Kasımpaşaspor sapına kadar hakettiği bir maçı kazandı. Trabzon cephesinin kazananı ise Yerel Basın. İstediklerini aldılar. Broos gitti. Song, Sylva, Gökhan, Engin ve "bu nasıl kaptan" diye sorguladıkları Egemen kadrodışı. Gökhan bunu çoktan haketmişti fakat ona bu kadar savruk olma lüksünü veren Yönetime ne demeli? Geçen seneden çaktığı sinyali alamayan Allahlık yöneticilere ne demeli? Evet, özevlat FC hortlama aşamasında. Tayfun'u kaptan yapsınlar, kazmalıkla donattığı ağlak vücudunu siper etsin tepkilere. Bir pazuband herşeye kadirdir ya... Metin Diyadin Şenol Güneş gelene kadar takıma baksın. Song'un yerine Yavuz Selim'den kimi koysan oynar zaten. Yabancıların hepsini satın. Trabzon amatörde daha iyileri var. Ne vardı başka, Taka gazetesinin büyük golcüleri Kafacı ve Taklacı gelsin. Kaleci olarak da Uçan Kapıcıyı getirsinler. (Mümkünse yönetim söz vermesin bu adamlara) Bak sen o zaman bu takım nasıl oynuyor.
Ersun Yanal'ı başarısız bulup yerine Broos'u getiren, sonra gelinen nokta itibariyle durumun tek suçlusu olan Yönetim İstifa demek çare mi? En büyük sorumlu onlar, fakat Mehmet Ali Yılmaz gelecekse hiç değil... Broos'un gidişinin bir çare olmadığı gibi. Yerine gelecek adamcağızı başarısızlıkta köşeye sıkıştırıp ahlaksızca saldırmak, sonra da istifaya davet etmek çare mi? Şehrin olsun küçük olsun açgözlüleri istifa etmedikçe hiç değil. Çark nasıl bir çarksa Adapazarının tüm kanalizasyon atığını taşıyan Çark Deresinden daha kirli, daha kokuşmuş... Özkan Sümer ve diğer dinazorlar ölmeden, evet, geberip gitmeden bu adamlar, bu takım rahat yüzü görmeyecek.
Unutmadan, yönetim bu soruların cevabını vermeden hiç bir yere gitmesin zaten!!
SORU 1 – Eskişehirspor gibi bir takım, üstelik A milli takımda oynayan üç Hırvat oyuncuyu toplam 850 bin Euro"ya malederken, nasıl oluyor da biz bir tanesini yaklaşık 2.5 milyon Euro"ya alıyoruz?
SORU 2 – Alanzinho"yu bizim aldığımız fiyatın üçte birine Ankaraspor almazken biz nasıl oluyor da biz üç misli parayı sayıp alabiliyoruz?
SORU 3 – Asbaşkan, kendi şirketinden kovduğu adamları neden Trabzonspor Kulübü"nde işe alıyor? Bu adamlar madem Trabzonspor"da çalışacak kadar kıymetli kendi şirketinden neden kovuyor, yok, madem kendi şirketinden kovulacak kadar niteliksiz iseler Trabzonspor"da neden işe alıyor? Bu şekilde işe alınan kaç personel var?
SORU 4 – Gökdeniz"den gelen transfer parası hesaba katıldıktan sonra, yaklaşık 15 milyon dolara düşen borç ile dördüncü vaziyette devir aldığınız kulübün, borcunu 75 milyon doların üzerine çıkarıp, ligdeki sıralaması yine en iyi ihtimalle dördüncülük olacak şekilde devir edecek olmanızdan, her şeyi bir kenara bıraktım, vicdani bir rahatsızlık duyuyor musunuz?
SORU 5 – Aylık personel gideri 500.000, 00 TL"yi aşan bir idari düzenlemeyi yapmak için nasıl bir zekâ gerekiyor?
SORU 6 – Sanki kulüp babanızın malıymış ve sizler de ömür boyu o koltuklarda oturacakmışsınız gibi, Trabzonspor"un ileriye dönük tüm gelirlerini ipotek altına alarak, bankalardan aldığınız kredilerle kurumu faiz batağına sürüklemenizde şahsi olarak hiçbir sorumluluğunuzun olmayacağını gerçekten düşünüyor musunuz?
SORU 7 – Sıradanlaştırdığınız takım kadrosu, teknik direktör seçimi sırasındaki acemilikleriniz, Başkan"ın "Bizden önce bazı suiistimaller yapılmış" veya "Gökdeniz yıldız değil" veya, "Yattara sorunlu oyuncu", veya "Fatih"i herkese sordum bir kişi sorunsuzdur demedi" türünden demeçleri yüzünden Trabzonspor kulübünün kamuoyu nezdinde itibar kaybettiğini düşünüyor musunuz?
SORU 8 – Hani kulüp sadece yönetim kurulu ile yönetilmeyecek kadar büyük bir kulüptü, nasıl oluyor da şimdi sadece üç kişi tarafından yönetiliyor?
SORU 9 – Hakkınızda söylenenlerden haberiniz var mı, sokağın sesini dinliyor ve "acaba biz de bazı yerlerde yanlışlar yaptık mı" diye kendinizi sorgulama gereği duyuyor musunuz?
SORU 10 – Borsa temettülerini dağıtmayıp Alman yatırımcı firma ile mahkemelik olma fikri hangi üstün zekâdan sadır oldu? Bu üstün zekâ, Trabzonspor"un bu davayı kaybetmesi halinde oluşacak maddi zararı şahsen karşılamayı taahhüt ediyor mu?
SORU 11 – İki yetki kongresinde de istediğiniz yetkilerin delege tarafından size verilmemesini bir an olsun şahsınıza duyulan güvensizlik ile ilişkilendirdiniz mi? Yoksa bu milletin canı sıkıldı, aksiyon istedi diye mi düşündünüz?
SORU 12 – Divan Kurulu"nun ve “Derin Trabzonspor” diye adlandırılan duayenlerin kulübün kötü yönetilmesi karşısında aldığı tavır, “Başkan”lık mevkiinde oturan adamın ismine göre değişkenlik mi arz ediyor?
SORU 13 – Yarın bu yönetim gitse ve yerine başka bir kurul seçilse, bu seçilen kurul, elinde hepsini satsan 15 milyon dolar yapmayacak bir oyuncu kadrosu ve 75 milyon dolar borçla, üstelik de 2013 yılına kadar tüm gelirleri temlikli bir Trabzonspor bulsa, kulübü bu noktaya getirenler hakkında “kamuya yararlı derneği alenen kamuya zararlı dernek” haline getirdiğiniz düşüncesiyle gerekli makamlara başvurursa haksızlık yapmış olur mu?
SORU 14 – Yapılan tüm transferler aşağı yukarı yanlış çıkmış olmasına ve Trabzonspor"un hemen tüm futbolcu alımlarında fahiş bedeller ödediğinde herkes hemfikir olmasına rağmen, yine de tüm bu transferlerin hep aynı yöneticiye yaptırılmasının altında yatan düşünce nedir?
SORU 15 – Madem hiçbir B planınız yoktu, koyduğunuz hedefe sizi ulaştırmış, ülkenin en iyi teknik adamları arasında gösterilen Ersun Yanal"ı neden kovdunuz?
SORU 16 – Teknik Direktör arayışı sırasında yaşanan rezilliklere sizin açınızdan bir sorun yokmuş gibi yaklaşabilirsiniz, ancak Trabzonspor Kulübü"ne bu süreci yakıştırabilmiş miydiniz?
SORU 17 – Fatih Tekke"nin ısrarla alınmamasını bir kulüp politikası olarak hadi bize yutturdunuz diyelim, peki göz göre bu takıma bir forvet alınmamasını nasıl açıklıyorsunuz? Ayrıca Fatih"i almamak için onu kamuoyu önünde değersizleştirme çabanızın ahlaki bir açıklaması olabilir mi? Kaldı ki tüm bunlara rağmen son gün neden “Fatih” diye ortalığa düştünüz?
SORU 18 – Trabzonspor takım kaptanlığını geçen sene Bursaspor'dan alınan Egemen'e vermek fikrinin mimarı kimdir? İkinci kaptan ile zaten mahkemelik olduk. Bu kulübü bu hale biz mi getirdik?
SORU 19 – Yattara satılacak mı takımda mı tutulacak? Her iki halde de neden ısrarla bu futbolcu hakkında bizzat kulüpten onu değersizleştirici açıklamalar yapılıyor? Bu yönetimin Yattara politikası nedir?
Sorular, Yusuf Reha Alp'e ait. Fakat Her Trabzonspor'lu adına sormuş elbette. Ve ben de bir Trabzonspor taraftarı olarak bu soruların cevabını bekliyorum yönetimden. Bu soruların cevabını, cevapların hesabını vermeden bir yere gitmesinler!!
10 Yorum:
http://jesusalmeyda.blogspot.com/2009/11/futbolun-coyotesi-trabzonspor.html
Benzer şeyler çıkıyor ortaya..
Adem , aslında Yusuf Reha Alp'in sorularına tek kelime ile cevap var. Vizyonsuzluk. Ne yazıkki camiada vizyon sahibi kişiler pek yok. Ortada bir çark var sürekli dönen. Bu çark hep iyi olanları öğütüp kötü yapıyor. Adeta siyasete girmiş dürüst bir kişinin hırsız olması gibi.
Ortadaki sorunlar bizim seninle tanıştığımız günden beri tartıştığımız problemler. Bir çözüm üretebilmiş değiliz bu tartışmalardan. Gel sen tüm camiayı düşün. Her sezon ölü çocuk doğuruyor camia adeta.
Konumuz değil ama Sayın Yusuf Reha Alp bu kulüpte yöneticilik yapmadı mı? Ben mi yanlış anımsıyorum. Bu denli geniş vizyonunu yöneticiliği esnasında neden uygulamaya dökememiş araştırmak, sormak lazım.
aslinda senaryo belliydi. samet gelecek sezon ortasinda senol gunes ustune bir gorevle getirtilip ayrilmasi saglanacakti. olmadi olamadi. ardindan yasanan surec ve su akil tutulmasi noktasina gelen noktada yonetim her haliyle cuvallamistir. su an hala kafalarindaki tek dert senol gunes'i getirmektir. sanki gelince tum dertler bir anda bitecekmis gibi...
gectigimiz sezonda yaptiklari guzel seyleri bir kenara koyarsak -ki artik ciddi ciddi her guzel seyi ersun'un eseri olarak degerlendirsem de- su halleriyle nuri albayrak ve mehmet ali yilmaz dahil gelmis gecmis en kotu yonetim olduklarini soyleyebilirim. hatta sehre bu kadar ihanet etmis bir baska yonetim var midir orasini bilemeyecegim. eserleri ile mutluluklar diliyorum.
son paragraf ta senol gunes hazretlerine. eger ki su yonetimin gectigimiz sezondan beri oynadigi piyesin bir parcasi olarak anilmak istiyorsa buyursun otursun koltuguna. ama o koltukta sari cizmeli mehmet aga olsa bile rahat oturamaz. gelirsin 1-2 ay taraftar bayram eder. ama mutlaka gidersin. gelirsin yonetimin su sacma oyununa bir kisim taraftari istemeye istemeye ortak edersin. gelirsin sportif anlamda hicbirsey veremezsin sehrin dinamikleri karsisinda ezilip objektif kadrolar kuramazsin. gelme yani, su oyunu bozmak icin gelme, insanlarin onune seni koyacaklari icin gelme, sevmiyorum seni gelme ama adamsin diye biliyorum en azindan gelip adamligini yitirme...
Engin çözüm bence biliniyor. hepsi biliyor. Fakat işlerine gelmiyor. Durum bu. Bunun adı vizyonsuzluk değil bence. İHANET. kulübü yalnızca kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak... Evet, İhanet. Yusuf Reha Alp'in bunları eski yönetici kimliğiyle değil, Trabzonspor taraftarı kimliğiyle söylediğini unutmamak lazım. Ahmet Ağaoğlu da yönetimdeydi bugün çıkıp aklı başında laflar ediyor. Söyledikleri doğru mu? Bence doğru.
Murat abi, Şenol Güneş hakkında söylediklerini düşünüyorum. Özet budur. "bilmemkaç kere Trabzonspor'un başına geldi, hep hüsran" adamcığı olmasın bari. Çarka dahil olmasın, çok ısrar ettiler dayanamadım olmasın, kulübü yarı yolda bırakamazdım olmasın... Yine aynı son olmasın, olmasın!
Teşekkürler Kasımpaşa ,Helal olsun Yılmaz Hoca...
Bu arada Kasımpaşanın İkinci Golünün asistini veren Tayfun Cora efendi Kaptan olacakmış.Yazıklar olsun bizi bu hallere düşürenlere.
büyük takım olamamak böyle birşey olsa gerek. kaptan ille de trabzonlu olacak, hoa yerli olacak vs. bunların hepsi zamanında denendi elde ne ? sadece yolunan saç. bir günlüğüne yönetimi verseler yapacağım ilk iş takımdaki trabzonluları göndermek olur. 83 de ki o ruh yok, gelmez de geri. çünkü o zaman herkes takım için oynuyordu, şimdi ise herkes kendisi için oynuyor. Allah sonumuzu hayır etsin
Broos gider, Şenol gelir. yine hüsran olur. Anlayamıyorum nedir bu Şenol takıntısı..
Şu Kasımpaşa maçının ardından sahada oynanan berbat futbol, akıl almaz oyuncu tercihleri ve değişiklikleriyle ilgili uzun uzadıya bir yazı yazmayı düşünüyordum ama ardı ardına gelen işe son verme haberlerinden sonra ölmüş eşeğe sıkılacak kurşun kıvamında kalacağından vaz geçtim..
Kadro dışında kalan oyunculara baklıyorum, Sylva, Song, Egemen, Engin ve Gökhan..
Sylva ve Song' un formsuzlukları bir yana Yerel basının körüklediği Afrika krizinin de etkisiyle cezalandırıldıklarını düşünürsek pek şaşırmadım..
Engin' in yeteneklerine sürekli olarak güvenmeme rağmen disiplinsizliği ve uyuşmaz tavırlarıyla sabıkalı bir futbolcu olduğundan sebeple kadro dışında bıraıldığını düşünmek de beni pek şaşırtmadı..
Gökhan denen forvet kadavrasının kadro dışı bırakılmış olmasını ilk geldiği günden itibaren hakkında onlarca eleştiri yazısı yazmış birisi olarak, şu hengame ve rezaletin ortasında bataklıkta açan zambak kadar güzel gözüken harika bir eylem olarak gördüğümü kabul etmem gerekir. Her ne kadar bazı körlerin ona bu kadar uzun süre anlamsızca tahammül etmiş olmalarının sebep olduğu bir gecikme olsa bile..
Ancak daha birkaç ay evveline kadar baş tacı görülen ve kaptanlığa yükseltilen Egemen' in kadro dışı bırakılmasının sebebini tam olarak anlayamadım. Şayet bir performans yetersizliği buna sebepse Tolga ve Tayfun gibi iki gereksiz adamın kaptanlık ile adının geçiyor olması Sadri Başkan' ın artık sıradanlaşan skandallarından bir tanesine daha imza attığının resmi olacaktır..
Broos' a gelince. Sezon başından beri kendisini çok eleştirdim. Hatta Yönetim' in sene başından bu yana imza atmış olduğu onca fiyaskonun en kallavilerinden biri olduğunu defalarca söyledim..
Zira geldiği günden bu yana geçen seneki kadrodan hiçbir eksiği olmayan, hatta fazlası olan bir takıma bir iki maç hariç futbol oynatamadı..
Bu takıma hangi sistemi oturtmnayı düşünüyordu hala çözemedim ama bunu da beceremedi..
Kadro istikrarı yakalayamadı, oyuncu değişikliklerinde bir çok kez skandallara imza attı, yıldız oyuncularını kazanmaya çalışmak bir yana adeta bitirmeyi kendine görev seçti..
Akıl almaz Gökhan sevdası ve Alanzinho nefreti onu gözümden iyiden iyiye düşürdü..
Bütün bu yetersizliklerinin haricinde saha dışında da erdemli ve rijit bir tutum sergileyemedi. Hiçbir demecinin arkasında dimdik duramadı ve gereksiz polemikler yaratarak kaotik ortama çanak tuttu..
Sonunda da kendisini istifasız kovdurabilmek adına herşeyi yaptı ve muradına da erdi..
Şimdi işin daha da kötüsü, şu basiretsiz, beceriksiz, vizyonsuz mevcut Yönetim' in adamakıllı bir alternatifi bile yok..
Şu an koltuğu bıraksalar devredecekleri enkazın altına gierebilecek bir babayiğit çıkar mı bilmiyorum ancak ortalıkta dolaşan babayiğitlerin hiçbirisi bana o güveni vermiyor maalesef..
Evet bu çark devam edecek. Taa ki kendiliğinden bozulup durana dek..
Ünal Karaman getirilmiş anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum.Broosun Günahı neydi be yönetici boznutuları getirmeseydiniz.Sırf Taraftara Samet Aybaba tepkisinden sonra alın size yabancı demek için harcanan paralara yazık günah değil mi?Başta getirin Ünalı nedir bu rezillik?
Bu duruma düşmemizde emeği geçen herkesin Allah belasını versin. yönetimden hiç kimseye de hakkımı helal etmiyorum. Şenol Güneş'de gelmesin kalsın kore'de ne diye gelip de bu hain yönetime prim tanımamızı sağlayacak. Fatih'te gelmesin. bunların sıçtıklarını Şenol ve Fatih'mi temizlemek zorunda?
gelmesinler abi bak ne güzel 3 hafta önce küfür edilen kazmayı da kaptan yapmışlar. tekrar hortlasın özevlatçılık.
Yorum Gönder