Evet, sahiden de siz ne kadar isterseniz isteyin olmayınca olmuyor. Antalya deplasmanında Trabzonspor' un özellikle ikinci yarıda göstermiş olduğu kazanma azmi, gerek şanssızlık, gerek beceriksizlik gerekse Antalyaspor' un kendi sahasında kazanacağı bir puan adına göstermiş olduğu müthiş direnç karşısında sonuçsuz kalmış oldu. Tıpkı bundan önce oynanan ve gene beraberlik ile sonuçlanan Bursaspor ve İBB maçları gibi..Bir kere en başta sahaya sürdüğü kadro açısından Şenol Hoca' nın hakkını vermek isterim. Ömer' in yokluğunda Serkan' ı sağ beke çekerek Giray, Egemen ve Cale ile birlikte klasik defansını korudu ve ortasahaya Colman' ın yokluğunda Selçuk' un yanına Ceyhun' u monte ederek sağ çizgiye Burak Yılmaz' ı, sol kanada Engin' i, Umut' un hemen arkasına da serbest oyuncu olarak Alanzinho' yu yerleştirerek alabildiğine ofansif bir kadro ile maça çıktı. Yani buraya kadar eyvallah..
Ancak ne var ki, bazen işler soyunma odasındaki taktik tahtasında yapılan planlar gibi yerinde gitmeyebiliyor. İlk yarı boyunca defansta bir çok maçta olduğu gibi Cale, orta göbekte Ceyhun, sol çizgide Engin ve ileride Umut vasatı bulmak bir yana sahada tel tel dökülünce Şenol Hoca' nın planları da tersyüz oldu tabii ki..
Buna rağmen Selçuk İnan' ın kullandığı korner atışında kafa ile kaleyi gören Burak' ın golüyle öne geçmeyi bildik. Fakat takımda özellikle yukarıda saydığım futbolcuların son derece düşük performansı, Antalyaspor' un maçta sadece bir kez girdiği pozisyonu Necati' nin düzgün vuruşuyla gole çevirmesine bir nevi zemin hazırlamış oldu. .
İlk yarı sonunda benim Şenol Hoca' dan beklentim takımdaki bu kötü futbolu iyiye çevirebilecek bir hamleyi gerçekleştirmesiydi ancak ikinci yarıya da aynı kadro ile başladı takım. Fakat tıpkı bundan önceki maçlarımızda olduğu gibi, ikinci yarıda kadro olarak aynı da olsa oyunsal anlamda bambaşka bir takım vardı sahada. Ben bunu soyunma odası motivasyonuna bağlıyorum açıkçası..
İkinci yarıda oynanan pozitif futbol ve gol için gösterilen büyük iştah en azından bir gol ile bu maçın kazanılacağı izlenimini verirken Alanzinho-Gabric değişikliğine gidiverdik. İşte Şenol Hoca' nın bana göre maçtaki en büyük hatası buydu. Alanzinho ilk yarı boyunca çok mu iyiydi? Hayır! Fakat ben şunu anlamakta güçlük çekiyorum. Bir takımda 5 kişi birden vasatın altında performans gösteriyorsa, bu beş kişi arasından en fazla yaratıcılık beklenen oyuncunun ilk tercihte alınma mantığı nedir yahu? Yattara varken de kabak hep onun başına patlar ve sahada tel tel dökülen onca oyuncunun arasından sırf şapkadan tavşan çıkaramadı gerekçesiyle o oyundan alınır ve rakip takım daha çok direnç kazanırdı. Gerçi bu maçta Antalyaspor takımı bizden alacağı bir puana o derece şartlanmıştı ki Alanzinho' nun çıkması Antalyaspor' a bir direnç getiremedi ama Trabzonspor' un hücumda yaratacağı zenginlikleri maalesef engelledi. Bu duruma Gabric' in ve sonradan oyuna giren Teofilo' nun pasif oyunu da eklenince ikinci yarıda performansları artan Engin, Ceyhun, Selçuk ve Umut' un çabaları sonucu değiştirmeye yetmedi..
Tabii yazının tam bu noktasında Umut hakkında da bir şeyler söylemek gerekecek. Şu forvet yokluğunda kendisini hala yangında kurtarılacak ilk adamlardan biri olarak görüyor olsam da bu maçta beni dahi çileden çıkardı. İkinci yarıda Engin' in hazırladığı elverişli pozisyonu dışarıya göndermesi, cezasahasının hemen içinde adeta penaltı kullanırcasına uygun bir pozisyonda kaleyi dahi bulamaması ve birçok pozisyonda topu ezmesi dayanılır gibi değildi. Lakin ben gene de ilk olarak Umut' a kızmaktansa şu takımı sadece Umut' un ayaklarına mahkum eden Yönetim' i suçlu bulduğumu belirteyim..
Sonuç olarak kalecimiz Onur' un tek bir kurtarış yapmasına dahi gerek kalmadan oynadığımız bir maçta daha iki puan bırakarak sezon sonunda ilk üç hedefimiz adına büyük bir avantajı daha kaçırmış olduk. Ancak şu da bir gerçek ki, arasıra rastlanan futbol mucizelerinden biri daha gerçekleşmezse bu takım şu Antalyaspor' u yarı finalde rahatlıkla eler ve Türkiye Kupası' nda finale adını yazdırır. Finalde ne yapar, şimdiden bir şey söylemek güç olsa da şu sezon adına en azından bir teselli olacağı kesin..
14 Yorum:
Ne demişti başkanımız, rakiplerin ne kadar golcüleri varsa bizimde o kadar olacak demişti.
Umut, iyi bir futbolcu olabilir. iyi mücadele edebilir. Trabzonspor'un golcusü Umut olmamalı. Geçtiğimiz yıldan hala ders çıkartmayanlar Trabzonspor'un golcüsü olarak görüyorlarsa, bizler daha çok liglere umutlu başlar, ligin ortasında lige güle güle deriz.
Unutmadan tribunler Fatih diye bağırmıyor ama bizim golcüler neyden etkileniyorlar acaba.
25 tane topuk pası deneyip birinde bile başarılı olamayan Engin sahada kaldı, Alanzinho çıktı. Doğrusu ben de anlayamadım. Kaleye tek bir pozisyonda bile gitmeyi beceremeyen Umut oyunda kaldı, Alanzinho çıktı. Cidden anlayamadım. Evet, yönetim ayrı da, yahu arkadaş, sen şunları atamayacaksan hangisini atacaksın? Ha bir de yeni moda hasıl oldu. Umut kaçırdı diyoruz ya, cevap şu: Engin'le Alanzinho çok mu iyiydi.
Güzel kardeşim, Umut çok gol kaçırdı demek, Alanzinho ve Engin süper oynadı demek mi yahu? Hayır kimsenin göremediğini ben göreceğim diye kasmaktan göbeğiniz çatlayacak. Kral çıplak yahu, abartmaya ne lüzum? Hayır Umut'ta görülebilecek en ince detayı görmeye çalışıyoruz biz de ama sen koca bir maç boyunca bir tek olumlu hareket yapamadığın gibi ataklarda yakalanacak 2. şansların hepsini faul yapıp kesiyorsun. Rakip için en tehlikeli yerlerde kabak gibi fauller yapıyorsun. Ama olsun, yap. Ne de olsa Alanzinho ve Engin kötü oynadı.
Sezon başından beri yazdığım bütün yazılara tek tek bakın. Bu takımda bir forvetin en basit görevlerini yerine getirebilecek bir forvet olmadığı müddetçe Alanzinho ve Engin, kısacası kanat oyuncuları ne yaparsa yapsınlar tamamen bireysel performanslarıyla yıldız olabilirler. Bu forvet hattıyla takım oyunu içinde sivrilmeleri mümkün değil. Alanzinho driplingle geliyor, Umut ortalarda yok, varsa da önünü kapatıyor. Engin driplingle geliyor Umut kayıp, bulabilene aşkolsun. Defanstan uzun top geliyor, topa vuramıyoruz. Yerden dik paslarla umutu buluşturuyoruz ki savunma dengesi bozulsun ve o da tek paslarla yahut kontrol-paslarla kanat oyuncularımızı bulsun, atak şekillensin. Yok.
Ama hep Engin'le Alanzinho yüzünden. Tüh ya, ben nasıl da göremiyorum bunları...
@Adem
Olur mu, ne demişti asbaşkanımız. Bu yıl oyun sistemi geregince gollerimizi orta saha oyuncuları atacak.
Ne demişti başkanımız devre arası transfer döneminde
rakibin golcüleri ne kadar da bizimde o kadar olacak.
Senin bu blogta dile getirdiğin J.Martinez'i Teofilo'nun yerine alsaydık diyesim geliyor.
Fatih içinde tesislerin nerede olduğu söyleniyor nedense.
Vallahi sizden farklı bakıyorum ben bu maça. İlk yarıyı izlerken aman Allah'ım boşta kalan Ziya Doğan gizlice takımın başına mı geçti dedim. Bu kadar doldur boşalt ile oynanır mı? Karşında rakip olarak kim var.
Ligde üst üste aldığımız bu kötü sonuçlara eğer bir kupa hezimeti eklersek yarı finalde ne yazık ki Şenol Güneş'in bilmem kaçıncı Trabzonspor seferi epeyce erken bitebilir. Tabi bu sefer Sadri başkan ve onun dalkavuklarını da peşine takarak.
Ha unutmadan biz hiç zor bir maça çıktık mı Bursa hariç :)
Engin hayatımda senin kadar negatif bir adam görmedim yahu :)(Trabzonspor konusunda) Sakın deme şimdi pozitif bir şeyler oluyor da biz mi görmüyoruz diye. Bu takımın en pozitif gnlerinde bile negatiftin sen, içine işlemiş galiba :)
Evet, çok güzel top oynuyoruz. Kazanmayı çok istiyoruz ve müthiş bir istek bar takımın üzerinde. Kimi nereye koyarsanız yetenekli işler yapmasalar da sonuna kadar mücadele ederler. Ama ben 5.dakikada 1-0 öne geçen takımın 10.dakikada bu skora yatarcasına oynamasını anlamıyorum! Biri lütfen bana anlatsın..
Kiminle oynuyoruz ? Antalya. Son 3 maçını evinde kaybetmiş bir takım. Oyuncuları strese sokacak taraftarları yok,yetenek olarak üstün oyuncuları yok,taktiksel bakımdan yanımıza yaklaşamazlar.. Ama nedir yani 10.dakikada skora yatarcasına oynamak ? 96'da 1 puan şampiyonluğa yetiyorken üstüne üstük 1-0'da galipken ileri ileri işaretlerini yapan kimdi yahu ?
Kaldı ki 3 maçtır bıraktığımız 6 puan yanlış oyuncu değişikliklerine gitti. İlk yarı orta sahadan top alıp hücuma taşıyan tek oyuncuyu çıkarmak hangi akla mantığa sığıyor bunu da anlamış değilim. Artık Şenol Hoca'nın kimi çıkarıp yerine kimi kaçıncı dakikada koyacağı belli. Biliyorum şahsen ben yani.
Şu maçta kendisini tam kapasitesiyle göstermesi gereken Ceyhun'a kaç haftadır silik performans sergileyen Colman'ı bile arattığı için tessüflerimi mi göndersem ne göndersem bilemedim. Aynı şekilde Engin'e de. Ve aynı şekilde Umut'a da. Kahvede neredeyse 100 kişi arasından çıkıp da yine onu savunduğum, ikinci yarıda maçı bize alıp verecek diye ümit edip destek verdiğim için.
Soner Abi, "Sonuç olarak kalecimiz Onur' un tek bir kurtarış yapmasına dahi gerek kalmadan oynadığımız bir maçta daha iki puan bırakarak sezon sonunda ilk üç hedefimiz adına büyük bir avantajı daha kaçırmış olduk." lafından sonra da kesinlikle iki kat daha zoruma gidiyor şu maçı alamamış olmamız.
Teşekkürler abi, yine harfi harfine söylemek istediklerimizi söylediğin için.
Abi Eğerki Hucumdaki beceriksizlik bu derece devam edecekse(Ki Geçen Seneki Trabzon Taraftarının Yarısının Kel Kaldığını biliyor olması gerekir Şenol Hocanın) Artık Şenol Hocamın hucuma Paf Takımın Forvetini Koyma zamanı geldi de geçiyor.
Neredeyse her maçta ikinci yarıda daha iyi oynar hale geldik. İlk yarıyı rölantiye alıyoruz sanki.
Ceyhun böyle oynayacaksa ilk 18'e dahi alınmasın bu ne arkadaş. Bi de 90 dakika oynadı.
Umut bildiğimiz Umut'a dönüş yaptı.
Engin çok çabaladığı da oldu çok saçmaladığı da. Gereksiz yere tek pas oynıcam hızlı oynıcam diye alakasız alakasız topuk pasları ne ola ki?
Alanzinho Broos dönemindeki mutsuzluğuna ve formsuzluğuna geri döndü.
Burak'ı forvette görelim bi de. O da aratabilir mi Umut'u dersiniz?
Ömer Faruk
Şenol hoca, bilinen klasik yanlışlarını devam ettiriyor. Sahada tutarak oyuncuyu kazanmaya çalışıyor. Bu alışkanlığından vazgeçmesi gerekir.
Şimdi, 2010 yılının en çok gol atan oyuncusu, milli takım aday kadrosunda bile yok. Ama biz en çok gol atan oyuncular sıralamasındaki oyuncuyu Kolombiyalara kadar gidip alıyoruz. Bu oyuncu nedense avrupa'nın önde gelen kuluplerin dikkatini çekmiyor.
Umut'a mademki, avrupa'dan teklif var. Bence Avrupa'ya gitmeli artık.
Fatih tipinde bir golcüye alalım deniliyor ama 1.5 milyon euro gibi bir fiyata çeşitli mazaretler sürerek alınmıyor. Sahi tesislerin yolu tarif yapan sayın başkanımız teofilo konusunda şimdi ne diyecek. Belki bu seferde Şota'ya sorun diyebilir.
Transfer konusunda bir oyuncu için tesislerin yolunu tarif edilirken, diğer yandan başka bir oyuncu için kolombiyalara gitmek. Arada fark yok değil mi. Neymiş birisi evladımız.
Futbol izleme ekibinin izlediği hangi oyuncu alındı. Teo, M.Tosun, sezer, Burak. Bu oyuncular iyi oyuncu alabilir ama madem transfer etmek yöntemimiz bu şekilde, futbol izleme ekibinin görevi nedir. Oyuncu izlemek.
tek pozisyon verdiğimiz bir maçta 2 puan daha bıraktık. şenol hoca maç sonunda "kazandığımız maçlarda yakaladığımızdan daha az pozisyon yakalamadık" dedi.
yani adam diyor ki;
forvet dediğin adam penaltı noktasında hasbelkader önüne düşmüş topu gol yapacak usta. ama bizim umut kaleyi bile bulamıyor. hiç mi vuruş tekniği yok bu adamın. ceyhun ve cale berbat oyunlarına devam ederken, giray'ın egemen'e kıyasla fevkalade soğukkanlı ve aklı başında oyunu beni gelecek adına umutlandırdı.
burak yılmaz'ın ön direkte vurduğu kafa wolfsburglu Christian Gentner'in geçen sene 5-1 kazandıkları bayer münich maçında attığı golü hatırlattı.
açık konumak gerekirse kaybedilen 2 puan pek de umurumda değil. bizim bu seneden beklentimiz türkiye kupasında finale yürümek. seneye artık alt yapıdan mı olur teofilodan mı olur bilmem ama yakaladığı pozisyonların en azından üçte birini gol yapacak bir forvet gelsin abi şu takıma.
Adem ben geçen yıl çok iyimserdim :) O sıralar tanışmıyorduk yetişemedin :)
Sahada oynanan futbol ortada. kendimizi kandırmayalım. Rakip takımdan bir tane bile oyuncuyu (Necati hariç) kendi takımında görmek isteyecek bir trabzonsporlunun dahi olmayacağı bir rakibe karşı bu oyun bende olumlu şeyler uyandırmıyor. Her maç kazanılmaz filan diyeceksen hak veririm ama ilk yarıdaki oyunu görüp oyuncu bile değiştirmeden ikinci yarıya başlayan hocadan ümitli olamam. Aynı işi Bursa maçında da yaptı. Son üç hafta maçlarımızı kazanmış olsaydık şu anda neredeydik acaba :)
Yorumların hepsini okudum. İstisnasız her yorum kendi içerisinde son derece ilginç ve yerinde tespitler içeriyor gerçekten. Herbirinizin eline sağlık..
Aslında maç hakkında konuşulacak çok daha derin detaylar olsa da bunların hepsini tek bir postun içerisine sığdırsak okunulabilitesi imkansızlaşır..
Ben takımın futbolundan memnunum. Hele ki daha iki ay evvelki Broos dönemiyle kıyaslarsak Barca kıvamında desem abartı olmaz. Benim için takımın ortaya koyduğu cesur ve pozitif futbol en az şampiyonluk kadar değerlidir, bir o kadar da keyifli..
Şu takım, ligin dibindeki takımlara karşı 3 pası bir araya getiremeyip, rakibin bizi domine etmesini izlerken bir de üzerine mağlup olurduk. Şimdiyse Bursa dahil her Anadolu takımının bizden kopardığı beraberlikte çocuklar gibi sevindiği bir takım haline geldik. Hem de çok kısa bir süre ve extra bir futbolcu katılımı olmadan..
Benim Şenol Hoca' yı en önemli nokta her fırsatta kör değneğini bellercesine ilk olarak Alan' ı sahanın dışına çekmesinden ibaret. Şu kadro yapısında bu adam sahada dökülse dahi 90 dk. boyunca duracak arkadaş. Bu benim şahsi görüşüm..
Umut' a gelince. Acı gerçek şu ki an itibarıyle kadroda Umut' u kesebilecek tek bir oyuncu dahi göremiyorum maalesef. Teofilo şu haliyle bırakın onun yerine oynamayı yanında oynayabilecek kapasitede bile değil. Yıllardır en büyük beklentim ve temennim bu adamdan daha iyisini transfer edebilmekten geçiyordu fakat Burak ve Teo büyük bir aşama gerçekleştiremediği sürece bir transfer sezonunu daha bekleyeceğiz demektir..
ilnevyA
Ceyhun'un bu şekilde oynamasına neden olan defans hattındaki sürekli değişkenliktir. Mesela Giray ile Egemen iyi bir ikili değildir. Giray ile Egemen birbirlerini tamamlayıcı oyuncular olmaması, Serkan'ında defans bölgesine kaydırılması doğal olarak önünde oynayan ikilinin dengesini bozmaktadır. İlaveten engin'in cezasahasına uzak bir pozisyonda serbest atış kullanmamalı. Eğer ki doğrudan kaleye vuracaksa,
Soner
Önceden söylediğim bir durum var biliyorsun, ben şenol hocanın yerinde olsam Ceyhun'u ileride oynatmaya başlardım. Bunun en güzel örneği geçtiğimiz sezon son maçlarda güzel verilmişti.
Umut konusunda bursa maçında attığı gol pozisyonunda nerede duracağını bir başkasından yeni ögreniyorsa, bizim golcü oyuncu neden istedeğimizi tescilliyordu.
Bizim transfer politakımızı şekillendirenler ya futbolu çok iyi biliyorlar yada biz bilmiyoruz. Ama görünen şu oluyor hep sonunda hep haklı olan taraftar oluyor.
Bende takimimizin oyunundan gercekten cok memnunum antalya macinin ikinci yarisinda bir ara öyle bir pas trafigi yapildiki su anda ne gs ne bjk nede fb böyle paslasma yapamiyor
Tek sikintinin takimdaki bitirici eksikliginde buluyorum bu takimin adam gibi bir bitirici golcüsü olsa su anda biz gercekten ilk ücün icinde olurduk oynadigimiz futbolun sonuclari bunlar olmamali diye düsünüyorum
Futbolda öyle bir noktaya geldik ki milan manu macini izliyorum manu nun 3 bilemedin 3 bucuk pozisyonu var maci 3-2 kazaniyor neden rooney gibi bir bitiricileri var amacim umut la rooney i kiyaslamak degil :) ama kardesim antalyaya ibb ye de at yani atamiyorsanda demekki yetersizsin...
Biraz agir olacak ama ben Umut un bu sene satilmasini veya sözlesme yenilenmemesini istiyorum, hep diyorlardi bu takim Hüseyini cok arar bence hic aramadik aramiyacagiz da..... Umutu da inanin hic aramiyacak....
Yorum Gönder