11 Ara 2009

Uruguay ve Gerçekten Garip Ligi

Uruguay, Güney Amerika'da yüzyılın en iyi kulüp takımına sahip ülke. Hatta Güney Amerika kulüpler sıralamasının ilk üçünde 2 takımı bulunuyor. Penarol ve Nacional... Elbette ligi şimdilerde eski tadından çok uzakta. Penarol gibi, Nacional gibi... Bu takımlar da eski tadlarından uzaktalar. Özellikle Penarol... Görmedik, yaşamadık, bilmiyoruz fakat büyük takımmış bu adamlar, öyle böyle değil. Zamanının yenilmez armadası Real'i, Benfica'yı dize getirmiş bir kulüpten bahsediyoruz. Rekorları hâlen bâkî. Ama işler eskisi gibi gitmiyor artık o taraflarda. Uruguay Millî Takımı için de. Neyse ki 2010'da Güney Afrika'daki biletlerini ayırttılar ve görece iyi bir takımla Dünya Kupasında boy gösterecekler. Fakat işler, birileri için hâlâ iyi gitmiyor. Özellikle Penarol için. Uruguay'da bu aralar modanın rengi değişti. Şampiyon ezelî rakip Nacional...

Bir önceki sezon da Apertura'yı şampiyon olarak kapatan Kırmızı-Mavililer, lig sonuncusu Fenix'i 1-0 yenerek geçen sezonki başarılarını tekrarladılar. Kendi evlerinde oynadıkları 8 maçın 8'ini de kazanmaları bu başarılarında büyük etken. Bir diğer etken de kadro yapıları. Güney Amerika takımlarının ayakta kalabilmelerinde yetiştirdikleri oyunculardan kazandıkları paralar büyük rol oynuyor. Hâl böyleyken kaliteli genç oyuncuları eskisi gibi ellerinde tutmaları mümkün değil. Şartların getirisi bu. Fakat Nacional diğer takımlara göre biraz şanslı. Çünkü 2000'li yılların sonlarına doğru gelinirken, Brezilyalı futbolcularda da kendini iyiden iyiye gösteren eve dönüş merakını iyi sezip, cidden yetenekli olan gençlerini geri dönen lejyonerlerle takviye ettiler. e Legueiro, Garcia ve Rodriguez gibi gençleri Lembo, Varela, Regueiro gibi isimlerle destekleyen ve güzel bir harman elde eden Nacional, geçen sezon 20 yıl aradan sonra Libertadores'de yarı final gören ilk Uruguay takımı olmayı da başarmıştı. Fakat başarı için daha fazla homesick'e, daha fazla doymuş lejyoner'e ihtiyaç var. Mesela...

Roberto Carlos, bu geri dönüş hastalığına tutulduğundan beri Fener'e faydası dokunmadı. Nacional'lilerin bu hastalığın eski oyuncuları Lugano'ya da bulaşmaları için dua etmemeleri için bir sebep göremiyorum. Ronaldo, Adriano, Roberto Carlos, derken Lugano... Mesela...

Uruguay'ın garip ligi demiştim, kafalarda soru işareti oluştu. Giderelim. Efendim Uruguay'da lig Apertura ve Clasura şeklinde oynanmakta. Arjantin falan gibi yani. Bu iki lig bildiğiniz gibi ayrı olarak oynanıyor ve ayrı şampiyonları var. Bu iki ayrı ligden ayrı bir Anual dedikleri bir tablo daha var. Bu iki ligin puan durumlarının toplamından oluşan bir sıralama. Sezonun sonunda, Apertura ve Clasura şampiyonları tek maç üzerinden oynanan bir play off yarı finali oynuyorlar. Bu turu geçen takım, Anual tablosunun lideriyle finalde karşılaşıyor. Diyelim ki elenen takım Anual tablosunda lider. Yarı Finali kazanan takım bir de finalde o takımla karşı karşıya geliyor. Eğer Anual tablosunda lider olan takım yarı finali kazanırsa otomatikman şampiyon oluyor. Yarı final ve final ilk maçları berabere sonuçlanırsa her iki turda da maç tekrarı var. Bu iki takım Clausura sonunda aynı puanda tamamlarlarsa ligi, bir kez daha karşı karşıya geliyorlar ki toplamda 7 kez karşılaşabilecekleri anlamına geliyor bu. Güney Amerika liglerinin çoğunda böyle karmaşık sistemler var.

Bazen bu adamların ülke dışına gitmelerinin yegane sebebinin para olmadığına dair düşünceler sarıyor beni nedense...

1 Yorum:

franchi dedi ki...

"Bazen bu adamların ülke dışına gitmelerinin yegane sebebinin para olmadığına dair düşünceler sarıyor beni nedense.."

yazının sonunda cok hos olmus bu cumle :) hak vermeye basladım simdi adamlara :)