Fenerbahçe'nin Transfer Politikası

01:47 Yazar : Cezasahasi
Endüstriyel futbolun günümüzde milyarlarca doları bünyesinde barındıran bir sektör haline geldiğini bundan önceki yazılarımızda defalarca belirtmiştik. Futbol kulüplerinin, milenyum çağıyla beraber şiketleşmesi, idari ve sportif anlamda yetkilerin profesyonel ellere bırakılması, bu çağın futbola getirdiği en yararlı ve en olumlu taraflardır şüphesiz. Ülkemizde ağır aksakta olsa, artık sportif kadrolar bu işin içinden gelen insanlara bırakılmaya başlandı. Kuşkusuz bu adımların en radikali Galatasaray'da Sportif direktör olarak görev yapan Bülent Tulun'la başlayıp, Adnan Sezgin'le devam eden model oldu. Buna yakın örneklerse Sinan Engin-Beşiktaş, Süleyman Hurma-Kayserispor, Can Çobanoğlu-Denizlispor, Hasan Çetinkaya-Gençlerbirliği gibi özetleyebiliriz. Tabi Aykut Kocaman ve Fenerbahçe birleşmeside bu modelin son örneklerinden biri oldu. Biliyorsunuz ki Aykut Kocaman Fenerbahçe'yle özdeşlemiş bu forma altında şampiyonluklar ve gol krallıkları kazanmıştı. Türk futbolunun yabancı, Fenerbahçe'nin daha da yabancı olduğu bu sistemde yeni sezon planlamaları nasıl yapılacak, transfer politikası nasıl şekillenecek isterseniz kısaca bir değinelim...

Aragones'le yaşanılan hüsran dolu yıldan sonra Fenerbahçe'nin büyük bir atılım yapması bekleniyordu aslında. Bu doğrultuda 2. Del Bosque vakası haline gelen Aragones'le yollar ayrıldı, akabinde Aykut Kocaman Sportif Direktör oldu ve altına Daum yerleştirildi. Bu bir nevi Fenerbahçe yönetiminin artık futbol takımına daha profesyonel baktığı anlamına gelebilir. Oyuncu kadrosu olarak baktığımızda ligin üstende bir kadrosu olduğu tartışılmaz Fenerbahçe'nin. Bunun üstüne Topuz, Özer ve Bekir transferleri de kadrodaki alternatifleri çoğaltırken, geçen yıl yaşanılan kulübe eksikliğide nispeten çözüme kavuşmuş gözüküyor. Daum'un takımın başına geçmesiyle Volkan hakkında, sıklıkla olumsuz haberler yer almıştı basında. Volkan'ın sözleşmesinin sona ermesi, çıkan bu haberlerle ne kadar alakalı orasını tartışmak lazım aslında. Oyuncunun istediği rakam, Fenerbahçe yönetimi tarafından yüksek bulununca bir hayli zora girmişti yeni sözleşme. Belirli kesimler tarafından ''Daum, Volkan'ı düşünmüyor'' haberleri, oyuncunun rakamı aşağı çekmesi için kullanılmış bir blöf olabilir ya da bilinçli olarak basına servis yapılmış olabilir. Volkan'ın yeni sözleşmeye imza atmasından sonra, rakamda belirli bir inişin olduğu telafuz ediliyor zaten basında. Ne kadar agresif bir oyuncu olursa olsun Fenerbahçe'nin onu kadroda tutması kulüp adına akıllıca bir hareket. Biliyorsunuz, Rüştü'nün Barca'ya transfer olmasından sonra kale Alman Enke'ye teslim edilmiş, o da performansıyla büyük bir hayalkırıklığı yaratmıştı. Volkan'ın bundan önceki seneler gibi Milli Takım ve Fenerbahçe'nin 1 numarası olması tartışma götürmez bir gerçek. Asıl sorun Volkan'ın arkasında bekleyen diğer kalecilerde bana göre. Serdar'ın ayrılmasından sonra, orda büyük bir güvensizliğin olduğu aşikar. Genç, tecrübesiz ve ağır ayaklara sahip Volkan Babacan'ın bu kadar büyük hedefleri olan bir kulüpte 2. kaleci olması, Fenerbahçe kulübü için büyük bir handikap. Volkan Demirel'in maç içersinde kendini kaybetmesinden doğan cezaları geçmişte görmüştük. Benzeri durumlarda kale yine tecrübesiz Babacan'a emanet edilirse, Sivas-Ankara maçlarında olduğu gibi basına bir hayli malzeme kalacaktır. Fenerbahçe yönetiminin tecrübeli bir yerli kaleci alıp Volkan'ı yedeklemesi transfer döneminde öncelikli hedefi olması lazım. Aklıma bir çırpıda; Denizlispor'lu Cenk, Gaziantepspor'lu Murat, Ankaragücü'nden Serkan gibi isimler geliyor. Bu kaleciler içersinde Cenk'e ayrı bir parantez açmak gerek aslında. Genç yaşına rağmen Süper Lig'de göstermiş olduğu performans onu İstanbul'a daha erken getirmeliydi bana göre. Fenerbahçe bu oyuncuyu kadrosuna katarsa, bence o bölgedeki sorunu 10 seneliğine rafa kalmış olur.

Türk futbolunun son yıllarda yetiştirmiş olduğunu en yetenekli sağ bek oyuncusu kim diye sorsak akıllara Gökhan Gönül'den başka çok az isim gelir. OFTAŞ'tan Fenerbahçe'ye gelirken kimse onun bu performansı göstereceğini tahmin etmezdi heralde. Onun yeteneklerinde bir yabancı oyuncuyu ülke topraklarına getirsek sanırım 10-15 milyon euroyu gözden çıkarmamız gerekirdi. Artılarının yanında eksikleri de yok mu ? Tabii ki var. Öncelikle asli görevi olan savunmaya konsatre olması gerekiyor Gökhan'ın. Geçtiğimiz yıl Fenerbahçe oyununu bir türlü rayına sokamamış ve bir çok maçta sistemden bihaber oynamıştı. Daum'un Alman oyun disiplinini Fenerbahçe'ye uygulayacağını varsayarsak Gökhan'ın artık hucümdan ziyade defansı daha çok düşüneceğini söyleyebiliriz. Yıllardır 4'lün göbeğinde yer alan Edu-Lugano ikilisi bu yıl yerini Edu-Bilica ikilisine bırakacak gibi. Edu'nun sakatlıktan nasıl çıkaçağı şuan büyük bir soru işareti. Maç ve kondisyon eksikliğini, yine sakatlıktan yeni çıkmış oyuncu psikolojisini üstünden atması belirli bir zaman alacaktır. Lugono'nun takımdan ayrılmasıyla o bölgeye nokta atışı yapılan Bilica bana göre Fenerbahçe için kapalı bir kutu. Sivasspor'da göstermiş olduğu performans hepimiz tarafından taktir edildi bu bir gerçek ama asıl düşünülmesi gereken 2 takım arasındaki oyun yapıları. Geçtiğimiz yıl bir çok maçta arkaya yaslanarak oynayan Sivasspor, geride çok adamla oyunu domine eden bir yapıdaydı. İleri atılan uzun toplar, Mehmet Yıldız tarafından kontrol edilince büyük bir rahatlama oluyordu arka tarafta. Fenerbahçe'nin bu sistemle oynamayacağı aşikar. Zaman zaman oyunu riske edeceği, arka tarafta boşluklar bırakacağı ön görürsek Bilica'nın bu noktada bazı sıkıntıları olabilir. Geçen yıl Sivasspor'un kendi sahasında İBB'ye yenildiği karşılaşmada buna benzer bir çok pozisyon olmuş ve Bilica ölümcül hatalar yapmıştı. Bu ön görünün yanında Bilica'nın topu oyuna çok iyi soktuğunu, duran toplarda oyuna katkısının bir hayli fazla olduğunu da belirtmeliyiz. Giden ve gelen arasındaki farka baktığımızda öncelikle antipatik Lugano'dan kurtulmak Fenerbahçe markası açısından oldukça faydalı oldu. Ve defansın generali Carlos'a gelelim. Öncelikle onun futboldan emekli olduğunu belirtmek istiyorum. Zamanı geldiğinden sen futbolu bırakmassan, futbol seni bırakır deyimine uyan bir örnek aslında Carlos. Geçtiğimiz yıl öyle acemice hareketler yaptı ki Fenerbahçe'nin yediği gollerde bir numaralı sorumlulardan biri oldu. Eski enerjisinden, oyun takibinden eser yoktu geçtiğimiz yıl. Carlos'un büyük ihtimal son yılı olacak Fenerbahçe'de eğer ki arkasında olumlu izler bırakmak istiyorsa geçtiğimiz yıl yaptığı umursamazlığı bir kenara bırakıp, oyuna daha fazla konsantre olup disiplinli oynaması gerekiyor. Alternatiflere baktığımızda belkide ligin o bölgede en zengin ve tecrübeli rotasyonuna sahip takımı şuan Fenerbahçe. Önder-Bekir-Vederson gibi isimler var ki bugün hangi takıma koyarsanız koyun rahatlıkla oynuyabilecek seviyedeler. Daum'un burda öncelikli görevi bana göre oyuncu sürelerini iyi ayarlayıp bu isimleri devamlı formda tutabilmesi gerekiyor. Daum'un ilk döneminde Önder'in kendini bulduğunu ve performansının doruklarına çıktığını biliyoruz. Bu hem onun için, hem Fenerbahçe için hem de Türk Milli Takımı için bulunulmaz bir fırsat. Fifa’nın yeni açıkladığı 21 yaş kanununa göre Önder, milli takımda oynayabilecek kritere geldi, keza Bursaspor’lu Turgay Bahadır’da bu hakkı kazananlardan. Yeni transferlerden Bekir’in iyi bir stoper olduğunu ve görev verildiğinde elinden gelenin hepsini yapacağını keza bu transferin bedelsiz olduğunu da varsayarsak, Bekir Fenerbahçe için yerinde bir transfer oldu.

Transfer döneminin en sancılı günlerini Mehmet Topuz’un Fenerbahçe’ye imza atması aşamasında yaşamıştık. Oyuncunun çelişkili açıklamaları, devreye giren 2 büyük kulüp kurtlar vadisi transfer dizisinden bir pasaj oluşturdular bizlere. Hala ortalıkta belirli bir transfer bedeli olmamasına rağmen,dedikodulara göre 8 milyon Euro+Gökhan karşılığında bu transferi nihayetlendirdiler. Fenerbahçe için kaliteli yabancıların yanında yetenekleri sınırlı Türk oyuncuların olduğu söylenirdi geçmiş yıllarda. Artık bu tez Mehmet, Özer, Bekir gibi isimlerin transfer edilmesiyle değerini yitirmek üzere. Mehmet Topuz’un orta sahasının her mevkisinde rahatlıkla oynadığını geçmiş yıllarda oldukça fazla izledik. Sert şutları, oyunun içinde devamlı aktif rol oynaması, orta sahada takımın liderliğini devralması onun yetenekleri dahilinde olan meziyetler . Bu sezon onun Fenerbahçe’ye faydalı olması, ondan ne beklendiğiyle doğru orantılı olacaktır bana göre. Eğer orta ikilide Emre’yle beraber forma giyerse ki giymesi lazım Mehmet’ten ikinci bir Marco performansı görebiliriz. O bölgede oynayan oyuncular için oyunu 2 yönlü oynamak çok önemli bir artı malumunuz Appiah örneğinde olduğu gibi. Gerekli ofansif desteği takımına sağlarsa Mehmet bence bu yılın en faydalı transferi olur. Orta saha kurgusunda yer alan bir başka yeni transfer Özer’e gelirsek 10 numara transfer olarak nitelendirebiliriz. Son yıllarda Umit Milli Takımda oynayan en yetenekli 2-3 oyuncudan biriydi Özer. Ankaraspor’da geçtiğimiz sezonun 2. yarısına kadar öyle bir futbol oynadı ki takımının ligi ilk 6 içinde bitirmesini sağladı. Güçlü fiziği, top tekniği ve oyun bilgisiyle Fenerbahçe’nin 10 senesini kurtaracak yeteneklere sahip bir oyuncu. Bu yıl fazla şans bulamasa da Alex’in takımdan ayrılmasından sonra o yükü rahatlıkla kaldırabileceğine inanıyorum. Onun Fenerbahçe’de düzenli olarak oynaması, Milli takıma seçilmesini sağlayacaktır ayrıca. Tabi Mehmet ve Özer ikilisinin gelmesiyle Deniz-Selçuk ikilisinin de Fenerbahçe’deki meceralarının azalarak biteceğini söyleyebiliriz. Bu iki ismin performanslarının en üst seviyesinde olduğu dönemler bile tribünlerden büyük tepkiler aldığını biliyoruz. Yalnız Selçuk konusunda bazı soru işaretleri olabilir. Biliyorsunuz Aykut Kocaman’ın İstanbulspor’da teknik direktörlük yaptığı dönemlerde Selçuk onun en güvendiği isimlerin başında geliyordu. Hatta Fenerbahçe’ye transferinde de kilit rol oynamıştı. Hiç unutmam Aykut Kocaman’ın onun hakkında ‘’Çok yetenekli ve soğuk kanlı bir oyuncu, Nou Camp’a götürseniz çekinmeden oynar’’ gibi ifadeler kullanmıştı. Yıllar içinde eğer bu fikirlerinde erezyona uğramadıysa Aykut Hoca Selçuk’un takımda kalmasını isteyecektir. Orta saha kurgusunda, sol tarafta Uğur Boral, sağ taraftaysa Deivid’in muhtemel kadroda oynayacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Geçtiğimiz yıl kötü bir sezon geçiren Kazım, Ali Bilgin gibi isimler bu yılda benzer performansları sergilerlerse kulübenin müdavimlerinden olacaklardır. Fenerbahçe’nin uzun bir süredir transfer çalışmalarını yürüttüğü bölge olan orta sahaya takviye yapılması kaçınılmaz gözükürken Poulsen ismide gündemden hiç düşmüyor. Eğer Emre’nin yanına kesici özellikte iyi bir yabancı bulunursa Mehmet Topuz’un sağ çizgiye kayabilir. Josico-Maldona ikilisinin takımdan ayrılması durumunda, ikinci yabancı oyuncu alma şansıda olan Fenerbahçe’nin tercihi Uğur Boral’ın mevkisine yapması gerekiyor bence. Uzun maraton’da Uğur-Wedo ikilisinin o ağırlığı kaldıracağına geçen sezonda bir çok otorite inanmıyordu ve öylede oldu. Alternatif kadro içersinde o mevkiye devşirerek bazı oyuncular adapte edilebilir ama bu Fenerbahçe’ye ne kadar yarar getirir orası tartışılır.Bu devşirme ihtimallerinden en yükseği Deivid'in sol açığa kayması. Özer ve Mehmet Topuz gibi orta sahanın sağında görev yapabilen iki oyuncunun takıma katılması bu ihtimali güçlendiriyor. Bu oyunculara kadroda yer açılması gerektiğini de düşündüğümden Uğur'un formayı Deivid'e teslim etmesini bekliyorum. Ama yine de Kewell tarzı bir oyuncu bence çuk diye oturur oraya. Ve Fenerbahçe sisteminin en tartışılan oyuncusu Alex. Onun nasıl bir oyuncu olduğunu hepimiz biliyoruz. Canı isterse bir maçı tek başına alabilecek yeteneklere sahip. Daum’un ilk döneminde bana göre kusursuza yakın bir performans göstermişti Alex. Tabi bu 2 yıl önceki Alex’ti, artık yaş kemale erdi ve zaten az olan fizik kondisyonu daha da alt seviyelere indi. Kadro içersinde Alex’i Deivid, Özer gibi isimler tamamlayacaktır kuşkusuz sezon içersinde. Genç Gürhan, Abdülkadir ve Ali Bilgin’se orta saha rotasyonunda zaman zaman kendilerine şans bulacaktır. Tabi burada genç Abdülkadir’i unutmamak lazım. Yeteneklerinin çok üst düzey olduğu sıklıkla haberlere konu oluyor. Onunda bu yıl iyi bir çıkış yaparak takımda kendine yer açması büyük sürpriz olmaz. En azından bu sezon yavaş yavaş küçük roller almasını ve gelecekte alacağı daha büyük roller için ısınma turları atmasını bekliyorum.

Ve Güiza-Semih ikilisi. Geçtiğimiz yıl bir çok otorite Fenerbahçe’nin hücümunun bu ikiliden oluşması gerektiğini belirtmişti ki yan yana oynadıkları karşılaşmalarda Fenerbahçe daha ofansif oynamış, karşılaşmaların da çoğunu kazanmıştı. Aklıma hemen Beşiktaş maçı geliyor, iki oyuncu da harika birer gol atmıştı. Güiza’nın Kon. Kupasından sonra geri gelmek için nazlandığı ve kapağı tekrar La Liga’ya atmak istediğini biliyoruz. Bonservisine yakın bir teklif gelmesi halinde satılması taraftarıyım onu da ayrıca belirteyim. Müzmin yedek Semih’se yine sesini çıkarmadan sıranın kendisine gelmesini bekleyecektir. Özer karşılığında Ankaraspor’a verilen İlhan Parlak ve gözden çıkarılan Burak ikilisininde bu mevkide yer alamayacaklarını söylersek Fenerbahçe yönetiminin o bölgeye takviye yapması kaçınılmaz gözüküyor.

İdeal kadronun;
Volkan
Gökhan-Edu-Bilica- Carlos
Mehmet Topuz - Emre (Selçuk)– Yabancı Transfer - *Uğur (Deivid)
Alex
Güiza

Gibi olacağını tahmin ediyorum. Bu konuda; size göre eksik bırakılmış ve gözden kaçırılmış noktalar varsa yorum bölümünden görüşlerinizi paylaşabilirsiniz.

Cezasahasi.Net'e yorum ve görüşlerinizi bırakabilirsiniz.

7 Yorum - Post: "Fenerbahçe'nin Transfer Politikası"

  1. Omer Said,

    Bu sekilde 7 yabanci oluyor..

    Posted on 10 Temmuz 2009 05:14

     
  2. CezaSahası Said,

    Ömer TFF 7 yabancıyı serbest bırakmış desemde inanma :) Uğur'u yazmayı unutmuşum. Hatırlattığın iyi oldu saol.

    Posted on 10 Temmuz 2009 05:24

     
  3. Tutkinjsh Said,

    edu yerine önder daha sağlam bi tercih gibi geliyor bana. edu dan daha çabuk olduğundan bilica yı iyi tamamlar. bi de alex siz 4-3-3 süper oynar bu kadro bi sol açık takviyesiyle.

    Posted on 10 Temmuz 2009 11:11

     
  4. Arkhe Said,

    Volkan
    Gökhan-Edu(Lugano)-Bilica-Carlos
    Topuz-Yabancı Transfer-Emre
    Alex
    Semih-Güiza

    Yedekler:
    Volkan
    Önder
    Bekir
    Selçuk
    Deniz
    Özer
    Deivid

    derim ben.. Lugano kalabilir gibime geliyor, kalırsa Edu da savunma yedeği olur ve +2 Deivid ile Edu'dan oluşur.. Deivid hem forveti hem de Alex'i yedekleyebilir ki Alex'i Özer de yedekleyebilir.

    Tercihim 4-3-1-2..

    Posted on 10 Temmuz 2009 11:27

     
  5. ShadoW Said,

    Kesinlikle Edu Yerine Önder derim. Ve artık kokuşmuş oyunculara para harcanacağına başarıya gerçekten aç futbolcuların tercih edilmesini isterim. Fener isterse Keirrison'u bile alabilir. Fenerli değilim ve abartmıyorum. Yeter ki istesin.

    Posted on 10 Temmuz 2009 11:46

     
  6. CezaSahası Said,

    Önder'in iyi bir oyncu oldugunu kabul ediyorum, yazıda da belirttim zaten. Ama Edu-Bilica ikilisinden vazgeçeçeğini sanmıyorum Daum'un.

    Posted on 10 Temmuz 2009 17:11

     
  7. Adsız Said,

    Bu kadro, ayağa pas yapabilen ve hızlı oynabilen rakipleri karşısında zorlanabilir.

    Posted on 11 Temmuz 2009 17:02