25 Kas 2009

Fenerbahçe'de Stres Tavan Yapar (mı?)

Beşiktaş mağlubiyeti sonrası Alex'in takım arkadaşlarına kişisel sitesinden yaptığı göndermeleri okumuştuk. Ard arda gelen mağlubiyetlerin tetiklediği bu açıklamalar Fenerbahçe'de ya bütünleşmeyi ya da uç noktalara kayabilme ihtimalini uyandırıyor bende. Bildiğiniz gibi daha önce Emre'nin Deivid'le, Kazım'ın Gökhan'la yaşadığı dalaşmalar vardı. Bunun yanı sıra Güiza'nın İspanyol basınına defalarca verdiği ''huzursuzum'' mesajı, Carlos'un sürekli ayrılma isteğini tekrarlaması ve bence en önemlisi olan Semih'in Daum tarafından yok sayılması gibi irili ufaklı bir çok sorunla iç içe Fenerbahçe. Yaşanan tüm bu olaylardan sonra takım içi dengelerin pamuk ipliğine bağlı olduğu sonucunu çıkarmak pekte zor değil esasında.

Takımın üzerinde ki baskının kuşkusuz en büyük sebeblerinden biri de, Aziz Yıldırım'ın ''3 sene üst üste Şampiyon olacağız'' açıklamasıdır. Eski başkanlardan Ilgaz'ın da bu konuda açıklamaları basına düşmüştü geçtiğimiz günlerde. O da benzer açıklamaları yaptı ve sportif başarının sözle değil, oynayarak elde edilebileceğini tekrarladı. Sportif olayların garantisini vermek günümüz şartlarında oldukça zor olmasına rağmen Aziz Yıldırım'ın izlediği bu politika, irdelenmesi gereken bir husus aslında. Bu tip açıklamaların 2 türlü getirisi oluyor bana göre..

1- Taraftarı büyük bekletilere sokmak
2- Futbolcuları stres altında bırakmak

Fenerbahçe taraftarının başarı kıstası tabii ki Lig Şampiyonluğu, Avrupa'da iyi bir derece elde etmektir. Bunun harici sonuçlarda iktidarın eleştrilmesi anlamı taşır. Aziz Yıldırım verdiği sözü tutarsa, Aziz Baba nidaları Kadıköy'ü inletir, aksi halde istifa edermi? taraftar başarısızlığın dietini istermi? orası kocaman bir soru işareti bende..

Futbolcu ekseninde bakarsak, durum pek farklı değil aslında. Kötü skorlardan sonra gelen demeçler, antremanda yaşanan gerginlikler bizlere zaten ipuçlarını veriyor.

Velhasıl bu yıl Fenerbahçe'yi şampiyonluktan başka hiç bir şey kesmez. Aksi sonuçta kim kimi keser(yalnış anlaşılmaz umarım) bekleyip göreceğiz.

0 Yorum: