TRT’nin Süper Lig maçlarını aldığını hayal edin. Üstün yayıncılık teknikleriyle bugünkü maçı bir Halı Saha maçına dönüştürdüler. Maçtan keyif alabilmek için farklı felsefî öğretiler geliştirmek, karşılaşmayı da o gözle izlemek gerekiyordu.

Alanzinho’nun da böyle bir öğretiyle paylaşmayı öğrenmesi bu karşılaşmayı çok farklı bir hale sokabilirdi. Tabii, genel olarak Alanzinho’da gördüğümüz güne özgü bencilliğin Umut, Colman versiyonları da mevcuttu. Tutuk başladıkları karşılaşmanın özellikle 2. Yarısında rakibini sahadan –kelimenin tam anlamıyla- silen Trabzonspor’lu oyuncuların, mahalle karşılaşmasındaki çocuklarda görseniz “şımarıklık” olarak adlandıracağınız gayriprofesyonel hareketleri karşılaşmanın son saniyelerini heyecanlandıran etkenlerin başında geliyordu. Colman’ın bir şövalye edasıyla kazandığı son top, gerçek bir faciayı önledi bugün. Futbol olarak tatmin edici düzeyin üstüne geçti Trabzonspor, ve performansı ciddî anlamda yükselmeye devam ediyor. Şenol Güneş’in gelişiyle birlikte gitgide azalan sorunları gıptayla izleyen bir taraftar olarak, şu anda göze batan en belirgin negatif yön olan pas hatalarının da Şenol Hoca’nın üzerinde durmasıyla giderileceğini umuyorum. Zira Yarı Final ve olası bir finaldeki rakip bu kadar çok pas hatasını affedecek kadar iyi niyetli olmayacaktır. Ve bir de son bitirici noktalardaki ciddiyetsizliği. Kaçan pozisyonlardan sonra kameralar O’nu gösterdikçe bizler kadar çıldırdığını gördük. Not defterine almıştır bu durumu.

Millî Takımımızın grubu belli oldu biliyorsunuz, hocamız hâlâ belirsiz. Ve bu belirsizlik belirli gibi görünen bir çok şeyi puslu bir hâle getiriyor. Benim bu belirsizlikte hayalini gördüğüm bir şey var; Milli Takım formasını sırtına geçirmiş bir Serkan Balcı, Kendi çapında Maestro… "Onları da yapsa Real Madrid'de oynar" diye olmayışlarını bile kutsadığımız eksiklerinin hepsi varlık buluyor Serkan'da. Serkan'daki yükselişle aynı hızda olmasa da Selçuk'ta da belirgin bir düşüş var. Yerini Sezer-Ceyhun ikilisinden birine kaptırması an meselesi. Silik bir görüntü çiziyor Selçuk, neyse ki kendisini toparlaması için gereken kulübe gücü mevcut takımda. Ve Engin, benzini bitmek bilmiyor artık. Belki de sandığımızın aksine benzinle falan değil de Güneş enerjisiyle çalışıyordur. Bu dinginliği başka türlü açıklayabilir miyim bilmiyorum.

Cezasahasi.Net'e yorum ve görüşlerinizi bırakabilirsiniz.

3 Yorum - Post: "Trabzonspor 1 - 0 İBB || Güneş Enerjisiyle Çalışmak"

  1. bigben Said,

    Maçın ilk 20 dakikasında homurdanan seyirci zaman ilerledikçe mest olmuştur. ŞEnol Hoca'nın da söylediği gibi henüz mükemmel bir durum söz konusu değil. Buna rağmen ligin uzak ara en zevkli, en hareketli, en ofansif oyununu oynayan takım Trabzonspor'dur.

    Engin'in ayağında top tutma sevdası, Alanzinho'nun pas yapmayı tercih etmemesi, Colman'ın ara sıra fanteziye kaçması TS'nin muhtemel gol rekorları kırmasını engelliyor.

    Sakatlıktan tam olrak kurtulamaması Selçuk'taki düşüşün sebeplerinden olabilir.

    Bir paragraf da sayın hocamız Şenol Güneş için... Maçı seyrederken, bir karede sahadaki oyuna dalmış refleks hareketlerde bulunuyordu. Oyuna teknik adam sorumluluğuyla hakim olup amatör ruhuyla heyecanlanan birini takımın başında görmek büyük zevk...

    Bu yol kupaya kadar gider.

    Teşekkürler Şenol Hoca, teşekkürler Trabzonspor

    Posted on 10 Şubat 2010 22:17

     
  2. izlandik Said,

    Ilk yari kötü bir Trabzonspor, rezil bir TRT yayını ve spikeri, devlet opera ve balesi izlemeye gelen bir taraftar topluluğu vardı.

    Ikinci yarıyla herşey tersine döndü. Spiker ve taraftar hariç. Sahi neydi o anlamsız kavgalar ?

    Bencilvari davranışları bir tarafa bırakacak olursak herseyden once mücadeleci bir takıma sahip olduk. Herşeyden önemlisi bu.

    Çok seviniyorum, çok :)

    Posted on 11 Şubat 2010 00:04

     
  3. Ömer Faruk Said,

    Finalde Feneri eleyip Güneşimiz Kanarya önündeki makus talihini bertaraf eder mi acaba?:)

    Posted on 11 Şubat 2010 10:37