17 Eki 2009

2009 Fifa 20 Yaş Altı Dünya Şampiyonası #20: Kupa Afrika'da Kaldı.

Yıl 1993. Avulstralya'da düzenlenen Fifa 20 Yaş Altı Dünya Şampiyonası finalinde iki takım karşı karşıya geliyor: Gana ve Brezilya... Maçın hakemi tanıdık: Ahmet Çakar. Gana tarihinde ilk kez bir Fifa organizasyonunda final oynuyor. Karşılarındaki takımsa kupayı o güne kadar 2 kez müzesine götürmüş Dida'lı, Jardel'li Brezilya... İlk yarısını 1-0 önde kapattıkları karşılaşmanın ikinci yarısında yedikleri gollerle şampiyonluğu kaybediyor Gana.

Bu kez Mısır'da karşı karşıya geldi iki takım. Aradan geçen yıllara Brezilya 95'de 1 ikincilik, 2003'de de 1 şampiyonluk eklerken, Gana 2001'de 1993'deki başarısını tekrarlamış. 16 yıl sonra kozlarını paylaşmak için Mısırdalar. Favori yine Brezilya... 93'ün sürprizi Gana ise bu kez yabana atılacak bir takım değil. Ofansif olarak turnuvanın en iyi oyuncularına sahip takımı... Tıpkı 93'de kendini gösteren hastalık, burada da süregeliyor. Bir türlü maçın tamamına yayamıyorlardı konsantrasyonlarını. Bir gol yemeden de, kısacası yumurta gelip dayanmadan da tekrar odaklanamıyorlardı oyuna. Çeyrek Finalde Kore'ye, Yarı Finalde Macaristan'a karşı bu zaafiyetlerini gördük. İkinci turda ise G. Afrika karşısında ilk golü yemişler ve daha sonra kendilerine gelmişlerdi. Maçı da uzatmada kopartmışlardı. Final maçında benzeri bir tablo yaşanacak mıydı? Maçla ilgili en önemli sorulardan biriydi zihnimde. İlk golü yemelerinin onlar için daha hayırlı olacağını düşünüyordum. Beklentim farklı bir şekilde gerçekleşti. İlk yarıda savunma hattının vazgeçilmezlerinden Addo kırmızı kart görünce Gana için oyunun şekli de değişti. turnuva boyunca sergileyemedikleri disiplini, savunma anlayışını ve direnci sergilediler bu kart sonrası. Eğer bir gol bulduktan sonra 10 kişi kalmış olsalardı bu direnci sergileyemezlerdi. Çünkü söylediğim gibi, rehavete kapılma konusunda master yapmış oyunculara sahipler. Ama tüm konsantrasyonlarını verdiklerinde -ki şimdiye dek bunu hücum anlamında göstermişlerdi- neler yapabileceklerini de göstermiş oldular. Kaleci Agyei'nin turnuvada şimdiye kadarki en iyi maçını çıkartması, Brezilyalı oyuncuların, özellikle Kardec'in kötü performansı maçı uzatmaya götüren faktörler. Gana bu turnuvada defansif oyunuyla eleştirilirken, Brezilya ofansif futboluyla beğeni toplamıştı. Bu açıdan bakıldığında Gana 83 dakikalık kendilerini aşan, her türlü takdire şayan bir mücadele sergiledi. Brezilyadan daha iyi ofansa sahip bu takımın yaptığı defansla maçı uzatmaya götürmesi de ilginç bir ayrıntı. Bekledikleri golü bulamayan Brezilyalılar heyecanlandıkça heyecanlandılar, ve eksik rakiplerine karşı bir türlü bulamadıkları gol onları da stres altına soktu. Bu stresi kenar yönetiminin hareketlerinden de müşahede ettik maç boyu. İstedikleri pozisyonları bulmalarına rağmen dakikalar geçtikçe gelmeyen golün yükselttiği baskı pozisyonların akıl almaz bir şekilde harcanmasına neden oldu ve Addo'nun 37. dakikada oyundan atıldığında yapılan tüm tahminler boşa çıktı: 1991'de Portekiz'de oynanan finalden sonra ilk kez bir Final golsüz şekilde penaltılara gidiyordu.

Penaltı atışları da karşılaşmanın seyriyle aynı doğrultuda başladı. İlk 3'er penaltı sonrası Brezilya 3-2 öndeydi ve kupaya çok yakındı. Fakat kullandıkları diğer tüm atışları kaçırarak 1991'den sonra ikinci kez bir finali penaltılarla kaybettiler. İlk 3 penaltı, 3 gol, son 3 penaltı 0 gol ve Gana Şampiyon... Turnuvanın gol kralı Adiyiah'ın penaltısı çok kritik ve klastı. Her iki kalecinin penaltı performansı da. Bana göre turnuvanın en iyi kalecisi olan Rafael elinden geleni yaptı bu atışlarda. Ama arkadaşları... Finale kadar 14 gol atıp yalnızca 3 gol yiyerek gelen, ama finale yaklaştıkça karşılaşmalardaki rahatlık seviyesi düşen fakat yine de turnuvanın en iyi takımı görüntüsü çizen Brezilya ilk kez tekledi, ama bu en ölümcülüydü. Gana ise Afrikalıların yeteneklerini disiplin ve konsantrasyonla birleştiğinde neler yapabileceklerinin bir özetiydi turnuva boyunca. Sadece yetenekle sıçrayan çekirgeleri andırdılar, hırslarıyla istediklerini devirebilecek bir orduyu. Bu iki doğal edinime disiplin ve konsantrasyonu eklediklerindeyse dünya şampiyonu olabileceklerini herkese gösterdiler. Ve 2009'da, Mısır'da, 20 Yaş Altı Dünya Kupasındaki ilk Şampiyonluklarına ulaştılar. Bundan bir yıl önce, Gana'da, Mısır Afrika Uluslar Kupasını kazanmıştı. İlginç bir takas hikayesi oldu bu.

1993 yılındaki finalde Gana forması giyen oyunculardan 3'ü (yedekler arasında oturup maça dahil olmayan Baidoo'yu da sayarsak 4ü) ilerleyen zamanlarda Türkiyede forma giymişlerdi: Duah, Augustine Ahinful ve Lamptey. Bu turnuvadaki Gana'dan da böyle oyuncular çıkacaktır. Hemen her Gana maçından sonra vurguladığım gibi özellikle Inkoom ve Addy'yi Trabzonspor ve Fenerbahçe'de görmek isterim. Inkoom sağ, Addy sol bek. Bu ikili Fifa'nın da dikkatini çekmiş olacak, kendileriyle özel röportaj yapmışlar. Ve tabii Turnuvanın gol kralı Adiyiah... Aynı zamanda Adidas Altın Top ödülünün de sahibi oldu. 2005'de Messi, 2007'de Agüero, ve şimdi Adiyiah... Hem gol krallığını, hemde Altın topu kazandılar. Üçüncülük Macaristan'ın, yine penaltıTurnuvanın en iyi 11'i vesairesi yarın blogda. Şimdi uyku, biraz uyku...

2 Yorum:

aks111 dedi ki...

Ya o beklere hiç girmeyelim :).Nasıl bir enerjidir her maçta süper top oynadılar.Ben senin saydığın isimler dışında 2 isime dikkat çekeyim.Stoper mensah ve orta sahayı toplayan(hemde 2.yarıda nerdeyse tek başına)Badu inşallah iyi yerlere gelir bu oyuncular.İnşallah geçiçi performans değildir diye ümit edelim.

Great White dedi ki...

Gana' ya tebrikler:)

Brezilya gibi bir futbol ülkesini penaltılarda da olsa mağlup ederek kupaya uzanmış olmaları hem benim dileğimi yerine getirmiş oldu hem de finalin sürpriz bir sonuçla adlandırılmasını sağladı..

Gana' nın kadrosu gerek teknik gerekse dinamizm açısından son derece etkili bir kadro..

İleride bu kadronun Dünya Kupası finallerinde de en azından çeyrek finali görebileceğini ümit ediyorum..

Turnuvanın yıldızlarından ve gol kralı olan Adiyiah' ı da tebrik edelim bu arada:)