Süper Ligi bir sokak olarak kabul edersek, sokağın bu sezonki en misafirperver ev sahipleri, en dişli ağır misafirlerden birini ağırladılar. Trabzonspor öyle bir ev sahibi ki, taraftarı bir alem, takımını sormayın gitsin. Lige yeni çıkan 3 ekibe de mağlup olmayı kabullenecek kadar iyi ev sahipliği yapan, türk misafirperverliğinin en profesyonel halinin timsali bir takım ve digiturk'e çekirdek reklamı verdirecek kadar çerez tutkunu taraftarı. O taraftar ki, yerel medya için bir çeşit çerez. Ne ironik... Karşılarında Eskişehirspor, beğendiğim ekiplerden biri. Deplasmanda bugüne kadar hiç yenilmemiş. Son derece diri bir takım. İleri uçta her halleriyle tehlike yaratabilecek iki oyuncusundan yoksundular. Bunlara Bülent Kocabey'in yokluğunu da eklersek rahatlıkla söyleyebiliriz ki neredeyse yarım olarak geldiler Trabzon'a. Trabzonspor ise sezon başından beri hiç birşeyiyle tam bir takım olmayı becerememiş bir ekipti. Yani bu açıdan bir adalet söz konusuydu.Mâlum olaylar, kadro dışı kalan 5 futbolcu. Uzun zamandan sonra ilk 11'de forma giyen Alanzinho, Onur, yeni transfer Ömer Aysan. Alanzinho etkili bir maç çıkardı. Ki forvetsiz oynayan bir takımın ofansif orta saha oyuncusu, bir diğer deyişle fizik dezavantajına rağmen forvete benzer tek forveti olmak takdir edersiniz ki zor bir iş. Ömer Aysan, hemen her maç sağ kanadı kevgire dönen Trabzonspor için -ilk izlenim itibariyle- yerinde bir transfer olduğunu gösterdi. Dikine attığı paslar ne Serkan'ın, ne de Tayfun'un sağ bek pozisyonundayken bir türlü beceremediği işler. Tehlike anlarındaki soğuk kanlılığı da önemliydi. Bu izlenimlerin yıllardır sağ bek görememiş bir Trabzonspor taraftarı tarafından yapıldığı unutulmasın abarttığımı düşünenler varsa. Ömer Aysan'ın olumlu katkısı Serkan'a da pozitif yansıdı. Bugün Selçuk'a yaptığı asist, attığı golle Trabzonspor'un aldığı üç puanda önemli bir paya sahip olan Serkan'a... Yine bir örnek vermek gerekirse, sol kanatta hücum anlamında sürekli bir etkinlik gösteremeyen Gabric'in Ömer'in önüne, sağ kanada geçtikten sonra gösterdiği performansa dikkat etmenizi öneririm. Yattara'nın tam anlamıyla iyileşip sahaya döneceği umudu taşıyan zavallılardan biri olarak böyle bir birlikteliğin Trabzonspor'a ve her şeyden önemlisi Yattara'ya aradığı dinamizmi tekrar kazandırabileceğini düşünüyorum.
Maçın en etkili dönemini ikinci yarının ilk yirmi dakikasında oynayan Trabzonspor'un hızı 61. dakikadan sonra kesildi. Bunda o kopuk şovun bir etkisi var demiyorum, ama neredeyse oyunu tamamen kontrolüne almış bir takım, sanki sahada hiç bir şey olmuyormuşcasına seyrediliyorsa ortada bir problem vardır. 61. dakika sonrasında Eskişehirspor maçın üstünlüğünü iyice eline aldı. Onur'un hatası, Adem'in golü... Hızını kesmedi Eskişehirspor, gol moraldi ve yüklendikçe yüklendiler. Özellikle Trabzonspor'un sol kanadını ciddî anlamda çökerttiler. İki defansif sol kanat oyuncusuyla bile o kanadı savunmakta zorlandığını gördük Trabzonspor'un. Ta ki Tjikuzu oyuna girene kadar. Tjikuzu'nun, bugün alıştığımız pozisyonundan daha geride oynayan Colman'la uyumu maçı tekrar dengeledi. Namibyalı oyunda kaldığı kısa sürede Eskişehirspor'un hızını kesen isimdi. Barış Memiş faciasıyla tekrar kıpırdanma gösteren Eskişehirspor aradığı golü bulamadı. Özellikle İkinci yarının son bölümlerini bariz bir üstünlükle oynamalarına karşın puan alamadılar. Tjikuzu bundan sonraki haftalarda bu takımın değişmez ismi olabilir. Disiplinsizliği onun dikenleri... Özellikle Colman'la aralarındaki uyum dikkate değer. Aksayan bir çok yöne rağmen Gabriç de göze batan isimlerden. Bu adam gerçek bir forvete sahip bir Trabzonspor'da çok daha fazla iş yapacaktır. Ama forvetsiz Trabzonspor'da oynadığı futbol hep "forvet alınması gerekirken gereksiz yere alınan adam" yaftasıyla değerlendirilip gölgelenebilir.
Çok da mükemmel bir futbol beklenmemeliydi zaten Trabzonspor'dan. Ünal Karaman bu dünyada elinde sihirli değnek bulundurabilecek son isim. Kadro yapısı, vesaire ortada. Netice itibariyle içinde bulunulan durum da ortada. Böyle durumlarda ne olursa olsun kazanmak, bir çeşit suni teneffüs etkisi yaratır. Ki Trabzonspor bugün yine orta saha oyuncuları sayesinde bunu başardı. -Ankaraspor maçını aradan çıkartalım- 7 maçtır gol atamamış forvet oyuncularına sahip bir takım var karşımızda. Son 7 aydır doğru dürüst hiç bir hamle yapamamış bir yönetim, 7'den 70'e uyuyan taraftarlar... Böyle durumlarda kazanmak güzel. Kazanmak ne zaman kötü ki? Ama böyle durumlarda, yani her şeye rağmen kazanmak gerçekten güzel.
Maçtan kopuk, ruhsuz, kendini böyle başarısız bir takımı hâlâ tuttuğu için saygı duyulası sanan taraftar müsveddeleri... Bana göre bu takımın asıl ruhsuzları, Trabzon'daki taraftar topluluklarıdır. Onlar böyle tribünde otururlarken ne Tony Mario Sylva'ya, ne Song'a, ne de bana göre cidden ruhsuz bir futbol sergileyen Gökhan Ünal'a ruhsuz demek gelmiyor içimden. Onlara bir önerim var. 86 Dünya Kupasıyla Meksika'dan Dünyaya yayılan ve Meksika dalgası olarak adlandırılan görsel şölenin "Çekirdek Dalgası" versiyonunu gerçekleştirmeliler. Ağırlıklı olarak sağ elleri, önce çekirdeğe uzanıyor, sonra bir makina intizamında ağza gidiyor, iki ağız hareketi süresince orada kalan el, aynı şekilde aşağı iniyor, yeni bir çekirdek tanesi... Bu işi bir saniye kadar daha hızlandırıp bazı hareketleri netleştirebilirlerse Çekirdek Dalgası trendini başlatabilirler. Hatta çekirdeği çıtlatma esnasında dişlerini daha iyi kullanabilirlerse bir çeşit tezahürat bile yaratabilirler. İnanın tüm bu ihtimaller, onların gerçek birer taraftar olma ihtimalinden çok, ama çok daha fazla...
Son olarak; yazıyı yazarken öğrendiğim bir kaza haberi. Kâzım'a büyük geçmiş olsun...
4 Yorum:
Trabzonspor taraftarını eleştirmenizi onaylıyorum ,gerçekten de topçuları eleştirme hakkı bu durumdaki insanların ellerinde olmamalıdır.Bir topçu veya yönetici, bu kadar çabuk harcanmamalı ve herşeyden önce kendilerini taraftar olarak gören bu insanların kendilerine bir bakmaları gerekmektedir.
Bu arada çekirdek dalgası güzel bir fikir, bunu taraftarlara yaysak nasıl olur acaba. :)
Abi Sende mi? Tamam çekirdekçiler konusunda bende katılıyorum ama bu Tribünler Hami Mandıralı,Fatih Tekke gibilerine de yıllarca etmediğini bırakmadı.Bu adamlar ne oldu sonunda efsane.Tamam Tamamen Trabzonlu oyunculardan kurulu bir kadro düşünemeyiz.Ama kusura bakmasınlar,en az 4,5 futboolcunun 11de Trabzonlu olması şart.Altyapı neden çıkaramıyor bu oyuncuları.Göz Boyama için açılan Karadenizspor ne işe yarar.Taraftarın suçlayan zihniyeti kınıyorum.İlk defa da fikir ayrılığına düşmüş gibi oluyorum bu blogta...
Bu arada Tüm Ceza Sahasi ekibinin ve izleyicilerinin Geçmiş Kurban Bayramını Kutlarım...Geç oldu ama:)
Benim tepkim bu adamların ruhsuzluğua... Böyle taraftar olmaz... Olamaz. Bu insanların yaptığı taraftarlık değil. Başka bir şey. Yoksa oyuncuları protesto falan etmediler.
Adem
Yorum Gönder