21 Mart’ da Avni Aker Stadı’ nda Trabzonspor ile Galatasaray arasında oynanacak haftanın maçı öncesinde küçük bir analiz yapalım dedim. Malum, ligimizin demirbaşlarından BJK, FB, GS üçlüsüne karşı en son galibiyetimizi neredeyse iki sene evvel Fenerbahçe’ yi kendi sahamızda 2-0 yenerek elde etmişiz. O zamandan bu yana oynadığımız sekiz maçta üç takıma karşı herhangi bir galibiyetimiz olmadığı gibi dört kez de mağlup olmuşuz. Açıkçası bu tablonun son derece iç karartıcı olduğunu söylemeye gerek yok sanırım..Bu zorlu maç öncesinde Trabzonspor’ un form durumu çok yüksek olmasa da Şenol Hoca’ nın gelişiyle belli bir ivmenin yakalandığı ve 2010 senesinde oynadığımız resmi maçların hiçbirinde mağlubiyet görmediğimiz gerçeği de ortada diğer yandan. Tabii şu da var ki bu süre zarfında oynayacağımız en ciddi rakip bu hafta sonu kapışacağımız Galatasaray..
Şimdi bir çok kesim en azından kağıt üzerinde Galatasaray’ ı favori olarak görüyordur büyük ihtimal. Sonuçta bize nazaran şampiyonluk yarışının tam olarak içinde bulunuyor sarı kırmızılı takım. Üstelik Trabzonspor maçına çıkabilmek adına bir önceki maçta kendisini sarı kart cezalısı durumuna düşüren Arda ve sakatlıktan kurtularak takıma golle dönüş yapan Baros’ un katılımı da Galatasaray’ ın elini güçlendiren faktörler..
Peki tüm bu verileri en az bizim kadar düşünen ve inceleyen Şenol Hoca’ nın buradaki hamlesi ne olacak acaba? Nasıl bir kadro formasyonu ile sahaya çıkacak? Galatasaray’ ın en büyük kozu olan ofansif gücüne karşı önlem olarak daha kontrollü ve defansif bir futbol anlayışıyla mı yoksa en yumuşak karnı olan defans zaafiyetini hedef alacak ofansif bir oyun yapısıyla mı mücadele edecek? Ben en çok bunu merak ediyorum doğrusu..
Kendi adıma Rijkaard’ ın Trabzon’ da sahaya şu kadroyu süreceğini tahmin ediyorum..Leo Franco
Sabri - Servet - Neill - Caner
Mustafa - Elano - Barış
Keita - Arda
Jo (Baros)
Sabri - Servet - Neill - Caner
Mustafa - Elano - Barış
Keita - Arda
Jo (Baros)
Tabii ki Giovani dos Santos, Ayhan ve Mehmet Topal da maçın ilerleyen dakikalarında şans bulacaklardır muhtemelen..
Buna karşılık Şenol Hoca’ nın bu maça nasıl bir onbir ile çıkacağından tam olarak emin değilim açıkçası. Zira son oynanan G. Antep maçında takım içi ciddi bir rotasyona gitmişti hoca. Bu maçta nasıl bir seçim yapar bilemiyorum ama benim Şenol Hoca’ dan beklentim şu şekil bir kadro ve formasyonu tercih etmesi..
Onur
Ömer - Song - Giray - Cale
Serkan - Colman - Selçuk - Gabric (Engin)
Alanzinho
Umut
Ömer - Song - Giray - Cale
Serkan - Colman - Selçuk - Gabric (Engin)
Alanzinho
Umut
Bir kere Galatasaray’ ın sahadaki en önemli gücü kanatlardan Arda ve Keita’ yı etkili bir şekilde kullanmaktan geliyor. Bu futbolcuların pas trafiğini de genelde göbekte oynayan Elano ve Mustafa ile sağlıyorlar. Soldaki Arda’ nın etkinliğini Serkan ve Ömer’ in dirençli futbolu belli ölçüde pasifize edebilecektir bana göre. Zira Arda' nın çok etkili olduğu bir önceki maçta Ömer yoktu. Fakat en büyük sorunumuz sağdaki Keita’ nın bölgesinde gözüküyor maalesef. Cale o bölgede Keita’ dan çok daha zayıf kanat oyuncularına karşı dahi çok zor duruma düşebiliyor kimi zaman. Şenol Hoca belki burada bir nevi kumar oynayarak Engin’ in inatçı ve agresif yapısından faydalanabilir. Onun yanısıra bu mevkiide Gabric de düşünülebilir fakat defansif açıdan daha etkisiz kalabilir Keita karşısında..
Buna keza bizim de rakibi tehdit edebilecek son derece etkili silahlarımızı görmezden gelmemek gerek tabii. Mesela gününde bir Colman ve Selçuk, ağır GS savunmasının arkasına çok etkili toplar çıkararak Alanzinho ve Umut’ u rahatlıkla pozisyonlara sokabilir. Rakibin kanat organizasyonlarına karşılık bizim göbekten delme girişimlerimiz daha fazla olacaktır bu maçta. Engin eğer görev bulur da kendisiyle kavga etmek yerine maça odaklanabilirse Sabri’ nin koruduğu kanadı kolaylıkla domine edebilir. Özellikle de Alanzinho’ nun bu maçta kilit oyuncu olacağını düşünüyorum. Geçen sezon 2-2 biten GS maçında bir mükemmel gol ile asist yapan ve o gün sahada ancak tekmelerle durdurulabilen bu oyuncuya Şenol hoca oyundaki performansına bakmaksızın 90 dk. boyunca görev vermelidir kesinlikle. Çünkü bu maçta da karşısında açık futbol oynamak zorunda olan ve hantal stoperlere sahip bir takım olacak Alanzinho' nun..Kısacası maçın düğümünü her iki takımın da ortasahasındaki futbolcuların performansları çözecektir bana göre. Maçın skorunda Alanzinho, Colman, Selçuk ile Elano, Keita, Arda gibi futbolcular belirleyici olacaklardır. Tabii ki Umut ile Jo ya da Baros’ un yakalayacakları pozisyonlardan gol üretebilme becerilerinin de etkili olacağını söylemeye gerek olmasa da ortasahada üstünlüğü ele geçiren takım maçı da alacaktır..
Sonuçta umarım güzel ve keyifli bir maç olur. Ligin ilk yarısında 4-3 yenildiğimiz maç 2-2 devam ederken Serkan’ a yapılan bariz penaltının çalınmamasına benzer skora direkt etki eden bir hakem faciası da yaşanmazsa tadından yenilmeyecek bir maç olacağı kesin gibi gözüküyor..
14 Yorum:
İlk maçta verilmeyen penaltı gibi geçen sene Trabzon'da oynanan maçta da Baros'un golunden önce ortasahada Alanzinho'ya yapılan faulun esgeçilmesi...
Bunların sayısı bir değil iki değil...
Biz taş üstüne taş koyarız, futbolu horon gibi oynarız, efsaneşer çıkarırız bünyemizden; ama...
Tahriklere rağmen sahamız 5 maç kapatılır.
Sahada aldığımız 3 puan zorla gasp edilir.
Ali Sami Yen'de penaltımız verilmez...
Şükrü Saraçoğlu'nda Cem Papila Luciano'nun bariz ofyastını çalmaz en kritik maçta...
İnönü'de 18'lik Barış kurban edilir haksız kırmızı kartla...
Türk futbolunun sahte yıldızı Sercan burun değil metrelerce farkla ofsayttan gol atar...
Daha neler neler...
Ama devamlı sağduyu çağrısı yapılır bizlere.
Başkaları yapınca hak arama; biz dile getirince fakir edebiyatı!!!
Bu maçta da farklı olmaz elbette. Sonuçta "insandır hakemler, hata yapabilirler" gibi klişe bir ifadeyle üstü örtülür olayların. Kazara rakibin alyhine bir hata olsa ekranlar feverandan geçilmez.
Yöneticisi, teknik çalıştırıcısı, sporcusu, taraftarı ve medyadaki temsilcileriyle tüm camia ne zaman TRABZONSPORLULUĞUnu hatırlyacak?
HES projesi, TSCell vb. projeler güzel de; borsada düşen hisse senedi değerleri yaralamıyor bizleri, yeşil sahada aldığımız darbeler kadar...
Saygılarımla
Çok doğru bir analiz olmuş ellerine sağlık öncelikle...
Benim düşüncem ise Galatasaray en iyi sonuç olarak beraberlikle ayrilabilir bu hafta sonu Trabzon dan.Deplasmanlar da ortaya koyulan mantelite ve futbol,kesinlikle galibiyet için yeterli değil fakat belirttiğin gibi Keita ve Arda gibi isimlerin ortaya koyacağı üst seviye performans bir şans olabilir ancak yine de ben yeterli görmüyorum...
Galatasaray bu sezon deplasmanlarda sıkıntı yaşıyor.Ligin ilk yarısında bomboş ortasahadan gelip gol atıyordu rakipleri.Ama neill transferinden sonra biraz daha dengeli bi takım oluştu.Yani yine orta saha bomboş geçilip gidiliyor ama eskisi kadar pozisyon vermiyor galatasaray.Mesela kasımpaşa iyi oynadı 4-1 lik maçta.Emre toraman ın golü engellemesi ve cenk in sol ayakla şutu dışında pozisyonu yok kasımpaşanın.Ama orta saha rahat geçildiği için kasımpaşada pas yapan takım olduğu için etkili gözüktü.Ben bu maçtada hemen hemen aynı şeyi bekliyorum trabzonspor pozisyon bulduğunda atmalı yoksa zorlanabilir.
Soner abi;
Güzel özetlemişsin olayı, gününde olan, sahayı daha iyi parselleyen maçı kazanacak gibi duruyor.
Bence kritik nokta her iki takımında sol tarafı. Gerek Caner gerekse Ferhat (Cale) defansif anlamda beklentilerin çok altında.. Beklerin bu maçta karşılıklı oynayacağı Arda ve Alanzinho olacagını varsayarsak onlar adına kabus gibi bir maç olabilir.
Siz bu konuda ne düşünürsünüz bilmem ama sol bek de cale ve ya ferhat yerine egemen tercihi düşünülmelidir. hali hazırda hücuma çıkmaya üşenen bir cale'nin yaptığı savunmanın daha etkilisini egemen'de yapabilir bence.
sol açıkta deli dengesiz engin yerine safkan bir sol açık olan gabriç daha iyi bir tercih gibi duruyor. skora göre ilerleyen dakikalarda engin ve burak değişiklikleri olabilir.
hoca ne yapar eder bilmem ama sizin de dediğiniz gibi alanzinho mutlaka 90 dakika oynamalı.
ve son olarak; artık kazanalım be abi:)
Bilgisayar teknolojileri öncesinden kalan bir deyim:"... daha mürekkebi kurumadan..."
Yukarıdaki yorumumun tabiri caizse mürekkebi kurumadan yeni numuneler elimize ulaştı. Laboratuvara tahlile gönderdik: Ne yazık ki sonuç pozitif! Hastamız yani Türk futbolu, kanser!!!
Tribünden insan atmanın karşılığı (cezası diyemiyorum) YOK!!!
Bu hafta GS'nin aldığı 185 bin Tl'lik cezanın dökümü;
* Küfürlü tezahirat ( aynı sezonda ikinci kez olmasından dolayı) 80
* Yetki belgesi olamayan TV yayını 5
* Saha içi olaylar 100 bin TL şeklinde.
Olsa olsa malum olayı son sınıfa dahil etmişlerdir.
Yani en iyimser yaklaşımla 100 bin TL!!!
Peki, 61. dk şovu olarak bilinen görsel sunumun ilgililer tarafından takdir edilmesini geçtim, her iç saha maçında TS'ye getirdiği cezalar ne kadar?
Cevap: 50 bin - 100 bin arası.
Şova ceza, tribünden adam atmaya eyvallah!!!
Medyatik tabirlerden "futbolumuz kangren oldu" ne kadar da masummuş. Kangreni geçtik, futbol ölmüş!!!
NOT: GS ile ilgili alınan kararda, kongreyle FB maçının aynı günde olacak olmasının etkisi var mıdır acaba!?
Saygılarımla
Bence bu maçta Trabzonspor'un en önemli gücü Ömer Aysan-Serkan Balcı ikilisinin sağ kanat organizasyonları olacak..
Kongre ile aynı gün Fenerbahçe maçı var. Galatasaray bu olay yüzünden saha kapatma cezası alsa Fenerbahçe maçı seyircisiz oynanacaktı. Sizce bu cezayı Galatasaray'a ya da Fenerbahçe'ye verirler mi? Elbette veremezler. Sözkonusu takım Beşiktaş ya da Trabzonspor olsaydı bu ceza verilmişti. Diğer takımları saymıyorum bile. 2007 nin Eylül ayında Galatasaray, Samiyende Beşiktaş ile seyircisiz oynadı. Cezalıydı. Tarihin ilk seyircisiz derbisiydi. Aklım almamıştı. Bu cezayı verecek yüreği nereden buldular diye. Sonradan verilen demeçler ve yapılan röportajları okuyunca gerçeği anladım ve düşüncelerim eski haline döndü. Arkadaşlar; böyle bir cezayı ne Galatasaray!a ne de Fenerbahçe'ye verebilirler. Bunu hepimiz biliyoruz. Boşuna kendimizi paralarız burda. Kendimizi üzeriz sadece. Böyle gelmiş böyle gider... daha ne cezalar verilmez. Daha Serkan'a ne penaltılar çalınmaz. Daha ne ofsaytlar görülmez. Futboldan aldığımız zevki kaybetmeyelim de o bize yeter!!!
Abi vallahi Türkiye Kupasında yarısı A2 takımı oyuncularından kurulu GSye 2-1 yenildikten sonra bu maçtan hiç umudum yok.Umarım Şenol Hocam ile bir Gs galibiyeti alırız.Hem takımın Hemde Hocamızın kendine güveni artar.
Gaza geldik maç yorumu yapmadık :) Galatasaray'ın en önemli silahı pas trafiği. Ayağa pas oyunu. Trabzon buna izin verirse, karşı koyamazsa işi zor. Beşiktaş, 2 hafta önce buna 25 dakika izin verdi, karşı koyamadı ve az daha yeniliyordu. Bana, Arda hakkındaki görüşlerim için genelde kızarlar. Ama ben abartıldığı kadar yetenek göremiyorum Arda'da. O yüzden Ardadan ziyade Keita, Gs için maçın en önemlisi oyuncusu. Keita'nın da zaafını biliyoruz. Alan daraldığında, üzerine baskı geldiğinde oyuna küsen bir oyuncu. Eskişehir - Galatasaray maçının cdsini izleyen bir Şenol Güneş eminim ki gerekeni yapacaktır. Eskişehirin o gün gösterdiği özellikle savunma kurgusu tam bir ders kıvamındaydı. Tez konusu olur. Gs zaten deplasmanlarda çok etkili oynayamıyor. Her zaman derim ve yine diyeceğim, istisnalar dışında Gs, Samiyen de Popstar, deplasmanda düğün şarkıcısı. Trabzonspor bu sefer bundan faydalanacak gibime geliyor. ( Not: Burak oynamalı ve bence Şenol Hoca oynatacak )
Abi birde Ardayı Ömer Ayşan ve Serkanın pasif kılabileceğini,belirtmişssin.Ama Ömer sakat bildiğim kadarıyla yanlış mı biliyorum.Ayrıca Şenol Hocadan beklediğin kadro konusunda Selçuk harici hemfikirim.Selçuk yerine Ceyhun kullanılması taraftarıyım.Birde Ömer Oynayamazsa Büyük ihtimal Serkan beke çekilir.Önünde fazla uçarak :)) Zafer Yelen ya da Barış Memiş'i görmek istiyorum.Barış iki haftadır verdiği demeçlerle ?? aklını başına topladğını belirtiyor.İnşallah öyle olur ve bir Gökdeniz daha kazanırız..
gs yener. trabzon ne zaman yenebilmişki..
yapma bunu trabzon'um yapma bunu.
şimdi bissürü adsız, morardı.
:D
fena morardılar hem de :)
ya o değil de 0-3 alırız diyordu çok bilmişin biri, ulan trabzon senin yaptığın işmidur:)))
Yorum Gönder