Trabzon Tipi Ötekileştirme
Trabzon ilginç şehir. Bunu defalarca, hem de defalarca duymuşsunuzdur. Eskilerin kendine münhasır dedikleri insanları bünyesinde barındıran, banaysa her zaman gereğinden fazla garip gelmiş insanlarıyla Türkiye’nin nüfus olarak küçük olsa da, etki olarak en büyük illerinden biri. Eskisi kadar olmasa da hâlen etkin bir sosyal hayatı var, bir çok dernek çeşitli kollarda faaliyet göstermekte. Trabzon aynı zamanda bir futbol şehri. Futbolcu ise sanki doğada yetişiyormuşçasına boldur.Bu şehrin yetiştirdiği o meşhur futbolculardan biri de Serdar Bali’dir. Medyada boy göstermesiyle çoğu kesim tarafından yakından tanınan Serdar Bali, aynı zamanda Trabzonsporlu Profesyonel Futbolcular Derneği adlı bir derneğin de başkanlığını yapmakta. Dernek, kendi ifadesiyle Trabzonspor kulübünde profesyonel futbol oynayan eski sporcuların sosyal, kültürel, sağlık, yardımlaşma, dayanışma amacı ile kurulmuş. Tabii, yeri geldiğinde aktif futbol yaşamlarını sürdüren futbolculara da sahip çıkmalarından daha doğal bir şey olamaz. Amaçlarında böyle bir ifadeye rastlamadım, orası ayrı. Trabzonspor takım kaptanı Hüseyin Çimşir’in takımla ilişiğinin kesilmesinin ardından, Çimşir’e destek mesajı yayınladı TPFD. Açıklama şöyleydi:
‘’Dernek olarak amacımız Trabzonspor’da oynamış ve oynanan Trabzonlu futbolcuları sahiplenmektir. Fatih Tekke’yi nasıl kucaklamışsak aynı duygularımız Hüseyin içinde geçerlidir. Hüseyin Trabzonspor’da görev yaptığı müddetçe her zaman profesyonelliği ve kişiliğiyle örnek olmuş bir insandır. Her zaman saygıyı ve ahtı vefayı hak edecek işler yapmıştır. Trabzonspor yeni sezon için kendisiyle anlaşmamıştır. Bu yönetim kurulunun tasarrufudur. Buna kimsenin bir şey demeye hakkı olamaz. Bizimde bu konuda söyleyecek bir şeyimiz olamaz. Ancak Trabzonlu olan ve Trabzonsporluğundan asla şüphe duymayacak Hüseyin gibi futbolcular kolay bulunmuyor ve kolay yetişmiyor. Onun için gelecekte yetişecek oyunculara örnek olmak açısından Hüseyin’e ahtı vefasızlık yapılmamalıdır. Yolları ayırırken her zaman güzel duygular beslenlendirilmeli ve onure edilmeledir.”
Destek açıklamasındaki Türkçe problemlerine ve Hüseyin’e ahde vefa gösterilmesi konusuna derinlemesine girmeyeceğim zira Trabzonspor’un Transfer Politikası başlıklı yazının yorumlar bölümünde güzel bir münazara oldu bu konuda. Ama şunu eklemeden geçemeyeceğim: 2004 sezonu sonunda kazanılan Türkiye Kupası’nın da etkisiyle Fatih ve Gökdeniz takımla yeniden masaya oturmuşlar ve yeni sözleşmelere imza atmışlardı. O dönemde Marco Aurelio ile birlikte takımın en etkili isimleri olan bu oyuncuların ücretlerinde yapılan iyileştirme yaptıklarının doğal karşılığıydı. Tüm takımlar bu isimlerin peşindeydi, yönetimin hamlesinin ne kadar doğru olduğunu Trabzonspor’un bu oyunculardan kazandığı paralardan bile anlayabiliriz. Fatih, ertesi yıl 31 golle krallık tacını takarken Gökdenizle oluşturdukları ikili dilere destan olmuştu. Hüseyin bu iyileştirme sonrasında hemen Ziya Doğan’la görüşmüş, maaşında iyileştirme istemişti. Üstelik o dönemlerde takıma en büyük katkıyı yapan 4. ya da 5. oyuncu bile değilken... Yönetimin böyle bir niyetimiz yok açıklamasına restle karşılık vermiş, yanına aldığı 4 futbolcuyla o dönemler fazlaca üzerinde durulmasa da küçük çaplı bir kriz yaratmıştı. Yönetim daha sonra yumuşamak zorunda kalmış, ŞL katılma hakkı elde edilirse böyle bir şeyi düşünülebileceğini ifade etmişti ama daha bu hak elde edilmeden süper profesyonel Hüseyin ve birkaç arkadaşının maaşında iyileştirme yapılmıştı. O sene ve takip eden 3 yıl boyunca muhteşem bir futbol sergileyen Yattara bile büyük ustanın maaşının 5'te birine bu takımı sırtında taşımıştı. Bugün maaşında iyileştirme yapılan o üç ismin Trabzonspor’da oynarken takıma kattıklarına ve kulüpten ayrılırken kulübe kazandırdıklarına bile bakıldığında Hüseyin’e neden saygı duyulması ya da ahde vefa gösterilmesi gerektiği konusunda derin bir boşluğa düşüyor insan. Kulüp ona haketmediği bir ücreti vererek yeterince saygı göstermiştir zaten. Bu sene sonunda ücretinde indirim yapılması yönündeki teklifini reddedip belki yapacağı ilk fedakarlığı bile kulübe çok görmüş bu oyuncunun neresine vefa gösterilmeli? Yıllar yılı kendini bir gram ilerletememiş, bu kulübün kaptanlığını yapmasına karşın ücrete gelince profesyonel, performansa gelince bir amatör olsa mazur görülebilecek ve bir profesyonele yakışmayan hatalarla hem takımı, hem kendisini komik durumlara düşürmüş bir futbolcuya, yıllar yılı hakettiğinden çok daha fazla ücret vererek vefadan daha fazlasını göstermiş olan bu camianın ücretinde indirime gitmesi teklifine düşünmeden olmaz cevabı vermiş bir futbolcuya neden vefa gösterilmeli?
Gelelim TPFD’nin garip uygulamasına… Az önce belirttiğim gibi web sayfalarındaki Kuruluş Amaçlarının arasında “Trabzonspor’da futbol oynamış ve ya oynayan Trabzonlu futbolcuları sahiplenmek” diye bir ibareye rastlamamıştım. Bu destek açıklamasına böyle bir ibarenin eklenmesi garip geldi bana. Derneğe ismini vermiş bir takımın formasını giyen futbolcuları Trabzonlu olanlar ve Trabzonlu olmayanlar diye ayırmanın neresi profesyonellikle bağdaşıyor merak ediyorum. Bunun adı apaçık bir ayrımcılık değildir de nedir? Bundan çok değil bir ay kadar önce, sebepsiz ve anlamsız yere kadro dışı bırakılan, gelecekte yetişecek oyunculara örnek olma sıralamasında Hüseyin’i kat be kat gerilerde bırakabilecek bir isim olan, 3 dünya kupası görmüş Rigobert Song’un kadro dışı kalması konusunda en ufak bir açıklama yapmayan bu derneğin neresi Profesyonel, neresi Trabzonsporlu? Bu çifte standart insanın aklına farklı sorular da getiriyor. Şimdilik bu sorulardan birini sorup yazımı noktalayacağım: Trabzonspor'un efsane dönemlerine atıfta bulunarak saygı bekleyen bu insanların saygısızlık ettiği, kendileriyle aynı dönemde Trabzonspor forması giymiş Trabzonlu olmayan futbolculara kim vefa gösterecek?
Bir soru da başkana... Başkan da klasik bir Trabzon tipi ötekileştirme komedisi olan Yattara'nın satılma sürecinin akabinde Hüseyin'le ilgili şöyle bir söz sarfetmişti: "Yattara 10 milyon euro ederse Hüseyin 15 milyon euro eder." Sayın Başkan, Neden kendisine gelen teklifleri kamuoyundan gizliyorsunuz? Hüseyin'e gelen milyon euroluk teklifleri ne zaman kamuoyuyla paylaşacaksınız?
.







































