
Şenol Hoca son haftalarda adeta klasikleşen kadrosuyla sahaya sürdü takımı. Kalede Onur her zamanki gibi güven verirken Antalyaspor' un tek etkili atağında Ali Zituni' nin köşeye giden sert şutunu da çıkarmayı bildi. Onur' un bana göre en başarılı yönü oyundan asla soğumaması. Koca maçta kalesinde bir kez dahi tehlike yaşasa kolay kolay çuvallamıyor. Daha da önemlisi asla hatalı gol yemiyor Onur..
Defansın sağında Serkan gene şimendifer misali çalıştı. Futbolcu olsam karşımda görmek isteyeceğim son adam olurdu herhalde Serkan. Çalımı yese dahi bir şekilde gene önüne geçerek rakibi karşılamayı başarıyor ve kene gibi de yapışıyor. Fakat defansın solundaki Cale her ne kadar risksiz oynasa da maalesef bir o kadar dirençsiz ve narin bir görüntü veriyor. Bu maçta da rakip genelde o koridoru kullandı zaten. Defansın göbeğinde Song ve Giray her zamanki gibi mükemmele yakın bir uyum ve konsantrasyon içerisindeydiler. Bu arada Song' a yaşlı diyenlere de gerçekten anlam veremiyorum. Şu haliyle Sivok, Servet, Bilica gibi hantal adamların yanında atletik ve kıvrak yapısı ile yirmilik delikanlı kıvamında gözüküyor doğrusu. Alayından daha karizmatik oluşu da cabası..
Ortasahanın göbeğinde görev alan Selçuk son zamanlarda adeta kronikleşen vasat futboluna bu maçta da devam etti. Neredeyse her maçta istikrarlı bir şekilde 10 üzerinden 6 lık bir performans sergiliyor Selçuk. Ne 8 e çıkıyor ne de 4 e düşüyor. Açıkçası ben Selçuk' dan daha fazlasını bekliyorum. Bir diğer beklentim de her frikik atışında topun başına geçmemesi gerektiği üzerine. En azından sağ çapraza yakın kazanılan atışlarda Alanzinho' nun kendisinden çok daha etkili şutlar çıkarabileceğini düşünüyorum doğrusu. Bu bölgede Selçuk ile birlikte forma giyen Ceyhun ise belki de Trabzonspor' a gelişinden bu yana en kötü performansı sergiledi. Neyse ki Şenol Hoca mükemmel bir hamle ile kendisini kenara aldı. Lakin yerine tercih ettiği futbolcunun Teofilo oluşu, ikinci yarının ilk dakikalarında ortasahamızın eksik kalmasına ve bocalamasına sebep olsa da bu durum fazla uzun sürmedi..
Burak ise oynadıkça hafiften Umut' a benzemeye başladı sanki. Neredeyse Umut kadar koşuyor, mücadele ediyor, gol için iştahını var gücüyle ortaya koyuyor olsa da savruk ve kontrolsüz görüntüsünden bir türlü sıyrılamıyor. Oysa ki Colman' daki soğukkanlılığın yarısı onda olsa çok daha verimli olacağından eminim ben. Bir kere mükemmel bir fiziği ve kondisyonu var. Sahanın her mevkiisinde oynayabilecek joker özelliklerine de sahip. Mesela Colman' da onun fiziki özelliklerinin hiçbiri olmamasına rağmen müthiş oyun zekası ve sakin oyun stili sayesinde çok daha verimli olabiliyor. Çünkü kafası ve ayaklarını büyük bir uyum içerisinde çalıştırıyor. Halihazırda bu ülkenin uzak mesafeye en isabetli paslar gönderen adamıdır Colman. Bu maçta da mükemmel olmasa da doğru zamanda doğru yerlerde olmayı başardı..
Son haftalardaki göz kamaştıran formuyla rakip defansları adeta maymuna çeviren Alanzinho bu maça da damgasını vurdu. Özellikle ilk yarıda kendisine yapılan bariz faulleri sistematik bir şekilde es geçen Hüseyin Göçek dahi onu durduramadı. Rakibin dengesini bozan koşuları, durduğu yerden ya da hareket halindeyken kalçadan çıkardığı ölümcül şutları, rakiplerinin başını döndüren hızdaki driplingleri, defansın arkasına gönderdiği zekice pasları ve attığı şık gol ile Antalyaspor' u adeta tek başına dağıttı. Ofansif anlamdaki katkısının yanısıra bir çok kez rakibin ayağından top da çaldı ki bunu çok iyi başarıyor doğrusu. Rakip topu daha kontrol etmeye fırsat bulmadan bir anda yanıbaşında biterek pozisyonunu bozabiliyor. Topu kapamadığı anlarda ise baskı altındaki rakip oyuncu kontrolsüz oynamak zorunda kaldığı için gönderdiği savruk toplar gene bize geliyor ama bu enstantaneler istatistiklere top çalma olarak geçmiyor tabii ki..
Maça tek forvet başlayan ve hemen gerisindeki Alanzinho, Burak ve Colman desteğiyle gol arayan Umut için söylenecek pek fazla şey yok bu maçta. Gene son haftalardaki vasatın biraz üzeri futboluna devam ederken takımı ikinci maç öncesinde hayli rahatlatan golü atmayı başardı. Fakat Teofilo' ya bakınca Şeno Hoca' nın Umut konusunda neden bu kadar ısrarcı olduğunu da anlayabiliyorum aslında. Bu adamın Kolombiya' da leblebi gibi gol atmasının sebebi orada offside kuralının olmaması falan sanırım. Zira ikinci yarıda oyuna girdikten sonra çok acemice yakalandığı offside pozisyonları oldu. Bunlardan bir tanesinde dikkatli olabilse Umut' un çektiği şutu tamamladığı pozisyon gol olarak değer kazanabilecekti. Neyse ki Alanzinho' ya bir şekilde asist yapmayı başardı ve ikinci golde kendisini son anda Umut' un önünden kaçırarak şut çekmesini sağlayabildi..
Son sözümüz de Engin' e. Bir futbolcuda olması gereken yetenek ve hırs gibi özellikler kendisinde ne kadar çoksa, olmaması gereken disiplinsizlik ve asabiyet de bir o kadar var. Kendisinin bu zaaafiyetini kullanarak sinsice onun üzerine oynayan bazı teknik adam ve futbolcuların da varlığı ortadayken, hala bu ayak oyunlarına kapılıp bu kafada devam ederse önce kendisine yazık edecek; Trabzonspor' a değil..






bigben Said,
Taktik teknik umrumda değil bu maç için... İki hususun üzerinde durmak istiyorum:
1) Hafta başında, kulübün internet sayfasından yapılan açıklamada Antalya maçında "tribün şov" yapılacağı açıklanmıştı. Bu durum, TS tarfatar derneklerinin koordiansyondan yoksunluğunun ispatıydı aslında. Bir kulüp, tribün taraftarını canlandırmak için birşeyler yapmaya çalışıyor, enteresan. Her neyse, başlı başına ayrı bir konu bu.
Değinmek istediğimse şu: GS eski başkanlarından Ö. Canaydın'ın vefatı üzerine yukarıda bahsettiğim şovun iptal edildiği açıklandı yine kulüp internet sayfasından. Ancak TV yayınında stadyumdan müzik sesleri geliyordu. Maç sonrasında da devam etti. Peki soruyorum, rahmetliye saygı, kolbastının sahada oynanmamasıyla mı sergilenecekti? Kolbastıyı iptal eden zihniyet, müzik yayınını da rahatlıkla durdurabilirdi. Bu yönetime, önceki her TS yönetimi gibi sınırsız destek vermiş birisi olarak bu konuda gücendiğimi belirtmek istiyorum.
2) Diğer konu ise ne yazık ki Engin. TS formasıyla 90ların başındaki neo-efsane takımı Avni Aker'de seyrettiğim gibi ligi 13. bitiren başarısız dönemleri de gördüm. Boş kalye atılamayan golleri de yaşadık, kaçan penaltıları da, Petronoviç'in yediği basit golleri de, iki metre yanındakine pas veremeyen Yanchev'i de, imza attırılıp oynatılmadan gönderilen yabancıları da...
Ama kart görünce alkış alan futbolcu TS tarihinde var mı hatırlayamıyorum doğrusu. Aston Villa deplasmanındaki gibi görülen kırmızı karta diyecek yok. Ama hem Toulouse maçında hem de dün akşam yapılan gereksiz hareketlerin mantıkla açıklanabilir sebebi olduğunu düşünmüyorum.
Gel gelelim daha 4 gün önce Keita'yı yargılamadık mı!? Kızmadık mı ona ve iğrenç davranışlarına!? Diyarbakır'da attığı gollerden sonra ikinci yarıdaki gereksiz davranışları unutmuşa benziyor Engin. Ve sonrasında Şenol Hoca'nın kendisini oyundan almasını.
Anladık, çok hırslı, öfkeli... vs. Ama "alkış" neyin nesi sevgili TS taraftarı! Tolga'ya, Tayfun'a küfür edip, Umut'a kaçırdığı gol için yüklenirken takımını bir hiç uğruna yalnız bırakan Engin'e alkış ha? Gerçi pek şaşmamak lazım. Aynı tribünler sahada basmadık yer bırakmayan Hüseyin'i ezerken, Uzun Sokak'ta yürür gibi sahada yürüyen, son 2-3 sezondur sakatlıktan başını kaldırmayan, bol sıfırlı kontratlar peşinde koşan Yattara'yı da tapar gibi sevmemiş miydi?
Hani derler ya Trabzon'da herkes futbolu bilir diye...
Reddediyorum bu savı! Trabzon'da kimsenin birşey bildiği yok!
Trabzon'da kimsenin futbolu sevdiği de yok!
Trabzon'da Trabzonspor'un galibiyeti-başarısı-mazisi üzerinden kendini tatmin eden bir grup insan var! Geçmişin mirasını umarsızca tüketen bizler...
25 senedir, hep başkanlar, yönetimler, hocalar, futbolcular yetersizdir bize göre: Peki tribün süper midir?
TS taraftarı ne zaman çuvaldızı kendine batırır, sapla samanı ayırt eder, takımına destek olur; işte o zaman şampiyonluk şarkıları ülkenin kuzey doğusundan tüm vatana yayılır!
Saygılarımla
*NOT: Bu yazının yazarı kimsenin tartışamayacağı kadar TRABZONSPORLU'dur.
Posted on 26 Mart 2010 11:12
Great White Said,
@ Bigben
Ben eve yetişip TV' yi açtığımda maçın 2 nci dakikası oynanıyordu. Doğal olarak sözünü ettiğin o kısımlara yetişemedim. Kolbastı iptal edilip müzik yayını yapıldıysa bence de saçma bir duyarlılık örneği gösterilmiş. Hatta konu hakkında donanımlı olsaydım küçük bir yazı da yazardım açıkçası..
Diğer taraftarın Engin' i artık tartışmaya gerek yok. Bu adamın mizacı bu. Karakterler zamanla değişebilir belki ama mizaç asla değişmez. Onun bu zaafını çok iyi bilen Avcı nasıl onun üzerine oynadıysa bu ligde çirkefliğin destanını yazan isimlerden Yalçın da aynı taktiği kullandı. Muhtemelen bir çok maçta aynı sahneleri tekrar tekrar göreceğiz gibi.
Dolayısıyla Şenol Hoca' ya burada çok önemli bir görev düşüyüror. Ya bu adamı rehabilite edecek ya da sezon sonunda yollar ayrılacak. Ben yeteneklerine güvendiğim için kazanılması tarafında olsam da vaziyet ümitsiz ise kangren yayılmadan bu kol kesilmelidir tabii ki..
Hüseyin ve Yattara karşılaştırmasına gelince. Ben de Hüseyin' in kaçak güreşen futbolundan illet eden tayfadandım. Yattara hele ki Hüseyin' in yanında futbol tanrısıdır benim gözümde:)
Teşekkürler..
Posted on 26 Mart 2010 12:21
Ömer Faruk Said,
Yine bizlere maçı gözler önüne seren güzel bir yazı olmul.ellerine sağlık.Vallahi abi gereksiz pas hatalarını en aza indirirsek Mini Barça oluruz.:)Colman her maç dünkü performansını gösterirse elimizde tutamayız.Ceyhun konusunda katılımyorum abi tamam bu adam ağır kalıyor ve dün pas hatası yaptı biraz ama yinede orta sahada çok top kesti.Gelecek var bu çoçukta.Şenol Hocamız risk aldı.Onurun çıkarttığı top gol olsaydı.Antalya 1-0 a yatar kapanır ve farklı şeyler konuşuyor olurduk.Neyseki Psikopat Engin yine hareket getirebildi maça oyunun seyri tersine döndü.
Son olarak beğenmedimiz Hüseyin şampiyonluğa gidiyor.Tamam çok üst düzey bir futbolcu olmadığı aşikar ama Bence senelerce Trabzonspor'a hizmet etmiş bir futbolcuyu gönderme şekli gerçekten çok abestti.Yazıkki hareketlerini beğenmediğimiz Engine verilen değer Tekkeden sonra Kaptan olan insana verilmedi.Bu konuda üzgünüm.Yani vefasızlık konusunda.Yoksa Hüseyin hayranı filan değilim.Samet Aybaba yüzünden Hamiye de aynıları yapıldı zamanında.
Saygılar,
Posted on 26 Mart 2010 12:46
muribbi Said,
ben anlayamıyorum hocanın umut sevdasını, heleki daha iyisi varken takımda. tek devrede olsa top ayağına geldinmi aradaki uçurum kendini öyle bir belli ediyorki varsın üç beş kez offside da kalsın.
Posted on 26 Mart 2010 13:05
Great White Said,
@ Ömer
Ben Ceyhun' u çok beğenirim yahu. Bu maçtaki performansını beğenmedim sadece..
O top gol olsaydı illa ki farklı şeyler konuşuyor olurduk ama bizim yakaladığımız fırsatların daha çok oluşu ve oynanan futbolun kalitesidir benim için önemli olan. Yoksa bu takım maç da kaybedecek illa ki. Mesela ilk yarıdaki gibi etkisiz oynayıp kazanacağımıza ikinci yarının son yarım saatindeki gibi keyifli bir futbol oynarayak kaybetmek bile daha makbuldür nazarımda..
Bu arada sadece Hüseyin değil, beğenmediğimiz Keçeli de şampiyonluğa gidiyor be Ömer:)
@ Muribbi
Ben Teo' yu hala tam olarak hazır görmüyorum. Umut' u kulübeye yollamaya yetecek bir ışık göremedim henüz ama şu Umut sendromu ve tartışmalarından kurtulmak ve gerçek bir golcü kazanmak aşkıyla takımda başarılı olmasını çok isterim, yalan yok..
Posted on 26 Mart 2010 13:26
Cezasahasi Said,
bigben; taraftarlar konusunda sana sonuna kadar katılıyorum. Hatta Soner abiyle bu yüzden ayrı düştüğümüz oluyor :) Trabzonspor'un Trabzon'daki taraftarı, daha da sınırlayalım; Maraton tribünündeki taraftarları maça 61. dakikada gelip çıksalar takım hiçbirşey kaybetmez. Bu kadar ruhsuz, bu kadar alakasız, fakat negatif durumlarda bu kadar arzulu, bu kadar negatif iştahlı insanlar az bulunur yeryüzünde...
Umut... Ne kadar bencil bir adam olduğunu umarım dün herkes görmüştür. "Golcü adam bencil olur" diyeni kovalarım. Aynı adamlardır "Umut golcü değil zaten" diyenler. Arkadaşım biraz üstüne koyar insan yahu. Biraz arkadaşlarına pas atmayı falan düşünür. Verkaça girer ne bileyim...
Engin'i alkışlayanlar arasında, hadi alkışlayanlar demiyelim de beğenenler arasında Serdar Bali de vardı. Sayın Serdar Bali'nin mevzubahis Yattara olduğunda son derece bonkör olduğunu biliyoruz disiplin eksikliklerini eleştirme konusunda. Fakat Engin'e daha bir şefkatliydi dün akşam. Bilmem ki niye...
Posted on 26 Mart 2010 13:34
Ömer Faruk Said,
Aynen abi Keçeli de öyle.Benim anlatmak istediğim seninde daha önce bir yerde bahsettiğin hani Ertuğrul Sağlam ve Hüseyinin kafa yapılarının uyuyor oluşu.Yani Hüseyinden bir tane Trabzon aleyhine bir deneç görmedim.Çünkü Adam Trabzonlu ve adam gibi adam.Aynı şekilde Hamiden de görmedim.Mesela Hüseyine yapılan,yetersiz kalmış olsa Tekkeye yapılsa idi neler yaşardık kim bilir? :)
Posted on 26 Mart 2010 13:36
trabzonizm Said,
mac ve engin hakkinda yapilmasi gereken her yorum yapilmis sadece anlamadigim huseyin gidincemi degerli oldu bizdeyken fenerlilerin umit ozat a yaptiklari butun hakaretleri bizde huseyine yapip butun hirsimizi huseyinden cikariyormuyduk. simdi bursa sampiyonluga gitmese kim donup yuzune bakar veya hangi takim huseyini kadrosuna katacak bu satten sonra bjk fb veya gs mi? huseyin kotu futbolcu demiyorum sadece bizim hedeflerimize uygun bir futbolcu oldugnu dusunmuyorum bu guzel mactan sonra bile huseyini konusuyorsak sanirim bize rahat batiyor..
Posted on 26 Mart 2010 14:09
a1b2 Said,
Great White,
Alanzinho diyoruz değilmi ? anladın sen onu. Yattara'da geldimi, tamamdır.
Yattara yine mi kıyaslanmış. Giden şampiyonlukların, yenilgilerin sebebi oldu galiba Yattara.
Adı gecen bazı futbolcular için, futbol sadece 5 metrelik alanda yana ve geriye doğru pas atarak oynanmaz.
Futbolu futbol içerisinde etkenlerle tartışılmalı. Futbol saha dışı özelliklerle tartışılmamalı.
Yoksa bir dönem, Adam gibi adam pankartları tribunlerde yok muydu ? Sonra ne oldu.
gelelim, Umut'a
Golcü yada gole yakın oynayan bir futbolcunun orta sahalarda top oynaması enteresan.
Ben hala mevcut durumda, Umut'un yerine Burak'ın oynamasını isterim. Yada Transfer edeceksiniz, Bursaspor'dan M.Demir. Stili F.Tekke gibi. Ozan İpek demiştim. Bursaspor'a transfer olmadan önce. Diğer diğer iki genç oyuncu önümüzde yıllarda ligde damgasını vuracak oyuncular. Eren ve İsmail.
Onur'un yan toplar konusunda biraz eksikliği var, onu giderdiğinde mükemmele yakın bir kaleci olacaktır.
Not ilaveten; bir kişinin iyi olup olmaması ınun kimliğinde nereli olup olmadığına bağlı değildir. Aynı şekilde futbol yeteneklerle konuşulur, tartışılır, kimliklerle değil.
Posted on 26 Mart 2010 14:14
Great White Said,
@ Adem
Umut egoist olabilir ama Teo da top beklerken biraz daha dikkatli olması lazım yahu. Üst düzey bir forvet bu kadar kolay şekilde offside a yakalanır mı?
Alan' ın attığı golde Teo' ya pası veren de Umut. Vallahi ben şu Teo' da biraz ışık görsem bayram edecem ama yok işte. Adamda ne şut, ne hız ne de hava hakimiyetinin esamesini göremedim hala:S
@a1b2
Vallahi Yattara ve Alanzinho'^yu şöyle doya doya bir türlü izleyemedik ya, ben en çok ona yanarım..
Posted on 26 Mart 2010 15:12
aks111 Said,
Bence umut böyle tek santrafor değilde(sonra teofilo da girdi gerçi) 4 3 3 ün sağında solunda daha etkili olabilir diye düşünüyorum.Maça gelincede trabzon haketti kazandı artık finale çok yakın.Trabzon-Fenerbahçe finali güzel olucaktır ama daha 2. maçlar var tabi.
Posted on 26 Mart 2010 15:14
ilnevyA Said,
Colman ve Alanzinho iyi olduğunda bu takımı durdurmak çok zor olacak. Bunu gösterdiler dün akşam.
Teofilo için ise: Rakip yarı alanın ortalarında Umut topu ayağına aldığındaki topu kontrol edişi ve pas verişiyle Teofilo'nun kontrol edişi ve pas verişi; yetenek olarak ikisi arasındaki farkı ortaya koyuyor.
Tamamen uyum sorununu atlattığında adından çok bahsettirecek herkese.
Colman : İkili mücadelelerde artık daha sağlam duruyor farkettiniz mi? Yıkılmıyor ve topu bırakmıyor, kaybetmiyor.
Posted on 26 Mart 2010 16:28
a1b2 Said,
Great white
Hocam, Bursaspor'un yediği 2 golü gördünüz mü ?
İlk gol ve 2.ci gol öncesi cezasahasında pozisyonu izlediniz mi ? Hangi futbolcuların hataları vardı sizce ?
Posted on 26 Mart 2010 22:09
Great White Said,
Hocam birincisi neyse de ikinci golde büyük kaptan gene başroldeydi:)
Posted on 27 Mart 2010 18:08