Kupa boyunca raporlar halinde izlediğim maçlar ve gözümüze çarpan oyuncularla ilgili birşeyler karalamaya çalıştım.Rapor 1'i yazarken de 4'ü yazarken de finalde İspanya ve Brezilya'nın oynayacağına emindim.Bir ihtimal benim takımım olarak niteleyebileceğim Mısır'ın sürpriz yapabileceğini düşünüyordum ama Amerika'lıların futbolun inceliklerini de öğrendiğini farkedememişim.Tabi futbolu öğrenmelerinden fazlası vardı onların finale geliş öykülerinde,en önemlisi de asla gerçek bir millet olamayan Amerikalıların sahada verdiği o müthiş mücadeleydi. Öyle ki finalde Donovan 2. golü attığında yerinden zıplayıp bağırmamı bile sağladılar.Hele ki bir sivri zekalıya uyup alt oynadığım bir maçta...Final maçı için herkesin favorisi Brezilya'ydı ama ben bir önceki yazımın sonunda da yazmıştım sahada izlediğim 11 Amerikalının yüreği dünya üzerindeki her takımı yenebilecek düzeyde.Zaten İspanya maçında son dakikalarda ABD'nin lider oyuncusu Bradley hakem hatasıyla atılmasa hepimiz Amerika'nın gerçekleştirdiği mucizeden bahsediyor olacaktık.Aslında Bradley'in yokluğunda babası Bob Bradley 2. golden önce orta sahaya bir adam çekmeyi akıl etse bugün ülkelerine kupayla dönüyor olabilirlerdi.Tabi Bob hata yaptı da Dunga'nın eli boş mu durdu?Tabi ki hayır. Maradona ve Dunga abilerimiz futbolculuklarındaki o şaşalı isimlerinin kaymaklarını yemeye alıştıklarından sahadaki oyunla pek ilgilenmiyorlar.Amerika 2-0 öne geçmiş,Robinho efendi aldığını kaptırıyor,ABD alanı iyice daraltmaya başlamış,Melo dışındaki iki orta sahandan Ramires dökülüyor,Gilberto'nunsa hücum gücü malumunuz sen neyi bekliyorsun peki be adam?Allahtan şanslısın da titremeye başladı Amerikalılar.Kendi kendilerine kontraları yediler, arada iyi geldiler onda da Lucio son saniyelerde kesti topu.Yenilseniz Ömer Üründül inecek tokatlayacaktı seni zaten.Lan o Daniel Alves sol bek oynar mı? Adam Ömer Üründül'ün en beğendiği sağ bek dünyada,sen ondan iyi mi bileceksin?
Neyse maça dönelim,bir insan aynı anda hem Dunga'dan hem de Ömer Üründül'den nefret ederse böyle fıttırıyor arada.Maçın başında aslında ABD o İspanya maçındaki izlenimi vermemişti bana.Brezilya daha aktifti.Ta ki Spector ve Dempsey'in şapkadan çıkardıkları tavşana kadar.Spector ne kadar iyi bir bek olsa da öyle hücumda çok aktif olan bir bek değildir. Zaten ortayı çizgiye uzak bir yerden yaptı,Dempsey'de hayal ettiği ve kendisinden beklenen vuruşu yapamadı.Ama nasıl ki İspanya maçında Altidore'un kötü vuruşu gol olduysa dün de futbol melekleri ABD'nin omzundaydı.Dempsey'in vuruşu daha doğrusu vuramayışı topu tıngır mıngır ters köşeden ağlara yolladı.O an Brezilya'lı futbolcuların yüzünde korkuyu görmek mümkündü. Zaten ilk yarının son bölümüne kadar oyuna ağırlık koyamamaları da o akıllarındaki soru işaretlerinden kaynaklanıyordu. Zira Micheal Bradley'siz ABD'nin ortasahasında Ömer Üründül'ün çok övdüğü Feilhaber bence kötü oynadı.Clark ne kadar yırtınsa da orda büyük bir boşluk vardı ama Gilberto ve Ramires orayı kullanamadı,Melo'nun çırpınışlarıda çok etkisiz oynayan Robinho ve Kaka'nın ayağında eridi.ABD o şok ortamında müthiş bir kontraatak organizasyonuyla ikiyi bulmayı başardı.Golde tecrübeli Donovan'ın Ramires'i bakkala gönderişi çok etkileyiciydi.2-0'dan sonra o kontraatak organizasyonunun yarısını bile yapabilseler bu maçta 3. golü de bulurlardı.İlk yarının son 10 dakikasında Brezilya yavaştan geliyorum dese de iyi yırttı ABD.Bitiş düdüğünden sonra soyunma odasına giden Brezilyalıların(Lucio hariç) gözünde İspanyolların maç sonu ifadesini görmek mümkündü. Amerikalılarsa artık evlerine gururla döneceklerini hissediyorlardı.
Ömer Üründül heyecan dolu bir ilk yarıya hazır olduğunu söylerken biz çoktan ateşli bir ikinci yarıya hazır olmuştuk.İkinci yarının daha başında hiç pozisyon yokken Fabiano'nun attığı o şık gol olmasa maç hayatta dönmezdi.Topun da bu pozisyonda gol olası vardı.Maç boyunca dönüşümlü olarak aksayan ABD stoperlerinden Jay De Merit'in bacak arasından geçen top Howard'a yapacak birşey bırakmadı.Bu golden sonra Brezilya rakip yarı alana yığıldı.Hırs küpü Lucio fm diliyle dc'den forvete oklu bir oyuncu haline dönüştü.70'e dogru Brezilya hala golü bulamamış ve artık pil bitmeye başlamıştı.Ama bu sırada maç boyunca hamle zamanlaması sıkıntısı yaşayan Jay De Merit'den sonra Onyewu ve Bocanegra büyük kademe hataları yapmaya başladı.Onyewu'nun sol beki kapatıcam diye verdiği boşluklardan bulunan poziyonları Fabiano kullanamadı.Tabi bu sırada yan hakemin vermediği ya da Howard'ın çevikliğiyle hakemi kandırdığı bir Brezilya golü var.Ben tam Brezilya'nın artık şarjı biter bir de kontradan yerler diye düşünürken Kaka niye 65 milyon Euro'luk bir futbolcu olduğunu gösterdi ve mühtiş getirdi topu, o uzun bacaklı Onyewu bu kez yetişemedi.Top inatla içeri girmese de Fabiano daha inatçıydı. 74'de 2-2 olduktan sonra Amerikalıların tek şansı penaltılar gibi gözüküyordu.Her ne kadar Avrupa'da oynayan deneyimli oyunculardan oluşsalar da bu seviyede böyle bir şoku atlatmaları mümkün değildi.Öyle de oldu.Hep şom ağızlı olduğumdan bahsediyorum burda ama bu kez sıra babamdaydı.Bu Elano çok güzel falso veriyor toplara dedi ve Elano adrese teslim bir orta yaptı.Defans mı forvet mi olduğu belli olmayan ama her iki işi de üst düzeyde yapan Lucio o gözlerindeki alevin semeresini aldı.Normal şartlar altında Brezilya futbol tarihinde sıradan bir başarı olarak kalacak bu kupa,ABD'nin okunmuş bir takım olması ve maçın 2-0 dan çevrilmesiyle efsanevi bir başarı haline geldi...
Her ne kadar kupa Brezilya'nın elinde yükselse de oynadıkları futbolu görüp İspanya'ya rakip olacaklarını söylemek güç.Yine ABD'nin de başarısıyla futbolda rüştünü ispat ettiği kesin. Bu oyuncuların gelecek seneki dünya kupasında neler yapacaklarını izlemek de heyecan verici olacak.Tabi turnuvadaki Mısır ve Güney Afrika'nın da bu sezonki oyunlarının üstüne koydukları takdirde gelecek Dünya Kupası'nda sürpriz yapmaları mümkün tabi önce Mısır'ın Güney Afrika'ya tekrar gelebilmesi lazım.Turnuvanın diğer ekiplerinden Irak ve Yeni Zelanda muhtemelen seneye Afrika'da olamayacaklar.İtalya'ysa bu bir sene içinde bir çok şeyi değiştimeli tabi bu değişimi gerçekleştirebilecek biri değil Lippi.Kurt hoca şimdiden önümüzdeki dünya kupasında futbolcuların potansiyellerini aşması için dua etmeye başlayabilir.Ya da hemen Juventus teknik direktörüyle kontağa geçip bütün sezon Del Piero ve Giovinco'nun oynatılmasını rica etmeli.Bir üçüncü alternatifde pek sevmediği bir oyuncu tercihi Totti.Bu tarz üstün yetenekli, lider özellikli ve duran topları kullanmayı beceren birine çok ihtiyacı var.Yine defans hattını gençleştirip,geriyi sağlam tutması şart.Seneye de Zambrotta, Cannavaro, Chiellini'yle gelecekse hiç zahmet etmesin bence.Turnuva biterken bu turnuvaya kadar dikkat çekmeyen ama gelecek sezon farklı arenalarda karşımıza çıkabilecek ve onu izlerken gözümü 4 açmamız gereken isimlerde var.Bunlardan ikisi Irak'dak Muhammed Kassid ve Nashat Akram.Kaptan Nahsat Twente'ye gidecek sanırım. Kassid'se iyi yerlere gelebilecek bir kaleci ama acilen kıta değişikliğine gitmeli.Güney Afrika milli takımında da kıta değiştirmesi halinde karşımıza sıkça çıkabilecek isimler vardı.Bunlardan en önemlisi sağ bek Gaxa.Aşağı yukarı her takımımızın sağ bek sıkıntı yaşadığı şu dönemde gözden kaçırılmamalı.Yine forvet Parker,sol açık Yattara kıvamında yetenekleriyle Tshabalala,ön libero Mhlongo,kalecileri Khune ve İsrail'de futbol hayatını sürdüren Masilela şuan futbol oynadıkları seviyenin daha yukarısına layık oyuncular.Mısır milli takımında da bu tarz birçok oyuncu var. Ama onları Avrupa'ya getirmenin ne kadar zor olduğunu anlatmaya gerek yok.Yine de kalecileri El Hadary,adamım turnuvanın asist kralı Aboutrika,Ahmet Said,bizim buralara uğrayan Sayed Moawad dikkat çeken ve Avrupa'da rahatlıkla oynayabilecek kapasiteye sahip oyuncular.Amerikalı oyuncuların çoğu Avrupa'da oynasada sağ bek Spector,Onyewu,Altidore,artık yıldız statüsündeki Dempsey,Bradley ve Howard üçlüsü ve mücadeleci orta saha oyuncuları Clark çok dikkat çeken oyuncular.Brezilya'da da bir Andres Santos var ki allah Barcelona'dan korusun onu.Onu da alırlarsa eksik bölgeleri kalmaz çünkü!
İşte final başta olmak üzere Konfederasyon kupasının mini bir değerlendirmesi.Liglerin olmadığı bu dönemde yaklaşık 2 haftalık güzel bir futbol ziyafeti oldu bu bize.Müthiş sürprizlerin yaşandığı turnuvada çok güzel maçlar ve yeni yetenekler izleme fırsatı bulduk.Turnuvanın sonuna doğru alıştığımız vuvuzela denilen meret de olmasa çok daha güzel olabilirdi herşey.Yine de 16 maçta 44 gol izledikten sonra Konfederasyon kupasının daha da tartışılacağını sanmam.Tabi bu turnuva boyunca 5 rapor yazmışız.Yaklaşık 8-10 sayfaya denk gelir herhalde.Bakalım şimdi nasıl dayanacağız futbolsuz günlere,haftalara?Turnuvanın ödülleriyse şöyle;
- Altın Top - Kaka
- Altın Ayakkabı - Luis Fabiano 5 gol
- Altın Eldiven - Tim Howard
- Final Maçının oyuncusu - Kaka (İlginç seçim)
- Fair Play ödülü - Brezilya
- Asist Kralı - Aboutrika,Maicon,Capdevilla (3)
***İspanya maçını izleyemediğim için maç hakkında birşeyler yazamadım.Guiza'nın attığı o mükemmel golüyse canlı izlemeyi çok isterdim.Bu maç ve kapağı Valencia'ma atma çabasındaki Guiza'nın performansıyla ilgili iki kelam ederseniz sevinirim.Bu arada o müthiş golü turnuvanın golü oylamasına almamışlar rezalet!
***Bir de final maçı öncesi futbol şehidi olarak değerlendirebileceğimiz Marc-Vivien Foe'nin oğlunun konuşmasını yakalayamadım.Bu konuşmayla ilgili bir link verebilecek ya da konuşmayı kısaca anlatabilecek biri varsa mutlu olurum. Şimdiden teşekkürler...
Tanjue
.
Tanjue
.




Oğulcan Said,
Ah Guiza ah :) Oyuna girdiğinde oturduğum yerden gol atmaz diye ümit ediyordum Fenerbahçeli olmama rağmen. G. Afrika o gün almalıydı üçünlüğü.
Bu arada Guiza'nın ikinci golünü almamışlar diye rezalet diyorsan bence o bilinçli atılmadı :)
Posted on 29 Haziran 2009 22:57
CezaSahası Said,
Bu adam ilginç bi karekter, nerde boşluk görüyor, oraya doğru topu kaldırıyor tabi bu onun ikinci golü bilinçli attığını göstermiyor :)
Posted on 29 Haziran 2009 23:01