Ocak 2009 içindeki 47 yayından en yeni 38 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
Ocak 2009 içindeki 47 yayından en yeni 38 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

Tv'de Bu Hafta (31-2 Şubat)

21:28 Yazar: Cezasahasi 2 Yorum

31 Ocak Cumartesi
13:00 Kartalspor - Kasımpaşa > D Spor
13:30 Kayserispor - Sivasspor > LİG TV - HD
14.45 Stoke City - M.City > SPORMAX - HD
16.00 Ankaraspor - Trabzonspor > LİG TV - HD
16:30 Borussia Dortmund – Bayer Leverkusen > Kanal 24
17.00 Middlesbrough - Blackburn > SPORMAX
18:30 Hoffenheim - Energie Cottbus > Kanal 24
19.00 Denizlispor - Galatasaray > LİG TV - HD
19:00 Napoli - Udinese > NTV Spor
20:00 PSG - Caen > Kanal A
21:30 Juventus - Cagliari > NTV Spor
21.45 Benfica - Rio Ave > SPORMAX - HD
23:00 Numancia - Real Madrid > NTV
23.45 Arsenal - West Ham > SPORMAX

01 Şubat Pazar

01.30 Aston Villa - W.Athletic > SPORMAX
10.45 Bolton - Tottenham > SPORMAX
12.30 Fulham - Portsmouth > SPORMAX
13:00 Manisaspor - Malatyaspor > D Spor
15.30 Newcastle - Sunderland > SPORMAX - HD
16:00 Inter - Torino > NTV
16:00 Inverness - Celtic > Futbol Smart
17.00 Fenerbahçe - G.Antepspor > LİG TV - HD
18.00 Liverpool - Chelsea > SPORMAX - HD
18:00 Bordeaux - Lill > Kanal A
18:00 Racing Santander - Barcelona > NTV Spor
20.00 Beşiktaş - Antalyaspor > LİG TV - HD
20.00 Belenenses - Porto > SPORMAX - HD
21:30 Lazio - Milan > NTV Spor
22:00 O. Lyon - St.Etienne > Kanal A
22.00 Hull City - West Bromwich > SPORMAX

02 Şubat Pazartesi
20:00 Karşıyaka - Altay > D Spor
22.00 M.United - Everton > SPORMAX

Kaynak: Tribundergi.com



2011 Wembley'de

22:12 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
2007'de yeni haliyle Avrupa'nın en özel futbol mabetlerinden olan 90.000 kapasiteli Wembley Stadı 2011 Şampiyonlar Ligi Finali'ne ev sahipliği yapacak. Şampiyonlar Liginde 2012 finali ise Allianz Arena'da oynanacak.



Son Transferler #2

18:15 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum
  • C. Rivalta: Atalanta - Torino
  • Sebastián Domínguez: America - Velez Sarsfield
  • Matías Cahais: Groningen - Gimnasia de Jujuy
  • R. Klavan: Heracles - Alkmaar
  • M. Ndjeng: Bor. M'Gladbach - Hamburg
  • H. Rodallega: Necaxa - Wigan
  • P. Chimbonda: Sunderland - Tottenham
  • H. Mullins: West Ham - Portsmouth
  • Pelè: Porto - Portsmouth
  • C. Cudicini: Chelsea - Tottenham
  • Sebastián Andrés Balsas: Racing - Livorno
  • E. Heskey: Wigan - Aston Villa
  • Lovenkrands: Schalke 04 - Newcastle
  • Roberto Abbondanzieri: Getafe - Boca Juniors
  • Santiago García: Rosario Central - Strongest
  • Lucas Bernardi: AS Monaco - Newell's Old Boys
  • S. Silva: Velez Sarsfield - Banfield
  • Mido: Middlesbrough - Wigan
  • D. Mena: Danubio - Colon
  • Nikola Petkovic: Kızılyıldız - Ein. Frankfurt
  • César: Tottenham - Valencia
  • Julien Sablé: Lens - Nice
  • S. Makinwa: Lazio - Chievo
  • Nigel De Jong: Hamburg - Man. City
  • D. Matteini: Parma - Palermo
  • M. Savini: Napoli - Palermo
  • C. Capuano: Palermo - Catania
  • Alejandro Gómez: Arsenal de Sarandi - San Lorenzo
  • M. Mondaini: Boca Juniors - Nacional
  • N. Vigneri: Cruz Azul - Racing



Donna Karan New York - Ümit Karan İstanbul

00:09 Yazar: Akay 0 Yorum

Bazı oyuncular vardır ilk seyretmeye başladığınız andan itibaren takımınızda olmasını istersiniz. İlk görüşte aşktır o. Gelirse ne ala gelmezse "seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli" der uzaktan sevmeye devam edersin. Ümit Karan öyle bir oyuncuydu benim için. Gençlerbirliğinde oynarken attığı goller ve oynadığı oyunla tuttuğum takıma gelmesini en çok istediğim futbolcuların başındaydı. Bir diğeri bir dönem İstanbulspor forması da giymiş Saffet'tir ya o da başka bir yazının konusu olsun.

Ümit Karan, Galatasaray'a geldiği dönem Galatasaray için biraz karışık bir dönem... O dönem daha sonradan Türkiyede çok ses getirecek İlhan Mansız ile birlikte Ümit Karan ile de anlaşmıştı Galatasaray. İlhan Mansız , son görüşme sırasında her nasılsa Ümit Karan'ın sözleşmesini görüyor ve aynı ücreti istediği için anlaşma sağlayamıyordu. Ümit Karan geldiği ilk yıllarda GAlatasaray'ın avrupadaki başarısında büyük pay sahibi oluyordu. Barcelona'ya attığı gol , olaylı Roma maçında attıığı güzel golle takımına büyük katkı sağlıyordu. Lucescu'nun gidişi ve Fatih Terim'in geri dönüşüyle duraklama devri başladı Ümit için de. Georghe Hagi'nin gelişi ise tam bir çöküştü. Teknik direktörle yaşadığı anlaşmazlık sonucunda Ankaraspor a kiralık olarak gidiyordu 2005 yılında. Sonrasında geri dönüş ve yaşanılan şampiyonluklarda onana önemli roller.

Şimdi biraz günümüze bakalım.. Ümit artık 33 yaşında. Ve ne yazık ki eskisi kadar güçlü değil. Eskiden girdiği ikili mücadelelerde mutlaka ayakta kalan Ümit artık bir ufak üflemede bile kendini yere atakacak konumda. Nedeni için ister ortağı olduğu barda çok fazla takılması diyin, ister yaşadığı sakatlıklar.. Ümit Karaniçin bu senenin özeti, çektiği ve auta giden şutuna baros'un dokunması sonucunda olan gole sevinmemesidir. Geçen sene Hakan Şükürle karşılıklı çifte telli oynayan - ki onunla da çok iyi geçindiği söylenemez- ümit bu sene baros'un attığı gollere sevinmiyor... Sivasspor maçına gelecek olursak açıckasını söylemek gerekirse Ümit atılmasa da Galatasaray ordan galibiyet alamazdı. Fakat Ümit'in kaptanken yaptığı bu sorumsuzluk , bu arada sorumsuzluktan kastım kara vurması değil ondna önceki iki pozisyonda ortamı sakinleştireceğine germesi, affedilir gibi değil... Bir zamanların gol makinesi umarım en yakın zamanda kendini toplar...




Buzlanmış Medya

19:56 Yazar: Cezasahasi 3 Yorum
Bir pazarlıktır gidiyor, Sivasspor-Galatasaray maçı için. İstanbul medyasınında ön ayak olduğu maçı başka şehirde yapalım anlayışı şaşırtıcı bir seviyeye çıkmak üzereyken Sivasspor yönetimininin sert çıkışı yüzünden şiddetini kaybetti. Uzun yıllardır bir çok stadyumda hangi şartlarda futbol oynandığını ben dehil bir çok futbol sever bilir. Son 2 senedir Sivasspor'un özellikle başa güreşmesinden bu yana, Sivas şehrinin ve stadyumunun soğuk ve elverişsiz olduğu gündemin birinci maddelerinden biridir. Evet hava sıcaklığı düşük, zemin batı ve güney'e göre iyi durumda değil ama bu şartlar altında yıllardır futbol oynamaya çalışan, üstüne her gün bu sahalarda antreman yapan bir dünya oyuncu var. Siz onları hiçe sayarak İstanbul takımlarının 3 kez oraya gelmesine takarsanız bu yandaş medya olduğunuzun da ispatıdır. Yıllarca Erzurumspor maçları izledik karda, kışta, siste ve yağmurda.. Ve onlar hala bu şartlarda futbol oynamaya devam ediyor. Medya olarak bu tür sehir takımlarının biran önce alttan ısıtmalı stadyumlara kavuşması için propaganda yapacaklarına 3 büyük takımın bu sehirlere gidip maç yapmalarının sakıncalı olduğunu nakarat haline getirip söylüyorsunuz. Başta Sivasspor olmak üzere, bu şartlarda futbol oynamaya çalışan, antreman yapmaya çalışan kardeşlerime selamlar olsun... Bu da yandaş medyaya kapak olsun. !




Hoffenheim'ın Yeni Mekanı

19:47 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum

Stadyum 30 bin kişilik ve yaklaşık maliyeti 60 Milyon Euro, Kasaba takımı diye dalga geçenlere duyrulur. Darısı bizim kasaba takımlarının başına.




En İyisi Barcelona

19:25 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistiği Federasyonu son 18 yılın en başarılı takımı olarak Barcelona'yı gösterdi. 1991 yılından beri geleneksel olarak düzenlenen dünya kulüpler sıralamasında en yüksek puanı Barca'nın alırken, United 2. , Juve ise 3. sırada yer aldı. 18 yıllık süreçte Barca 2 CL Şampiyonluğu 8'de La Liga Şampiyonluğu, United 2 CL Şampiyonluğu 10'da PL Şampiyonluğu yaşadı. Açıklanan liste'de 4 İtalyan ve 4 İngiliz takımı yer buldu. Liste'de gözüme çarpan takım hiç kuşkusuz Parma oldu. Veronlu, Buffonlu kadronun 90'lı yıllarda yaşadığı harika yıllar bu listede olmasının en büyük nedenidir. Şimdi nerede diye soracak olursanız, orayıda es geçelim derim.

En başarılı 20 takımının sıralaması ise şöyle;
  • Barcelona (İSP) 757
  • Manchester United (İNG) 678
  • Juventus FC (İTA) 621
  • Milan AC (İTA) 611
  • Real Madrid (İSP) 605
  • Internazionale Milano (İTA) 567
  • Bayern Munich (ALM) 563
  • Arsenal (İNG) 550
  • River Plate (ARJ) 503
  • Chelsea (İNG) 442
  • Liverpool (İNG) 435
  • Porto (POR) 425
  • Boca Juniors (ARJ) 420
  • AS Roma (İTA) 405
  • AFC Ajax Amsterdam (HOL) 400
  • Parma (İTA) 373
  • São Paulo (BRA) 367
  • Valencia (İSP) 367
  • Glasgow Rangers (İSK) 364
  • SS Lazio Roma (İTA) 342
Sıralamada Türk takımlarından Galatasaray 41. , Fenerbahçe 79, Beşiktaş 87, Trabzonspor 184. sırada yer aldı. Listenin tamamını görmek için tıklayın.





All Star 2009

18:58 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Dünyanın en büyük basketbol organizasyonu olan NBA'de All Star heyecanın ilk perdesi yani ilk 5'ler açıklandı. İnternetten verilen oylara göre oluşan kadroda şu isimler yer aldı.

DOĞU Karması: Dwayne Wade, Iverson, Kevin Garnett, LeBron James, Dwight Howard
BATI Karması: Chris Paul, Kobe Bryant, Tim Duncan, Amare Stoudemire, Yao Ming

Bu arada oylamada bir ilk yaşandı. Orlando'nun canavar pivotu Howard 3 milyonun üzerinde oy alarak rekor kırdı. Geçen sene All Star hafta sonu smaç yarışmasında ''Süperman'' figürleriyle yarışmayı renk katıp, ilk kez uzun bir oyuncunun şampiyonluğuyla sonuçlanmıştı. All Star oylamalarında en yüksek oy alan ilk 10 oyuncu ise şöyle;


14-16 Şubatta Phoenix'te gerçekleşecek All Star hafta sonu NTV'den naklen yayınlanacak.



Tv'de Bu Hafta (23-26 Ocak)

18:49 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum

23 OCAK CUMA
20:00 Ankaraspor - Konyaspor > Lig TV
21:45 Derby County - Notigham Forest > NTV Spor
22.45 Belenenses-Benfica > SPORMAX - HD

24 OCAK CUMARTESİ
13:30 Samsunspor - Kartalspor > D Spor
14:00 Sivasspor - Galatasaray > Lig TV
14:30 Abeerden - Rangers > Futbol Smart
17:00 Celtic - Hibernian > Futbol Smart
19:00 Beşiktaş - Denizlispor > Lig TV
19:15 Manchester United - Tottenham > NTV Spor
20:45 PSV - NAC Breda > Futbol Smart
21:30 Juventus - Fiorentina > NTV Spor
22.45 Braga-Porto > SPORMAX - HD
23:00 Barcelona - Numancia > NTV

25 OCAK PAZAR
13:00 Kasımpaşa - K.Erciyesspor > D Spor
15:30 Groningen - Ajax > Futbol Smart
16:00 Bologna - Milan > NTV Spor
18:00 Liverpool - Everton > NTV Spor
19:00 Fenerbahçe - Trabzonspor > Lig Tv
22:00 Real Madrid - Deportivo > NTV Spor

26 OCAK PAZARTESİ
20:00 Çaykur Rizespor - Manisaspor > D Spor

Kaynak: Tribundergi.Com



Biri Şunu Sustursun

22:28 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum
Benzema Platini ve Zidane'den daha iyi.
Raymond Domenech




Salary Cap

21:41 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Arap sermayesinin özellikle Premier Lig'deki varlığı öncelikle transferde elit oyunculara sahip bir çok kulüp tarafından yağlı müşteri gibi görülürdü. Mevcut değerinden çok çok fazla ücrete sattıkları oyuncuları, batmak üzere olan kulüplerini futboldan anlamayan Arap iş adamlarına pazarlamak başlangıçta onlar için bir sorun teşkil etmiyordu ki, Kaka'ya yapılan 110+40 milyon Euroluk teklif dünya'nın en iyi kulüplerini bir çatı altında toplamaya kadar itti. Avrupa Kulüpler Birliği ve UEFA tarafından başta Manchester United, Real Madrid ve Milan kulüpleri konu hakkında görüşmelere başlamış. Düşünülen çözümler arasında şuan NBA uygulanan ''Salary Cap'' da yer alıyor. Bu model doğrultusunda kulüplerin (büyük) oyuncu transferinde bilet, sponsorluk, televizyon ve forma satışlarından toplanan paranın %51'inin kullanıması önerisi. Kulüplerin alt yapı ve stadyum için harcayacakları paralar ise serbest bırakılması düşünülüyor. Bu doğrultuda eğer bu tip önlemler alınırsa her oyuncu gercek değerini yansıtabilecek, ve hayal edilen uçuk transferler gerçekleşemeyecek. Avrupa'nın dev kulüpleri için iyi oyuncuları transfer etmek bir kademe daha kolaylaşacak. Düşünsenize yılda toplam 100 milyon euro kazanan bir takım 51 milyon euroyu bir oyuncuya verebilecek. Bu kural bazılarını rahatlatırken, bazılarını da futboldan soğutacak kesin. Önümüzdeki ay Avrupa Kulüpler Birliği konu hakkındaki görüşlerini belirtecekmiş, bakalım neler olacak...




Son Transferler #1

20:50 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
  • Jermaine Pennant: Liverpool - Portsmouth
  • Sebastián Abreu: River Plate - Real Sociedad
  • Dennis Rommedahl: Ajax - NEC Nijmegen
  • Craig Bellamy: West Ham - Man. City
  • Zé Roberto II: Schalke 04 - Flamengo
  • Makukula: Benfica - Bolton
  • R. Lima: Gimnasia de La Plata - Gimnasia de Jujuy
  • Leandro Roberto Fleitas: Argentino Juniors - Al. Lima
  • Cristian Omar Maidana: Spartak Moskova - Recreativo
  • S. Wiltord: Rennes - Marsilya
  • T. Derijck: Feyenoord - Den Haag
  • Gaël Givet: Marsilya - Blackburn
  • O. Toivonen: Malmö - PSV
  • Peter Wisgerhof : NEC Nijmegen - Twente
  • P. Dellafiore: Palermo - Torino
  • Xavier Margairaz: Osasuna - Zürih
  • E. Bonazzoli: Sampdoria - Fiorentina
  • G. Pazzini: Fiorentina - Sampdoria
  • Alain Nef: Udinese - Recreativo
  • Sasa Ilic: Salzburg - Larissa
  • Brandao: Shakhtar - Marsilya
  • J. Bottinelli: Sampdoria - San Lorenzo
  • M. Moralez: Racing - Velez Sarsfield
  • Dame N'Doye: OFI - Kopenhag
  • Rob Wielaert: Twente - Ajax
  • Rodrigo: Dinamo Kiev - Sao Paulo
  • Kevin-Prince Boateng: Tottenham - Bor. Dortmund
  • Sébastien Puygrenier: Zenit - Bolton
  • A. Ferrero: Botafogo - Colon
  • B. Boswell: Houston - Antalyaspor
  • E. Tuzzio: River Plate - Independiente
  • A. Tziolis: Panathinaikos - Werder Bremen
  • Eric Addo: PSV - Roda
  • P. Franquart: Lille - Le Havre
  • F. Marange: Bordeaux - Le Havre
  • Jan Rajnoch: Ml. Boleslav - En. Cottbus
  • Aaron Galindo: Ein. Frankfurt - Guadalajara
  • P. Álvarez: Catania - Rosario Central
  • T. Zdebel: Bochum - Leverkusen



MHK: En Başarılı Lig Bank Asya

20:25 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Bu açıklama devre arasında toplanan hakem seminerinde söylenmişti. Haftada 3 Naklen yayının olduğu tüm ülkenin ve futbol severlerin bi haber olduğu bir ligde olduğu için, insanlar pek yadırgamadı bu açıklamayı. Yaklaşık seyrettiğim 30 Bank Asya mücadelesinde bu açıklamayı doğruluyacak bir yönetim göremedim açıkçası. Hakemler ya kartlarda adaletsizdi yada kritik kararlarda isabetliydi. Mhk Başkanı'nın söylediği gibi başarı oranı düşük maçları seyrettim sanırım ben. Süper Lig'de cezayı olan ve düşük performanslı hakemlerin sıklıkla düdük çaldığı Bank Asya, tamamen bu hakemlerin egolarını tatmin ettiği bir yer olarak görüyorum. Süper Lig maçlarında gösteremedikleri otoriteleri ve duruşları burdaki takımlar üstünde denemeleri de bir başka gariplik. Neye göre başarılı adlediliyor açıkçası pek anlıyamıyorum. Mhk başkanının bu açıklamasından sonra Diyarbakırspor - Orduspor karşılaşmasın da kural ihlali yapıldığı ve olayın maç sonunda değiştirildiği iddiası almış başını gidiyor. Olay tahkime kadar gitti, bakalım en başarılı ligimizde bu tür bir ihmal oldumu. Buna benzer bir olay Fenerbahçe - Rizespor müsabakasında olmuş maç tekrar edilmişti. Eğer olay ispatlanırsa çıkacak karar bu doğrultuda olacak. Bu arada Süper Lig'de bu denli başarısız bir görüntü çizen hakemlerimiz, nedense Bank Asya'da başarılıymış... Kim inanır buna? Kadir İnanır mı?




2008 İtalya Oscarları

19:55 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
2008'in bitmesinden sonra önce uluslararası ödüller, şimdi de local ödüller dağıtılmaya başlandı. İtalyan Futbolcular Birliği'nin düzenlediği 2008 Futbol'un Oscarları gerçekleşen törenle sahiplerine dağıtıldı. Oylamada İbrahimoviç Yılın Futbolcusu & Yılın En İyi Yabancı futbolcusu olarak damga vururken, emektar Del Piero'da İtalya'nın en popüler oyuncusu oldu. Bu senenin en iyi golü İbra'nın topukla attığı gol seçilirken, Hamsik Napoli'nin çıkışına büyük destek vererek yılın genç oyuncusu oldu. En iyi kaleci ödülü son senelerde olduğu gibi yine Buffon'a gitti...
  • Yılın Futbolcusu & Yılın En İyi Yabancı: İbrahimoviç
  • En İyi İtalyan Oyuncu: Del Piero
  • En İyi Genç Oyuncu: Marek Hamsik
  • En İyi Kaleci: Buffon
  • En İyi Defans: Chiellini
  • Yılın En Güzel Golü: İbrahimoviç - Bologna
  • En İyi Teknik Direktör: Cesare Prandelli
  • En İyi Hakem: Roberto Rosetti



Fifa 2008 Dream Team

19:29 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
FIFA'nın resmi sitesinde yapılan yılın takımı anketinde, 2008'in en iyi 11'i belli oldu. Geçtiğimiz yıllarda Premier Lig'de oynayan oyuncuların çoğunlukta olduğu bir kadro çıkardı, bu sene ise gerek İspanyol milli takımının Avrupa Şampiyonu olması gerekse İspanyol oyuncuların altın yılını yaşaması kadroya girmesini sağladı. Barcelona'dan 3, Bayern ve Real Madrid'den 2, United, Liverpool ve Chelsea, Milan'dan 1'er oyuncu kadroda yer aldı.

Oylamada en çok oyu 2008 yılında ''Yılın Futbolcusu'' olan, Cristiano Ronaldo, alırken Lionel Messi 2., Iker Casillas ise 3. en yüksek oyu aldı. 2008'de Ronaldo her platformda en büyük rakibi Messi'yi geride bırakmış durumda. 2009'da bu seneryo muhtemelen değişecek, yada daha da ateşlenecek. Yılın 11'i ise şöyle.

Kaleci: Iker Casillas (Real Madrid)

Defans: Sergio Ramos (Real Madrid), John Terry (Chelsea), Carles Puyol (Barcelona), Phillip Lahm (Bayern Münih)

Orta Saha: Kaka (Milan), Steven Gerrard (Liverpool), Xavi (Barcelona), Franck Ribery (Bayern Münih)

Forvet: Cristiano Ronaldo (Manchester United), Lionel Messi (Barcelona)



Defoe Geri Döndü

10:58 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Bu sezon yedikleri, içtikleri ayrı gitmeyen 2 ada ekibi Tottenham ve Portsmouth oyuncu + menejer paylaşımından sonra bu seferde puanları paylaştılar. Bizim ülkemizde olsa yoğun duygular altında çıkılır bu tip maçlara, Ada'da da bu tarz yaklaşımlar varmıdır açıkçası bilemiyorum. White Hart Lane’de oynanan karşılaşmada ilk golü, kolunu kanadını satan Portsmouth buldu, dakikalar 70'i gösterdiğinde ise eski golcü Defoe skoru eşitledi. Açıkçası maç sonunda ne oyuncular, ne de tribündeki taraftarlar pek üzülmemiştir. Bir taraf aldığı oynuncu ve menejer için duacı olurken, bir diğeri ise kazandığı paralar ve aldığı 1 puana seviniyor. Alış veriş bu kadar tatlı olunca da ortada üzülecek bir ortam olmuyor. Bu skordan sonra puanını 24 ‘e çıkaran Portsmouth 12. , puanını 21 çıkan Tottenham 16. sırada yer aldı.




Sorin Ghionea Galatasaray'a?

16:25 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Ben de ne alâka dedim ama, Romenler öyle demiyorlar işte. Romanya basınında bugün yer alan iddialara göre (ki iddiaların kaynağı Becali) Steau ile Galatasaray arasında pazarlıklar başlamış. Konuşulan rakam 1.5 milyon€. Ghionea'nın İtalya'dan da talipleri varmış: Bologna ve Catania. Bitti mi? Bitmedi. Rusya'dan Terek Grozny' de "Zorro" lakaplı romenin peşindeymiş.

Servet'in durumu belirsiz. Ligin en iyi futbolu oynayan takımı olan ama defansif anlamda eleştirilere maruz kalan Galatasaray defansının en önemli oyuncusu sakatken bu transfer pek de uzak bir ihtimal gibi gözükmüyor. 1.87 boyundaki Ghionea en azından cüsse olarak Servet'i aratmayacaktır. İlk bizden duyun.




54 Numara

21:59 Yazar: Cezasahasi 2 Yorum
Konuya nereden giriş yapacağımı açıkçası bilemiyorum. Resimde gördüğünüz üzere Onur ve Furkan'ın formalarında yazan numara ''54'' türk futbolunun fabrikatör kulüplerinden Sakarya şehrine ait. Sezon başından beri bir çok post attım Sakaryaspor hakkında. Kulübün senelerdir amatör insanlar tarafından yönetilmesinden, idari ve sportif yoldaki hataları, yalnışları ve adam kayırma politikalarını kendimce yorumlamıştım. Dernekleşme sürecinden sonra yeni başlayan dönemde, Sakaryaspor yönetiminin karşılaştığı irili ufaklı bir çok sorun oldu. Kısa sürede gerçekleşen en önemli hadise, 13+3 oyuncunun kulüple yaşadıkları ekonomik sorunlardı. Geçen sezonun ortasında da buna benzer ekonomik sorunlar olmuş dönemin teknik direktörüne bir takım ödemeler yapıp futbolcular es geçilmişti. Sezonun son haftalarına lider girilmesine rağmen bu olay kaynaklı sorunlar İstanbul'da oynanan plaf off'a kadar gitmiş ve sonuçunda büyük bir yıkım olmuştu. Son 3 maçta göreve gelen şuan Diyarbakırspor teknik direktörü olan Çoşkun Demirbakan'ın konuyla ilgili yorumları bu sezon Sakarya'da oynanan maçın ardından patlak vermişti. Yeni sezon, yeni yönetim, yeni umutla girilen yolda yaşanan takım içi sıkıntıyı aşmakta zorlandı yeni yönetim, önce oyuncular kadro dışı bırakıldı ve bunun getirisi olarak takım Bank Asya'da son sıraya kadar geriledi. Oyuncu ve klüp arasında yaşanan bu gerilim sonucu 2. yarı transfer politikası da cok kritik ve hassas oldu. Şuana kadar kadroya katılan isimler başta Tatangalar olmak üzere tüm sehirde tartışılır bir konu oldu. Yönetimin Bank Asya'da kalacağız açıklamaları, bu doğrultuda yapılan hamleler şuan için tam bir soru işareti. Sakaryaspor için en önemli sıkıntı ekonomik kaynak yaratmak şüphesiz, hafta arasında Koç'la yapılan sponsorluk anlaşması bir bakıma nefes aldırsa da, asıl hamlenin alt yapıda oynayan 2 milli oyuncunun Fenerbahçe'ye satılmasıydı. Günü kurtarmak adına, geleceği umursamaz tavırlar Sakaryaspor'u nereye taşır bilinmez ama tehlike çanları şiddetli bir şekilde çalmaya başladı.




Asya Turnesi

19:52 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Dünyanın en çok kazanan takımlarından biri olmak, idari ve sportif açıdan iyi yönetilmenin getirisidir. Futbol takımlarının kaynak konusunda bir çok kalemden yararlandığını biliriz, kombine, bilet, reklamlar, sponsorluklar, bonservisler vs vs vs... Bunlara son yıllarda birde Avrupa'nın üst düzey takımlarının başta Arap, ABD ve Asya ülkelerine düzenlediği turneler almaktadır. Şüphesiz kriz ortamında bu tür gelirlerin önemi çok büyük ve kulüpler her türlü cazip teklif karşısında çok duyarlı davranıyor. 2000'li yıllardan beri Asya'yı sık sık ziyaret eden United'in 2009 Asya turnesininde bu doğrultuda kesinleştiği açıklandı. United'in ziyaret edeceği ülkeler ve tarihleri ise şöyle.
  • Çin
  • Kore - 20 Temmuz
  • Endonezya - 24 Temmuz
  • Malezya - 26 Temmuz



Maradona'nın İnter Sevgisi

19:36 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Resim İnter soyunma odasından, gariplikte değil aslında İnter'in kadrosunda bulunan 6 Arjantinli oyuncuyu seyretmek için İtalya'nın yolunu tutan Arjantin Milli takımı teknik direktörü maçtan sonra soluğu soyunma odasında alıyor. Sezon başında danışman olarak ismi İnter'le geçmişti Maradona'nın, kulüp ve oyuncular tarafından sevilen bir karakter. Maradona'nın da İnter'e yakınlığı son günlerde Aguero'nun İnter'e transfer olmasını istemesiyle aşikar bir durum almıştı. Sanırım Maradona milli oyuncuların hepsini bir takıma toplamak istiyor, böylelikle diyar diyar gezmeninde önüne geçecek. İbra'nın bu tablo karşısında kahkahayı basmasının esprisini merak ettim açıkçası. Jose'nin bir gün İngiltere'ye döneceğim açıklamalarından sonra, takımın başında Maradona'yı görürsek şaşırmayalım.




David Trezeguet

21:33 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Her futbol severin sempati duyduğu oyuncular vardır, benimde favori oyuncumdur Trezeguet. Gerek Fransa milli takımında, gerekse Juventus'ta uzun yıllardır bitiriciliğinden, istikrarından ödün vermemiştir. Hani takımınıza kişilikli bir golcü lazımsa tarif edeceğim adamlardan biridir. Juventus'un küme düşürülmesinden sonra bir bir kaçan oyunculara karşın, formasına ve taraftarına bağlılığıyla profesyönellikten çok, amatör duygularla takımının yanında olmuştu, belkide ona duyduğum sempatinin en büyük sebeblerinden biridir bu. Malum kahramanımız 2 dizinden ameliyat olmuş ve yaklaşık 4 aydır formasına hasret kalmıştı. Geçirdiği sakatlığın izlerini silmeye başlayan Trezeguet, 4 aylık aranın ardından antremanlara başlamış. Bu kadar uzun süreli bir sakatlıktan sonra formayı giymesi 1 kaç ayı alacaktır. Forvette Amauri ve Trezeguet ikilisi sanırım İtalya'da rakip defanslar için kabus anlamına gelir. Gollerini özledik David, tekrar hoşgeldin...




Fifa Yılın Oyuncusu 2008

23:03 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Fifa Yılın futbolcusu ödüllerinde bayanlarda Marta, erkeklerde ise Ronaldo ödülün sahibi oldular. Hakkaniyetli bir seçimdi bence, yalnız erkeklerde Ronaldo biraz garip oldu sanırım :)

Sıralama ise 935 oy Ronaldo, 678 oy Lionel Messi, 203 oy Fernando Torres, 183 oy Ricardo Kakà, 155 oy Xavi Hernandez diye oluştu.



Tercih ?

21:06 Yazar: Cezasahasi 2 Yorum

Türk Milli takımımız için hayati önem taşıyan İspanya karşılaşması Ali Sami Yen'de, İspanya'da ki karşılaşmaysa Bernabeu stadyumunda oynanacak. Bizim adımıza alınan karar Fatih Terim ve TFF yöneticilerinin aldığı karardır, buna saygı duyuyorum lakin tespitin doğru yapılmadığını düşünüyorum. Milli maçların özünde futbola hasret kalan şehirlerin tercih edilmesini hem futbol takımına, hemde tribünü dolduran insanlara olumlu olmuştur. Misal İngiltere Türkiye'yi 2-0 yendiği karşılaşmayı, ülkenin içinde bulunduğu hava koşullarını düşünerek İngiltere'nin en soğuk ve en milliyetçi stadyumunda oynatmıştır. Biliyorsunuz gollerden sonra taraftarın nasıl sevindiğini, bu tür manzaraları sanırım İngiltere'de bir kaç kez gördük.

Ülkemizde genelde milli maçlar için İstanbul tercih ediliyor. Neden? Konaklama, Stadyum kapasiteleri ve oyuncu topluluğunun bu stadyumlarda sıklıkla oynaması... Ve son olarakta basının İstanbul propagandası olarak görüyorum. Evet İstanbul deplasman olarak ülkenin en ateşli şehirlerinden biri, konaklama ve tesis açısından da olumlu ama neden Ali Sami Yen demek geliyor içimden. İstanbulda bu karşılaşmanın oynanaçağı 3 tane stadyum var. Basının ve taraftarların öve öve biteremediği Saraçoğlu ve Çarşı grubunun inlettiği BJK İnönü Stadı. Bu 3 stadyum arasından bence seçilecek en son alternatif Ali Sami Yen seçildi. Fatih Terim'in bu stadyumda harika maçlar yaşadığı kuşkusuz bir gerçek ama gelecek takım için çok zor bir atmosfer olmadığıda bir gerçek. 50509 bin kişilik Kadıköy, 32086 bin kişilik İnönü ve 23785 kişilik Ali Sami Yen... Bu maç için Kayseri kulislerde konuşuluyordu, önce Kayseri elendi daha sonrada İstanbul'un en iyi 2 stadyumu, bakalım Ali Sami Yen uğur getirecek mi? Kolay gele..




Değersiz Değerler

20:18 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Transferde büyük takımların önceliği çoğu zaman kadroya giremeyen ve yüksek maliyetli oyuncuların takasta kullanılmasıdır. Oyuncu+Para, Oyuncu+Oyuncu kombinasyonları sıklıkla karşılaştığımız hadiselerdir. Bunlara bir örnekte Beşiktaş'ın Yusuf transferinde Tuna+Aydın takasıyla gerçekleşti. Tuna'nın potansiyel olarak Beşiktaş'ta bu kadar milli stoperin arasında oynaması zaten zordu ve iyi bir seçenekle Bursaspor'un yolunu tuttu. Yusuf cephesinden baktığımızda Delgado'nun yapamadıklarını yapması bekleniyor ki, bence bu biraz iyimserlik. Spor yazarlarının ve taraftarın Delgado için ortak eleştirisi ofansif oyunun yanına defansif özelliklerinin yetersiz olduğu ve takım savunmasına yeteri kadar katkı yapmamasıydı. 35 yaşındaki Yusuf'un temposunu ve oyun tarzını bildiğimiz için, bu tür beklentilere girecek taraftarlara şimdiden ilan edelim Yusuf böyle bir oyuncu değildir. Denizli'nin çok şey beklediği oyuncunun bence Beşiktaş'taki başarı reçetesi karşılaşmaların son 30 dakikadır.

Transferin 3. parçası ise Türk futbolunun bence en iyi sol ayaklarından biri Aydın'dı. İsmi gibi Türk futboluna şuana kadar istenilen aydınlığı getiremedi, bu bence tamamen Beşiktaş takımının ve teknik direktörlerini hatasıdır. Genç yaşta Schalke 04'ten transfer edildiğinde açıkçası çok iyimserdim Türk futbolonun Orhan Çıkrıkçı'dan beri gelmeyen Sol kanat (Sol Açık) pozisyonunda onun 10 yılı domine edeceğini zannediyordum ki, hala öyle düşünüyorum. Ümit milli takım başta olmak üzere gösterdiği iyi performans zaman zaman A takımda şans almasına yansıdı ama genç oyunculara ülkemizde olmayan güven önce onu yedek kulübesine, sonrasında da 18 dışına kadar itti. Geçen sezon bu oyuncuya şans vermeyen Ertuğrul Sağlam ise, Yusuf karşılığında Aydın'ı istedi ama bu sefer Aydın onu istemedi. Bir türlü şans bulamadığı Süper Lig'de artık durmak istemiyormuş artık Aydın, Almanya'dan gelen teklifleri değerlendiriyor ve sanırım son dakika süprizi olmazsa oyuncu doğduğu topraklara geri dönecek. Bu transferle önce Beşiktaş, daha sonrada futbolseverler kaybetmiş gözüküyor bence.




Başın Öne Eğilmesin

17:27 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Edip Akbayram'ın ''Aldırma Gönül'' şarkısının içindeki en iç açıtıcı sözlerden biridir ''başın öne eğilmesin'' repliği... Resmin altına fon müziği olarak onu yerleştirdik mi Mavilerin bu sezon başa güreştiği takımlara karşı yaşadığı şanssızlığı özetlemiş oluruz. Sezona Scolari'yle giren Chelsea'de yapılan nokta transferler takımı bir üst seviyeye taşıyacakken, bence bir kademe aşşa itmiştir. Jose döneminde az gol atıp, az gol yiyen bir takımdan çok gol atıp rakiplerini yenemeyen bir takım haline gelmiş. Geçen sezon Sivasspor'un yaşadığı yetersizliğin bir benzeridir aslında. Bu sezon United'le oynadığı 2 karşılaşmadan sadece 1 beraberlik alabilen maviler, diğer bir rakibi Liverpool'a kendi sahasında 1-0, Arsenal'e yine kendi sahasında 2-1 kaybetmiştir. Bir istatislik postu yazmıştık, Premier Lig'de şampiyonlar olan takımların kendi aralarında oynadıkları karşılaşmalarda topladıkları puanlar bire bir şampiyonluğa etki yapan en önemli faktördü. Bu doğrultuda şampiyonluk mavilere bu sene uzak gözükürken tek ve nihayi hedefin CL olduğu bir kez daha gün ışığına çıkmış oldu.




Tv'de Bu Hafta (9-12 Ocak)

23:22 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum

9 OCAK CUMA
19:25 TRABZONSPOR - HEERENVEEN / TRT 1
22.00 READING-WATFORD / FUTBOL SMART

10 OCAK CUMARTESİ
13.30 ANKARASPOR-KAYSERİSPOR / LİG TV
14:45 ASTON VILLA - WEST BROMWİCH / SPORMAX
17:00 ARSENAL-BOLTON / SPORMAX
18.25 BURSASPOR-WERDER BREMEN / TRT 1
19.00 GAZİANTEPSPOR - BEŞİKTAŞ / LİG TV
19.00 GENOA-TORİNO / NTV SPOR
19.20 BURNLEY-SWANSEA / FUTBOLSMART
19:30 STOKE CITY-LIVERPOOL / SPORMAX
21.00 DEPORTİVO L.C-SEVİLLA / NTV SPOR
21.30 İNTER-CAGLİARİ / NTV
22.00 AUXERRE – MARSİLYA / KANAL A
22:45 SPORTING LISBON-MARITIMO / SPORMAX
23.00 VALENCİA-VİLLAREAL / NTV SPOR

11 OCAK PAZAR
13.30 TOKATSPOR-FENERBAHÇE / LİG TV
15:30 WIGAN - TOTTENHAM / SPORMAX
16.00 JUVENTUS-SİENA / NTV SPOR
18:00 MALLORCA-REAL MADRID / NTV
18:30 MANCHESTER UNITED- CHELSEA / SPORMAX
19.25 GALATASARAY-BAYER LEVERKUSEN / TRT 1
21:30 ROMA-MILAN / NTV
22.00 OSASUNA-BARCELONA / NTV SPOR
22:45 PORTO - TROFENSE / SPORMAX

12 OCAK PAZARTESİ
13.30 SİVASSPOR-DENİZLİSPOR / LİG TV
21:15 Antalya Cup Futbol Karşılaşması Final Karşılaşması / TRT 1

Kaynak: Tribundergi



Zico & Rijkaard

20:57 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Fenerbahçe'yle yaşadığı lig şampiyonluğunun yanında CL'de elde edilen çeyrek finalde Zico'nun verdikleri pek tartışılmaz. Kadro istikrarı ve oyuncularla olan ilişkileri çoğu zaman taktiğin önüne geçmiş ve takım içinde sevilen bir otorite olmuştur. Onun gidişinden sonra Brezilya'lı oyuncuların da Fenerbahçe'ye bakış açısı bence değişmiştir. Alex'in su yapan açıklamaları, Marco'nun takımdan ayrılması, Deivid'in performansında ki düşüş, Wederson'un unutulması illaki bu konuyla bağlantılıdır. Aragones'in Fenerbahçe'ye imza atmasıyla Brezilya ekolünden, İspanyol ekolünede bir geçiş olduğuda aşikardır. Fenerbahçe'den ayrıldığında samimi bir açıklamayla Avrupa'dan hiç teklif almadığını söylemişti Zico. Esasında almaması garipti bence, nihayetinde Özbekistan liginine giderek popüleritesini kullanmıştı. Kısa sürede elde ettiği başarıdan bahsetmeyeceğim kurulu bir düzende vatandaşı Rivaldo'yla iyi bir iş çırakıp kendi adına hem sportif hemde ekonomik olarak kazançlı oldu.

Sezonun bitimiyle beraber Zico, Özbekistan macerasını nihayetlendirip tekrar Avrupa'nın yolunu tuttu. Sport.ru sitesinin verdiği habere göre önümüzde ki sene Fenerbahçe'ye bence çok benziyen CSKA ile sözleşme imzalamış. Fenerbahçe'ye benzemesini biraz açalım isterseniz. Kadro itibariyle bakıldığında 5 tane Brezilya'lı oyuncu bulunuyor CSKA'da ve Zico tercihi bunlar düşünülerek yapılmıştır. Ekonomik olarak Rusya'nın belkide en önde gelen takımlarından. Yani görünüş olarak çok farklı değil 2 takım. Muhtemelen gelecek 1-2 kariyerli Brezilya'lı oyuncu da Zico'nun varlığıyla çok fazla şey verebilir bu takıma... Uzun zamandır dedikodusu olan Wagner Love transferide belki Zico'nun gelişiyle 1-2 sezon rafa kaldırılabilir.

Bunyodkor'da Zico'dan boşalan yere ise 2006 CL Şampiyonu olan Barcelona'nın kovulan teknik direktörü Rijkaard getirilmiş. Gariplikti Zico'nun Özbekistan'a gidişi, onun yolundan ilerleyen Rijkaard'ın gidişi daha da garip oldu. Teknik direktörülük kariyerinde bu denli büyük başarıları yaşamış bir Hollanda'lının bu tercihinin tamamen ekonomik olduğu bir gerçek. Ya peki idealler? Cruyff'un total futbol mantığından gelen ögrencileri bir bir hedef küçültmesi aslında öncelikle ona daha sonrada futbola ihanettir. Van Gal'ın Barca'dan sonra Az'ye gitmesi. Koeman'ın Valencia'da ki başarısız performansı, ve zincirin son halkası Rijkaard'ın parayı tercih etmesi. Stajlarına Ajax'la veya Hollanda milli takımıyla başlayan totalcilerin gün geçtikçe hedef küçültmesi ya bu anlayışın sonuna gelindiğini, ya da paranın ağırlığından fikir değiştirdiklerini gösteriyor.




Yusuf'tan Sağlam Çalım!

15:42 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum
Söz konusu bir Transferse ve taraflardan birisi Trabzonspor'sa bu tip şeylere hep hazırlıklı olmak gerekiyor. Kötü anlamda söylemiyorum tabii. Sezon başında bedava olan bir oyuncuyu almadıktan sonra devre arasında onu takıma "alternatif" olarak katmak için gereğinden fazla çaba gösterilince ve iş uzayınca devreye Bursa'nın Tazesi Ertuğrul Sağlam girdi. Bu onun hep vurguladığı adamlığına ne kadar yakışan bir hareket, onu sorgulamak bana düşmez elbette. Ve kimse Bursa'ya "niçin oyuncunu daha iyi teklife sattın" diye de kızamaz. (Verilmiş sözleri bilemiyoruz)Bu hamlede en büyük Ertuğrul Hocanın.

Beşiktaş'lı blogcular Yusuf'un Beşiktaş'ta ne yapıp yapamayacağını daha iyi bilirler. Forumlarda Trabzonspor'dan özür dileme kampanyası gördüm. Hiç gerek yok bence. Ha bu arada bu transferin kazanan tarafı kesinlikle Bursa oldu. Aydın gibi bir oyuncuyu 33 yaşında bedavaya aldıkları bir topçuya karşılık aldılar. Tuna da Bursaspor'da süre alacaktır. Ertuğrul Hoca güvenmese almazdı onu. Eski oyuncularını Denizli'den iyi tanıdığı kesin.

Trabzonspor yönetimi sezon başında transferde ne kadar başarılı olduysa devre arasında aynı oranda başarısız. Yusuf hezimetinin akabinde evdeki bulgur'dan olmamak adına çok komik bir açıklama yayımlamış. Şimdi mi akılları başlarına geldi acaba?




Ronaldo ve Ferrarisi

21:02 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
United'ın yıldızı çift şeritli tünel yolunda ki bariyerlere çarparak anca durabildi. Arabanın son hali budur, burnu bile kanamadan kazayı atlatmasıda tek sevindirici gelişme. Arabada yer alan Van der Saar'da bundan sonra Ronaldo'nun kullandığı arabayada binmez sanırım. Neyse geçmiş olsun diyelim. Geçenlerde de Arda buna benzer bir kaza gecirip hafif şekilde yaralanmıştı. Oyuncuların saha içindeki konsantrasyonları sanırım direkson başında pek olmuyor... Daha dikkatli olmaları temennisiyle.. Canım arabadaya yazık olmuş bu arada.




Helâl!

13:03 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Türkiye Kupasında bir yığın maç oynandı. Kimileri golü atıyor, gidip secdeye kapanıyor falan, eyvallah. Eee? Eksik bir şeyler yok mu bu kabullenişte? Bir şey göstereceksen böyle göstereceksin arkadaşım dünyaya! Kendi secdeni evinde yaparsın! Kardeşlerin, topuğuna bir şey batsa içini acıtması gereken kardeşlerin inim inim inliyor Filistin'de. Bizim "cemaatçi hocacı" tayfa ancak golü atıp secdeye varsın. Maçlardan sonra şekilli konuşma ayağına yatsın. Helâl olsun sana Kanoute... Kocaman bir helal olsun. Dindar olduğu için baskı gördüğünü iddia edip ağlama moduna geçen kıl tiplere de ibret olsun. "Hoca" ne emrederse değil, İnancı ne emrediyorsa onu yapan her futbolcuya helâl olsun.




Fenomen

20:37 Yazar: Cezasahasi 4 Yorum
Bazı oyuncular için kelimelerin yetersiz kaldığı hep söylenir, bu adam da kelimelerle tarif edilmeyeceklerin başında geliyor. Yaş itibariyle Pele ve Maradona'nın ilk yıllarını göremediğimiz için onu diğerleriyle kıyaslamakla bizede düşmüyor haliyle. Zidane'dan sonra sahneyi devralan Ronaldinho'nun istikrarı yakalamaması yeni yıldız arayışına giren futbolda bir numaralı aktör olarak karşımıza bu veled'i çıkardı. Messi adına yazılanlar çizilenler artık futbolunda önüne geçip boyut değiştirmeye başlayınca ister istemez bütün dikkatleri üstüne çekiyor. Futbolun son dönemlerindeki harika çocuğu son oynanan Atletico Madrid maçın da oynadığı futbolu 3 golle süsleyince yine manşetlerde ilk sırayı aldı. Korkum odur ki, bu performansını kötü bir sakatlıkla nihayetlendirmesin. Son oynanan Real maçın da, hunharca atılan tekmeleri gördükten sonra bu çoçuğa saha içinde bir koruma ordusu tahsil etmek gerekir yoksa Roy Keane kılıklı adamlar yüzünden futbol arenasından erken kopabilir.




Son Transferler

20:02 Yazar: Cezasahasi 3 Yorum
  • A. Raggi: Palermo - Sampdoria
  • D. Luna: Independiente - Univ. Catolica
  • Yassine Mikari: Zürih - FC Sochaux
  • J. Defoe: Portsmouth - Tottenham
  • Herrera: Corinthians - Gimnasia
  • J. Falcón: Colon - Racing
  • L. Delorge: Ajax - Roda
  • N. Pedersen: FC Nordsjælland - Groningen
  • Angel Martínez: Tacuary - Univ. Catolica
  • Gabriel Obertan: Bordeaux - Lorient
  • Matej Krajcik: Slavya Prag - Reggina
  • Klimowicz: Bor. Dortmund - Bochum
  • Okubo: Vissel Kobe - Wolfsburg
  • J. Durán: Morelia - Xanthi
  • J. Tavarel: Lille - Zulte-Waregem
  • L. Quinteros: Colon - Cobreloa
  • J. Moreno: Amer. Cali - Independiente
  • Wayne Bridge: Chelsea - Man. City
  • W. Acevedo: San Lorenzo - Metalist Kharkiv
  • O. Sorlin: Rennes - PAOK
  • Ben Sahar: Chelsea - Graafschap
  • Federico Insúa: America - Necaxa
  • H. Vonk: Ajax - Heerenveen
  • Zoran Tosic: Partizan - Man. Utd.
  • Adem Ljajic: Partizan - Man. Utd.
  • Mark De Man: Roda - G.B.A.
  • S. Peter: Blackburn - Sparta Prag
  • V. Munteanu: Wolfsburg - Ar. Bielefeld
  • W. Acevedo: San Lorenzo - Metalist Kharkiv
  • Francisco Prieto: Cobreloa - Colo Colo
  • Nadir Belhadj: Lens - Portsmouth
  • P. Pardo: Stuttgart - America
  • Aouate: Deportivo - Mallorca
  • Nikola Zigic: Valencia - Santander
  • Logan Bailly: Stand. Liege - Bor. M'Gladbach
  • Berry Powel: Groningen - Den Haag



Geri Dönüş

20:23 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Yıl 2008, Ocak ayı ve Tottenham'dan 8 milyon Euro'ya Portsmouth'un yolunu tutan Defoe, aradan geçen bir senelik zamanın ardından, 2009'un Ocak ayında 16 Milyon Euro'ya eski takımına geri döndü. Tottenham cehpesinde 1 yılda 8 milyon Euroluk bir zarar nereden bakarsanız. Transferin sadece menejerlere ait olduğu bir sistemde 2 menejer arasındaki düşünce farkının zararıda diyebiliriz bu transfere. Satılması zaten yalnıştı bana göre, 177 maçta 64 kez gol sevinçi yaşamış bir oyuncuyu en azından kulübede oturtturma lüksü vardı Spurs'un. Ramos'tan sonra takımın başına gelen Redknapp, eski oyuncularını yavaş yavaş toplamaya başladı. Sanırım Real araya girmeseydi Lassana'yı da Tottenham formasıyla görecektik. Bir gariplikte aslında Portsmounth'da yaşanıyor. Redknapp'ın takımdan ayrılmasıyla önüne geleni satmaya başlayan Ada ekibinde küçülme bariz bir şekilde devam ediyor. Kriz ortamında ne satarsak kârdır anlayışıyla hereket etmeleri önümüzdeki yıllarda ekonomik anlamda sıkıntı çekmenin önüne geçsede sportfit açıdan pek parlak gözükmüyor. Sene başından beri Muntari, Mendes, Lass ve Defoe transferinden 55 milyon Euro'yu kasasına koyan Portsmounth'ta ligin ikinci yarısı nasıl geçecek şimdiden merak ediyorum. Şuan itibariyle ligde 23 puanla 12. sırada bulunuyor ve düşma hattında ki takımla arasında sadece 3 puanlık bir fark var. Tablo budur.. Ülkemizde buna benzer hadiseler gelişse taraftarın ''takımı satanı, bizde satarız'' sloganları çoktan yankılanırdı.




Stadyumlarımız ve Thomas Gresham

23:23 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Şimdi bu Gresham da kim, stadlarımızla ne alakası var demeyin anlatacağım. Thomas Gresham 1519 - 1579 yılları arasında yaşamış tüccar ve aynı zamanda kral ve kraliçeye mali danışmanlık yapmış bir iktisatçı. Taa 1500'lü yıllarda ortaya koyduğu bir tez günümüze kadar geçerliliğini korumuş hatta artık kanun halini almıştır. Buna " Gresham Yasası" denir. Gresham Yasasını kısca özetlemek gerekirse ;kötü paranın iyi parayı kovması yasasıdır. Bu yasaya göre, göreli nominal değerleri aynı, fakat külçe değerleri farklı iki madeni paradan külçe değeri yüksek olan dolaşımdan çekilir. Böylelikle, külçe değeri küçük olan para -Thomas Gresham bu parayı kötü para olarak adlandırır-, külçe değeri yüksek olan parayı -yani iyi parayı- kovmuş olur. Yani sonuçta kötü para piyasada egemen hale gelecektir. Böyle anlatınca sıkıcı bir iktisat dersi gibi oluyor değil mi? O zaman şöyle özetlemeye çalşayım. Diyelim ki elimizde iki adet kağıt para var ve biri yırtık diğeri ise gıcır gıcır. Hangi parayı harcar hangi parayı elde tutarsınız?? Tabi ki yırtık olan harcanı diğerleri saklanır.

Bunun stadlarımızla alakası şudur. Hemen herkesin bir futbol muhabbeti açıldığı zaman mutlaka söylediği şeylerden biri " abi eskiden ne güzelmiş ya! stadın yarısı bi takım diğer yarısı bir takımınmış". Peki ne oldu da oralardan bugünlere geldik. Öncelikle kötü taraftar iyi taraftarı staddan kovdu. Futbol maçı sadece rakibe küfretmeye indirgendi. Aslında bu her alanda böyle oldu ya konumuz şimdi bu değil. Stadyuma kendi taraftarını desteklemek bir kaç güzel hareket görmek için giden taraftarlar, "Bağırmayacaksan s.ktir git kardeşim! burası stadyum tiyatro değil!" denilerek stadlardan uzaklaştırıldılar. Gerçi stada gitmeyen taraftar da haklı. Evinin konforunda strese girmeden rahat rahat maçını seyretmek varken tuvaleti olmayan, adam gibi yeme içme hizmeti sağlanmayan, bağırmadığı için itilip kakıldığı bu ortamı terketti ve maalesef meydan kötü taraftara kaldı.

Peki bunun için bir şey yapılamaz mı? Yapılabilir hatta yapılıyor. Fenerbahçe başkanı Aziz Yıldırım bunu önceden fark ettiği için Şükrü Saraçoğlu stadyumunu Avrupa standartlarında bir stad haline getirdi. Ulaşımıyla, oturma düzeniyle , taraftara yaklaşım biçimiyle bunu gerçekleştirdi. Sırada Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor var.

Bu yazıda söylemek istediğim etrafa toz pembe gözlüklerle bakıp " yine eskisi gibi olsun stadlar yarı yarıya olsun" değil. Stadyumların hırslarını dökmekten çok bir tiyatro izler gibi güzelliklerin izlemesi ve taraftara insanca davranılması.




Gençlere Yatırım Yapmak - 2

21:04 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Sisteme göre oyuncu transferinin bir numaralı ekollerinden biridir United. Bu doğrultuda Vidic transferiyle açıldığı Sırp pazarın da 2 genç yetenekle daha sözleşme imzalandı. Daha önce United'le deneme antremanlarına çıkan Adem Ljajic, bir başka adıyla ''Küçük Kaka'' Alex'in göz hapsinden olumlu izlenimlerle çıkarak kendi adına belkide en büyük rüyayı gerçekleştirdi. Sezon sonuna kadar Partizan'da tecrübe kazanması adına emanet verildi. Önümüzdeki yıl daha güçlü bir oyuncu olarak gelmesi adına. Ön isminin Adem olması kuşkusuz bizim için sempati uyandırılacak bir durum. Hazır Adem demişken öyle devam edelim. 17 yaşında bir oyuncunun denenmek için United'tan teklif alması ve bu sınavdan başarılı çıkması kendine olan özgüveninide bir hayli yukarıya taşımıştır. Bir diğer isim olan tosic ise daha bilindik bir transfer konumunda sol şeridin yeni potansiyeli olmak adına imza attırılan Sırp oyuncu, Giggs'in muhtemel bir kaç sezon sonra futbolu bırakmasının ardından bu bölgeye adapte edilecek. 21 yaşın da olmasına karşın hem Partizan'da hemde Sırp milli takımında çıkardığı başarılı maçlar onu 7 Milyon Euro karşılığın da United'e kadar getirdi. Eğer bu maya tutarsa United için başarı halkasına bir yenisi daha eklenecek.

Takımlarımızın 17 yaşında bir veled'i bırakın A takıma transfer etmeyi, paf takımlarına bile alırlarken 3-5 kez düşünürler. Bir dönem Galatasaray'ın yaptığı Gana'lı atağını daha fazla sürdürememiş elindeki potansiyeli de kullanamamıştı. Appiah'ın elden gidişi mesela bu süreçte yaşanmıştır. Geçtiğimiz sezondan Fenerbahçe'nin ileriye dönük olarak transfer ettiği De Souza transferide hiç şans verilmeden geldiği gibi yollandı mesela. Son dönemlerin belkide geleceğe yönelik en iyi transferini Ankaraspor 1990 doğumlu Theo Weeks ile yaptı. Trabzon maçında gördüğü kırmızı kart hariçi hiçte sırıtmadan çıkardığı maçlar onun ve transfer edenler adına olumlu bir kazançtı. Deyinmeden geçemeyeceğim bir başka yetenek ise Orduspor'un Brezilya'lı genç oyuncusu Bruno Mezenga... 2005'te Dünya gençler şampiyonasında yarı finalde karşılaştığımız Brezilya'nın kadrosun da yer alan gençlerden biriydi. Gelişimini tam olarak tamamlayamadı denilerek sanırım sezon başında takımından yollandı. Bu kadar genç yaşta bir oyuncunun Bank Asya gibi bir ligde bu denli performans göstermesi bırakın ülkemizi Brezilya'da bile yankı bulmuştur. Devre arası münasebetiyle oyuncunun peşinde başta Trabzonspor olmak kaydıyla bir çok Süper lig takımı var ve oyuncunun satın alma opsiyonu Orduspor'da. Bu açıdan Orduspor transfer komitesini de tebrik etmek gerekir. Genç yetenekler demişken Trabzonspor'un son yaptığı Faty Papy transferinide unutmamak lazım. Oyuncuların bu yaşta bulunması ve bünyeye katılması olayın en zor kısmıdır. Kulüp açısından bakıldığında ise ekonomik anlamda en rahat transferlerdir. Eğer bu denli küçük ekonomi transferler örneğin Aurelio transferinde olduğu gibi olumlu sinyaller verirse, elinden kaçırmadığın taktirde ekonomik ve sportif açıdan arzulanan başarının gelmesi çokta zor değildir. Takımlarımızı ve yöneticilerini biraz daha cesur ve korkusuz olmaya davet edelim burdan. Belki yıllarca bahsettiğimiz '' ya bu adamlar nerden buluyor bu çoçukları '' mantığını değiştirebiliriz.




Bank Asya Dramı

19:17 Yazar: Cezasahasi 0 Yorum
Ekonomik krizin en şiddetli yaşandığı liglerden biridir Bank Asya. Dünya ve Avrupa Şampiyonaların da 3.lük kazanmış bir ülkenin 2 numaralı liginin dramı da diyebiliriz. Sezonun ilk kötü haberi Türk futbolunun alt yapı fabrikası Sakaryaspor'dan gelmişti. Sezon öncesi dernekleşme sürecinden yeni bir yönetimle çıkan Sakaryaspor'da yüksek maliyetli oyuncuların fazlalığı yüzünden ödemelerde yaşanılan aksilikler sonuçu 13+3 oyuncu kulübü TFF'ye şikayet etmişti. Sezon içersinde hemen hemen tüm kulüplerde yaşanılan ufak çağlı ekonomik isyanların en belirginiydi bu olay. Devre arasına girilmesiyle ayyuka çıkan başka bir olay ise,

Diyarbakırspor'lu oyuncuların transfer ücretlerini alamaması ve kampı terk etmeleriydi. Geçen sezondan beri yaşanılan ekonomik sıkıntıların bir türlü giderilemesi 20 oyuncunun kampı terketmesiyle sonuçlandı. Bank Asya'da iddalı ekiplerden biri olan Diyarbakırspor'da sanırım 2. yarı bir hayli sıkıntılı geçecek olay tatlıya bağlanmazsa. Krizin vurduğu diğer bir takımsa Adanaspor oldu. Aylardır kulüpten bir lira bile alamadıklarını söyleyen 12 futbolcu ve teknik direktör Metin Yıldız'ın kampı terk etti ve bu isimlerle yollar ayrıldı. Geride kalan 6 oyuncunun akıbetini tam olarak bende bilmiyorum.

Gelirin az, giderin çok olduğu bir ligde oynuyorsanız 1 kuruşu bile harcarken çok dikkatlı davranmalısınız. Sezon öncesi oyunculara sözleşme imzalatırken veremeyeceğiniz ücretleri vaad ediyorsanız, bu tür olaylarla hep karşılaşacaksınızdır. TFF'nin ve Spor Bakanlığının özellikle alt liglerde mücadele eden takımların gelir-gider hesaplarını büyük bir hassasiyetle incelemesi gerekmektedir. Eğer ki gerekli hassasiyet gösterilmezse Süper Ligin alt yapısı konumunda olan Bank Asya'nın eski heyecanını ve eski mücadele ruhunun yaşanacağını zannetmiyorum. Umarım bu olaylar tekrar yaşanmaz diyerek noktalıyorum.




FA Cup 3. Tur

00:55 Yazar: Cezasahasi 1 Yorum
Bu gece iki sürpriz vardı adada. İlki Nottingham'dan... Aslında bunlara sürpriz demek yanlış olur kanaatindeyim. Bu bir piyango, ve bu geceki piyangoların ilki Manchester şehrinden bir talihliye vurdu.Bir başka sevindirdi beni bu skor. İsmi olsun, efsanevi başarıları olsun, her şeyiyle bir başkadır benim için Nottingham. Championship'de kötü bir sezon geçiriyorlar ve 21. sıradalar. Teknik Direktörleri yok. Takımın başında rezerv takımın antrenörü var.Ama futbol bu, şakası yok.Bir zamanların Houston Rockets koçu Rudy Tomjanovich'in bir sözü vardı. "Bir Şampiyonun yüreğini asla küçümsemeyin." diye. Manchester City'i deplasmanda üçlediler. Kupada fazla ilerleyemeyecekleri öngörüsünde bulunmak için futbol profesörü olmaya gerek yok, bu sezon Championship'de tutunmaları çok daha önemli. Onları bir gün tekrar Premier Lig'de ve Şampiyonlar liginde görmenin hayalini kuruyorum.

Tümünü YaslaDiğer talihliyse Stoke City. Hartlepool United deplasmanında kendilerini kötü bir sürpriz bekliyordu. 1. lig ekibi İlk yarıda yaşadığı talihsizliklere rağmen (2 mecburî oyuncu değişikliği yaptılar) Premier Lig'de zor günler geçiren Potters'i devirmeyi başardılar. Potters gibi düşme korkusunu yakından yaşayan WBA da kendi sahasında 1. lig ekibi Peterborough ile 1-1 berabere kalırken bir başka Premier Lig takımı Portsmouth düşüşünü sürdürüp evinde Championship'den Bristol City ile berabere kaldı. Yeri gelmişken süper zeki bir uygulama sonucu Livescore ve Soccerstand'i erişime kapatan yüce mahkemelerimizin kararına saygı duymakla birlikte erişemeyen arkadaşlar olabileceği düşüncesiyle maç sonuçlarını yazmakta fayda görüyorum. Bir de uyarım var, bu akşam NtvSpor izlerken gözüme takıldı. Valencia Mestella stadyumunda bahis sitelerinin reklamını yapıyorlardı. Ya stadı kapatın, ya da NtvSpor'u ama değil mi efendim?Böyle olmaz ki! Koruyun bizi. Lütfen!

MSHartlepool U.2 - 0Stoke C.

MSArsenal3 - 1Plymouth Argyle

Ert.Birmingham C.? - ?Wolverhampton W.

MSCardiff C.2 - 0Reading

MSCharlton Athletic1 - 1Norwich C.

MSChelsea1 - 1Southend U.

Ert.Cheltenham? - ?Doncaster R.

MSCoventry C.2 - 0Kidderminster

MSForest Green3 - 4Derby County

Postp.Histon? - ?Swansea C.

MSHull C.0 - 0Newcastle U.

MSIpswich T.3 - 0Chesterfield

MSKettering2 - 1Eastwood Town

MSLeicester C.0 - 0Crystal Palace

Ert.Leyton Orient? - ?Sheffield U.

MSMacclesfield T.0 - 1Everton

MSManchester C.0 - 3Nottingham F.

MSMiddlesbrough2 - 1Barrow

MSMillwall2 - 2Crewe Alexandra

MSPortsmouth0 - 0Bristol C.

MSQueens Park R.0 - 0Burnley

MSSheffield W.1 - 2Fulham

MSSunderland2 - 1Bolton W.

MSTorquay U.1 - 0Blackpool

MSWatford1 - 0Scunthorpe U.

MSWest Bromwich A.1 - 1Peterborough U.

MSWest Ham U.3 - 0Barnsley

MSPreston North End0 - 2Liverpool




Sana Geliyorum

19:15 Yazar: Cezasahasi 2 Yorum
Sürat, teknik ve futbol zekası... Dyer için bence söylenilecek şeylerin başında gelmeli. Newcastle kariyeri boyunca ligin iyi oyuncularından biri olması, zaten onu İngiltere milli takımına kadar taşımıştı. İlk yılların da onu '' Theo Walcott '' a benzeten tek kişi ben değilimdir sanırım. 8 yıllık Newcastle macerasının ardından 2007 yılında West Ham'ın yolunu tutan Dyer için, kabusun başlangıçı gibiydi bu transfer. Henüz yeni takımıyla 2 maça çıkmışken Bristol Rovers maçında sakatlanan ve 17 ay boyunca formasına hasret kalan oyuncu için kavuşma anı yaklaştı. Bu derece uzun sakatlıklar sonra oyuncunun tekrar futbola adapte olması gerçekten zor olsa gerek. Sakatlığı boyunca onunla yakından ilgilenen kulüp yöneticilerini ve taraftarları görünce Galatasaray'ın eski oyuncusu Alper'in dramını aklıma geldi... Vefasızlığın ne olduğunu bir kez daha gördüm. Geldiği yıldan beri sakatlıklarla boğuşan Linderot'a verilen bu önemi Uefa Kupası kadrosunda yer alan Alper'in görmemesi kabul edilebilir bişey değil bana göre. Sormak istiyorum bu çoçuğun günahı neydi?