
İlk yarı iyi futbol, ne yaptığını bilen bir takım. Ziya Doğan'ın takımı Trabzonspor sağ kanadını durdurabilmek için gerekli önlemleri almış. Trabzonspor'un kornerden gelen ilk golü sonrasında anlamsız bir yığılma oldu o kanada. Geriden atılan toplarla Serkan'ı buluşturma çabaları sonuçsuz kaldığı gibi, Diyarbakırspor'un golü de o kanattan geldi. Uzun bir top, defansın uzaklaştıramadığı topun sağ kanada açılması, araya sızan Celaleddin, ve gol... Maçın durmasıyla bazı Trabzonspor'lu futbolcuların geçici olarak oyundan kopması bir oluyor bazı zamanlarda... Peki daha sonra? Ziya Doğan, bütün rakip atakların ağırlıklı olarak sağ kanattan geleceğini sanmış ki bu kendisini ve takımını yanılttı bugün.
Maç 1-1 olduktan sonra oyunu istediği gibi yönlendiren takım Trabzonspor'du. Gereksiz yere sağ kanada abanmanın lüzumsuzluğunu çabuk gören Selçuk ve Colman'ın göbekten dikey paslarla Alanzinho ve Engin'i görmesi, bu oyuncuların da takım arkadaşlarını hücuma katması Trabzonspor adına olumlu şeylerdi. Bu alternatif hücum planı, aynı zamanda mantığın da gereğiydi. Yani ister konuşulmuş olsun, ister konuşulmamış, doğruydu. Trabzonspor'un doğruları yapmaya başlaması Diyarbakırspor'u oyundan tamamen düşürdü. Umut'un her zamanki kimliğine bürünmesi de beklenen golün en az 10 dakika gecikmesine neden oldu. Trabzonspor'un sürpriz golcüleri hayati önem taşıyor. Umut, son vuruşlardaki beceriksizliğine rağmen rakip savunmaları gerçekten yıpratan bir oyuncu, sonuca gidemediği zamanlarda ortaya çıkan sürpriz skorerler takımı her açıdan rahatlatıyorlar. Fakat bu rahatlıktan nasibini almayan biri var sahada: Umut... Geçen haftaki muhteşem futboluna rağmen yine de kaçırdığı inanılmaz pozisyonlar vardı. Bugünki maçın ikinci yarısı ortada geçti. Diyarbakırspor'un neredeyse pozisyonu dahi yok. Trabzonspor da yorulan orta sahasının önderliğinde oyunu rölantiye aldı fakat buna karşın en az 3 net gol pozisyonu var. Peki bu pozisyonlarda kim var? Bildiniz. Eğer Giray, hâlen Hacettepe'de oynadığı sanrısından kurtulup ayağına gelen topları gelişigüzel ileriye göndermeyip bilinçli tercihler yapabilse daha da fazla olabilirdi. Buna biraz daha dikkat etmesi gerekiyor. Engin'e bir parantez açalım. Bugün ortaya koyduğu oyun sonrasında korktum. Çünkü aklımızda bıraktığı intiba Engin'in disiplinsiz bir oyuncu olduğu yönündeydi. İyi oynadığı bir karşılaşma sonrasında kendini iyiden iyiye takımın lideri olarak görüp takım oyununu baltalayacak hareketler sergilemesinden korktum. Fakat korkum yersiz çıktı. Engin kendini buldukça, kendini kanıtladığını düşündükçe rahatladı futbol olarak ve daha pası daha çok düşünen bir görüntü çizdi. Gördüğü kart bana biraz garip geldi. O da normal, zira hakem Trabzonspor'la bir sorunu olup olmadığı konusunda ciddî şüpheler taşıdığım M.K. Abitoğlu idi. Gördüğü sarı kartla cezalı duruma düşmesi gelecek hafta için dezavantaj. Fakat daha büyük bir dezavantaja dönüşebilecek olan sahadaki sinirli varlığı Şenol Güneş tarafından zamanında farkedildi ve 61. dakikada yerini Ceyhun girdi yerine. İkinci değişiklik Colman & Sezer değişikliği idi. Bu değişikliğin yerine Gutierrez - Alanzinho değişikliğine gidebilirdi Şenol Güneş. Umut'u sol kanada yakın oynatabilir, böylece hem Diyarbakırspor'un son hamlesini boşa çıkartır, hem de farkı açacak bir golü daha kolay bulabilirdi. Alanzinho'nun 60. dakikadan sonra oyundan düştüğünü gördük. Yine çok çalışıp çabaladı Brezilyalı. Takımın önemli isimlerinden biri oldu artık...
Trabzonspor 2. golü bulana kadar sergilediği futbolla sevenlerine yine umut aşıladı bugün. Umut ki hepsinin korktuğu şey. Korkuyorlar bu yıllanmış aşklarının onları yeniden huzurun doruklarında gezirip mutlu sonu göremeden çekip gitmesinden. Bu yeşeren umutların sonunun yine hüsran olmasından korkuyorlar. Korkacak birşey yok halbuki. Başkalarının en büyük korkularını büyük bir aşkla kalplerine taşıyan bu insanların korkmalarına lüzum yok. Sadece sabretsinler. Gerekirse çatlayana kadar...
2 Yorum:
yahu bu umut'a sahip cikanlari anlayamiyorum. bir golcu eger iki metre top suremiyorsa, topugu ile top cekemiyorsa, yaninda bombos giden adami farkedemeyip topu aldigi gibi geriye gonderebiliyorsa, onunden gecen topa dokunamiyorsa bundan fazlasini zaten yapamayiz. madem ki guttiarez oynamayacak, umut ile devam edecektik 3 milyon dolari-ki fatih icin para teklif ettiklerini bile dusunmuyorum ya- onun yerine fatih'e verseydik ya...
bence umut su an elimizde daha iyi olmadigi icin vazgecilmez. ama gelecek seneye baslanacak adam umut ise vay halimize.
hala umut umut diyecekse birileri sadece bu kosmalarini ve mucadelicigini kastettigini farzedecegim. ha bi de hakeme isyanlarini! farkli mecralarda bi cok kisi umut'u sahipleniyor, methiyeler diziyor. bi oyuncuya sirf topsuz oyunu ile methiyeler dizmek ne kadar mantikli bir turlu anlayamiyorum
Nietzsche'nin bir sözü var: "Umut en son kötülüktür, çünkü işkenceyi uzatır" diye. Pandora'nın kötülükle dolu kutusundan en son kötülük olarak umut çıkıyor, malûm. Sanırım, mitolojinin de, Nietzsche'nin de bahsettiği şey bizim Umut Bulut'tu :)
Yorum Gönder