Umut hep oynadığı için, Teo da az oynadığı için bir takım sıkıntılar yaşıyorlar diyordu Şenol Güneş, Kasımpaşaspor maçı sonrası. Sıkıntılar... Tek takım, tek mevki, iki oyuncu. Kasımpaşaspor maçının ilk yarısını izledim. Sıkıntı yaşayan bir kişi gördüm. O da aldığı her topu kaleciye nişanlayan, top orta saha oyuncularındayken Teofilo'nun 2 metre yanında biten, Teofilo'da ikense neredeyse sahanın diğer tarafına kadar kaçan, çok daha kolay pozisyonlardaki hiç bir arkadaşına pas vermeyen, son derece kötü tercihlerle kaleye gönderdiği şutları kaçırdıktan sonra en ufak bir özür jestinde bulunmayan, duyarsız bir kişiydi. Devre arasında mevkiindeki yetersizlik sebebiyle başarıya ihtiyaç duyan takımının kadrosuna katılmış, fakat yaşadığı uyum sorunu neticesinde kendisini baskı altında hisseden takım arkadaşına, gol atması, bu şanssızlığını kırması, üzerindeki stres ve baskıdan kurtulması için atacağı bir golün ne anlama geldiğini idrak edemeyecek kadar bencil ve düşüncesiz biriydi sahada gördüğüm.
Bir futbolcu düşünün ki sahaya zaman zaman kaptan olarak çıksın. Kaptanlık ne demek? Sorumluluk demek her şeyden evvel. Ve Kaptan, bugün Teofilo'nun yaşadığı durumu mütemadiyen kendisi yaşasın. Fakat kendisiyle aynı sorunu yaşayan takım arkadaşı ve mevkidaşına karşı bu kadar vurdumduymaz davransın. Bu psikolojinin sebebini merak ediyorum işte. Gerçekten merak ediyorum. Attıracağı bir gole iki ülkede milyonlarca kişi sevinecekken, o bunun yerine gerçek yüzünü göstermeyi tercih etmiş, bir gol atacağım diye koskoca takımın ruhunu inceden baltalamıştır, neden? Aklıma çevreden çalınan bazı şeyler var fakat inandırıcı değiller, bu seviyede bir oyuncunun takım arkadaşına pas atmayışının sebebi onu takımda istememesi olamaz.
Gol atmış mıdır? Evet, ama attığı gole kendisinden başka (ve Annesinden) kaç kişi sevindi acaba? 2. yarıyı izleyemedim, gol olduğunu öğrendiğimde sessiz dualarımla birlikte kardeşimi aradım, golü inşallah Umut atmamıştır diyordum bir yandan. Umut'un çok pozisyona girdiği, koştuğu, vesaire, hepsi bir kenara. Yakında çok önemli bir maça çıkacağız, ve bu maçta takımın 2 gol ayağı olacak. Bunlardan birinin henüz golsüz. Dolayısıyla moralsiz. Üzerindeki baskı da gitgide artıyor. Golle tanışamadıkça da devam edecek. Gol noktalarında yaşadığımız sıkıntıları da göz önüne alırsak Umut kadar Teofilo'ya da ihtiyacımız var bu karşılaşmada. Bu stresten, baskıdan kurtulmasının yolu bir gol atması, sadece bir gol. Çok da yaklaştı bu gole, ama olmadı. Partneri, yani Umut, 3 yıllık yeni bir sözleşmeye imza atmış, tüm eleştirilere rağmen takımda oynamaya devam ediyor. Bu bencilliği, yeteneksizliği ve sıfır pas yeteneği Gökhan'ın ruhsuzluğuyla birleşmiş, çok rahat bir şampiyonluğu kaybetmiştik. İhale komple Gökhan'a kalmıştı, 15 golünün yanına 14 asist ekleyen Gökhan'a. Şenol Güneş şöyle bir açıklama yapıyor: Umut hep oynadığı için, Teo da az oynadığı için bir takım sıkıntılar yaşıyorlar. Sahadaki görüntülerinden o da memnun değil. Her ikisini de kapsayan bir uyarı da bulunsa da asıl uyarının kime gittiği çok açık. Sanıyorum Şenol Güneş kendi çapında bir önlem alıp oyuncuların sıkıntı sebeplerini farklılaştıracaktır. Teo çok oynadığı için, Umut da eskisi kadar oynayamadığı için sıkılacak diye düşünüyorum. Bu biraz da keşke şöyle olsa düşüncemden beslenen bir dilek olabilir. Fakat şu bir gerçek ki, Umut'a ciddî bir uyarıdan fazlası gerekiyor. Kasımpaşaspor karşısında kazanılan bir galibiyet var. Tamam, peki ileride çok daha kritik maçlarda böyle davranmaya devam ederse sevgili gol ayağımız, ne olacak? Bu tip davranışların yaratacağı soğukluk, Türkiye Kupası Finalinin kaybedilmesine bile yol açabilir.
Sadri Şener'in açıklamaları umarım gerekli yerlere ulaşır, mesaj alınır. Benim de Umut'a değil de kıymetli validesine bir sözüm var. Teyzeciğim, lütfen oğlunuza boş durumdaki arkadaşlarına pas atmasını tembihler misiniz? Takım arkadaşlarından, hocasından ve başkanından çok sizi dinliyor da...
14 Yorum:
Adem, artık bütün enerjimizi bir sonraki sezonda gerçek bir santrfor kazanabilmemiz üzerine harcamamız gerekiyor sanırım..
Zira ortada apaçık duran bir gerçek var ki, o da ne Umut' un ne de Teo' nun bu takımın gol yükünü taşıyabilecek kapasitede olamayışlarıdır..
Hadi Umut sarsuk, savruk, egoist, bencil de olsa her sezon istisnasız 15-20 golü bulabiliyor ama Teo' nun öyle bir özelliği de olmayacak gibi..
Ben Teo' nun şimdiye dek onca şans bulduğu maçta Umut' dan daha üstün olarak sadece pas alışverişini görebildim ama Türkiye' deki hemen her forvet o konuda Umut' dan iyi zaten:)
Onlarca kez söyledim, bir de burada diyeyim. Bir sonraki sezona da bu eküriyle başlarsak çaresizce gol bekleyeceğimiz tek isim gene sadece Umut olacaktır. Orası kesin..
Forvet ihtiyacımız geçen sezondan beri belli, bariz. Türkiye'den örnek vermem gerekirse Makukula etkisi yapacak bir adam lazım. Fransa ya da Almanya liginde orta sıra takımlarında oynamış bir forvet alınabilir mesela. Pektemek alınamayacağına göre... Ne yapıp ne edip tartışılmayacak bir isim alınmalı artık. Umut'un en ateşli savunucusu Ayhan Abi idi. Onu bile çıldırtmış Umut... Diğer taraftarlara neler olur bir sezon daha bilmiyorum.
Gökhan Ünal ve Şelçuk İnan'a Verilen yaklaşık 10 milyon € ile kimler alınamazdı ki abi.Selçuk Şu ikinci yarıki performansıyla saolsun Hüseyini aratmıyor zaten.Eğerki Gerekli takviye yapılmayıp Şenol Hocam da harcanırsa Allah bu yönetimin belasını versin.
Yazıyı beğendim yazanın eline koluna sağlık.Yalnız bir konuda ayrı düşüyorum. İhalenin tamamı Gökhana kalmadı geçen sene kaçan şampiyonluktan sonra.Biz Umutu sadece bu maçta yaptıklarından ötürü yargılamıyorduk.Şimdiye kadar geldiği günden beri tam anlamıyla bu takımın gol yükünü taşıyabileceğini düşünmedik.O yüzden kaçan şampiyonlukta gökhanın 1 suçu varsa bana göre Umutun iki misli suçu vardı.Bir iki sezon önce roma taraftarı kulübü tottiyi satması durumunda yakmakla tehdit etti.Biz de ters tepki konusunda Umutu satmaması durumunda yakmakla tehdit edelim.Belki o zaman yönetimde payına düşen msjı alır.Gerekli olan transferi geç olsa da yapar.
USD, eyvallah. İhalenin Gökhan'a kalması şöyle oldu ki Gökhan istenmeyen adam ilan edildi ve Taraftarla arası da bir türlü düzelmedi. O sebeple, taraftarla arası bir türlü düzelmedi adamın. Umut golü atamadıkça koştu, koştu, koştu. Gökhan golü atamadıkça morali bozuldu, küstü. Hatasız mı? Hatalı. Fakat asıl amacının dışında bir iş yaparak, sırf bunu iyi yapıyor diye takımda kalan Umut oldu, giden de Gökhan oldu. Şimdi ise bize yine hüsran, bize yine dert kaldı.
Umut'u pazartesi gecesine kadar bir forvet olarak beğenmiyordum ama kasımpaşa maçından sonra insan olarak da kendisinden nefret ettirdi sağolsun.
yanlış anlaşılmasın mesele teo'ya gol attırmaması değil. kendi atacağı golü takımın galibiyetinden daha önemli gördüğünü açık açık belli etti. bu karakterde ki bir futbolcunun Trabzonspor formasını giymesini, hele de kaptan olmasını hazmedemiyorum bir taraftar olarak.
Biz Mehmet Yılmaz'ı bile beğenmiyorduk. ne günah işledikde bu adam başımıza musallat oldu hala anlayabilmiş değilim.
gercekten bu yazi cogu kisinin hissettiklerinin kaleme dokulmus hali..eline saglik..
umut hakkinda solenecek cok sey yok aslinda umut eskiden fenerin nasil umit ozati varsa bizimde umutumuz var maca gelip rahatlamak isteyen adamin umutu izlemesi yeterli icindeki kini ve ofkeyi kusmasi icin her mac onlarca firsat veren bir adam,olumlu seyler solemek isterim ama yok hirsindan baska soliyebilecegim hic bir olumlu ozelligi yok ve malesef biz hirsla yetenegi karistiriyoruz ve hirsi yetenegin onunde goruyoruz.
bizden aldigi parayi hic bir baska takim vermez kimse kimseyi kandirmasin..
teo daha iyi olabilir bu ihtimali var gol atmadigi zaman bahane uydurabiliriz dunyanin bir ucundan geldi falan fistik ama umutun daha iyi olma ihtimali yok ankaragucunde nasilsa simdide aynisi.her sezon 15 yol gol atmak yetmiyor her sezon 36 mac yapip trabzonsporda 15 gol beni acmiyor ankaragucunde yeterli olabilir ama ankaragucunde adama 500bin dolar vermezler bile..
Sezonun ikinci yarısında çok iyi başladığı iddia edilen Umut'un esasında çok iyi başlamadığını söylemiştik. o gün Sivasspor karşılamasında bir defans oyuncumuzun Umut kadar gol pozisyonuna girdiği, sivasspor'un oldukça kötü olduğu ve sezon geçirdiği bir maçta bir futbolcunun performasını değerlendirmenin yanlış olacağını belirttik, belirtmiştik.
Trabzonspor şampiyonluğa oynayacaksa bu takımın golcüsü, yada forveti umut değildir. Kendisi ile sözleşme yenilenmemesi lazımdır.
biz gecen yıl golcülerimiz iyi olsaydı, bu yılda biraz vasatın üzerine çıkabilselerdi, şampiyonduk. iki yıl üst üste şampiyonluk sevincini yaşıyor olacaktık.
Fatih'e tesislerin yerinin havaalanın altında olduğunu söyleyenler, gecen sezondan beri bu takımın gol sorunu çektiğinde, gelen eleştirileri görmeyenler, gelecek sezon bakalım nasıl bir transfer politikası izleyecekler.
M.Baros, oynadığı maçla kıyaslarsak, attığı gol sayısı 10 oynadığı maç sayısı ise 10. Umut nerdeyse, tüm maçlarda oynadı ve attığı gol sayısı 11. ne diyebiliriz ki.
Esasında bize sezon başında söylemişti asbaşkanımız. Bu yıl gollerimizi orta saha oyuncuları atacak.
Umut'la devam edersek, hoşgeldin 28güle güle 27 deriz.
sahi rakiplerimizin golcü sayısı kadar golcülerimiz olacaktı değil mi ?
Ben de Galatasaraylıyım ama ilk yarı hakemin Sancak'ın her pozisyonunu es geçmesine ve kart isteyen Gabriç'e hemen çıkardığı karta delirdim ikinci yarı spor salonuna gittim.
İdman bitti salondan çıkarken antrenör odasından maç sonucuna bakayım dedim 2-0 bittiğini yazıyordu. Sahadan.com'da.
Skorun üzerine tıklayıp golü kimin attığını öğrenmeden önce ben de aynı sizin gibi dua ettim ama ben inşallah Umut atmıştır dedim.
Çünkü fazlasıyla hak ediyordu benim gördüğüm maçta.
İşin aslı şu ki bakacaksın Umut'un gol sayısına 11 mi 10 mu ne.
Takımın gol ortalamasını da düşünürsek iyi bir rakkam.
Sonra Umut'un olmadığını düşündüğün bir maça bakacaksın?
Alanzinho boş alan bulamayacak ezilecek, rakip savunmalar ileri çıkacak baskı kuramayacaksın, ileri çıkan rakip savunma, Trabzonspor savunmasına doğru daha çok uzun toplar atabilecek pozisyon bilgisi çok kısıtlı olan Trabzonspor savunmasının o toplar yüzünden canı yanacak.
Trabzonspor maç boyu girdiği pozisyonların yarısına bile girememiş olacak vs.
Takımın bence şu an en 'yararlı' oyuncusu Umut Bulut'tur ve oynadığı futbol, fiziğini kullanışı beni mest ediyor.
Kaçırdığı gollere gelince...
İnsanın yeteneği yoksa yoktur, bu Sabri'ye 5 sene küfür edenlerin onu doğru kullanıldığında ne yararlı bir adam olduğunu anlayamayışı gibi.
5 sene küfür ettiler fakat Milan'ın neden habire kendisini izlemeye geldiğini anlayamadılar.
Çünkü müthiş bir fizik yeterliliği vardı ve eksiklikleri mentaldi.
Çözülebilirdi.
Sabri kadar çabuk hızlanabilen, beli çabuk dönen aynı oranda inatçı, dengesini kolay kolay kaybetmeyen bir oyuncu az bulunur. Bu fiziksel artılar Umut'ta da var işte.
Bu adam Beşiktaş maçında çabuk denen İbrahim Toraman'ın 5 metre gerisinden gelip 'topla' önüne geçti yahu!
Yani bilgili bir Teknik Direktör gelip bu fiziksel artıları doğru kullandığında, bu adamlardan müthiş yararlanılabiliyor.
Sabri de şu vardı ki topu ayağında gördüğü adama habire pozisyonunu kaybedip basardı, düşünmeden oynardı, mevcut ve devasa enerjisini saçma kullanırdı.
Rijkaard ona sadece sakin olmasını öğretti ve devamı geldi.
Sakatlanana kadar da ligin en iyi sağ bek performansını gösterdi. Geçen Diyarbakır maçına yine Milan Scoutları gelmiş misal.
İşte
Umut'ta defansif bir santrafor gibi kullanılsa misal Turgay Bahadır gibi.
Bu ligin tozunu attırır. Ki Şenol Güneş kendisini o kıvama doğru yönlendiriyor. Öğrenmesi gereken bu saatten sonra son vuruş falan değil. Öğrenmesi gereken sakin ve yavaş oyun.
Oyunu yavaşlatmayı topa basmayı, sağa sola pasörlük yapmayı öğrenmeli.
Önümüzdeki sene ben fırtına gibi bir Umut izleyebileceğimizi düşünüyorum.
Birinci resim, maçın 20’nci dakikasından... Trabzonspor forveti Umut, kaleciyle çaprazdan karşı karşıya kalıyor, topu bomboş durumdaki Teofilo’ya yuvarlamak yerine Murat Şahin’e nişanlıyor. Aradan 3-4 dakika geçiyor, yine benzer bir pozisyonda yine Umut, yine bomboş Teofilo’ya vermiyor ve yine topu kalecinin üstüne vuruyor!
Teofilo birinci pozisyondan sonra dizlerini dövüyor, isyan ediyor, ama Umut o yöne bakmayarak hadiseyi geçiştiriyor. İkinci pozisyondan sonraysa iki oyuncu yan yana geliyorlar, Teofilo üzüntüsünü Umut’a da anlatmaya çalışıyor ama büyük (!) Türk futbolcusu onu dinlemiyor, hatta yüzüne bile bakmıyor.
Bu kareleri izlerken de zihnim ister istemez bana şu soruyu sorduruyor: Eğer aynı pozisyonda Umut’un pas vermediği adam yerli bir oyuncu olsa olaylar böyle mi gelişirdi? Türkiye’de yabancı futbolcu olmak, her şeye müstahak olmak anlamına mı gelmeye başladı? ...
Çok doğru bir tespit. Ben Sinan'ın bir cümlesi için açıklama isteyeceğim. Umut Fiziğini çok iyi kullanıyor derken, Fizik Kondüsyonu mu kastettin sinan? Eğer öyleyse haklısın, fakat salt fiziğini kullanma noktasında kocaman bir sıfır Umut. Az kullanabilse sırtı dönük oynayabilir zaten.
Hayır o anlamda söylemedim. Umut ortalama bir boy ve kiloya sahip. Ama o boyla Toraman'dan çabuk olabiliyor, Toraman'dan kafa toplarında daha iyi olabiliyor.
Ve sorsan Toraman'ın en büyük meziyeti nedir diye, açık ara fizik üstünlüğü denir :)
Fizikten kastım yağlı güreşteki kullanımı değildir tabi.
Fizik: hem güçlü, hem dengeli, hem süratli, hem çabuk vs olabilmektir futbolda.
Ve Umut inanılmaz bu konuda özellikle Şenol hoca geldiğinden beri... Dediğim gibi kale önünden uzaklaşarak oynamalı bu futbolu.
Turgay çoğu zaman volkan'ı sercan'ı ozan'ı önüne alıp onların arkasını süpürüyor.
Umut'ta o tarz işler yapabilir. Sistem hele bir otursun olacaktır. Şenol Güneş muazzam işler yapıyor şu süreçte.
Dediğim gibi kale önünden uzaklaşarak oynamalı bu futbolu. ???
Usta Kusura Bakma Ama bu adam bırak Kalenin önünden uzaklaşmayı orta sahaya geliyor topu alıp dikine gidip pas vermeden topu kaptırıyor ve kalemizde kanattan pozisyon veriyoruz.Bu verdiğim aynı örnekler sadece 1 maçta değil son4-5 maçta aynen oldu.Bu adamı savunmak için bu kadar uğraşmayın artık yeter bu adam ancak Bank Asya da bir takımın 1.Santraforu olur.Denizli BLD.Maçında uçtuğunu söylersek :))
:) Ömer Faruk: Ben dikkat edememiştim son 4-5 haftada bunlar olduysa çok iyi olmuş. Demek ki Şenol Hoca da benim gibi düşünüyor.
İşte o dikine gidip top kaptırmayı değil de oyunu açmayı öğrendiğinde onun canavarlığından çok güzel yararlanılabilir.
Bizim özlemimiz Umut'suzluk Özlemi. Ya da şöyle diyelim: Umut Bulut'suzluk Özlemi
Derbilerde beşiktaş haricinde gol attı mı bu arkadaş ben hatırlamıyorum?
Eğer seneye de 11'de çıkarsa ya maçları izleyemicem sinirden, ya da artık önemsemeden sırf ona sövmek için izlicem maçları.
Yeter! Biz de insanız sayın HH. Hala savunma şu adamı.
Yorum Gönder