28 Eyl 2009

Dünyanın En Detaycı Scouting Sistemi

Dünyanın en iyi scout ekibine sahip takımları hangisidir diye sorsalar, Porto başta olmak üzere, sayısını ona kadar çıkartabileceğim bir liste yapabilirim. Hangi kriterlere göre yaparım bu listeyi, kulübe kazandırdıkları futbolcular, bu futbolcuların takıma performans/fiyat katkısı, farkedilememiş isimleri farkedebilme yetenekleri, futbolcunun kişiliği, takıma uyumu konusundaki ön raporlar diye uzar gider sanıyorum. Bu listede bir türk takımı yer alamaz. Halbuki İsveç'ten, Hollanda'dan, Belçika'dan takımların yer alacağı bu listede bir Türk takımının yer alabilmesi için hiç bir engel yok. Fakat mevcut düzende Transferler Yönetici - Menajer dostluklarına bağlı olarak devir daim ettiği için scout sistemi şimdilik bir rüya.

İzleme komiteleri var ülkemizde. Ben hâlen ne iş yaptıklarını çözemedim. Her kulübün iyi kötü bir izleme komitesi var, ve bu komiteyi genelde eski futbolcularından oluşturuyorlar. Yani bir yandan -sık sık lağvedilip tekrar kurulsa da- Avrupada artık gereklilik halini almış bir sistemi kendileri de kurmuş gibi yapıyorlar, diğer yandan doğru kullanılsa belki yine de faydalı olabilecek bir sistemi ehil adamlar yerine eski futbolcularla dolduruyorlar. Yani bu komitelerde çalışan insanların en önemli vasfı o kulüplerin eski futbolcuları olmaları. Sonuç olarak, takıma katkısı olma amacından çok "bizim de böyle bir sistemimiz var" amacıyla kuruldukları için çoğu kulüp için yasal yoldan eski futbolcu istihdam etmekten başka bir fayda sağlamıyor bu komiteler.

Bu komitelerden faydalanabilecek kulüplerin yönetimlerindeyse bambaşka bir "scouting" olayı işliyor. Zor zamanlarda futboldan anlamadıkları vurgusunu sık sık yapıp topu kulübün diğer mekanizmalarına atmakta maharetli olan bu isimler, transfer sezonu geldiğinde en kral scout'la yarışır halde hissediyorlar kendilerini. Komitenin "alınırsa kesinlikle faydalı olur" raporu verdiği bir ismi ilginç sebeplerle veto edebiliyorlar. Buna mükemmel bir örnek şu anda Gençlerbirliği forması giyen Aykut Demir'dir. Kendisi 1-2 sezondur Trabzonspor'un gündemindeydi. Fanatik bir Trabzonsporlu olduğu için her fırsatta Trabzon'da oynamak istediğini dile getiren Aykut, Trabzonspor Futbolcu İzleme Komitesinin de dikkatini çekmişti bu açıklamalarıyla. Zaten Trabzonspor Komitesinin dikkatini yeteneğinizden ziyade bu şekilde çekebilirsiniz. Velhasıl, NAC ile sözleşmesini Trabzonspor'la anlaşmak için yenilemeyen Aykut'u ilginç bir sürpriz bekliyordu. Transfer döneminde Scout'a dönüşen Transformer bir Trabzonspor yöneticisi, Aykut transferini veto ediyordu. Sebebi de Judging Potential Ability'si 100lerde gezinen bu yöneticinin, Aykut'un babasının çok konuştuğunu düşünmesiydi. Evet, bir futbolcu, yetenekleriyle, hırsıyla, potansiyeliyle değerlendirildirilip sınıfı geçen bir futbolcu, babası çok konuştuğu için veto ediliyordu. Sanmıyorum ki Aykut'un babası bir-iki maç kazanmış Trabzonspor yöneticileri kadar gereksiz ve boş konuşsun. Çok konuşmayı yalnızca kendilerine özgü bir ayrıcalık olarak değerlendiren bazı yöneticiler yüzünden Trabzonspor Aykut Demir'i almadı ve Aykut da Gençlerbirliği formasını sırtına geçirdi.

Dünyanın herhangi bir yerinde, annesi iyi yemek yapamıyor diye, kardeşi çapkın ya da kız arkadaşı fazla seksi giyiniyor diye bir futbolcunun transferi veto edilmediği müddetçe, dünyanın en detaycı oyuncu izle(yeme)me komitesine sahip takım ünvanını Trabzonspor taşıyacak. İlklerin takımına değil ama, ilklerin yöneticilerine yakıştı.

3 Yorum:

Great White dedi ki...

Bırakın Trabzonspor' u Türkiye' de hangi takımın amatör bir ruhla ve profesyonel bir anlayış ile çalışan scouting sistemi var ki zaten..

Biz bırakın keşfedilmemiş genç yetenekleri erkenden keşfederek bünyemize katmayı, hazır pişmiş futbolcuları sözümona ayla boyunca izledikten sonra dahi herhangi bir isabet başarısı tutturamadan trilyonlarımızı sokağa atan andaval "Gözlem(e)ci" ekiplerine sahibiz maalesef..

CezaSahası dedi ki...

Burda hepsinden önemlisi, sizde oynamak için can atan bir futbolcuyu "Babası" çok konuşuyor gibi ciddiyetten, profesyonellikten uzak iğrenç bir keyfiyetle almamak basiretsizliğini gösterebilmiş insanların davranışı. Bu insanların olduğu yerde ne scoutingi zaten? kime izleyeceksin? Afrikadan bir adam beğensen, "babası yamyam" brezilyadan adam beğensen, "annesi sambacı" gibi iğrenç, alakasız sebeplerle veto etmeyeceklerinin garantisi ne ki?

Great White dedi ki...

Hakikaten şu babasının çok konuştuğu gerekçesiyle veto edilen futbolcu sorunsalı çok ilginç geldi bana..

İşin aslını astarını perde arkasını bilemediğim için sağlıklı bir yorum da yapabilmem imkansız ama bu adamın hangi konu hakkında çok konuştuğunu merak etmedim de değil hani..