Raporların sayısı arttıkça sürprizlerin büyüklüğü de artıyor maşallah.Halbuki turnuva başlarken fazla sürpriz olmayacagını ve özel yazılara gerek duymayacağımı düşünüyordum.Ama maşallah önce Mısır sonra Abd öyle bombalar patlattılar ki rapor serisini bozmamak için kendimi zor tuttum.Allahtan artık iki maç kaldı,rapor 5 fazla risk altında değil.Olur da Abd bir bomba daha patlatırsa doya doya yazıcam şuraya...Hemen ABD'nin futbolda özgürlüğünü kanıtladığı maça geçelim.Yıllardır ne kadar başarılı olsalar da gözardı ediliyorlardı ama artık rüştünü kanıtladı ABD.Hem de öyle bir kanıtladı ki finali kaybetseler bile dünya futbol tarihinin en çok hatırlanan 2.cileri olacaklar.Bob Bradley'in takımı dünya futbol tarihine adlarını kocaman kocaman yazdırırken Del Bosque Aragones kadar olamadı.Maç için herkes uzun uzun yazılar yazdı,bu rapor zımbırtısına ben biraz geç kaldım.O yüzden maçı bölüm bölüm anlatmaya gerek yok.Sahada Mısır mucizesinin de etkisiyle 3'er kişilik oynayan bir ABD vardı herkesin gördüğü gibi.İspanya'nınsa maçı kaybetmesinin sebebi daha maçın başında gözüme çarpmıştı.Villa yanılmıyorsam Riera'dan gelen topu kontrol edemedi ve ABD kontratağa kalktı.İspanyollar özgüven olayını abartıp işi kibirliliğe vurmuştu.ABD bütün takım kontraya koşarken geriye ilk koşması gereken Xavi Villa'yla dalaşmayı seçmişti.Bu sahne maçın ilk yarısı boyunca bir kaç kez yaşandı.Zaten ilk yarı bu rahatlıklarının cezasını da yedikleri golle çektiler.
İlk yarıdaki rahatlıklarını görüp ikinci yarıda İspanya'nın bu maçı çevirebileceğini iddia etmek zordu.ABD müthiş bir hırsla sahadaydı.Sahadaki 11 Amerikalı da ölümüne oynadı maçı.Turnuvanın başından beri adını ağzımdan düşürmediğim Altidore o heybetli fiziğinin de yardımıyla Pique'den çok güzel kurtuldu,kötü vuruşuna rağmen topun ağlara gitmesiyse şansıydı.Altidore'un Villareal'de gözden düştüğünü tekrar hatırlatmak lazım.ABD'de bütün oyuncular dikkat çekti ama Onyewu,Bradley ve Dempsey kariyerlerini bu maçla bir basamak daha yukarı çıkardılar.Onyewu içten oyunuyla defansif takımlar için bulunmaz bir kumaş olduğunu bir daha gösterdi.Ama FB'nin ve Sivas'ın gündemindeki Onyewu'nun kazma stoper sınıfında olduğunu ve takım olarak hücuma çıkıldığında kademe sıkıntısı yaşadığını söylemek lazım. Delikanlı lakaplı Onyewu'nun Poltrona Bilica'yla ilginç bir ikili olacağıysa kesin.Lakapları ne kadar müthiş bir ikili olacaklarını söylese de Fb'nin bu iki oyuncuyla tandem oynamaya kalkması bence yanlış tercih olur.ABD'de ilk İtalya maçında bence haksız bir şekilde atılan Clark da çok dikkatimi çekti.Bu aralar bana bir çok oyuncu Aurelio'yu hatırlatıyor ne hikmetse.Clark da onlardan biri.Onun kadar teknik değil ama en az onun kadar futbol iştahı olan mücadeleci bir isim.Topu ayağına alır almaz hücumu düşünmesi de ekstarası.Zaten İspanya'yı kilitlemeyi başaran Irak'la ABD arasındaki en büyük fark da buydu.Tabi bir de Howard var.Sir'ün kariyerindeki en büyük hatalardan biri Howard.Forlan ve Howard gibi dünya çapında iki yıldızın Manu'da nasıl harcanmış olduğunu anlamak zor.En azından Howard'ın yıllarla olgunlaşıp çok iyi bir kaleci olacağını tahmin etmeliydi koca sir.İspanya köşesindeyse benim gözümde bu mağlubiyetin tek sorumlusu Del Bosque'dir.Silva'yı niye kullanmadığını hala anlayamıyorum.İspanya'nın oynadığı o etkileyici futbolun en kritik noktasını mahvetmekte kanat oyuncularıyla oynayarak.İspanya'nın taktiğinin kritik noktası bence bütün sahayı kontrol edebilen iki bekle oynayabilmesiydi.Sağda Ramos'un önünde oynayan Fabregas ve Santi onun önünü açabiliyor içeriye kaçıp. Ama Mata ve Riera bunu yapamıyorlar.İkisininde etkinlikleri sıfıra iniyor orta sahaya kaydıklarında.Zaten Riera'nın kanatta oynamasının da Türkiye maçında attığı golü saymazsak bir işe yaradığı yok.Bu tezimi desteklemek için size söyle bir soru sorabilirim.Capdevilla'nın 2-0 dan sonraki bölüm dışında kaç kez hücuma katılabildiğini gördünüz?Katılabilmek diyorum özellikle,önü tıkalı çünkü.Bu sıkıntının benzerini Trabzonspor'da Serkan ve Yattara yaşıyordu.Serkan çizgiden çok bindirdiğinden Yattara içten çizgiye doğru attığı çalım ve deparları atamıyordu.Capdevilla'nın olayı da buna benzer.Tabi bütün suçu Riera'ya atmamak lazım.Villa ve Torres'in etkisiz futbolu,Xabi ve Fabregas'ın o kuvvetli prese karşı Xavi'ye yeterince yaklaşıp,eşlik edememeleri bitirdi İspanya'yı.Buna rağmen kalede Howard değil Aston Villa'lı Guzan olsa maçı kazanabilirdi İspanya.Kıyasıya eleştirirken bile hakkını vermek lazım İspanyolların.2-0'dan sonra bile normal bir takıma normal bir kaleciye 3-5 atabilirlerdi.
İspanya maçının analizini yaptıktan sonra o maçtan aşırı etkilenen diğer yarı final maçına geçelim.Ömer Üründül'ün şanslı haftasıydı zaten.Ne dediyse çıktı.Güney Afrika ABD'nin gazına gelmişti.ABD gibi maça önde basarak,defansı ileride kurarak başladılar.Brezilya berbat gününde olmasaydı 5 yerlerdi.Khune'nin de 3 yememelerini sağladığını söylemek lazım.Afrika her ne kadar çok koşsa,mücadele etsede eksik birşeyleri var.Kadro kaliteleri de fena değil ama takımın çok büyük çoğunluğunun kendi liginde oynaması ve tecrübesiz olması onları etkiliyor.Gaxa,Masilela,Parker,Tshabalala,Mhlongo baya iyi oyuncular.Onlara liderlik etmesi beklenen Pienaar'aysa Afrika'ya geri dönüş pek yaramamış.Pienaar'ın orta sahadaki partneri Modise çok bencil.Biraz basit ve akılcı oynasa o attığı saçma şutlardan biri gole dönüşebilirdi.Son olarak geri düştükten sonra önüne geleni oyuna alan Afrika td'si Santana'nın hareketli ama fazla bonkör Mashego'yu hiç denememesi şaşırtıcıydı.Umut Bulut tarzı forvetlerden olan Mashego çok çalışkan,sürekli koşular yapan ama bitirici vuruşları kötü bir isim.Son dakikalarda bile ona şans vermemesi ondan bıktığını gösterdi.G.Afrika'nın dünya kupasında gruplardan çıkabilmesi için acil olarak kalıplı bir forvet ve Pienaar'ın yanına basit ve doğru oynayan bir orta saha bulmalı.
Brezilya adınaysa günün şanslısı Ömer Üründül'dü.Her maç olduğu gibi beni delirtti kendisi. Daniel Alves aşkı bitmek bilmedi.Maicon'un sol bek oynamasını önerip Daniel Alves'i sol beke çeken Dunga'yı nasıl bu kadar eleştirebildi bilmiyorum.Dunga'nın eleştirilecek çok yönü var evet ama bunlardan biri Maicon'un değil Alves'in sol bek oynaması olmamalı.Ki bence zaten işi gücü hücum etmek olan bir Daniel Alves'i Güney Afrika'nın en tehlikeli oyuncusu Tshabalala'nın karşısına koymak hata olurdu.Masilela ve Tshabalala'nın bindirmeleriyle Daniel Alves'in bırakacağı boşluklarda çok şey yapabileceğini düşünüyorum.Dunga'nın berbat bir maç çıkaran Ramirez'in yerine başka birini denememesiyse hataydı.Ramirez'in maç boyunca ezdiği toplardan dağ olur zira.Tabi ne olursa olsun berbat günündeki bir Brezilya bile Kaka önderliğinde,açık oynayan bir Afrika'ya karşı çok daha önce öne geçmeliydi.İşi Alves'in güzel golündeki büyük kaleci hatasına bırakmalılardı.Bu arada not düşmeden edemem benim hayatımda gördüğüm en kötü barajlardan biriydi.Alves sadece düzgün bir vuruş yaptı.Verdiği falsonun hakkını vermeliyim ama baraj öyle kurulmasa o kadar kolay bir vuruş olmazdı.Brezilya cephesinde Andre Santos'a yine ayrı bir başlık açmak istiyorum.Bana dünyada sol bek oyuncusu olarak en güven veren isimlerden biri Hakan Balta'dır.Defansif olarak eksiksiz oynar.Kademe hatası yapmaz,basit top kayıpları yoktur ya da Sabri,Daniel Alves gibi alır başını gitmez.Fiziği de bir stoper kadar sağlamdır.İşte bu özelliklerin hepsini Andre Santos içinde sayarım.Bu kadar güvenilir bir oyuncu olmasına rağmen hücuma nasıl bu kadar etkili katıldığınıysa açıklamakta zorlanıyorum.Bu maçta Gaxa'ya karşı zorlandı kabul ediyorum,çok kötü günündeydi ama bundan daha kötü bir günü olacağını sanmıyorum!..Final maçı hakkında maçın kaderini değiştirecek yorumumu yapmadan öncede önemli bir konuya değinmek istiyorum.Blogu düzenli takip edenler aşırı yalan ve hatalı haber yapan medya kuruluşlarıyla ne kadar uğraştığımı bilirler.Bu maçı bir kafede seyretmek zorunda kaldığımdan birşey çekti dikkatimi.Hangi gazete bilmiyorum ama bir güzide kuruluş Ramirez'in Fenerbahçe'ye geldiğini yazmış.Muhtemelen haberin kaynağı Brezilya'da aylar önce yapılmış bir haberdir.Evet zamanında Ramirez'le ilgilendiği iddia edildi Fener'in ama onun üzerinden ne sular aktı.Ramirez 7.5 milyona Benfica'lı oldu.Bilmeyenlere hatırlatma.Bu yalan haber yapan gazetelere mahkum olan halkımızaysa allahtan sabır diliyorum valla.İşimiz zor,vallahi çok zor...
Son olarak finalin kaderini değiştirecek tahminime gelelim.Ben Afrika karşısındaki Brezilya'nın gazman ABD karşısında işinin çok zor olduğunu düşünüyorum ama...Ama ABD Bradley'siz ne kadar o eski ABD olur ve Brezilya'da iki maç üst üste bu kadar oynar mı ?Bence oynamaz.Zaten ben işleri zor dediysem çıkar beş atarlar.Son olarak daha önce söylemiştim,berbat oynayıp atılmıştı.Bir daha söylüyorum benim hatrım için Sacha Kljestan'a dikkat...
Tanjue
.
4 Yorum:
Vallahi güzel oldu bu sefer içime sindi:D İlk yorumda benden olsun kendi yazıma:)
maç yorumlarına sonuna kadar katılıyorum ozelliklede omer urundul konusuna. bir yorumcunun isini dogru yapip yapmadiginin olcusu nediracaba? dogru cikan tahminleri mi? konusmasindaki akicilik? tespitlerinin basari orani mi? eger bunlarsa sayin urundul bunlarin hicbirinden sinifi gecemiyor. oyleyse olcut nedir?
ABD her ne kadar iyi oynasada Brezilya finalde işi bitirir diyorum.
ABD, kesin uydudan yönetmiştir topu :)
Yorum Gönder