Bir aralar halısahada sürekli oynadığımız bir rakip takım vardı. Kozyatağı' nda yedişerlik oynardık hep. O takımın forvetinde kırkın üzerinde hafif tıknaz, seyrek saçlı, balgöbek bir abi oynardı. Adam özellikle de mağlupken hayli sinire keser, kendi takımındaki futbolcuları habire fırçalardı. Bir keresinde rakipteki çocuklardan biri getirdiği topu bunun önüne al da at diye yuvarladı. Eleman topu aldı, olduğu yerde şöyle döndükten sonra bir vurdu, dağlara taşlara. Ardından bir hışımla pası veren çocuğa dönerek "Senin atacağın topun amuğa goyyim" diye bağırdı. İşte bu akşam Orkun' un yaptığı hareketi görünce direkt bu olay aklıma geldi doğrusu..Takımda hasbelkader şans bulan isimlerden Gabriel, topu gayet ölçülü ve neredeyse kaleye paralel bir şekilde kalecisinin önüne yuvarladı. Orkun' un yapacağı tek şey topu ileriye doğru yollamaktan ibaret. Üstelik en yakın pozisyondaki Guiza pres halinde olmadığı için topu kontrol edip vurma şansı da var. Oysa Orkun ne yaptı? Topun gelişine berbat bir vuruş yaparak topu Guiza' nın önüne düşürüp golü kalesinde görüverdi. Sonra da tam bir çirkeflik örneği sergileyerek Gabriel' e ağzına geleni sayıp döktü..
Bir kere karşısındaki adam yerli bir futbolcu olsa o abartılı ve son derece haksız tepkiyi asla veremezdi Orkun. Karşısında bir Lugano ya da Neill olsa da veremezdi o tepkiyi. Ama karşısında garibim Gabriel olunca esti gürledi tabii. Çünkü ölümcül hatasını kamufle edecek atraksiyonlar yapması gerekiyordu. Şark kurnazı ya..
Gelelim Manisa' ya. Tarihinde Türkiye Kupası' nın yarı finalini ilk kez gören, eskaza bir çifte beraberlikte dahi finale yükselme ihtimali olan, finalde kazansa tarihi bir başarıya ulaşacağı gibi, kaybetse bile olası bir lig sıralamasında UEFA' ya gidebilme imkanı bulunan bir takım nasıl olur da bu derece çapsız ve vizyonsuz adamların elinde yönetilir? Yahu bu takımın hiç mi taraftarı yok? O taraftar, hayatı boyunca bir kez olsun görebileceği meçhul olan Türkiye Kupası'nda final oynama heyecanını tatmak istemez mi? Takımını bir Avrupalı rakibe karşı izlemeyi hayal etmez mi? O Avrupa takımının kendi şehirlerine gelmesini arzulamaz mı? Hadi kulübün yöneticisi, teknik adamı çapsız diyelim, koca şehirin ne suçu var? Bu kadar mı gamsızsınız? Ama kim takar ki kariyeri, Avrupa' yı ya da kupayı. Sen bunlara sadece paradan haber vereceksin. Zira asıl amaç kıçını bir şekilde Süper Lig' de tutup yayın gelirlerinden pastayı kapmaktan ibaret. Sen İstanbul' da Fenerbahçe ile oynuyorsun ve takımın altı as oyuncusu kulübede oturuyor. Hafta sonu oynayacağın kıçıkırık bir lig maçı için rakibe göz göre göre yatmanın anlamı ne? Abartmıyorum, en az şike kadar utanç verici bir durumdur bu ortadaki tablo. Umarım bu köhnemiş zihniyet ile ligde kalmayı da başaramazlar..
Neyse ki şu akşam gözümüzü gönlümüzü okşayan tek şey, aramızdan ayrılan Galatasaray' ın centilmenlik abidesi başkanı Özhan Canaydın anısına yapılan saygı duruşunda stadyumdaki bütün Fenerbahçe taraftarının kendisini alkışlarla uğurlamasıydı..
Maça gelince. Takımın yarısının kadro dışında kaldığı yedek Manisaspor karşısında Orkun' un ikramı haricinde gol pozisyonu dahi bulmakta zorlanan Fenerbahçe, berbat ve temposuz bir maç sonunda Guiza ve Deivid' in golleriyle 2-0 galip gelerek finale adını yazdırmıştır. Bu da büyük bir mucize olmazsa Trabzonspor - Fenerbahçe finali izleyeceğiz demektir..
Gerçi kim takar ki Manisa'nın dahi iplemediği kupayı!!
4 Yorum:
manisada yaşayan biri olarak bilgi vereyim.
manisalının manisasporu umursadığı yok.
manisalı iş adamlarının manisayı umursadığı yok.
yapılan stadı pazarlamak gibi bir derdi yok manisaspor yönetiminin.
bugün farkettim türkiye liginin en ucuz 4. takımı bu manisa.
öte yandan.
reha kapsal genelde ikinci ligte ege takımlarını çalıştıran bir hocadır. zannedersm 2. deneyimi süper ligte. bu takıma çok şey verdiğini gördüm fenerbahçe maçının ilk yarısında. bence bundan 2-3 ay öncesine göre gayet derli toplu, ayağa pas yapan bir takım haline getirmiş dandun oynayan manisayı. bu sene ligte tutabilirse muhtemelen seneyede takımın başında olur. gelecek senede yayın gelirlerini ikiye katlanacağını düşünerek daha iyi bir takım kuracaktır. zira manisanın bildiğim kadarıylla borcu yok. zaten bu takımın böyle olmasının nedeni de borcu olmamasıdır.gereksiz para harcayıp 4 sene sonra borç batağına gireceğine böyle bir yol tercih etmişlerdir. tercih meselesidir. çapsızlık dediğiniz buysa. evet çapsızdır.
son olarak (yalnızc ilk yarıyı izledim ona göre konuşuyorum) manisa gayet iyi oynamıştır. deplasmanda fenerbahçeye karşı bu kadroyla bu kadar oynanır. o yedekler oynasada bu kadar oynanabilirdi. ilker neden oynatılmadı bilmiyorum ama orkun oynatılmadığı için sorun çıkardığını biliyrum. zaten sorunlu bir adam bir de üzerine salak saçma goller yiyor. 2 sene öncesinin süper lig şampiyonunun kaleceisiydi bu adam. o böyle goller yerse reha kapsal ne yapsın. eleştirirken biraz insaflı olmak lazım bence.
Fenerbahçe'nin hatası garanti olan turda önemli oyuncularını oynatmasıydı.. Üstelik rakip yedeklerle ve mağlubiyete razıyken.. Zaten daum'un rotasyon denen olaydan haberinin olduğunu düşünmüyorum.. Bunun sonucunda Emre sakatlandı ve büyük ihtimalle derbide oynamıcak.. Sami yene gelmesini, derbide oynamısını isterdim.. Emre - Sabri didişmesini görmek istiyoduk.. Oldumu şimdi daum!!!
@ Bonaventure
Öncelikle verdiğin somut bilgiler için teşekkürler. Genelde yazıya bir şeyler katan yorumlar pek göremiyoruz maalesef şu blog aleminde..
Yalnız yazının diğer kısımlarında teknik konulara girmişsin ki ben yazımda teknik yönden hiçbir eleşiri bulunmadım. Zaten maç hakkında yazdığım da sadece iki satırdan ibaret..
Benim eleştirim zihniyeteydi. Gerçi sen Manisa halkının da bu durumu pek iplemediğini yazmışsın ki şayet doğruysa kulübü yalnızca bir ticari oluşum olarak görüyorlar demektir. Bu durumda söylenecek pek bir söz kalmıyor tabii ki..
@ Unknown
Evet, Fenerbahçe kupayı Manisa' dan çok daha fazla önemsedi. Gerçi Emre' yi kaybetmiş olabilirseler de bence mantıklı bir düşünceydi gene de..
teknik detaylardan takımın durumundan haberdar etmek iin bahsettim. bir kaç oyuncusu yedekti ama oynayanlarda gayet başarılı mücadele ettiler güçleri doğrultutusunda. buna değinmek istemiştim.
öte yandan burada insanlarda henüz bir futbol taraftarlığı anlyışı yok. manisasporu vestelin bir parçası gibi görüyorlar. vestel sponsorluktan çekilince manisalılarda çekildi sanki. ayrıca kulübün bu noktalara gelmesinde büüyük katkısı olan cemal ergün manisa belediye başkanı oldu. belki artık sıkıldığından halkın duyarsızlığına belkide işlerinin yoğunluğundan fazlaca ilgilenmiyor sanırım kulüple. ayrıca cbü lü öğrencilerin tribüne çekilememesi e genel olarak insanların yapısıyla ilgili bir çok unsur var bence kulübünn bu şekilde olmasında. yöneticiler büyük bir başarı gösterir bu takımı taşırlarsa taşırlar. yoksa 3. lige kadar düşer manisa 12 sene önce olduğu gibi.
Yorum Gönder