23 Oca 2010

Logo Beğenmeyen Takımlar #6

Logo'dan da anladığınız üzere İtalya'dayız. Başkent Roma'da... Roma kentinin iki büyük takımından -bana göre en büyüğü- biri olan AS Roma'nın logosuna bir göz atacağız. İlk bakışta göze çarpan şey, bir Türk Destanı olan Bozkurt destanından da hatırlayacağımız bir sahne, dişi bir kurt tarafından emzirilen iki bebek: Romus, ve Romulus. Türklerle tarihi bağları bilimsel olarak da dillendirilmeye başlayan Etrüsklerin efsanevî kahramanları.

Efsaneye göre Remus ve Romulus, bir Kral'ın kızı Rhea Silvia'nın çocuklarıdır. Babaları ise elbette bir Tanrı: Mars... Daha sonra babası tahttan indirilen Rhea, çocuklarını eziyetten kurtulmaları için bir beşiğe koyup Tiber nehrine bırakır. (Bkz. Hz. Musa) Beşik nehrin kıyısına vurduğunda çocukların sesi ortalığı sarar. Ağlama seslerine gelen bir dişi kurt çocukları emzirir. Daha sonra Faustulus adında bir çoban bu ikizleri bulur ve onları büyütür. Bu efsanevî dişi kurdun adı da Lupa'dır.

Roma, bir ara Logo olarak tamamen Lupa'nın başının seçmiş. 80'lere denk gelen bu dönem Roma'nın en başarılı dönemi... 4 İtalya kupası, 1 lig şampiyonluğu kazanan takım, müzesine dönemin Şampiyonlar ligi sayılabilecek Şampiyon Kulüpler Kupasını da götürmüş. Bunun yanına 3 de lig ikinciliğini ekleyebiliriz. 40 yıl aradan sonra kazanılan Şampiyonluk bile tek başına kulübün en başarılı evrelerinden birinin geçirildiğine yeteri kadar kanıtken diğer başarılar bunu perçinliyor. Ben buna Lupa'nın sihri diyorum. Zira ambleme ne zaman iki kardeş tekrar eklendi, kulüp yine bir duraklama dönemine girdi.

Efendim bu iki kardeş büyüdüklerince kader ağlarını örer, ve karşı karşıya gelirler. Lazio ve Roma gibi. Roma da istanbul gibi Yedi Yepeli olduğu rivayet edilen şehirlerden biridir. Ve bu yedi tepeli bölgeye bir şehir kurmak ister iki kardeş. Farklı düşünürler şehrin kurulacağı yer konusunda. Remus Aventin tepesine, Romulus ise Paletine tepesine kurmak ister şehri. Anlaşamazlar. Her ikisi de belirledikleri yerlerin çevresini duvarlarla çevreler.

Günlerden bir gün, Remus, Romulus'u ziyarete gider. Tepeyi çevreleyen duvarları geçtikten sonra Romulus'la dalga geçmeye başlar. Ne kadar da kolaydır aşmak Romulus'un şehrinin duvarlarını... Romulus'da nasıl bir sinir varsa tepesi atar ve kardeşini öldürür. "Kim şehrimle dalga geçer, onun duvarlarına zarar vermeye kalkarsa onu öldürürüm." der sonra da. Romulus, Roma şehrine adını veren efsanevi kişi, efsanenin sonunda cennete gider. Belki de bu iki takım uğruna birilerini öldürmeyi göze alan zavallılar hep bu efsaneden beslenirler, kimbilir?

3 Yorum:

Lappapzade dedi ki...

tebrik ederim hocam. çok orijinal bi seri. eline sağlık.

Cezasahasi dedi ki...

Lappapzade: Ben de teşekkür ederim, eyvallah.

Adem

Onur dedi ki...

Bravo