Nasıl mı?Trabzon eksenli yayın yapan gazete ve web sayfalarında çok ilginç haberler yer alıyor her gün onunla ilgili. Aslında bunlar alışıldık haberler. Geçen sene de yapılıyordu. Nasıl haberlerdi bunlar, Hüseyin’e Rusya’dan, İspanya’dan ve Almanya’dan teklifler vardı. Yönetim elini çabuk tutmalıydı yoksa Kaptan gidecekti. Acaba diyordu Trabzonspor taraftarları, İspanyol kulüplerinin istediği Hüseyin, bizim Hüseyin miydi? Bir yanlışlık olmalıydı. Yakında blogda haberleriyle aramızda olacak, Dünyanın neresinde olursa olsun her türlü haberden bir şekilde haberdar olan Hasan abimiz vardır. Trabzonspor’la ilgili vietnam’da çıkan haberleri bile anında bize ulaştırdığını bilirim. Ve Trabzon eksenli medya, yurtdışı transfer haberlerinin hemen hepsini onun aracılığıyla öğrenir. Perisiç haberini Trabzon gazetelerinden 2 hafta önce bulup bizlerle paylaşmıştı. Ve daha nicelerini.. O bile Hüseyin’le ilgili bir haberin çıktığına şahit olmamıştır dünya medyasında. Ama ne hikmetse Trabzonspor’un ilgilendiği tüm yabancı futbolcuları onun yardımıyla bulan gazeteler, Hüseyin’le ilgili haberlere gizli bir şekilde herkesten önce ulaşıyorlardı. Ne bir kaynak, ne bir dayanak… Üstelik Hüseyinle adı anılan takımların ülkesinde yayın yapan gazetelerde de en ufak bir haber yokken…
Bunlar Hüseyin’e yaranmaya çalışan özevlatçı çağdışı zihniyetin ayak oyunlarından başka bir şey değildi. Üstelik bu gazlama haberler yüzünden onun takımdaki gereksizliğini görmezden gelip onu savunmaya çalışanların eline de bir koz geçiyordu: Kötü olsa o takımlar onu ister mi? Ortada gerçekten istendiğine dair hiçbir emare yokken hem de…Geçen sezon Hüseyin’in takımla tekrar anlaşmasıyla sona erdiğini sandığımız bu komik senaryo tekrar sahnede…
-Dikkat! Hüseyin Kaçıyor!
-Kaptan İspanya yolcusu!
-Hüseyin Rusya yolunda!
-Kaptan İspanya yolcusu!
-Hüseyin Rusya yolunda!
Sürekli ismi zikredilmeyen bazı kulüplerin kendisiyle ilgilendiğini yazıyor bu gazeteler. Bonservis bedelsiz transfer edebilecekleri bu oyuncuyu almak için oyuncunun kulübüyle tekrar anlaşmasını bekliyorlar ki hâlen Hüseyin’le görüşmüş, bir sonuç alabilmiş değiller. Trabzonspor yönetiminin kendisiyle ilgili tavrı net: Ona vereceğimiz parayı… Haberler genişleyerek yayılıyor: Galatasaray ve Beşiktaş’ın da Hüseyin’e “Teklif yapmaya hazırlandığı” dedikoduları da ekleniyor bu stalker yabancı takım dedikodularına. Neredeyse sezon başlayacak, Hüseyin hâlâ bir kulüple anlaşamadı ve çıkan bu isimsiz haberlerin arkasına sığınıp bir çağrı bekliyor kulüpten. İşte bu, kendisine özgü bir pas stili olan bu adamın yine kendisiyle birlikte anılması gereken bir sendromdur bana göre. Hiç olmayan tekliflerle basında gündem yaratıp kendisiyle anlaşmak istemeyen kulübünü anlaşmaya zorlamak... Ya da anlaşma umudunu taşımak diyelim, evet. Halbuki bir insan istenmediğini anladığı anda yapması gereken şeyler aşağı yukarı bellidir. Ama o yine arabesk takılmayı yeğlemiş. Geçen günlerde Rest çekti kulübe! Yıllardır takımda hiç hak etmediği halde en yüksek ücreti almasına, takıma saha içini baz alarak konuştuğumuzda hiçbir şey verememesine rağmen çok da ilginç bir çıkışta bulundu: İnsanın evinde üvey evlat muamelesi görmesi üzücü! Göz yaşartıcı…
Şu saatten sonra istenmediği yerde kalmayacağını ümit ediyorum kendisinin. Gerçi belli de olmaz. Kendisine Trabzonspor yıllık 1.2 milyon tl teklif etmişti ki Türkiye’de bu ücreti kendisine hiçbir takım vermez. Yurtdışında oynayabilecek kapasitede olduğuna da inanmıyorum. Dolayısıyla en büyük korkum hâlen sürmekte: Ya Trabzonspor’da kalırsa? Maazallah diyorum ve Hüseyin hakkındaki yerel gazete haberlerinin şu şekilde azalarak yok olmasını diliyorum:
-Hüseyin Beklemede
-Hüseyin Meşgul-Hüseyin Üzgün
-Hüseyin Offline.
.
13 Yorum:
Dünya Kupası play off maçında topu gerizekalıca diken Hüseyin'di sanırsam ardından son dakikalarda gol yemiş elenmiştik. O günden beri ayar olduğum adamlardan biri Hüseyin. Selçuk Şahin var birde onun yeri bambaşka tabi.
Ne istiyorsun kardeşim şu Hüseyinden!...:)
huseyin yerine tjikuzu olsa sampiyonduk ifadesi biraz fazla abarti olmus. trabzon'un kalesi, trabzon'un sag bek sorunu, trabzon sol ve sag acik sorunlari varken kacan sampiyonlugu huseyin'e mal etmek cogu trabzon taraftarinin yaptigi gibi kolaya kacmak oluyor. elde bu kadar kotu varken, huseyin kotunun iyisi iken hedef tahtasina oturtuluyorsa acikcasi bunu anlayamam. ayrica bahsi gecen kisi tjikuzu degil de aurelio olsa belki eyvallah derdim. ama tjikuzu kimdir allah askina ? rize'den buyuksehir'e gelmis bir adam trabzon'un derdine ilac olsun diye mi alinmistir sizce ? yoksa transfer icin acelemiz yok diyen bir yonetimin para yoklugunu gizleme cabasi midir ?
huseyin teknik olarak yetersiz olabilir, dikine oynamayabilir maasi fazla, yerel basin tarafindan korunuyor olabilir, ama oraya gelecek adam onun kadar kapatamazsa -ki o adam bu senede bundan sonraki senelerde tjikuzu degil- emin olun su ileri ucla ve arkasindaki orta saha ile cok gol yeriz. hele serkan ve tayfun'a kalacagi gorunen sag bek onundeki yattara kara deligi ile yol gecen hani olur.
diyelim ki tjikuzu ile sozlesme yapildi. sonra huseyin takim bulamadi kulupte kaldi. adim gibi eminim ki hangi hoca bu takimi yonetirse yonetsin ilk 11'de huseyin oynar. ne trabzonla ne de medya baskisi ile zerre kadar alakasi da olmaz bu durumun!
yaa bi işi iyi yapıp diğerini hiç yapamamasındansa, birden fala işi azar azar yapmasını tercih ederim ben şu zamanda bir oyuncunun.
tjikuzu derdimze çare olurmu bilinmez ama şu zamanda artık öyle adamlarla oynanıyor futbol..ayrıca bize geçen sene şampiyonluğu kaybettiren şey kim ne derse desin forvet sıkıntımızdır... belediye,denizli,konya maçlarında çıkıp kendini gösterecek bulduğu bi pozisyonu gol yapacak forvetimiz olsaydı başka şeyler konuşuoduk şimdi
Huseyin Cimsir, yaklasik yedi yildir araliksiz olarak bu takimin formasini giymektedir. Takimin kaptani, kimilerine gore abisidir. Sozde Trabzonlu, ozde profesyoneldir. Huseyin kimilerine gore bir gizli futbol kahramaniyken, benim de icinde bulundugum kimilerine gore tamamen kayiptir. Once iyi oldugu iddia edilen noktalari bir gozden gecirelim: Onun gizi futbol kahramani oldugu iddiasindakilerin dayanak noktalari alan kapatmasi ve ilk mudahaleleridir. Oysa ki Huseyin Cimsir'i kendisiyle dahi birlikte izlesek elestirilerim asla degismez. Huseyin rakibe direkt baski yapip rakibin oyununu bozmasi gereken bir futbolcu. Hem mevkisi, hem aldigi para itibariyle bunu yapmak zorundadir. Ama o en cok da buyuk maclarda olmak uzere her zaman geri ikilinin arasina girip kendi ceza sahasinin onundeki savunma hattini bir kisi eksik birakmakta, bosalttigi alan da rakibe bolca sut firsati vermektedir. Ustelik sarj altinda hic bir kafa topuna dogru durust vuramadigi gibi, sekip onune dusen toplari karambol tabir ettigimiz sekilde uzaklastirmaktan bile acizdir. Rakibin ayagindan soke soke bir top aldigini gormeniz icin bir sezon boyunca beklemeniz gerekebilir. unutmamak icin eksi sozluk e yazmistim. Gecen sezon 1-0 kaybettigimiz galatasaray macinda golden once ortayi yapan Ayhan, huseyin'in 10 metre gerisinden basladigi kosuda onun onune gecip yaptigi ortayla golun asistini yapmisti. Hemen her feykte top kapmanin tek yonteminin yatmak oldugunu sandigindan yerde goruruz kendisini. Kalkana kadar da olan olmustur.
Kendisi yuzunden Trabzonspor oyunu asla yari alana yikamamaktadir. Cunki o kadar agir ve o kadar zeka yoksunudur ki, kaptirilan toplara agirligi yuzunden ilk, ikinci ve ucundu mudahalelerde hep gecikmektedir ve o kadar futbol zekasi ozurludur ki, geciktigi toplari da faulle durdurup rakibin atagini kesmez. (Alpay'in Euro 96'da Vlaovic'i birakip Fair Play odulu aldigi pozisyondur Huseyinin hucumda savunma anlayisi.) Bu yuzden surekli bir tehlikedir ve kendisine bir bekci gerekmektedir. Bu da genelde Trabzonspor orta sahasindan bir isim olmaktadir.
Cok basit paslari basariya ulastiramadigi icin Trabzonspor'un bir cok kontra atagi baslamadan bitmektedir. Az once de bahsettigim gibi direkt olarak top calmak nedir bilmediginden top calip kontra baslatmasi imkansiza yakindir. Bu cagda bir insan sirf top kesiyor diye bu kadar para alip kendini temize cekemez. O topu almali, hic degilse 20 metre ileriye hizli bir sekilde gonderebilmelidir. Ama nerede?! Hucumda o boyuna ragmen bir top asirdigini goremezsiniz, rakip savunmayi bozdugunu da goremezsiniz. Aksine hucuma cikmasi basli basina bir tehlikedir, zira seken toplar ona geldigi anda kaybetme ihtimali cok yuksek oldugundan muthis bir pres yer. Bu oyun orta sahada iken de belirgindir. Bir ornek vereyim. Trabzonspor Kupada kendi evinde Kirikkalespor'la oynuyordu. Top Huseyin'e geldiginde Rakip futbolculari gormeliydiniz. Ayagina gelen butun toplari aldilar ondan. 3. lig seviyesinden bahsediyorum.
Huseyin bu cagda o mevkii oyuncularinin olmazsa olmazi olan Sut yeteneginden de mahrumdur. Kendisi 400'un uzerinde maca cikmistir Trabzonspor'da penaltilari cikarirsaniz attigi gol sayisi 3-4 falandir. Gelisime acik, cok yonlu bir savunma oyuncusu olan Ceyhunsa ilk sezonunda 4 gole ulasmistir. Hatalari elbette var ama gelisime son derece acik bir oyuncu oldugu herkesin malumu. Huseyin mac temposunu ayarlamak soyle dursun, Trabzonspor'un ust uste 5 pas yapabilememesinin de mimari olarak ilginc bir oyuncudur. Top saklama becerisi yoktur. Ki o bolgedeki bir oyuncu icin son derece kritik bir ozelliktir bu. Topu kapip yakinindaki ilk adama pas vermek futbolculuk degildir. Onemli olan dogru tercihi yapip dogru pasi verebilmektir. Gerektiginde topu tek basina uzaklastirmak/kullanabilmek. Bunun icin de topu saklama becerisi gerekmektedir. Ama huseyin bunun yerine kendini saklamayi ercih eder. Ernst besiktasa ilk transfer olup ilk macina ciktiginda takimi nasil degistirdigini, takim kimligini ve oyun anlayisini nasil degistirdigini hep beraber gormedik mi? yeri geldi en kritik macta cikti golunu atti. Yeri geldi rakibin oyun duzenini bicerdover gibi paramparca etti. En gercekci ornek odur karsimizda. Senelerdir Trabzonspor'da oynayan Huseyin hangi buyuk maca damga vurmus, hangi macin kazanilmasinda buyuk rol oynamistir. Hangi macta bir asist yapmis ya da asist yapmayi denemis, hangi macta moralmen cokmus takiminin lideri olarak onlari tekrar diriltecek beceriyi ve hirsi sergilemistir. Siz yorulmayin cevabi ben veririm: Hicbir macta. Durum boyleyken, İBB gibi cok kritik maclarda cok kritik skorlar alan bir takimin en önemli dislisi olan orta saha oyuncusunu kucumsemek garip geliyor bana. Kaldi ki Tjikuzu'nun buraya dusmesinin sebebi teknigi ve oyunu degil, alkol problemidir. Almanya'da iken Antrenoru Klaus allofs hayatinda onun kadar yetenekli ve ayni oranda problemli bir oyuncu gormedigini soylemisti. Buna ragmen Bundesligada 7 yil tutundu; tum bu problemlere ragmen, olaylara ragmen. Tjikuzu Hemen her buyuk macta Rakibin oyununu muthis bir sekilde kilitleyen, takimini hucuma kaldiran, savunmada dinlendiren, pas trafigini ve oyun temposunu gizli gizli yoneten oyuncudur. 2008yilinda almanyadan kendisiyle roportaj yapmaya gelen gazetecilerin gozlemine gore Tjikuzu problemlerini geride birakmis. Ben kendisinin takima cok buyuk katki saglayacagini dusunuyorum sayet ayni problemleri yasamazsa. Orta sahamizda ozellikleri birbirine yakin uc futbolcumuz olacak onunla birlikte. Hatta iclerinde oyun ici top kullanma becerisi en geri olarak gecen sezonki asist liderimiz Selcuk kalacak ki bu bile ne kadar kaliteli bir orta sahaya sahip olacagimizin gostergesi. Kart problemi var, garip garip kartlar goruyor bazen. Bunu bizde sergilememesi tek temennîm... Bu problemini de asarsa Takim savunmasindaki zaafiyetler onun enerjisiyle giderilecektir. Ustelik bunlari 400.000€'ya yapacak bu adam.
Sizin elestirdiginiz Tayfun en az 9 puanlik net bir katki yapmistir bu takima gecen sezon. Serkan Balci da keza oyle... Tayfun'un yanilmiyorsam (google'den bakmaya useniyorum simdi) 4 golu var. 2 de asisti. Serkan'in da 6 asisti var. Yani bu adamlarin mevkiileri disindaki katkisi bile Husein Cimsir'den katbekat fazla. Trabzonspor'un elestirilen(hakli olarak) forvet hattinin gol orani Sampiyon takimin forvet ikilisinden cok daha fazla. Demek ki eksik daha baska yerlerde. Yonetim de gec de olsa bunu anlamis olacak ki, kendisine tesekkur etti. Simdi Huseyin nereye gidecek? Asla 3 mac ust uste 90 dakika oynayamayacagi siradanligin otesindeki herhangi bir takima...
Ortacagi geride birakacagiz biz de. Yasasin yeni cag...
Takımın açıklanan kamp kadrosunda Hüseyin Çimşir ve Ferhat Çökmüş yok. Gidiyorlar.
Bhut_Jolokia demiş ki:
Dünya Kupası play off maçında topu gerizekalıca diken Hüseyin'di sanırsam ardından son dakikalarda gol yemiş elenmiştik. O günden beri ayar olduğum adamlardan biri Hüseyin.
O maçta topu gerizekalıca diken ve beni de ayar eden adam Tolga Seyhan'dı. Ama Hüseyin'e "ayar olmak" için bundan başka 800 sebep bulunabilir bu konuda hemfikirim.
@AİAS
Düzeltme için teşekkürler
Hüseyin iyi çoçuktur, gitmeyin üstüne :)
İnsan ,desteklediği bir takım'ın topçusunu hiç bu kadar kötü yönlerini ele alarak eleştirir mi?
Eğer bu topçu , hakkında iyi konuşulabilecek tek bir beceriye dahi sahip değilse ,evet.
Güzel bir yazı omuş , ellerinize sağlık.
Ş Hüseyin hakkında yıllar boyunca o kadar çok şey yazdım, küçük bir azınlıktan o kadar hazımsız tepkiler aldım ki yukarıda yapılan tespitler benim yapmış olduğum yüzlerce kritiğin güzel bir özeti gibi geldi gözüme..
O sebeple bu yorumların üzerine uzun uzadıya yorum yapmak yerine Hüseyin' in kabaca özelliklerini maddeler halinde kısaca geçmek istedim..
* Ne sağ ne de sol ayağıyla şut çekemez
* Ara pası veremez
* Özellikle hücumda asla kafa topu alamaz
* Senede en azından ortalama bir gol ya da asist dahi yapamaz
* Kariyeri boyunca tespit edilmiştir ki, batırdığı onca maça karşın hiçbir maçı olumlu yönde çeviremez
* Rakibe önde basamaz, ısıramaz
* Arkasından kovaladığı hiçbir rakibi yakalayamaz
* Herhangi bir maçta kanatlardan bir kez olsun bindirme yapamaz
* Birebirde top kapamaz, faulsüz top kazanamaz
* Bir kaptan olarak hiçbir maçta takımını ateşleyemez
* Rakip kalecinin kullandığı kaleci vuruşları haricinde hiçbir hava topunu alamaz
* Diagonal paslar ile oyunu kanatlara açamaz
* Bowling topu yuvarlar gibi 2 metrelik kısa paslar haricinde uzun top oynayamaz
* Çalım atamaz, dripling yapamaz, adam eksiltemez
Ne acıdır ki şu özelliklerin hiçbir tanesine sahip olmayan yetrsizlikte bir adam TS gibi büyük bir camianın futbol takımında senelerdir sırf kafa kağıdının hatırına binaen tavan ücretler karşılığında forma giydi..
Bu seneki en büyük transferimiz bu büyük kamburdan kurtulmak olacaktır..
Birkaç sözümona Hüseyin destekçisi kişi"lick"lerin özellikle sanal platformlarda pervasızca zırvaladıkları "Daha iyisi gelene kadar en iyisi o" yutturmacasına karşılık "Daha kötüsünü görene kadar en kötüsü buydu" demek gerek sanırım:)
Nihayet bu sene Hüseyinsiz bir TS görebilmek umuduyla, hayırlısı olsun bakalım..
Hüseyin konusunda Great White ve Engin gibi görüşlerine çok önem verdiğim, aklı selim taraftarların bu söylemleri beni her zaman cesaretlendirmiştir. Hüseyin destekçisi KişiLick tespiti ise olayı bitirmiştir. Harika :)))
Abi bu arada Takımı ateşleyebilseydi şu anda Real Madrid'i ateşliyor olurdu değil mi :))
Hakkını yemeyelim; arasıra takımı ateşlediği de olmuyor değildi hani..
"Kundaklama" da bir nevi "ateşleme" yöntemi olarak değerlendirilebilir;)
Yorum Gönder