14 Nis 2010

Antalyaspor 1 -0 Trabzonspor (Utana Sıkıla Finale)

Uzun zaman sonra bir yazıya başlık atarken ilk kez hiç zorlanmadım doğrusu. Ortamda İstanbul takımı taraftarları olan dostlarımın da bulunduğu bir grup ile birlikte maçı izlerken kimi zaman sıkıntıdan bunaldım, kimi zamansa yediğimiz inanılmaz baskıdan dolayı adeta utandım. Tamam, sonuçta ilk maçtaki 2-0 lık avantaj sebebiyle daha kontrollü bir oyun oynayacağımızı ve alabildiğine dinamik bir rakip olan Antalyaspor' u sahasına hapsederek ablukaya alacağımızı falan beklemiyordum tabii ki. Fakat Antalyaspor ikinci yarının ortalarına doğru yorulana dek bu derece domine olacağımıza, maçın belli periyodlarında böylesine çaresiz durumlara düşeceğimize asla ihtimal vermiyordum..

Başlama düdüğünün hemen ardından başlayan Antalyaspor baskısını ilk etapta normal karşılamış, hatta maçı yorumlayan Üründül' ün "Trabzonspor doğal olarak kontrollü bir oyun sergiliyor" yorumuyla da kendimi biraz olsun ferahlatmaya çalışmıştım. Ancak Antalyaspor ortasahasında Jedinak, Ertuğrul ve Sedat' ın müthiş oyununa ofansta Tita, Djehoua ve Necati' nin üretken futbolları da eklenince özellikle Cale' nin bir türlü "savunamadığı" sol kanadımızdan ciddi tehlikeler yaşamaya başladık. Neyse ki bu kriz anlarında gerçekleşen iki net gol pozisyonunda geçit vermeyen kaleci Onur' un muhteşem performansının yanısıra Serkan, Giray ve Egemen' in de cansiperane çabaları skorun sadece 1-0 da kalmasını sağladı..

Tabii bu devrede Antalyaspor' un bizi sürklase etmesindeki en büyük etken, ortasahada topu tutup pas trafiğini sağlaması gereken Colman, Ceyhun ve Selçuk üçlüsünden bilhassa Ceyhun' un büyük zaafiyet göstermesiydi. Bu durum, bir dinamo gibi çalışan Antalyaspor ortasahası karşısında bütün yükün Colman ve Selçuk' un üzerine binmesine sebep oldu. Bu baskıyı absorbe edebilecek yan unsurlardan bir tanesi de Burak ve Alanzinho' nun göstereceği performanstı tabii ki. Ancak bu iki futbolcudan özellikle Burak, kazandığı hemen hiçbir topu olumlu kullanamayınca maçın 60 ncı dakikasına kadar Antalyaspor, tabiri caizse squash maçı çıkardı..

Ortasahada halihazırda top yapamayan ve atak üstünlüğü elde edemeyen Trabzonspor' un sahada ayakta kalabilen tek oyuncusu Colman önderliğinde gerçekleştirebildiği cılız ataklarında üçüncü bölgede topla buluşan Umut' un kronik sorunu olan topu ayağında 2 saniyeden uzun süreyle tutamama zaafiyeti hücum yollarındaki üretkenliği tamamen engelledi. İkinci yarının hemen başında Ceyhun' un yerine girerek takımın oyununu biraz olsun yukarıya çeken Engin' in kendi kişisel yetenekleriyle yarattığı tek pozisyonda direğe takılmasını saymazsak, koca maç boyunca kaleci Ömer' in kurtarmasını gerektirecek tek bir şut dahi atamadık Antalyaspor kalesine. Zaten hemen akabinde dönen topa vuran Umut da topu boş kale yerine Antalyaspor defans oyuncusuna nişanlayınca Ömer yere yatmadan maçı tamamlamış oldu..

İlla ki herşeye rağmen bir şekilde finale çıkmak ve finali Fenerbahçe ile oynayacak olmak sonuçta bir başarıdır. Fakat Şenol Hoca' nın geldiği günden bu yana ortaya koyduğumuz en kötü futbolu oynadık bu gece. Açıkçası bu performanstan daha kötüsüne şahit olacağımızı da düşünmüyorum ben. Şenol Hoca' yı bu maçta eleştireceğim tek nokta ise Burak' a maçın son onbeş dakikasına kadar sabır göstermesiydi. Forvet hattında tel tel dökülen Umut' a da gösterdiği sabır, kenarda bekleyen Teofilo' ya ne derece güvendiğinin bir kanıtı gibiydi bana göre..

Bir paragraf da TRT' ye açmazsam içimde uhde kalır. Yahu arkadaş, maçı şifresiz, parasız bir şekilde yayınladınız; eyvallah. Hatta Ömer Üründül bile belki de ilk kez bu derece doğru tespitler ile bir maçı yorumladı. Ama şu her atraksiyonunuzu allayıp pullayıp gözümüze sokma çabası nedir anlamak mümkün değil. Hadi eskiden iki kamerayla takip edebildiğiniz maçlarda kale arkasından gösterilen görüntüleri bile özenle anons ederdiniz etmesine de elalemin onlarca kamerayla her türlü açıdan yayınladığı maçları görmezden gelircesine her tekrar pozisyonunda "Bakın, ne de güzel her pozisyonun tekrarını bile gösteriyoruz" kıvamında yorumlar yapmanın manası nedir sanki? Bırakın onu da biz takdir edelim artık. Bir de maç aksiyon halindeyken yedek kulübesini gösterip durmak da neyin nesi?

Son olarak, bu derece yüksek tempolu bir maçı mükemmele yakın bir şekilde yöneten Yunus Yıldırım ile tek bir hava topunu dahi es geçmeyen ve bana göre sahanın açık ara yıldızı olan Jedinak başta olmak üzere Antalyaspor takımını tüm samimiyetimle kutlarım. Finalde görüşmek üzere..

17 Yorum:

extensor dedi ki...

Yıllar önce Daum genç Nobre'yi o zamanlar 23 yaşındamıydı neydi, aldı defansif santrafor olarak kullandı ve şampiyon oldu.
Bu sene Ertuğrul Sağlam, Turgay Bahadır'ı aldı defansif forvet kullandı müthiş oturdu.

Şimdi hem Nobre'den hem Turgay'dan çok daha iyi ve yeterli bir santrafor olan Umut. Benim de anlamadığım şekilde her aldığı topla kaleye yöneliyor.

Hayır en az Nobre ve Turgay kadar güçlü.
Turgay'la birlikte ikisi de Nobre'nin iki katı yorulmak bilmeyen mücadeleci adamlar.
Sonra bu Umut bu Turgay'dan da Nobre'den de hızlı ve çabuk bir adam.
Bak Umut hızlı adam demiyorum. Bir defansif forvet için fazlasıyla da hızlı diyorum.
Geçen sene Tum'u denedi misal Bülent Uygun bu rolde. Adam topun arkasına geçmedi, poposu kalkmıyordu ki... Olmadı.

Şimdi Ertuğrul ileri Turgay'ı koyuyor, Turgay her topun arkasına geçiyor. Rakibin savunmasını yıpratıyor mahvediyor. Sonra patlayıcı gücü olan Ozan, Volkan ve Sercan'la nakavt ediyorlar.

Şimdi böyle fiziki yeteneği olan, böyle müthiş bir yüreği, ciğeri olan adam, bunca avantajlarına rağmen neden hiç pasör olamıyor?
Neden takım oyununa hiç ama hiç yanaşmıyor. Neden sağa, sola oyunu açmıyor??

Ya hocası bunu telkinlemiyor.
Ya da Umut kafasını kaldırıp hiç sağa sola bakamıyor.
Top ayağıdayken cidden bakın sadece yere bakıyor.
Biraz kafasını kaldırıp top sürme falan çalışmalı.
Topa bakmadan top sürme, oyun yönlendirme falan çalışmalı.
Şenol hoca bu şekilde kendisiyle idmanlar yapmalı ve bu müthiş adamdan mutlaka yararlanılmalı.

Great White dedi ki...

Extensor, iyi güzel diyorsun da Nobre ve Turgay gibi forvetlerin, Umut kadar hızlı ve ciğerli olmasalar da o sözünü ettiğin sağa sola pas açabilme konusunda hayati derecede gerekli olan pivot özellikleri var.

Zaten Umut' un da en büyük eksikliği ve adeta kronik sorunu da burada başlıyor. Mesela Ersun Yanal' ın fazla pas yapmayan ortasaha yapısında ve çift forvet düzeninde defansın arkasına atılan toplar ile sağlanan hücum anlayışında başarılı olabiliyordu. Zira o zaman topu ayağında tutması, duvar olması, servis yapmas falan gerekmiyordu. Bir şekilde pozisyona giriyor, ya atııyor ya da kaçırıyordu..

Ama şimdi (bu maçı saymazsak) ortasahada daha fazla pas yapan ve Alanzinho ile göbekten delen bir takım içerisinde topla buluştuğunda genelde sırtı kaleye dönük oluyor ve ensesinde de en az bir stoper mutlaka oluyor..

Hal böyle olunca da bahsettiğin panikatak futbolu ortaya çıkıyor. Tüm eksiklerine rağmen ben de severim Umut' u. Hatta Adem ile sıkça da ters düşeriz bu konuda. Ama apaçık görünen şu ki, bir sonraki sezon ne Umut ne de Teo derman olamaz bu takıma..

Bundan eminim işte..

extensor dedi ki...

Teo için daha çok erken ben çok Umut'luyum onun Kayseri maçında direkten dönen topunu bu ligte vurabilecek iki adam var biri de kiralık Jo. Onun dışında öyle son vuruş yeteneği olan başka santrafor yok. Şimdi dil problemi, uyum problemi, kendisini çok zorluyor belli.
Ama oturursa ki, bu sabırsız zihniyetteki ülkede zor. Oturursa fena olabilir.

Umut'a gelince, o kadar özel bir adam ki Beşiktaş maçında resmen ağzımdan salyalar akarak izledim. Toraman ve Sivok'u ezdi geçti resmen

Zlatan Muratanovic dedi ki...

Umut vakti zamaninda Ankaragucu'nde bir gol atmisti ortasahadan topu alip 4-5 kisi calimlayip, maradona vari bir gol.. O golden sonra kendisini o yetenekte bir oyuncu olarak goruyor sanirim, oysa extensor'un dedigi gibi futbolu daha sade ve zeki oynasa cok daha faydali olur.. Kendini mental olarak gelistrimesi lazim. Tabi bir de son vurus ogrenmesi lazim.. Engin'in direkten donen topunda, bizim hali sahalarda vurdugumuz gibi adamin ustune abanmanin ne anlami var ? Sen bu ligin en cok gol atan Turk oyuncususun, topu bir saga cek, bir fake goster, koseye plase yap.. Ama adamin ustune abanmak ne ?

Neyse.. Bir de Burak olayi var. Senol Gunes'in Burak'i oyunda tutmasinin sebebi, mac 2-0'a donerse oyuncu degistirmeden forveti ciftleme hamlesini acik tutmak. Ama burdaki sorun su ki, Burak'tan kanat adami olmaz. Burak'tan cok iyi forvet olur bence, hatta Umut'un yerine Burak oynamasi lazim. Hatta artik Umut'un yedek olmasi lazim, son 3 mactir sanirim gol atamiyoruz... Ote yandan, Burak nispeten daha iyi gol vuruslari olan, defansif forvet ozellikleri olan ve oynadikca acilabilecek bir oyuncu.. Umut'a verilen sans Burak'a verilse cok daha basarili olurdu kanimca...

Ömer Faruk dedi ki...

Abi Burak konusunda %100 katılıyorum.Şenol Hocama 50.dakikadan itibaren bağırdım duymadı beni:)) Birde abi artık Bize acilen Ernst tipi bir önlibero şart bence.Ne Selçuk ne de Üzülerek söylüyorum Ceyhun kendini geliştirmezse bu takımda vasatın üstünü aşamıyorlar.Yaklaşık 1,5 senedir gündemde Atiba Hutchinson diye bir adam var nedir ne değildir bilmiyorum ama inşallah alınırsa çare olur orta sahaya.Engin biraz adam olsa dünkü maçın yıldızı olabilirdi.Ama hala aynı lakayıtlık devam ediyor.Burak konusunda benim bu futbolcudan zaten bir umuudum yoktu.Değişen bir şey yok.Eski Yattara dönerse biraz zor forma şansı bulur.Umutu şu sahada gördükçe gerçekten artık delirme noktasına geliyorum.Yani arkadaş ofsayta kalıyorsun,Gelip ortasahaya top kaptıyrıyorsun kendi kalemizde senin yüzünden pozisyon veriyoruz ve sen bu takımın kaptanısın.Gerçketen Onura nazar değecek diye çok korkuyorum.Adam herkesin dilinde şu ara.

Great White dedi ki...

Burak konusunda Ömer' e katılıyorum ama Zlatan' a pek katılamıyorum maalesef..

Yahu biz burada Umut' un varolan eksikliklerini konuşurken, top kontrolü Umut' dan iyi olmayan, mücadele açısından ise Umut' un yanına dahi yaklaşamayacak kapasitede bir adam olan Burak nasıl olur da tek forvet oynayabilir; aklım almıyor..

Bir kere rakibe baskı uygulama konusunda o kadar sahte bir görüntüsü var ki, şöyle dıravdan bir pres uyguluyor, adam geçince bırakıyor. Şimdiye dek bir rakibini kovaladığına şahit olmadım daha Burak' ın..

Hee, "Forvet adam gol atacak, hamallık yapmayacak" derseniz Burak da öyle bulduğunu atan Jardel tipi bir adam değil ki. O Umut' dan daha tahtabacak. Top ayağına geldiğinde yumuşayacağı yerde daha bir hızlanıyor. Ama formda olduğu zamanlarda çizgide Yattara' ya alternatif olabilir bence tabii; orası ayrı..

Ömer Faruk dedi ki...

Aynen Abi Ne Umut Ne de Burak bu adamlar top kontrol özürlüler.Aslında aynı şey biraz Engin içinde geçerli.Yani Ne kadar aşırı performans gösteremese bazı yerlerde Colman ve Alanzinhonun Top kontolü gibi yapabilecek böylelikler bu adamların ve Serkan gibi aşırı özverili adamlarımızın boşu boşuna koşmaları önlenebilir diye düşünüyorum.Belki Umut Sevdası bitip şu son 5 maçta Teo beklenen patlama(abartı neticesinde bizim için patlama hattrick filandır ama :)) yı yapar diye umuyorum.Bu arada Yattara umarım finale yetişir.Geçen sene Ersun Yanalın cesaret edemediği Yattara-Alanzinho stratejisini görmek için sabırsızlanıyorum.Umarım transferde gelen-giden oyuncu konusunda aklı selim ve radikal kararlar verilip şu potansiyeli çok yüksek takımdan gelecek sezon max.başarıyı görmek bizlere nasip olur.


Bu arada Final kesin Urfada mı?

Great White dedi ki...

Henüz belli değil ama finali Urfa' da yapmak adına ciddi kulisler döndüğünü görebiliyoruz..

E tabii. Trabzon gibi bir futbol şehrine bırak stad yapmayı, yapılmasını dahi zorlaştıran zihniyetin, Türk Futbolu' nu 2 alt ligden takip eden bir coğrafyaya milyon dolarlar akıtarak inşa ettiği stadyuma birilerinin işlevsellik kazandırması gerekiyor..

Yoksa sorarlar adama "Bu stad ne zigime yarıyor" diye..

aks111 dedi ki...

Bana göre colman maçın büyük bölümünde defansın hemen önünde kesici çakılı ön libero gibi bi görev yaptı.O yüzden trabzonspor çıkamadı atağa.Selçuk ve ceyhun un o görevi yapıp colman ın da biraz ileri gitmesi gerekirdi diye düşünüyorum.Yani kısaca demek istediğim şey trabzonspora görev tanımı defansın önünde topları kesicek bütün maç oralarda gezicek oyuncu lazım.Aurelio gibi diyim işte.Diğer oyuncular 2 yönlü oynamaya çalışan oyuncular ama bi tanede böyle adam lazım.Faty papy nin gelişimi iyi olursa o olabilir bence.

Ömer Faruk dedi ki...

Abi valla inş.Olimpiyatta oynanır.Şenol Hocamız da öyle umut etmiş.Bence de Liverpool-Milan CL finalinden sonraki rekor bile kırılabilir gibime geliyo.

ilnevyA dedi ki...

Orta sahada göbekteki oyuncularımızın hepsi ağır adamlar. Yine kendimi tekrar etmiş olacağım ama o bölgeye Emre gibi hızlı ve hareketli bir isim lazım. Serkan'ı da orada değerlendirebiliriz ama daha teknik biri isim olursa yabancı çok daha iyi olur. Forvet konusu herkesin ortak görüşü zaten. Bu takıma Umut'u kesebilecek ya da onunla oynayabilecek bitirici bir forvet lazım. Yoksa şampiyonluk zor.

Great White dedi ki...

Evet hakkaten de Colman, Selçuk ve Ceyhun üçlüsü alabildiğine ağır adamlar. Bence önemli bir tespit bu Hasan..

Maçı sete çevirdiğimizde sırıtmıyor olslar da dinamik ortasaha oyuncularına karşı oynadığımız maçlarda zaman zaman sorun yaşıyoruz doğal olarak..

Ömer oynadığında Serkan' ın ortasahaya çekilmesi onları da hayli rahatlatıyor tabii ki..

ilnevyA dedi ki...

Bir de Şenol Hoca Burak'ı illa oynatacağım diyorsa forvette oynatsın. İşleyen bi sağ kanadımız vardı Ömer-Serkan ikilisiyle o da yok oldu Burak sevdası yüzünden.

Ha bana kalırsa oynatmasın ama illa da ben bu adamı ilk 11'de oynatacağım diyorsa forvette oynatsın diyorum.

Beytullah dedi ki...

Engin varken kanatta Burak ile başlamayı anlayamıyorum...
Birde bu Gabriç'i ne yapıcaz...
Pilli bebek gibi etrafında dönüp duruyor sadece...

Great White dedi ki...

Beytullah, sözünü ettiğin Engin konusuna yazının içerisinde ben de girecektim ama maçtan önce antrenmanda hafif bir sakatlık geçirmiş olduğunu öğrendim..

Gerçi sahada hiç de sakat bir görüntüsü yoktu ama Şenol Hoca' ya sorsak o da bunu mazeret gösterir muhtemelen..

Cezasahasi dedi ki...

Antalyaspor'un forvet hattı, şu haliyle Trabzonspor ileri ucunu oluştursa, sanıyorum zirve ortağıydık. Bizimkilerin burun kıvıracağı Necati, Umut'un top indirebileni, oyunu (umuta oranla) açabilen Djehoua'yı gördükçe içim gitti dün.

90 dakika sahada kalıyor Umut. Sanırsın Alex... İnsanlar Alex'e koşmuyor diyorlar, fakat Alex'in hakkını teslim ediyor, her şeyin koşmak olmadığını söylüyorlar. Umut'a bakıyoruz; "Umut Çok iyi Mücadele ediyor." Neredeyse soyadı olacak adamın. "Tamam yetenekleri sınırlı ama .çok iyi mücadele ediyor." Kardeşim, iyi mücadele etmeyen, ama yetenekleri de sınırlı olmayan, skoru her an değiştirebilecek, yakaladı mı affetmeyecek bir adamı bulmak zor mu? Makukula'yı bulmak, Julio Cesar'ı bulmak bu kadar zor mu yahu?

Arkadaşlara hep şunu anlatmaya çalışıyorum. Evet, haklılar, Trabzonspor orta sahası ağır bir orta saha. Fakat hızlı kanat oyuncularına sahip bir takım olduğumuzu unutuyorsunuz. Alanzinho'dan bahsetmiyrom bile. Bazı oyuncuların gerisini kollamak yetebiliyor. Alanzinho gibi, yattara gibi. Orta sahanın üzerindeki yükü azaltabilen, rakip savunmanın bütün ilgisini üzerine çeken oyuncular bunlar. Peki bizim yegane forvetimiz ne yapıyor? Bu adamları beslemek yerine, her aldığı topu karadelik gibi yutuyor.Öyle toplar kaptırıyor ki, çıldırmamak elde değil. Dün akşam anlık aralarla Djehoua'nın ve Umut'un (aynı karşılaşma olduğu için)sırtı dönük oynayabilme özelliklerine bakıldığında bile durumun vehameti ortaya çıkıyor. Sırtı dönük oynayabilen, orta sahayı ve en önemlisi kanatları oyuna katabilen bir forvet oyuncusu... Görün o zaman Trabzonspor'un ağır orta sahası nasıl bir "makina"ya dönüşüyor. Gerçi bu varsayım Ceyhun ve Selçuk'un akıllara zarar pas hatalarını temize çekmez elbette. Ben Şenol hocanın bir lafına binaen sabredeceğim sezon sonuna kadar. Başaranlar kalır, başaramayanlar gider. Şimdiye kadar bu düzen garip bir şekilde terse işlemişti. Umarım bu kez pozitif olarak lehimize işler.

ilnevyA dedi ki...

Umut'u savunanların zaten tutacak başka dalı yok ki. Çok iyi mücadele ediyor, çok koşuyor. Forvetin yapması gerekenler buysa tamam bi daha eleştirmeyeyeim Umut'u. Bu adamda forvet oynayacak yetenek, kapasite, futbol zekası yok işte yok.

Hasan Üçüncü de çok koşuyor çok iyi mücadele ediyordu. 3-4 sene onu da deneseydik forvette. Tekmeye kafasını bile koyuyordu. Belki süper bir forvetimiz daha olurdu da müthiş bir ikili olurlardı.

Umut'un bu kadar eleştiri almasındaki en önemli etken de şüphesiz yönetim. Ve yetersizliğini görmeyen teknik direktörler. Bana forvet al demeyen teknik direktörler. Şenol Hoca da demezse bana forvet alın diye, daha çok bekleriz şampiyonluk filan.