22 Nis 2010

Sadece Futboldan Anlayan, Futboldan da Anlamaz

Ne de güzel söylemiş Cesar Luis Menotti. Gerçi ben bu mükemmel sözü geçtiğimiz cumartesi NTVSpor ekranlarında yayınlanan ve bizlere de futbol hakkında konuşma fırsatı veren Yenilsen de Yensen de programının değerli konuğu Tanıl Bora’ dan duydum aslında..

1978 Dünya Kupası’ nı takımının teknik direktörü olarak Arjantin’ e kazandıran ünlü futbol adamı Menotti’ nin bu sözü o kadar çok şey ifade ediyor ki, şu söylemin zihnimde patlattığı flaşları yazıya dökebilmekte zorlanıyorum resmen. Böylesine gerçekçi, sosyal ve bir o kadar da felsefik anlamlar içeren şu cümleden çıkarmamız gereken çok şey olduğu açık..

Hakikaten de sosyal çevrenizi şöyle daha bir dikkatlice incelediğinizde sizinle sadece futbol hakkında konuşabilen insanların aslında futbol hakkında da ne derece klişe ve bağnaz bir tutum sergiliyor olduklarının farkına varacaksınızdır. Mesela bu kişiler kendi hayatlarını birebir ilgilendiren siyasi manüplasyonların neredeyse tamamından bi’haberdirler. Dini düşünceleri, ilkokul beşinci sınıfta sağdan soldan duydukları kulaktan dolma dogmatik ve bir o kadar da hurafelerle bezeli rituellerden ibarettir. Sanatın sinema dalındaki birikimleri Cekicen filmerinden öteye gidemezken, müzik hakkında konuşabilecekleri anekdotları ancak Kıraltivi’ nin yayın akışıyla besleyebilmektedirler..

Bu kişilerin sokakta sizi gördüklerinde selam vermeden önce söyledikleri ilk şey “Bu hafta kimle oynuyonuz la?” sorusundan öteye geçememekte, kendi takımlarına karşı aşırı bir şekilde hissettikleri tamamen suni bir aidiyet duygusuyla fanatizmin doruklarında gezinmektedirler. Dolayısıyla bu futbol yobazları asla objektif de değillerdir ve hemen her takımın taraftarları arasında kendilerine bir yer edinmişlerdir..

Sonuçta fark ederiz ki bu kişiler çok iyi anladıklarını iddia ettikleri futboldan da aslında hiç anlamıyorlardır. Futbolun sadece futboldan ibaret olmadığı gerçeğinin de farkında değillerdir. Onların gözünde futbol, salt bir suni kimlik arayışı ve kendi egolarını tatmin etme platformundan fazlası değildir. Dolayısıyla hayatlarında futboldan fazlasına yer bulamayan insanların futbol hakkındaki söylemlerinin de ne bir anlamı, ne de bir kalitesi vardır..

Bu mükemmel sözü zikreden büyük usta Menotti ve bu sözü bizlere (en azından bana) duyuran üstad Tanıl Bora’ nın zihnine sağlık..

NOT: Fotoğraf söz konusu programın facebook grubundan alınmıştır..

Great White

6 Yorum:

extensor dedi ki...

Senin de anlatımın şahane olmuş :)
Söz de ayrı bir güzelmiş ben de çok etkilendim

Cezasahasi dedi ki...

Eline sağlık abi. Menotti büyük adamdır.

izlandik dedi ki...

Özellikle kahveye maç izlemeye gittiğimde çok görürüm bu tipleri. Galatasaraylıyım diyip hala diline "re re re ra ra ra" yı pelesenk eden, maç esnasında Reykard'ı görüp de "eski maçları mı veriyolar lan" diyenleri bile var yani.

Eline sağlık abi.

Gorki dedi ki...

Güzel bir söz üzerine güzel bir yazı yazmışsınız.. Elinize sağlık..

El Diablo de Fútbol dedi ki...

gerçektende futbol muhabbetlerinin pek çoğu kendini teknik direktör sanan, artık sıkıntı vermeye başlayan klişe lafların çevresinde dönüyor. Susuyoruz konuşmuyoruz..Bu anlamda yazı çok güzel olmuş.

Great White dedi ki...

Teşekkürler arkadaşlar..

Aslında El Diablo' nun da dediği gibi futbol muhabbetleri genelde bir takım klişelere saplanıp kalabiliyor. Kimi zaman bizler de aynı duruma düşüyoruz zaten..

O sebeple ben kendi adıma salt futboldan değil, hayatın başka olgularına da özgünce yer vererek yorumlayan blogları daha ilgi çekici buluyorum..

Sonuçta futbol hakkında hemen hepimizin söyleyeceği "göreceli anlamda doğru ya da yanlış" bir takım şeyler oluyor her halükarda..