Galatasaray ve Rotasyon

13:33 Yazar : Master
Sezona kusursuz bir başlangıçtan sonra duraklama dönemine giren Galatasaray'da ne olduda göze hoş gelen futboldan ve iyi neticelerden şuan içersinde bulunduğumuz güne gelindi? bence nedeni gayet açık.

22 Haziran'da sezona merhaba diyen (sezonu ilk açan takımdır rakiplerine göre) ve o günden bu güne kadar toplam 24 resmi karşılaşmaya çıkan Galatasaray, bir çok yerli ve yabancı oyuncusunu kıtalar arası Milli maçlara da gönderince, hem mental hemde fiziki açıdan oyuncularını çok yıprattı. Yıllardır takımların ''İntertoto'' fobisini biliriz. Sezona harika başlarlar, sezon ilerledikçe önce fiziki açıdan düşüşler yaşarlar, daha sonra skorsal anlamda sorunlar yaşanır ve haliyle homurdanmalar başlar. Bu tip durumlardan sıyrılmak için önceliklieyapılması gereken şey Benitez gibi rotasyon fetişisti olmaktan geçer bana göre.

Geçtiğimiz sezonun ardından Galatasaray'da eksik bölgeler ayen beyan açıktı aslında. Kaleye ''Morgan'' dan daha iyi bir isim, Servet'in yanına kesici özellikli topu oyuna iyi sokan bir stoper, orta alanda Ayhan & Topal & Barış 3'lüsünün yapamadığını yani oyunu 2 yönlü oynayan dirençli bir ön libero ve son olarak Ümit-Yaser-Özgürcan'ın gidişiyle 2 alternatifli kalan forvet hattına hava toplarına hakim pivot tarzı bir santrafor.

Peki sezon başı hangi hamleler yapıldı. Morgan'ın yerine Leo alındı ki, o günden bu güne Morgan'dan daha iyi bir kaleci olmadığını savunmuşumdur. Oynadığı maçlarda ''Leo şu maçı tek başına aldı'' dedirtecek hiç bir maçı olmaması da bu transferin yeterlilik kriterine göre değil, tamamen duygusal ($) olduğunu gösterir. Galatasaray yönetimi tabii ki duygusallığı Leo özelinde yapmamıştır. Biliyorsunuz Milli Takımımızın süper defans hattında 3 Galatasaray'lı ve 1 Beşiktaş'lı vardı. Eksik olan parçayıda bu sezon başında Zan'ı alarak tamamladı. Ne ilginçtir ki o da Leo gibi, ''0'' bonservisle gelenlerden. Hazır olayı duygusala bağlamışken sıfır bonservisle Galatasaray saflarına katılan Mustafa Sarp'tan da bahsetmek gerekir. Kapasite ve yetenek olarak Ayhan'dan, Barış'tan daha iyidir nezlimde. Zaten ortaya koyduğu performansta bunu gösteriyor tüm spor kamoyuna.

Ve Elano.. Gelirken yazmıştım ''yılın transferi'' olur diye. Ne yazık ki sezonun balonu olmaya aday bir performans sergiliyor. Tabii Elano transferinin bir fiyaskoya dönüşmesinde ki aslan payı transferi teknik direktörden bağımsız yürüten transfer komitesinde aramak gerekir. Neden sorusu aklınıza gelebilir hemen açalım. Elona transferi öncesi mevcud kadroda Aydın, Keita, Arda ve Kewell gibi kanat oyuncuları vardı. Arda'nın yeni sezonda 10 numaraya kayması, Kewell'in hastalığı derken sol kanat için düşünülmüştü şüphesiz. Evdeki hesap Rijkaard'a uymayınca büyük beklentilerle transfer edilen Brezilya'lı yedek kulübesinin demirbaşlarından oldu. Burada sorgulamamız gereken aslında, takımınız kalede, defansta ve ortasahada bu kadar S.O.S verirken ne diye o bölgeye o kadar maliyetli bir transfer yaparsınız sorusudur. Bana göre cevap açık.. Kombine satmak, taraftarın gazını almak ve Brezilya Milli Takım oyuncusu transfer ettim demektir.

Gelelim düşüsün bana göre en büyük nedeni olan yorgunluk ve rotasyon eksikliğine. Galatasaray kadrosu tartışmasız ligin en kaliteli 2 kadrosundan biri. Her bölge için birden fazla alternatifin olması Rijkaard için oldukça büyük bir avantaj aslında kullanabilirse tabii ki.

Ligin en iyi kaleci rotasyonuna sahip takımı Galatasaray'dır. Leo, Aykut ve Ufuk 3'lüsü birbirlerinden pek farkı olmayan, iyi sayılabilecek ve bu ağırlığı kaldırabilecek eldivenler. Rijkaard'ın 1. kaleci olarak Leo'yu seçmesi, Aykut ve Ufuk ikilisinin paslanmasına neden oluyor haliyle. Manisaspor'dan transfer edilen Ufuk henüz forma yüzü göremezken, Aykut ise sadece 1 karşılaşmada görev aldı. Kaleciler yalnız adamlardır deriz ya, Leo'nun bu katagoriye girdiğini düşünmüyorum çünki Rijkaard kendisine oldukça iyi arkadaşlık yapıyor.

Defans hattına bakarsak Servet 19, Hakan 20, Gökhan 13 ve Sabri 20 karşılaşmada görev aldı. Mevkiileri tek tek ele alırsak, Sabri'yi yedekleyen Uğur ve Serkan 2'lisi toplamda 674 dakika görev aldılar. Uğur'u aynı zamanda Hakan Balta'nın alternatifi olarak düşünürsek ne kadar az süre aldığınıda görmüş oluruz. Tek başına 1774 dakika oynayan Sabri nerde, 2 alternatifi nerde garip doğrusu. Defansın diğer oyuncuları da bu yıl forma yüzü göremeyenlerden. Emre Güngör 388, Emre Aşık 720 (Gökhan'ın yokluğunda), Caner 370 ve Alparslan 130 dakika. 4 oyuncunun toplam dakikasi Servet'in oynadığı 1710 dakikanın çok uzağında mesela. Altyapıdan gelen Murat ve Semih'te bu sezon hiç bir resmi karşılaşmada forma giyemediler. Kalede Leo'dan vazgeçmeyen Rijkaard Servet, Sabri ve Hakan 3'lüsünün haşatını çıkarana kadar oynatacağı belli oldu aslında.

Rotasyon kelimesinin uğradığı tek yer olan orta sahada Mustafa 1712 dakikayla başı çekiyor. Mustafa'yı 1652 dakikayla Arda, 1346 dakikayla Kewell, 1196 dakikayla Mehmet, 1193 dakikayla Ayhan, 1044 dakikayla Keita, 816 dakikayla Aydın, 796 dakikayla Elano, 714 dakikayla Barış, 222 Lindorot ve 170 dakikayla Serdar izliyor.

Ve forvet hattı. Baros'un sakatlığına kadar Nonda'yı kulübede unutan Rijkaard, son haftalarda istemeden de olsa yaptığı değişikliğin meyvelerini topluyor. 2 alternatifle Galatasaray'ın en kısır bölgesi olan forvet hattında Baros sakatlanana kadar 1075 dakika oynarken, son haftalarda sürekli 11 çıkan Nonda sadece 853 dakika görev alabildi. Bazen sakatlıklarda teknik adamların doğruyu bulmasında etken oluyor demekki.

*İstatistikler Onbirim'den alınmıştır.
Cezasahasi.Net'e yorum ve görüşlerinizi bırakabilirsiniz.

6 Yorum - Post: "Galatasaray ve Rotasyon"

  1. Great White Said,

    Yazıdaki bütün tespitlere katılıyor olmakla beraber Elano konusundaki fikrimi de belirteyim..

    Ben bu futbolcuyu pek beğenmiyorum açıkçası. Hele ki hemen hemen aynı bölgede görev yapan ama GS' de pek verimli olamayan Lincoln' ün yanında son derece silik bir oyuncu olduğunu da söyleyebilirim..

    Konfederasyon Kupası' nda kendisine yer buluyor olmakla beraber finallerdeki asıl Brezilya kadrosuna girebileceğini de sanmıyorum açıkçası..

    Posted on 23 Kasım 2009 15:41

     
  2. Master Said,

    Bence Elano'nun şansı Emerson, Ronaldinho, Kleberson gibi yeteneklerin milli formadan uzak kalmasıyla olmuştur. Orjinde o.s.'nın sagında oynar, oynatamassan devşirirsin olay bu bence.

    Posted on 23 Kasım 2009 15:52

     
  3. TETTEH Said,

    Yorumların çoğuna katılmakla beraber bazı bölümlerde fikir ayrılığı yaşamışız.En baştan başlıyayım.Sezona erken başlamanın dezavantajından bahsetmişsin.Bence bu bir avantajdır tabi başlangıcı iyi yaparsan.Çünkü erken başlamak rahatsız eder ve sıkıcıdır.Ama geçen senenin hıtsıyla iyi çalışıp iyi başladılar.Erken başlayıp erken form tutarsınız,yeni transferler uyumu sağlar vs.
    Kaleci konusunu ele alırsak doğruluk payı çok ama biraz ölçü fazla kaçmış gibi.
    Katılmadığın son konu şu milli maçlara gönderilen oyuncular vs.Unutmayalımki Türkiye milli maç yapmamıştır.Dolayısıyla türk oyuncular arayı dinlenerek geçirdi.Yabancılardan da sadece keita ve elano gittiler.Keita kesik yedi,elano da sonradan oyundan çıktı.Yani takımın çoğu dinlendi.
    Yorgunluk oyunu nasul etkilemez söyliyeyim sana.Manisaspor 8 saatlik otobüs yolculuğundan sonra maça çıktı.Ama adamlar oynadılar.Bence bu yazıyı milli maçlar arası değilde ilerleyen haftalarda kaybedilen puanlar sonrası yazsaydın belki manidar olurdu.
    Bence Galatasaray'daki sorunun nedeni şunlar.Keita'nın ve baros'un eksikliği,Ayhan adlı oyunu katleden,2 metreye bir pas dahi veremeyen oyuncunun varlığı ve en önemli etken KONSANTRASYON.

    Posted on 24 Kasım 2009 01:41

     
  4. Master Said,

    Tetteh@

    Seninde olaya farklı bir bakış açın var. Doğru olduğun noktalar tabii ki var.

    Ben Galatasaray'da belirli oyunculara oldukça fazla yüklenme olduğu kanısındayım mesela Leo, Servet, Sabri, Hakan, Arda, Mustafa, Kewell ve bu eksende yazıyı posta döktüm.

    Sezonu erken açmak konusunda sana katılmıyorum. Yıllardır intertoto'ya katılan takımların 10. haftadan sonra döküldüğüne tanık olmuşuzdur.

    Kale konusunda da ayrılıklar yaşamışız. Bence Leo biraz abartılıyor. Öve öve bitirelemeyen Ufuk, keza Aykut bence çok az forma şansı bulmuşlardır.

    Takımın bana göre en iyi oyuncusu olan Arda 1652 dakika oynarken, (onca psikolojik baskıya rağmen) Keita 1044 dakika oynamıştır mesela.

    Sonuç olarak, yorgunluk bence zaman içersinde konsatrasyon eksikliğinede sebebiyet verebilir.

    Posted on 24 Kasım 2009 06:12

     
  5. onur Said,

    Şimdiye kadar hiçbir takımda hiçbir hocanın sakatlık, cezalı olma durumu, hastalık vs. sebepler dışında takımın banko sayılacak kalburüstü oyuncularını sırf "fazla yüklendik, biraz dinlensinler" diyerek kenarda oturttuğunu görmedim. Belki önemsenmeyen kupa maçları, hazırlık maçları, çok çok zayıf bir rakip ile oynanan lig maçları istisna olabilir. Adı üstünde "banko" oyuncu çıkar oynar; özellikle bu tip oyuncuların nispeten "pahalı" oyuncular oldukları da düşünülürse.

    Elano konusunda şahsi fikrim Arda'nın iyi bir sezon sonunda avrupa'ya transferine izin verileceği ve yerinin Elano ile doldurulmaya çalışılacağı yönünde. Ayrıca Kewell'ın tüm sezon ilk 11'de full 90 dakika süreler alabileceğini sanmıyorum gelecek yıl (kalırsa elbette). Bu durumda sol açık için de bir alternatif olabilir Elano, Arda'nın yokluğunda.

    Ben Arda, Kewell, Linderoth (bir mucize yaratmaz ise), Ayhan (jübilesi istenir) ve Emre Aşık ile sezon sonunda yolların ayrılacağını ve Rijkaard'ın kendi oyun sistemine göre sizin de bahsettiğiniz transferleri yapacağını düşünüyorum.

    Posted on 24 Kasım 2009 11:13

     
  6. Master Said,

    Onur@

    Hiç bir takım dersek yanılırız. Liverpool bunun en büyük örneği mesela. Şimdi Liverpool'un halini görüyoruz dersek, Benitez'in bundan önceki başarılarını görmezden geliriz.

    Fazla yüklemeye karşı olduğumu belirtmiştim şimdi farklı bir örnekle özetleyim.

    Aydın sezona en iyi giren oyunculardan biriydi. Netanya karşılaşmasında harika futbolu ve 3 asisti vardı. O günden bu güne ne kadar şans verildi? Arda'nın, Keita'nın yerine bir kaç maçta kullanılsa kötümü olurdu?

    Ne yazık ki yerli ya da yabancı teknik adamların rotasyonu hatırladığı tek kulvar kupa maçları. Yıllar önce Valencia'da Canizares-Palop değişikliği vardı İspanya kupasında. Valencia final oynasa dahil rotaston gereği kaleyi Palop korurdu.

    Galatasaray'da Aykut ve Ufuk grup maçlarından sonra, forma şansı bulabilir mi? Pek sanmıyorum.

    Posted on 24 Kasım 2009 15:46