10 Tem 2009

61 Numaralı Adam

Alakasız zamanlarda sütunlarda ismini görmekten, olur olmaz yöneticilerin saçma sapan açıklamalarında ismini işitmeten, gitmek istiyor, bilerek oynamıyor, takımı sabote ediyor diye çemkirip duran ruhsuzların ismini diline dolamasından öyle rahatsızdım ki. Özellikle yönetim kanadında canı sıkılan zevat son dönemlerde onun ismini diline pelesenk etmişti. Yattara bu ve bundan sonra ortaya çıkabilecek tüm saçma ve alakasız açıklamalara gereken cevabı verdi. Trabzonspor'da forma numaraları belli oldu ve Yattara 61 numarayı tercih etti. Yönetime "ben gitmek istemiyorum", basına da "kolpasınız lan siz, rahat bırakın artık beni" demenin bundan estetik bir yolu varsa söyleyin.
Diğer Numaralar şöyle:

1- TONY MARİO SYLVA
2- GÖKSU ALHAS
3- HRVOJE CALE
4- RİGOBERT SONG
5- ENGİN BAYTAR
6- CEYHUN GÜLSELAM
7- ZAFER YELEN
8- SELÇUK İNAN
9- GÖKHAN ÜNAL
10- UMUT BULUT
11- BARIŞ MEMİŞ
15- FERHAT ÖZTORUN
16- EGEMEN KORKMAZ
18- TAYFUN CORA
20- GUSTAVO COLMAN
22- EREN GÖRÜR
23- REMZİ GİRAY KAÇAR
25- ALAN CARLOS GOMES DA COSTA
26- MUSTAFA YUMLU
28- RAZUNDA TJİKUZU
29- TOLGA ZENGİN
30- SERKAN BALCI
35- ONUR RECEP KIVRAK
61- İBRAHİMA YATTARA

8 Yorum:

MuYu dedi ki...

yattara 61'i gitmek istemiyorum demek icin mi almistir yoksa taraftara oynamak icin mi almistir orasi muamma. ama bana kalirsa bunca sene sadece taraftardan olan kredisini turlu seferde harcamanin verdigi bir savunma araci 61'i tercih etmesi. taraftarin gozunde gecen sene dustugu rezil durumdan kurtulmak icin acaba 61 numara yetecek mi cok merak ediyorum? koca sezonu ister kabul edin ister etmeyin sakatim ayagina istedigi veya istemedigi transfer olmadi diye oynamayarak -hatta ustune basa basa bile bile oynamayarak- gecirmek benim kitabimda profesyonellikten zerre kadar payina duseni almamaktir. zaten mevzu yattara olunca karisina yaptiklari ile insanliktan pay alip almadigi sorusu da akillara geliyor ama konu bu degil. huseyin mevzusunda adem, o olmasaydi sampiyonluk kutlamalarimiz suruyor olacak demisti. oysa yattara gecen sezonu kendi standardinin yarisina bile oynasaydi veya yerinde serkanla devam etmis olsaydik bile o sampiyonluk kutlamalari suruyor olurdu. surmesi bi yana yattara simdi o gozune girmeye calistigi taraftar tarafindan sirt ustunde tasinir, belki uzun sokak girisine heykeli dikilirdi. peki simdi ne oldu? belki ilk kez taraftarin bir bolumu yattara'nin takima verdigi zarari nihayet anlamaya ve gitmesinde bir mazur olmayacagini gormeye basladi. ruhsuzluk buysa durmak yok ruhsuzluga devam diyorum! kici kirik yetenek zengini, profesyonellik fakiri topculara katlanmaya ise son demenin zamani geldi geciyor!

Great White dedi ki...

Yönetim' in Yattara ile ilgili yaklaşımları, borçlarından kurtulmak için öncelikle evindeki en değerli eşyaları paraya çevirip diğer değersiz eşyalar ile hayat standardını düşürerek de olsa hayatta kalmayı sağlayacak şekilde kıt kanaat geçinebilme sevdasını çağrıştırıyor açıkçası..

Bunun başkaca bir izahını bulabilmek hakikaten imkansız..

Hadi Yönetim' in ticari ya da parasal kaygılar ile bu şekilde küçük düşündüğünü farzedelim..

Peki ya Yattara' nın satılması ihtimali karşısında adeta fok balıkları gibi bilinçsizce el çırparak destek veren bir kısım sözümona taraftara ne demeli?

Değse birşeyler diyeceğim ama şimdilik kalsın:)

MuYu dedi ki...

yonetim yattara'yi para kazanmak icin satiyor olabilir. ama herkes olaya para uzerinden bakmiyor ne yazik ki.

yattara en kritik maclarda bu takima ne vermistir?
- mesela avrupa kupalarinda kirmizi kart gormek disinda
- mesela bir baska oyuncuya alinan arabadan kapris yapabilmek kadar ucuz bir adam olmak disinda
- mesela kamplara gec katilabilecek kadar profesyonellikten nasibini alamamis olmak disinda
- mesela koca bir sezonu sakatim ayagina yatarak gecirip, dondugunde en kritik anda takima katki yapamamak disinda...

para icin satilmasi yanlis olabilir. bunu kimse savunmaz. ama youtube'da yattara kliplerini izleyip vay amina koyim ne topcu bu yattara topragim mantiginda taraftarlik esas sozum ona taraftarliktir.

yattara'nin bu takimin elinden somut olarak bu kadar aldigi varken, bu takima somut olarak ne verdigini bana biri izah edebilir mi? siftamiz sozum ona taraftar veya ruhsuz kalsin yeter ki, is ahlaki noksani topcu fetisi degiliz cok sukur.

bu arada 61'e takilanlara yegane sozum kendi takiminin yenilmesi uzerine bahis oynamis gokdeniz'in giydigi forma da 61'dir demek olacak...

Great White dedi ki...

Yahu artık bırakın bu içi tamamen boş klişe argümanlar üzerinden Yattara düşmanlığı yapmayı:)

Hadi kalkıp "Geçen sene takıma kendisinden beklenen katkıyı asla sağlayamadı" şeklinde son derece spesifik bir yorum yapsanız aklı başında kimsenin itiraz edeceği yok..

Ama kalkıp da "Hangi büyük maçta iyi oynamış" derseniz adama gülerler yahu:))

O sözünü ettiğin Youtube' daki şovlarının tamamına yakınını İstanbulluspor takımlarına karşı yapmış zaten..

Jeep olayından bel altına girmek ise son derece trajikomik:D

Adamın herkesin önünde Sadri Başkan' a yapmış olduğu harika espriyi dahi hala dilinize dolamş gidiyorsunuz..

Antrenmanlara geç geldiğinde acımasızca eleştirdiğiniz adam geçen sene kampa erken katıldığında bir yerlerine madakya mı taktınız? Hem bu sene de gününde geldi eleman. Eeee daha ne?

"Sakatım ayağına" gelince..

Halı saha zemininde bileği ekran başında dönen bir futbolcu için BJK maçında bilerek oynamadığını iddia eden zevzek bünyelerin, daha sonrasında adamın haftalarca sakat kalması karşısında düştükleri utancı hala aklımda..

Böylesi iddialar ispat ister. İspatı olmayan ithamların sahipleri ise müfteri olmaktan öteye gidemezler ne yazık ki..

Sakat olduğu maçlarda oynamadığı zaman hain ilan ettiğiniz adamın, salt teknik direktör saplantıları yüzünden yedek kaldığı maçlarda oynatılmaması durumunu hangi mantıklı argümanlar ile açıklanacağının da cevabı yok hala:)

Ben bu Yattara' nın Hasan Üçüncü' nün yedeği olarak geçirdiği sezonlarda bile asist kralı olduğu günleri hatırlıyorum hala yahu..

Kısacası, bırakın bu işleri;)

MuYu dedi ki...

buyuk mac taniminiz hicbir iddamiz olmayan sezonlarda veya maclarda kafasina eserse oynnamasi ise eyvallah. ama yattara bu takimda yer aldigindan beri hatirladigim en kritik macimizda kirmizi kart gordu. en kritik sezonumuzunda gecen sene oldugu sanirim gayet asikar. bu sezonda onu nasil hatirlayacaginizin yorumunu da spesifik olarak yapmaniz icin size birakiyorum. ama benim yapacagim en basitinden yorum, cocuklarinin fransizca okulda okumasi icin gitmek istemesi ile basladigi sezonun sonunda takima yaptigi katki(!) herseyi ortaya koyuyor herhalde...

Adsız dedi ki...

Barış Memiş'e ayıp etmişler.

CezaSahası dedi ki...

Kendisi Barış Memiş'le konuşup bizzat istemiş bu numarayı.

Lig TV'ye yaptığı açıklamadan: 61 numara çok önemli numara, onun her zaman sahada olması lazım, onu giyenin çok şey vermesi lazım...

Adsız dedi ki...

Takdir edersiniz ki, bir ebeveynin kendi çocuklarının eğitimleri ile ilgilenmesi kadar doğal bir şey olamaz. Yazılı basında yer aldığı kadarı ile yabancı oyuncuların çocuklarının eğitim sorunları ile çıkan haberleri de okuduğunuzu varsayıyoruz tabii ki.

Buyük maçın tanımına anlam yükleyenlerin unuttukları yada akla getirmek istemedikleri şu durum var. Futbol müsabakaları üç neticeli bir oyundur. Büyük maç diye adlandırılan müsabakalarla ile diğer müsabakalar arasında hiç bir fark yoktur. ( puansal olarak )
Son dönemlerde ise büyük maç kazanılarak şampiyon olmak söylemleri ise anlamak mümkün değil. Büyük maç kazanmadan şampiyon olunursa, neden büyük maç kazanmadan şampiyon oldunuz diyecekseniz o başka.

Ayrıca, bir futbol takımında tüm beklentiler bir futbolcuya bağlı ise, O futbolcunun takıma katkısının diğer futbolcuların çoğunluğuna oranla fazla ise, daha fazla yazılacak bir şey sanırım.

Unutmadan bahsedilen futbolcu ile Trabzonspor'a yeni nesil taraftar kazanmada bir araç ise. 25 yıldır şampiyonluğu olmayan bir takımda, Yeni nesil taraftarların, kadroyu söylerken ilk bahsettiği isim Yattara ise.

Seni seviyoruz Yattara