
Sivasspor cephesinin maç öncesi yarattığı atmosfer, psikolojik bir harekatın ürünü ve sanki bu işin profesyonellerinden yardım aldıkları gibi bir hisse kapılıyor insan. Çünkü maç öncesi yaptırımları otel fiyatlarıyla sınırlı değil. Trabzonspor taraftarına ayrılan yer, maça gelenlerin kimlik kontrolüyle stada alınması Sivasspor'un diğer uygulamaları. Anlaşılan yerine göz koyduğu takımla aralarında bir rekabet ortamı yaratabilmek için gerekli şartların ne olduğunu Sivasspor kendince belirlemiş ve buna göre davranıyor. Takım olarak gerilimden beslenen bir yapıya sahip olan Sivasspor'un futbolcularına buradan ne gibi bir ekstra motivasyon kaynağı çıkaracağını merak ettim. Başkanı, yöneticileri ve Teknik direktörü tarafından yaratılan havaya bakacak olursanız, Sivasspor hakem hatası ve şike harici kaybetmeyecek bir takımmış gibi yansıtmalarına ne demeli? Şunu demeli: Sivasspor, işin psikolojik tarafını hiç bir moral değere itimat etmeden gayet iyi götürüyor. Neticede yaşadığımız ülke Türkiye, ve yıllardır şaibelerle şampiyon olan takımların adil düzen isteyen azınlık taraftarları bile takımları kazandıktan sonra olan biteni sorgulamıyorlar. Bu pencereden bakıldığında Sivasspor, Bülent Uygun'un Fenerbahçe tecrübesinden oldukça faydalanıyor ve son derece de haklılar. Dürüstlerin kazandığı bir lig oynamıyoruz çünkü. Atı alanların üsküdar'da at çiftliği açtığı bir ülke burası, ardından kimse bakmıyor bile. Kazanan, kazanmıştır. Nasıl kazandığı kimsenin umrunda değil ve kazanan haklıdır.
Bilet konusunda yaşanan sıkıntılara gelince, Trabzonspor taraftarı için satışa çıkartılmış biletlerin yönetimden bir isim tarafından satın alındığı ve taraftar gruplarına dağıtıldığı söylentileri ayyuka çıkmış durumda. Gişelerden bilet alabilmek için sırada bekleyen insanların çoğu elleri boş döndüler. Çare tükenmez diyerek organize bir şekilde Sivasspor tarafından bilet alma girişiminde bulundu Trabzonsporlu taraftarlar. Bir çoğunun bilet bulamadığını ve bu sebeple maça giremeyeceğini biliyoruz. Eğer söylentiler doğruysa ki, doğruluğuna şahsım adına emînim, yönetimin davranışı Trabzonspor ne kadar değişmeye çalışırsa çalışsın bazı şeylerin bir türlü değişmeyeceğini gösteriyor.
Maça gelirsek, Sivasspor'un oyun stili olarak rakibinin mevcut orta saha/ön libero yetersizliğinden faydalanacağını düşünüyorum. Çünkü genelde orta sahadan forvetlerine gönderilen hava toplarıyla ve güçlü forvetleriyle topu rakip yarı sahada tutan Sivasspor, topu o noktada hızlı kullanarak ağır Trabzonspor orta sahasını oyundan çabuk düşürecektir. Bu tip şişirmelerde rakibin ataklarını ilk durdurma görevini üstlenmesi gereken Hüseyin'in sanıldığı ve iddia edildiği gibi bir hava hakimiyeti yok. Genelde savunmanın arasında kaybolmayı tercih ediyor. Kanat bindirmeleri de (özellikle Serkan oynarsa sağ kanattan) Trabzonspor'un başını ağrıtacak gibi çünkü Son dönemde Trabzonspor savunmasının ne kadar formsuz olduğu herkesin mâlumu. Yine göbeğe şişirilen Sivas hücumlarında forvetlerin ofansif orta saha ve kanat oyuncularına yaratacağı şut pozisyonları da tehlike arzediyor. Zira Trabzonspor genelde yan toplardan ve göbekten gelen şutlardan gol yiyor. Buna bir önlem almak da zor, zira mevcut oyuncu tercihiyle bu mümkün değil.
Trabzonspor için maçın kaderini belirleyecek unsur, hücum hattında Ersun Yanal'ın yapacağı tercihler. Şayet Gökhan ve Umut'u aynı anda oynatmayı seçer, Alanzinho'yu kızağa çekerse bu maçı kazanma adına tüm şansını daha başında çimlere gömmüş olur. Her ikisi de ileride top tutamayan, adam eksiltemeyen, hava topu alamayan isimler. Umut altıpas hariç hiç bir yerde etkili değil. Oradaki etkinliği bile tartışılabilir. Alanzinho süratiyle ve çevikliğiyle ağır Sivasspor defansına kart ve ya kartlar gördürtebilir, bir penaltıya bile sebebiyet verebilir. Çok ters bir oyuncu. Gerçi hakemler nedense onu fasülyeden sayıyorlar. Alanzinho oynarsa, Cüneyt Çakır'ın kendisine yapılacak faulleri görme konusunda ne kadar başarılı olacağını maçta göreceğiz.Yanal, Alanzinho'yu illa ikinci yarıda düşünecekse Gökhan'a partner olarak Promise'yi oynatabilir. Promise hızlı bir oyuncu, Sivasspor'un yükleneceğini ve arkada açıklar verebileceğini düşünürsek ani koşularıyla rakibe bir sürpriz yapması işten bile değil.
Maçın kilit oyuncuları bana göre Bilica ve Yattara. Biri Sivasspor savunmasının adeta belkemiği, diğeriyse insanlar ne kadar görmezden gelirlerse gelsinler Trabzonspor hücumunun her şeyi. Bu iki oyuncunun takımları adına göstereceği performans maçın kaderini çizecektir.
Çok önemli not: Maçın sonucu ne olursa olsun iki takım oyuncuları da kavga etmemeli. Zira sözde federasyon, çok değil az bir zaman önce benzer bir hadiseye karışan kutsanmış meleklerine gerekli cezayı veremediğinden ve günah keçisi olmak için konumunuz itibariyle sizden iyi takımlar olmadığından dikkati olun. Kabak başınıza patlayabilir ve Adaleti gelen (bizimkilerin adaleti hacetleri gibi. Ara sıra kabız oluyorlar, o bakımdan) Federasyonumuz bir güzel cezalandırır sizi.